Iğdır'da Nevruz Bayramı kutlamaları başladı

IĞDIR (AA) – Iğdır'da, Türk dünyasında 18 asrı aşkın süredir kutlanan Nevruz Bayramı kutlamaları başladı.

Nevruz kutlamaları kapsamında, her yıl mart ayının ikinci haftasından itibaren başlayan kutlamaların ilkinde mezarlıklar ziyaret edilip temizlik yapılarak ölüler için dua ediliyor.

Etkinlikte, bayram kutlamalarının başlamasından ilk iş olarak mezarlıklar ziyaret ediliyor.

Kur'an-ı Kerim okunması, dua edilmesi ve şeker dağıtılmasıyla süren "Ölü Bayramı", bir bayram kutlaması olmasına rağmen hüzünlü anlara sahne oluyor.

Kentte yaşayan Azerbaycan Türklerinin aşamalar halinde kutladığı etkinlikte mezarlık ziyaretlerinin ardından diğer kutlamalar yapılarak baharın gelişini simgeleyen Nevruz Bayramı karşılanıyor.

Yöre sakinlerinden Hasan Balcı, AA muhabirine, atalarının da bu bayramı kutladığını, gelecek nesillere de geleneklerini aktarmaya çalıştıklarını söyledi.

Nevruz Bayramı kutlamalarının en eski Türk adetleri arasında yer aldığını belirten Balcı, "Nevruz geleneği atalarımızdan bize miras kalan ve İslamiyet sonrasında da devam ettirdiğimiz ve yaşattığımız bir geleneğimizdir." dedi.

Baharın gelişinin güzelliklerle karşılandığını, ilk olarak ölüleri yad ederek sürdürdüklerini aktaran Balcı, "Kabir ziyaretleri yapıyoruz, ölülerimizin mezarlarını tamir edip bakımlarını yapıyoruz. Ruhlarına Kur'an-ı Kerim okutup dualar ediyoruz, sadakalar dağıtarak ihsan yemekleri veriyoruz. Yeni bir yıla, güzel bir mevsime girmeden önce ölülerimizi rahmetle şükranla anıyoruz. Bayram bu şekilde başlıyor." diye konuştu.

– "Bayram hediyesi olarak Kur'an-ı Kerim okuyoruz"

Vatandaşlardan Sefer Ali Turan, sabahın erken saatlerinde uyanıp hazırlık yapılarak mezarlık ziyaretine başlandığını ifade ederek, şunları söyledi:

"Bütün akrabalarımızla mezarlığa geldik. Ölülerimiz böyle günlerde bizden dua, Kur'an-ı Kerim okunmasını bekler. Biz de bu inançla geliyoruz. Biz de onlara bayram hediyesi olarak Kur'an-ı Kerim okuyoruz, onların adına hayırlarda bulunuyoruz. Allah hepimizin hayrını kabul etsin."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

IĞDIR(AA) – Coğrafi şartları ve iklimi nedeniyle birçok sebze ve meyvenin üretildiği kentte, belli meyve türlerinin yanı sıra daha düşük rekolteli ürünler de ilgi görüyor. Kayısı, elma, karpuz gibi yoğun üretim rakamlarına sahip meyveleriyle bilinen Iğdır’da, halk arasında “kara erik” de denilen anjola eriği de geniş bir üretim alanına sahip. Yıllık yaklaşık 600 ton rekoltenin gerçekleştiği 400 dekarlık erik bahçelerinde üretilen erikler, manav ve marketlerde kilosu 15 liranın üstünde alıcı buluyor. Kentte üretilen erikler, Iğdır’ın yanı sıra Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki birçok ilde satılıyor.

Iğdır Tarım ve Orman Müdürü Özkan Yolcu, AA muhabirine, üretilen eriğin kentin ekonomisine ve çiftçiye ciddi katkı sağladığını söyledi. Çiftçilerin ciddi bir emek vererek birçok farklı ürün yetiştirdiğini aktaran Yolcu, “Bu eriğe anjola diyoruz, bu tarihlerde hasat edilmeye başlanıyor. İlimizde yaklaşık 400 dekar civarında bir üretim alanımız var, pazar imkanı oldukça çiftçilerimiz üretmeye ve üretim alanlarını genişletmeye devam edecekler.” dedi.

Kentte meyve üretiminin her geçen gün daha da geliştiğini belirten Yolcu, “Bu yıl için yaklaşık 550-600 ton rekolte bekliyoruz. Ürünler çok kaliteli, sipariş üzerine çalışılıyor. Ürün çok kaliteli olduğu için bölge illerinden talep görüyor. İnşallah bu üretimi arttırarak devam ettirmek istiyoruz.” diye konuştu.

