İHH'dan 14 bin kişiye katarakt ameliyatı

İSTANBUL (AA) – İHH İnsani Yardım Vakfının 2007 yılında başlattığı kampanya kapsamında geçen yıl farklı ülkelerde 14 bin 16 kişiye katarakt ameliyatı yapıldı.

İHH'dan yapılan yazılı açıklamada, "Siz görürseniz onlar da görecek" sloganıyla 2007 yılında Afrika'da başlattığı Katarakt Ameliyatları Projesi'nin aynı yıl 100 bin hedefine ulaştığı belirtildi.

Proje kapsamında hayırseverlerin yardım ve destekleriyle 10 yılda on binlerce insanın yeniden sağlıklı bir şekilde görmesinin sağlandığı vurgulanan açıklamada, projenin Sudan, Gana, Togo, Benin, Nijerya, Mali, Çad, Uganda, Tanzanya, Sierra Leone, Nijer, Etiyopya, Mozambik ve Somali'nin de aralarında bulunduğu 14 ülkede uygulandığı kaydedildi.

– 127 bin 725 ameliyat

Açıklamada, 2017 yılında yapılan lansmanla Afrika'nın dışında dünyaya açılan Katarakt Projesi ile İHH'nın, geçen yıl 14 bin 16 ameliyat gerçekleştirdiği belirtilerek şunlar kaydedildi:

"Ameliyatlar; Nijer, Mali, Etiyopya, Güney Afrika, Bangladeş, Pakistan ve Hindistan'da yapıldı. Ameliyatlarla birlikte binlerce kişi yeniden ışığa kavuştu. Katarakt projesi, aynı zamanda bölgedeki doktor ve sağlık çalışanları için de bir eğitim programı oldu. Ameliyatlar, 500 lira gibi cüzi bir rakam karşılığında yapıldı. 2019 yılındaki ameliyatlarla birlikte İHH’nın 2007 yılından bu yana 17 ülkede gerçekleştirdiği ameliyat sayısı 127 bin 725'e, saha taraması ise 752 bin 192’ye ulaştı."

Açıklamada, bağış gelmesi durumunda İHH İnsani Yardım Vakfının, bu yıl içinde Nijer, Çad, Mali, Etiyopya, Bangladeş, Pakistan, Hindistan ve Sri Lanka'da 25 bin ameliyat gerçekleştirmeyi hedeflediği ifade edildi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Türkiye İş Bankası grup şirketleri arasında yer alan Bayındır Sağlık Grubu, Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yonca Aydın Akova, teknoloji sayesinde katarakt cerrahisinin etkin olarak yapılabildiğini belirterek, "Hastaların ameliyat öncesi kapsamlı bir göz muayenesi ve en son teknolojik cihazlar ile yapılan tetkiklerle değerlendirilmesi çok önemli." ifadesini kullandı.

Bayındır Sağlık Grubu'ndan yapılan açıklamaya göre, görme kaybının en önemli nedenleri arasında yer alan katarakt, ilaçla ya da gözlükle tedavi edilemiyor. İlerlemesini durdurabilecek herhangi bir etkili yöntemin de bulunmadığı katarakt hastalığında, cerrahi müdahale tek tedavi seçeneği olarak rol oynuyor.

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Prof. Dr. Yonca Aydın Akova, günün teknolojileri sayesinde katarakt cerrahisinin etkin olarak yapılabildiğini belirterek, teknolojik gelişmelerin iyileşme sürecine de katkıda bulunduğunu belirtti.

Göz içindeki merceğin saydamlığını kaybederek bulanıklaşması ve buna bağlı olarak görmenin azalmasıyla oluşan kataraktın görme kalitesinde düşüşe, bulanık ve çift görüşe yol açtığını belirten Akova, gelişim süreci yavaş olduğu için bazı hastaların görmelerindeki azalmayı çok ileri dönemde fark ettiğini belirtti.

Akova, "Katarakt her yaş grubunu etkilese de özellikle 50 yaş sonrası daha sık görülüyor. Şeker hastalığı, uzun süreli kortizon kullanımı ve göze travma gibi durumlarda ise katarakt daha erken gelişebiliyor. Yaşam kalitesini düşüren bu hastalıkta tek tedavi yöntemi ise ameliyat. Hastanın görme keskinliğinde azalmanın olması günlük hayatında ya da mesleki yaşamında sorunlara yol açıyorsa, ameliyat olmasının zamanı gelmiştir." ifadelerini kullandı.

Katarakt cerrahisinin başarısında hekimin cerrahi deneyiminin, kullanılan cihazın, teknolojilerin ve mercek kalitesinin oldukça önemli olduğuna dikkati çeken Akova, şunları kaydetti:

"Hastaların ameliyat öncesi kapsamlı bir göz muayenesi ve en son teknolojik cihazlar ile yapılan tetkiklerle değerlendirilmesi çok önemli. Gözde kornea, görme siniri ve retina yapıları ayrıntılı olarak değerlendirilmeli, mevcut kuru göz, glokom ve sarı nokta hastalıkları dikkate alınmalı. Katarakt cerrahisi damla anestezisiyle en son teknolojik cihaz ve yöntemler kullanılarak, fakoemülsifikasyon yöntemiyle yapılmalı ve bu ameliyatlarda, tek kullanımlık en kaliteli malzeme ve en iyi kalitede mercekler kullanılmalı."

