İdlib'deki ateşkesin ardından evlerine dönen sivillerin sayısı 561 bini geçti

İDLİB (AA) – Suriye’de göç verilerine ilişkin çalışmalar yürüten Suriye Müdahale Koordinatörlüğü Müdürü Muhammed Hallaj, AA muhabirine yaptığı açıklamada, güven ortamının genel olarak sürmesiyle sivillerin evlerine dönüşünün devam ettiğini söyledi.

Ateşkes sonrasında Beşşar Esed rejimi ve destekçilerinin askeri operasyonlarının durmasıyla sivillerin yaşadıkları bölgelere döndüğünü belirten Hallaj, “Ateşkesin yürürlüğe girdiği 6 Mart 2020 tarihinden bu yana 561 bin 746 sivil İdlib ve Halep kırsalındaki yurtlarına geri döndü.” dedi.

Hallaj, evlerine dönenlerin sivil toplum kuruluşlarının yardımlarına büyük ölçüde ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.

İnsanların döndükleri yerlerde patlamamış bomba kalıntılarına da dikkat etmeleri gerektiği konusunda uyarıda bulunan Hallaj, bu bombalar yüzünden can kayıplarının ve yaralanmaların gerçekleştiğini vurguladı.

Ateşkesin sürmesi halinde daha fazla sivilin evlerine dönmesi bekleniyor.

İdlib’deki durum

Türkiye, Rusya ve İran arasında 4-5 Mayıs 2017’de gerçekleşen Astana toplantısında, İdlib ve komşu illerin (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetleri) bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam’daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri) olmak üzere 4 “gerginliği azaltma bölgesi” oluşturuldu.

Ancak rejim ve İran destekli teröristler, Rusya’nın hava desteğiyle 4 bölgeden 3’ünü ele geçirip İdlib’e yöneldi. Türkiye, Eylül 2018’de Rusya ile ateşkesi güçlendirmek için Soçi’de ek mutabakata vardı.

Rusya ve rejim güçleri, Mayıs 2019’da tüm bölgeyi ele geçirmek için operasyonlara başladı ve İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi içinde çok sayıda büyük yerleşimi ele geçirdi.

Son olarak Türkiye ve Rusya arasında 5 Mart’ta Moskova’da yeni bir mutabakat sağlandı.

Rejim güçlerinin zaman zaman ihlal ettiği ateşkes büyük ölçüde korunuyor. 2017-2020 döneminde yaklaşık 2 milyon sivil, Rusya ve rejim güçlerinin saldırılarında Türkiye sınırına yakın bölgelere göç etmek zorunda kaldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

NEW YORK (AA) – ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, yaptığı yazılı açıklamada, bu “barbar” saldırının çocukların ve sağlık çalışanlarının ölümüne neden olduğunu belirtti.

Siviller ve hastaneler dahil sivil altyapıların asla hedef alınmaması gerektiğini vurgulayan Price, “Suriye’nin Afrin kentindeki el-Şifa hastanesine dün yapılan saldırıları en güçlü şekilde kınıyoruz.” ifadesini kullandı.

Price, “Bu hastanenin koordinatları, BM çatışma önleme mekanizması ile paylaşılmıştı.” diye ekledi.

Bu saldırının Suriye’nin kuzeybatısında son zamanlarda artan şiddetin bir parçası olduğunu ve saldırıların son bulması gerektiğini kaydeden Price, Suriye’de ülke genelinde ateşkes ve şiddetin azaltılması çağrısında bulundu.

Açıklamada, saldırının kim tarafından yapıldığına ise değinilmedi.

Terör örgütü PKK/YPG’nin Suriye’nin kuzeyindeki Afrin’de bulunan hastane ile kent merkezine yönelik saldırısında aralarında bir bebeğin de bulunduğu 14 kişi ölmüş, 32 kişi yaralanmıştı.

İDLİB (AA) – “Açlık bombası” adı verilen saldırı yöntemiyle binlerce dönüm buğday tarlasını yakan rejim güçleri, çiftçilerin mahsul alamamasını ve on binlerce sivilin aç kalmasını amaçlıyor.

Hama ilinin Kaston beldesi Yerel Meclis Başkanı Midyen el Hüseyin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, rejimin karadan karaya atış yapan silahlarla bölge halkının tek geçim kaynağı olan buğday tarlalarını yakarak büyük zarara sebep olduğunu söyledi.

Kaston, “Esed rejimi, ateşkesi ihlal ederek düzenlediği saldırılarda (yalnız kendi beldelerinde) 2 bin 500 dönüm buğday tarlasını yaktı.” dedi.

Tarlası yanan çiftçilerin hayatlarını devam ettirebilmek için tarım arazilerinde iş aramaya başladığını aktaran el Hüseyin, “Ya da çiftçiler derme çatma çadırlarda gıda kolisi beklemeye başladı.” diye konuştu.

Türkiye ile Rusya arasında Mart 2020’de yapılan İdlib’deki ateşkes anlaşmasından sonra köyüne dönen Çiftçi Halit ebu Ahmed de Esed rejiminin Hama’nın batı kırsalındaki Dukmak köyünde sık sık ateşkesi ihlal ederek mahsullerini yaktığını belirtti.

Esed rejiminin zaman zaman tarım arazilerine saldırılar düzenlemeye devam ettiğini söyleyen Ebu Ahmed, “Rejim, Dukmak köyünde yaklaşık 400 dönüm buğday tarlası yaktı. Tarlalarda çıkan yangınları çiftçiler traktörleriyle söndürdü.” şeklinde konuştu.

Kendi tarlasının da rejimin saldırılarında yandığını vurgulayan Ebu Ahmed, çiftçilerin, rejimin tarlaları hedef alacağı korkusuyla mahsulünü mevsiminden önce hasat ettiğini sözlerine ekledi.