İdlib kamplarındaki siviller kavurucu sıcaklarla mücadele ediyor

İDLİB (AA) – Suriye’nin kuzey batısındaki İdlib ilinde gün içinde 43 dereceye kadar çıkan sıcaklık, çoğunluğu kadın ve çocuğun yaşadığı çadırlarda zor anlara neden oluyor.

Sıcaklık, güneş ışığına direkt maruz kalan çadırların içinde 50 derecenin üzerine kadar çıkıyor. Aşırı sıcaklar, kronik hastalığı olanlarda ölüm tehlikesine, çocuklarda ise çeşitli deri hastalıklarının görülmesine sebep olabiliyor.

Aşırı sıcaklardan bunalan çocuklar serinlemek için çareyi başlarından su dökmekte buluyor.

İbni Sina Çocuk Hastanesinde görev yapan doktor Mamoun Sahar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aşırı sıcaklıklar nedeniyle hastanelere son günlerde çok sayıda hasta geldiğini söyledi.

Mamoun, “Son zamanlarda gelen sıcak hava dalgası kamptaki çocuklarda deri yanıklığına, gastrointestinal enfeksiyonların çoğalmasına yol açtı.” dedi.

Özellikle haşerelerin çoğalmasıyla bazı hastalıkların arttığını ifade eden Mamoun, “En tehlikelisi ise güneş çarpması. Beyinsel hasarlara yol açabilir. Hastanemize güneş çarpmasına maruz kalan çok sayıda hasta geldi.” diye konuştu.

İdlib’deki Tıh kampının sorumlusu Abdulselam Yusuf da sıcak hava dalgasının gelmesiyle kamplardaki insanların çilesinin arttığını anlatarak, “Kamp sakinleri darlığa düştü, çaresiz kaldı, daraldık. Bazı aileler, yalıtım oluşturmak için çadırların üzerine beyaz kumaş sererek ıslatıyor. Bazıları çadırın üzerini çamurla sıvıyor. Bayılan, ishal olan ve cilt hastalıklarına yakalanan çok sayıda çocuk var.” ifadelerini kullandı.

Kampta yaşayan Nasır Sultan da sıcaklıklardan dolayı çok sıkıntı çektiklerini dile getirdi.

“Vantilatör alacak durumumuz yok. Burada yaşayanlara dair herhangi bir hizmet yok. Yaşayan ölüler gibiyiz.” diyen Sultan, çadırdaki aşırı sıcaklıkla mücadele etmek için çeşitli yöntemler denediklerini aktararak, “Örneğin çadırı dışarıdan kireçle sıvadım. Çocuklarımızı sıcaktan korumak için elimizden geleni yapıyoruz sıcaklık 43-44 derece ve üzeri. Ambulanslar yetişmiyor sıcakta bayılan çocuklara.” diye konuştu.

Kamptaki çocuklardan Rıyad Yusuf da “Burada çadırda yaşıyoruz. Çok sıcak. Burada çok sayıda insan bayılıyor. Bize yardım etmenizi istiyoruz.” dedi.

İdlib’deki durum

Türkiye, Rusya ve İran arasında 4-5 Mayıs 2017’de gerçekleşen Astana toplantısında, İdlib ve komşu illerin (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetleri) bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam’daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri) olmak üzere 4 “gerginliği azaltma bölgesi” oluşturuldu.

Ancak rejim ve İran destekli teröristler, Rusya’nın hava desteğiyle 4 bölgeden 3’ünü ele geçirip İdlib’e yöneldi. Türkiye, Eylül 2018’de Rusya ile ateşkesi güçlendirmek için Soçi’de ek mutabakata vardı.

Rusya ve rejim güçleri, Mayıs 2019’da tüm bölgeyi ele geçirmek için operasyonlara başladı ve İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi içinde çok sayıda büyük yerleşimi ele geçirdi.

Son olarak Türkiye ve Rusya arasında 5 Mart’ta Moskova’da yeni bir mutabakat sağlandı.

Rejim güçlerinin zaman zaman ihlal ettiği ateşkes büyük ölçüde korunuyor. 2017-2020 döneminde yaklaşık 2 milyon sivil, Rusya ve rejim güçlerinin saldırılarında Türkiye sınırına yakın bölgelere göç etmek zorunda kaldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Türk Kızılayın desteği ile İsveç merkezli For Children Smile isimli gönüllü ekibi, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib ilinde Türk Kızılayın yetimhanesine kalan 60 yetim kız çocuğunu saçlarını örerek sevindirdi.

For Children Smile ekibinin sorumlusu Emine Taş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gönüllü kuaförlerle İsveç’ten gelerek yetim çocuklara destekte bulunduklarını söyledi.

Projeye, İsveç’teki saygın kuaförlerin de destek verdiğini ifade den Taş,”İdlib’deki yetim çocukların saçlarını yıkıyor, kesiyor ve örüyoruz.” dedi.

Taş, saç bakımları yapılan çocukları tokalarla süslediklerini belirtti.

Saçlarının örüldüğüne çok sevindiğini belirten minik Şahd Muhammed de “Türk Kızılay bizi çok mutlu etti. Türk insanını çok seviyorum. Bizim için yaptıkları her şey için teşekkür ediyorum.” dedi.

10 yaşındaki Muhammed el Atraş ise “Kampta berberimiz yok. Türkiye’yi seviyor ve teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.

LAHEY(AA) – Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütünün (KSYÖ) bugün yayımladığı raporda, Esed rejimine bağlı hava kuvvetlerinin, 4 Şubat 2018’de Serakib’e düzenlediği hava saldırısında en az bir silindir bombası kullandığı belirtildi.

Raporda, 4 Şubat gecesi saat 21.22’de Suriye rejimine bağlı “Kaplan Güçleri”ne ait bir helikopterin Serakib’in doğusunda gerçekleştirdiği hava saldırısı sebebiyle 12 kişinin yaralandığı kaydedildi.

Saldırıda kullanılan silindir bombasının sarin gazı yaydığı ve geniş bir alanı etkilediği aktarıldı.

Raporun KSYÖ tarafından 2018 yılında kurulan Soruşturma ve Tanımlama Ekibi’nin Suriye’deki kimyasal saldırıları tespit eden ikinci raporu olduğu hatırlatıldı.

KSYÖ ilk raporunu 2020’de yayımladı

KSYÖ, Nisan 2020’de yayımladığı ilk raporunda, 24 Mart 2017’de Suriye rejimine ait bir SU-22 savaş uçağının Şayrat hava üssünden kalkarak Latamne beldesinde gerçekleştirdiği hava saldırısında 16 kişinin yaralandığı, tarım alanlarının zarar gördüğü ve bölge halkına ait hayvanların telef olduğunu açıklamıştı.

KSYÖ tarafından 2018 yılında kurulan Soruşturma ve Tanımlama Ekibi, 2020’deki raporunda Suriye’de ilk defa bir saldırıda suçluyu işaret ederek Esed rejimine yönelik hesap verme çağrısında bulunmuştu.

Soruşturma ve Tanımlama Ekibi Koordinatörü Santiago Onate Laborde, ekibinin, Rejim güçlerince 2017’nin mart ayında Latamne’ye düzenlenen hava saldırılarında kimyasal silah kullanıldığına dair çok ciddi deliller bulduğunu belirtmişti.