– Hastaya uygun göz içi mercek seçimi çok önemli

Katarakt cerrahisinde yapısı bozulan merceğin çıkartıldığını ve görmeyi sağlayan yapay bir mercek yerleştirildiğini belirten Akova, mercek seçiminin gözün uygunluğunun, hastanın yaşam şeklinin, mesleğinin, istek ve ihtiyaçlarının göz önünde bulundurularak yapılmasının önemli olduğuna vurgu yaptı.

Akova, hastaların önemli bir kısmında, gözde robotik cerrahi yöntem olarak tanımlanan, en son teknoloji Femtosaniye Lazer yardımlı katarakt cerrahisi yöntemini kullandıklarını ve bunun hem hastaya hem cerraha önemli avantajlar sağladığını kaydederek, "Bu yöntemde ameliyatın önemli aşamaları bıçak kullanmaksızın ve daha güvenli olarak gerçekleştiriliyor. Bu yöntemi özellikle premium göz içi mercek planladığımız hastalarda tercih ediyoruz. Femtolazer yardımlı katarakt cerrahisi sayesinde özellikle ileri katarakt hastalarında kornea endotel hücre kaybı daha düşük oranlara indirilebiliyor ve böylelikle ameliyat sonrası elde edilen görüş kalitesinin ömrü de uzatılabiliyor." ifadelerini kullandı.

– Dijital navigasyon sistemi katarakt cerrahisinin zorluklarını ortadan kaldırıyor

Dijital navigasyon sisteminin, cerrahların katarakt ameliyatının en zorlayıcı ve önemli basamaklarını, daha iyi planlamalarına ve gerçekleştirmelerine olanak sağladığını ifade eden Akova, "Bu teknoloji lensin en doğru yere konulmasına, astigmatizmanın kontrol edilebilmesine ve daha yüksek görüş kalitesi elde edilmesine yardımcı oluyor. Bunun sonucunda ise katarakt hastalarının görsel sonuçlarının çok daha iyi olduğunu görebiliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

NEVŞEHİR (AA) – İçerisinde ailelerin bir aylık mutfak ihtiyacını karşılayacak gıdanın bulunduğu paketler ve un çuvallarını araçlara yerleştiren gönüllü gençler önceden belirledikleri ailelerin evlerinin yolunu tutuyor.

Getirdikleri malzemeleri evlerin kapısına bırakıp, zile basarak aileyi uyaran gönüllüler, başka ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için yeniden yola devam ediyor.

Bu çalışmayı ramazan boyunca sürdürecek “İyilik elçileri” adı verilen yardım gönüllülerinden Halil Arı, AA muhabirine, “İyilik her zaman, her yerde” sloganıyla yürütülen çalışmada yer almaktan dolayı mutluluk duyduğunu belirtti.

Arı, insanların rencide olmamasını sağlamak adına sokağa çıkma kısıtlamasında dağıtım yaptıklarını ifade ederek, sistemlerinde ihtiyaç sahibi olarak kayıtlı olan ailelerin bazıları ile çoğu zaman kendilerinin bile karşılaşmadığını aktardı.

“Komşuları görmüyor rencide olmuyorlar”

Yardım gönüllüsü olarak 5 yıldır çalışmalara katıldığını anlatan Arı, “Ramazanda iftar sonrası depodan gıda kolilerini alıp, önceden belirlediğimiz adreslere dağıtıyoruz. İnsanların komşusuna bile mahcup olmaması amacıyla gece sessizce dağıtım yapıyoruz.” dedi.

Arı, ailelerin çoğunun bilgisinin kendilerinde mevcut olduğunu, kaydı olmayanların da koliyi bırakırken bilgilerini aldıklarını belirterek, kolilerde, bakliyat, salça, yağ, un ve çocuklar için çikolata, balon gibi ürünler bulunduğunu kaydetti.

“Gece dağıtınca fazlaca mutlu oluyoruz. Bu bir Osmanlı adetidir. Komşuları görmüyor, rencide olmuyorlar. İnsanların hayır duasını almak bütün yorgunluğumuzu alıyor.” diyen Arı, kimi zaman geç saatlere kadar yardım dağıttıklarını aktardı.

Muhammedcan Ayıkbaba da “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” hadisinin gereğini yerine getirmek için gayret ettiklerini ifade ederek, “Bu çalışma beni vicdanen rahatlatıyor ve mutlu ediyor. İsterim ki; bütün ihtiyaç sahiplerine el uzatabilelim. Yardım faaliyetlerini yıl içinde sürekli yapıyoruz ama ramazan ayında daha da artırıyoruz.” diye konuştu.

Burak Akın da orucunu açtıktan sonra evde yatmak yerine ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırıyor olmanın memnuniyet verici olduğunu dile getirdi.