“Ürettiğimiz zaman hem il hem de ülke ekonomisine katkı sağlamış oluyoruz”

Anjola eriğinin sonbaharda hasat edilen önemli meyvelerden olduğunun altını çizen Yolcu, şöyle devam etti:

“Ağaç başına ortalama 100 kilogram verim alınabilir. Şu an marketlere baktığınız zaman bir kilogram fiyatı 15 liranın üzerinde alıcı buluyor. Tabii ki üretici toptan fiyatıyla verdiği için 5 liraya da, 4 liraya da vermiş olsa ağaç başına 400-500 lira para kazanma şansı var. Üreticilerimizin tek yapacağı şey üretmek, ürettiğimiz zaman hem il hem de ülke ekonomisine katkı sağlamış oluyoruz.”

IĞDIR(AA) – Doğadaki atıkları yiyerek doğal dengeyi sağladıkları için “Doğanın çöpçüleri” olarak nitelendirilen ve genellikle doğadaki leşlerle beslenen akbaba türlerinden 4’ü, Iğdır’ın Tuzluca ilçesindeki çorak arazilerde yaşıyor.

Türkiye’nin doğusunun yanı sıra Ermenistan ve Nahçıvan’da beslenen bu türlerin içinde en fazla görülen küçük akbabalar Iğdır’daki kuş gözlemcilerinin de ilgisini çekiyor.

Taşıdığı birbirinden farklı özellikleriyle ekolojik dengenin korunmasında faydası bulunan küçük akbabalar, özellikle insan hareketliliğinin oldukça az olduğu Ermenistan sınırındaki bölgelerde yaşamlarını sürdürüyor.

Yöredeki küçük akbabaların popülasyonu Iğdır Üniversitesi Kuş Merkezi (KUŞMER) görevlilerince yapılacak geniş çaplı çalışmalarla belirlenecek.

Dünyada yaşayan 14 akbaba türünden 4’ü Iğdır’da

KUŞMER Müdürü Emrah Çelik, AA muhabirine, küçük akbabaların yaban hayatı ve kuş bilimi için oldukça önemli bir tür olduğunu söyledi.

Bu kuşların yaşadıkları bölgeyi bir nevi leşlerden gelen hastalıklardan da koruduğunu aktaran Çelik, “Dünya üzerinde şu an 14 akbaba türü bulunmakta. Akbabalar doğa için çok önemli kuş türleri arasında yer almaktadır. Doğadaki atıkların temizlenmesi ve leşlerin ortadan kaldırılmasında çok etkin rol üstlenirler.” dedi.

Dünyada yaşayan 14 akbabadan 4 türün Türkiye’de yaşadığını belirten Çelik, “Burada yaşayan türler sakallı, küçük, kızıl ve kara akbabadır. Bölge için, Iğdır için önemli türler arasında küçük akbaba türü yer almakta. Tuzluca ilçesinde yaptığımız periyodik gözlemlerle türü her gittiğimizde gözlemleyebiliyoruz. Gelecekteki çalışmalarla türün popülasyon durumunu belirleyeceğiz.” diye konuştu.

Çelik, bölgedeki küçük akbabaların sayısını belirlemenin zor olduğunu ve uzun bir çalışma süreci gerektirdiğini belirterek, yapacakları araştırmalarla yörede yaşayan küçük akbabaların popülasyonunu ortaya çıkartacaklarını söyledi.

“Türkiye’deki popülasyonu iyi durumda”

Çorak arazilerin yer aldığı yörede her geçen gün popülasyonu artan küçük akbabanın kuş bilimi, gözlemi ve fotoğrafçılığı için dikkati çekici bir tür olduğunun altını çizen Çelik, şöyle devam etti:

“Avrupa’daki nesli tehlike altında ama küçük akbabanın Türkiye’deki popülasyonu şu an iyi durumda. Bu türü gözlemlemek ve koruma altına almak bölge için önemlidir. Kuş gözlemcileri için önemli bir tür. Kaçak avcılık, çöplere başıboş atılan zehirli yiyecekler, etler türün popülasyonunun azalmasına yönelik etki etmekte.”

Bölgenin kuş zenginliğiyle bilindiğini aktaran Çelik, “Buraya kuş gözlemcilerini davet etmek istiyorum. Neredeyse yılın her döneminde bu kuşu burada görmek mümkün.” diye konuştu.