İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, deprem bölgesinde incelemelerde bulundu:

VAN (AA) – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, merkez üssü İran'ın Hoy kenti olan deprem nedeniyle Van'da yıkılan ve ağır hasar gören evlerin yerine, çelik konstrüksiyonlu yeni evlerin yapılacağını söyledi.

Batman'daki programının ardından Van'a gelen Soylu, 23 Şubat'ta İran'ın Hoy kentinde meydana gelen depremin etkilediği mahallelerde yapılan çalışmaları havadan inceledi.

Daha sonra Özpınar Mahallesi'ne geçen Soylu, kendisini karşılayan kadın astsubaylara karanfil vererek Kadınlar Günü'nü kutladı. Türk Kızılay tarafından kurulan oyun çadırında çocuklarla bir araya gelen Soylu, yaptıkları resimleri inceledi, onlarla özçekim yaptı.

– "İlk günden bu yana bölgeden ayrılmadık"

Ardından depremzedelere hitap eden Soylu, depremin ardından devletin tüm birimleriyle Başkale'de olduğunu, bütün hizmetleri getirebilmek için büyük çaba sarf ettiklerini söyledi.

İlk günden itibaren bütün çalışma arkadaşlarının, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, AFAD, Kızılay ve sivil toplum kuruluşlarından yetkililerin bölgeden ayrılmadığını belirten Soylu, şöyle konuştu:

"Gücümüz yettiğince birlik ve beraberlik içinde olmaya çalıştık. Sizlere de çok teşekkür ediyorum. İlk andan aman nasıl olacağız ne olacağız telaşı içinde olmadınız. Önce cenazelerimizi defnettik, yaralılarımızı hastanelerde ziyaret ettik. Sağlık Bakanımız da geldi ve onun talimatlarıyla Sağlık Bakanlığımız hiçbir zaman elini buradan çekmedi. Tüm vatandaşlarımıza sağlık hizmetleri sunulmaya çalışıldı. İlk gün çok iyi hatırlıyorum soğuktu vatandaşlarımızın soğuktan korunması lazımdı. Aynı zamanda burası hayvancılık bölgesi. Hayvanları muhafaza etmekle zihninizin meşgul olduğunu biliyorduk. Gücümüzün yettiği ölçüler içerisinde bir taraftan AFAD, Kızılay çadırları, diğer taraftan Tarım ve Orman Bakanlığının çadırlarıyla onları da muhafaza altına almaya çalıştık."

– "Çelik konstrüksiyonlu evler yapacağız"

Şu ana kadar bölgede vatandaşlar için 2 bine yakın çadır, 1084 tane de hayvan çadırı kurulduğunu kaydeden Soylu, battaniyeden, sobaya tüm ihtiyaçların giderilmesi için ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını vurguladı.

Köylerde isteyenlere toplu konteyner alanı kurulacağını belirten Soylu, şöyle devam etti:

"Ayrıca biz evimizin yanına veya şu alanda bulunmasını istiyoruz diyenlere de tek tek getireceğiz ve evlerinin yanına konteynerleri kuracağız. Aynısını Elazığ'da, köylerde yaptık. Yani tek tek evi yıkılanların, ağır hasarlı olanların, hatta ondan sonra eğer yetiştirebilirsek orta hasarlı olanların da yanlarına konteynerleri koyacağız. Burada toplu bir konteyner kent yapacağız. Toplu alanın avantajı şu, elektrik parasını ve diğer giderlerini biz karşılıyoruz. Tek tek kurulan alanlara da bakacağız. Burada belli bir müddet geçici konaklama dediğimiz alanda konaklatacağız. Daha sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın bir talimatı var. Çelik konstrüksiyondan evler yapacağız. Elazığ'da yaptık, şimdi Adıyaman'da, Denizli'de aynısını yapacağız. Çevre ve Şehircilik Bakanlığıyla burada evlerinizi yapıp sizlere teslim edeceğiz."

– "Çalışmalar tamamlanıncaya kadar bölgeden ayrılmayacağız"

Deprem çalışmaları tamamlanıncaya kadar AFAD, Kızılay ve tüm kurumların bölgeden ayrılmayacağını vurgulayan Soylu, "Sizi rahata erişene ne kadar biz buradan çıkmayacağız. Biraz sabredeceğiz. Gelen Allah'tandır şimdi tedbirimizi çok iyi alma vaktidir. Daha güvenilir, daha sağlıklı, bir daha deprem olursa bundan etkilenmeyecek hem temeli hem de üst yapısı sağlam olan, güvenilir şekilde hayatımızı idame edebileceğimiz bir düzen oluşturacağız." diye konuştu.

Bakan Soylu, konuşmasının ardından Vali ve Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez, AK Parti Van Milletvekilleri Osman Nuri Gülaçar, İrfan Kartal, Başkale Kaymakamı Asım Solak, AFAD, Kızılay yetkilileri ve mahalle muhtarlarıyla toplantı yaptı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Evinde dün hayatını kaybeden şehit annesi Zeynep Şafak (68) için Ayyıldız Camisi’nde tören düzenlendi.

Şafak’ın cenazesi, öğle namazının ardından Yukarı Tekke Mezarlığı’nda defnedildi.

Cenazeye katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, aileye başsağlığı diledi.

Bakan Soylu, daha sonra Eğriköprü Mahallesi’ndeki Çocuk Trafik Eğitim Parkı’nı ziyaret etti.

Trafik konusunda bilgiler veren ve akülü arabayla gezen çocuklara, önceliğin yayada olduğunu anlatan Soylu, çocuklarla fotoğraf çektirdi.

İSTANBUL (AA) – Merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan, idam edilişlerinin 60. yılında Topkapı’daki Anıt Mezar’da düzenlenen törenle anıldı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, törende yaptığı konuşmada, çocukluğunun, gençliğinin, siyasi yaşantısının Adnan Menderes, Zorlu, Polatkan ve diğer tüm arkadaşlarının hatıralarıyla onların hayaliyle onları düşünerek, onları yaşayarak geçtiğini dile getirdi.

Tüm bu zaman içerisinde 27 Mayıs Darbesi’nin tüm kurgusunun dış bağlantılarını, nasıl bir süreç yönetilerek bu insanların şehit edildiğini, Türk demokrasisinin ayağına nasıl pranga takıldığını her yönüyle çok iyi öğrendiklerini ifade eden Soylu, “Demokrat Parti iktidarı ve 27 Mayıs’ın her saniyesini bize öğrettiler. Ancak bu kadar yıllık ilgiye ve merakımıza rağmen, bu kadar yıl bu meseleyi içimizde canlı tutmamıza rağmen, sadece bir noktayı hala zihnimizde aydınlatabilmiş değiliz. Nedendi bu kadar nefret? İşin bütün politik istihbaratı, bütün kurgu yanı tamam. Batı’nın ne yaptığı ve bu darbeyi planlayanların ne yaptığı tamam. Hangi telkinleri, hangi anlaşmaları ortaya koydukları, hangi menfaatleri temin ettikleri bunlar da tamam. Aslen iktidar hırsı da tamam. Ama bizim içimizdeki insanların, bu topraklarda yetişmiş bizimle aynı dili konuşan, aynı milletten gelen insanların nasıl vicdanla böyle büyük bir nefret ortaya koyabildiklerini, bu nefretin bu kadar büyümesinin altında yatan sebebi inanın ben hala anlayabilmiş değilim.” diye konuştu.

Herkesin kendi hayatında sevmediği, tasvip etmediği siyasilerin muhakkak olduğunu dile getiren Soylu, sözlerine şöyle devam etti:

“Ama hangi iç gücüyle karşınızda duran ve son görüşmeleri olduğunu bildiğiniz bir aileyi birbirine sarılmaktan men edersiniz? Birkaç gün sonra idam edileceğini bildiğiniz halde, bir babanın oğluna, eşine son bir kez sarılmasını nasıl bir vicdanla engellersiniz? Ufak tefek gazete haberlerindeki bir iki yalanı anlayabiliriz. Bugün hala bizlere de aynısı yapılıyor. Ama darbeci de olsa hukuksuz da olsa bir şekilde devleti temsil eden örfi idare denilen bir kurumun ‘Adnan Menderes ile Celal Bayar 12 askeri uçak dolusu altınla kaçmaya hazırlanırken yakalandı’ diye bir iftirayı resmi tebliğ olarak yayınlamasını hangi ruh haliyle sağladınız?”

“Nasıl bir kininiz vardı?”

Bakan Soylu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Nasıl bir kininiz vardı ki hasta olmasına rağmen alelacele idam edebilmek için rahmetli Menderes’i sehpaya götürürken fotoğrafta sağlıklı görünsün diye kollarına girmiş iki askere ‘çekilin’ talimatı verdiniz? Nasıl bir kininiz vardı ki Menderes’in son arzusu yerine getirilmedi? ‘Son dakika gelişmeleri geliyor. İkinci baskıyı bekleyin’ diye, acil manşetler attı. Acaba daha neler yazacaktınız? Siz bu ülkenin havasından solumadınız mı? Bu ülkenin suyundan içmediniz mi? Ezan-ı Muhammedi’nin bin yıldır okunduğu gibi, İstiklal Marşı’nda geçtiği gibi okunmasına karşı nasıl bir nefretiniz vardı da darbenin çete başı, koltuğu işgal eder etmez ‘Ezan aslından tekrar ayrılmalıdır’ diye açıklama yaptı. O çete başının ya nasıl bir yüzsüzlüğü vardır ki ‘Menderes ülkeyi Ruslara satmaya kararlıdır’ diye gazetelere beyanat verdi.

Şurada Şehzadebaşı var. Rahmetli Adnan Menderes’in, Fatin Rüştü Zorlu’nun, Hasan Polatkan’ın idam edildiği gün orada davullar çaldı. Bu nasıl bir kin? Sizin içinizde nasıl bir kin nefret vardır ki İçişleri Bakanı Namık Gedik’i dövüp, işkence edip, ikinci kattan attınız ve sonra utanmadan balkon camındaki küçücük bir deliği gösterip, ‘buradan kendini attı’ diyebildiniz? Kayıtlara da kalp krizi diye yazdı. Nasıl bir hırsınız vardı ki çete başını Cumhurbaşkanı yapmak için, Cumhurbaşkanı adayı Ali Fuat Başgil’e ‘Cumhurbaşkanı olursunuz ama sizi makama götürmek için gelen araç sizi alır, belki Etlik’e götürür, belki oraya gömülürsünüz’ diye utanmadan tehdit edip geri döndüler.”

“Aynı yalanları Cumhurbaşkanımıza atmaktan geri durmuyorsunuz”

Bakan Soylu, darbecilerin bütün bu yalanları, kinleri, ilk günkü tazeliği ile nasıl diri tuttuğunu ve kendilerinden sonrakilere nasıl aktardığının, anlamakta zorluk çektikleri bir mesele olduğunu söyledi.

“Bugün aynı yalanları, sadece rakamları ve isimleri değiştirip, milletin adamlarına, bugünkü Cumhurbaşkanımıza atmaktan geri durmuyorsunuz.” diyen Bakan Soylu, şöyle devam etti:

“Bugün hala maalesef bir siyasetçi, utanmadan, sıkılmadan ‘her gün bir arkadaşı kıyma makinesine atıyorlar’ diye bir ifade kullanabiliyor ve aklı sıra kendi zihnince bir gönderme yapabiliyor. Bugün hala aynı yalanlarla ülkeyi 17-25 Aralık’a taşıdılar. Aynı provokasyonlarla Türkiye’de 6-7 Eylül ile aynı taktiklerle 6-7 Ekim’i yaptılar. 15 Temmuz’da aynı heyecanı yaşayıp, tankları alkışladılar. 1960’a Türkiye’yi getiren olayları daha sonra dönemin aktörleri ‘biz tezgahladık’ diye böbürlene böbürlene anlattı. Nasıl tezgahladınız da o 60 yıl önce Menderes’e ve arkadaşlarına yaptıklarını bugün, Erdoğan ve arkadaşlarına yapmak için gün sayıyorlar. Şunu açık açık ifade etmek isteriz, herkesin de duymasını isteriz; şu arkamızda yatanlar bu iftiralara, bu ihanetlere karşı nasıl dik durmuşlarsa başlarına gelenlere karşı nasıl vakar içerisinde ölüme gitmişlerse bize her gün parmak sallayanlara söylemek isteriz ki bizler de aynı şekilde aynı yoldan, sonunu düşünmeden yürümeye hazırız.”

Törende daha sonra Bakan Soylu ve beraberindekiler, merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın kabrine karanfil bıraktı, Aydın Menderes’in kabrini de ziyaret etti.