İKV Başkanlığı'na Ayhan Zeytinoğlu yeniden seçildi

İSTANBUL (AA) – İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Yönetim Kurulu Başkanlığı'na Ayhan Zeytinoğlu yeniden seçildi.

İKV'den yapılan açıklamaya göre, İKV 59. Genel Kurulu, İKV’nin mütevelli kurum başkanları, destekçi kurum temsilcileri ve delegelerinin katılımıyla İstanbul'da yapıldı.

Ayhan Zeytinoğlu, genel kurulda, Temmuz 2020-Eylül 2021 dönemine ilişkin İKV'nin faaliyetlerini içeren bir konuşma yaptı.

Genel kurulun açılış konuşmaları Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Faruk Kaymakcı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Ali Kopuz, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle ve İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu tarafından yapıldı.

İKV'nin yeni yönetim kurulunda Ayhan Zeytinoğlu, Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, Sedat Zincirkıran, Atilla Menevşe, İsmail Gülle, Tuncay Şahin, Can Yücaoğlu, Ömer Gülsoy, Mehmet Kaya, Dr. Zeynel Abidin Erdem, Ali Sami Aydın, Celal Kaya, Levent Taş, Yavuz Altun, Süleyman Uyar, Akansel Koç ve Hakkı İsmet Aral yer alırken, denetleme kurulu üyeleri Musfata İçöz ve Türker Ateş oldu.

İKV Yönetim Kurulu Başkanlığı'na Ayhan Zeytinoğlu yeniden seçildi.

– "Yaşasın Türkiyeli Avrupa, yaşasın Avrupalı Türkiye"

Açıklamada genel kuruldaki konuşmasına yer verilen Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Faruk Kaymakcı, AB ile ilişkiler hakkında bilgi verdi.

İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu da salgın döneminde çevrim içi teknolojiler de kullanılarak etkinliklerin sanal ortamda devam ettirildiğini, Türkiye ve AB'yi ilgilendiren kritik konuların ele alındığı birçok webinar düzenlendiğini bildirdi.

Türkiye için AB'nin Birleşik Krallık ile anlaşmasının hemen sonrasında bir Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzalanmasının önemli bir başarı olduğunu vurgulayan Zeytinoğlu, bu STA'nın Gümrük Birliği kadar ticaret kolaylığı sağlamamasının AB ile Gümrük Birliği ortağı olmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini kaydetti.

Zeytinoğlu, Türkiye açısından Yeşil Mutabakat'a uyum konusunda kamuoyunu uyarma ve bilgilendirme görevini yerine getirdiklerini, bu konuda bir sivil toplum platformu oluşturmak için çalışmalara devam ettiklerini bildirdi.

Türkiye'nin AB perspektifinin kritik dönüşümlerin yaşandığı bu dönemde daha da ön plana çıktığını belirten Zeytinoğlu, "Yaşasın Türkiyeli Avrupa ve yaşasın Avrupalı Türkiye." ifadesini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, pozitif gündemin, Türkiye-AB ilişkilerinde bir canlanma umudu yarattığını belirterek, "Esas hedefimiz, tam üyelik olmaya devam ediyor. Bu açıdan pozitif gündem, müzakere sürecinin yerini tutabilecek bir kapsam taşımasa da var olan koşullarda kısır döngüyü kırmak için bir araç olabilir." ifadelerini kullandı.

Zeytinoğlu, 24-25 Haziran'da gerçekleştirilecek AB Liderler Zirvesi'ne ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, zirvede, Türkiye-AB ilişkileri bağlamında pozitif gündemin de ele alınacağını ve bu konuda somut adımlar beklediğini kaydetti.

Temelleri Ekim 2020'de yapılan AB Konseyi'nde atılan ve o günden beri AB zirvelerinin gündeminde yer almaya devam eden pozitif gündemde artık uygulama aşamasına geçilmesi gerektiğini aktaran Zeytinoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Pozitif gündem, Türkiye-AB ilişkilerinde bir canlanma umudu yarattı. Esas hedefimiz, tam üyelik olmaya devam ediyor. Bu açıdan pozitif gündem, müzakere sürecinin yerini tutabilecek bir kapsam taşımasa da var olan koşullarda kısır döngüyü kırmak için bir araç olabilir. Özellikle jeopolitik gelişmeleri de dikkate aldığımızda, Türkiye'nin Avrupa'daki konumunun pekiştirilmesi ve ABD de dahil olmak üzere Batı ile ilişkilerinin güçlendirilmesi değişen dünya dengelerinde büyük önem taşıyor. Burada ortak değerler etrafında bütünleşme, demokrasi ve özgürlükler vurgusuna da dikkat çekmek lazım. Türkiye'nin hem ekonomik açıdan hem de siyasi ve jeopolitik açıdan AB ile ilişkileri onarmasında pozitif gündem etkili bir rol oynayabilir. Ancak artık söylemden eyleme geçme zamanı.

Pozitif gündem, ilk olarak geçtiğimiz yıl ekim ayında AB Konseyi tarafından önerilmişti. Mart ayındaki zirvede de içerik olarak geliştirilmiş ve aşamalı, orantılı ve geriye döndürülebilir bir yaklaşım olarak lanse edilmişti. Pozitif gündemin en önemli unsurlarından biri Gümrük Birliği'nin güncellenmesi. 2014'ten beri gündemde olan bir konu ve artık bir an önce uygulama aşamasına geçilmesi gerekiyor. AB'nin ticaret politikasını da temelden etkileyen Yeşil Mutabakat ve dijital gündem, gümrük birliğinin güncellenmesini daha da acil hale getirdi. Sınırda karbon düzenlemesi ile özellikle demir çelik, çimento ve alüminyum gibi enerji yoğun sektörlerden AB'ye yapılan ihracata ek bir maliyet gelecek. Ayrıca Yeşil Mutabakat, AB pazarında geçerli olan üretim ve ürün standartlarını da değiştiriyor. Çevre etkisi ve karbon ayak izinin azaltılması temel öncelik haline geldi. Bu durum AB ve Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkinin revizyonunu gerektiriyor. Aynı zamanda çevre ve iklim politikalarında uyum ihtiyacı daha da artıyor. Çevre faslı, Türkiye'nin AB müzakerelerinde açılmış olan fasıllardan biri ve Türkiye, SEVESO direktifi gibi bazı AB mevzuatına uyumda oldukça ileri düzeyde. Ancak bu uyumun iklim değişikliğine de yansıtılması gerekiyor. Gümrük Birliği'nin modernizasyonu, ilişkilerin bu boyutunun güncellenmesi ve canlandırılmasına olanak tanıyacak. Yarınki zirveden Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve yüksek düzeyli diyalogların başlatılması konusunda somut adımlar bekliyoruz."

– "Vize serbestliği sürecinde de beklentilerimiz devam ediyor"

Ayhan Zeytinoğlu, ilişkilerin diğer bir önemli boyutunu göç ve mülteci konusunda iş birliği ve vize serbestliği konularının oluşturduğunu vurgulayarak, özellikle mülteci konusunda Türkiye'nin AB için vazgeçilmez bir rol oynadığına işaret etti.

Türkiye'nin, yaklaşık 4 milyon mülteciyi barındırarak AB'nin yükünü aldığını belirten Zeytinoğlu, "Bu mültecilerin AB'ye geçmesi özellikle Almanya gibi üye devletler için siyasi ve ekonomik olarak büyük bir maliyet oluştururdu. Bu açıdan Türkiye'nin oynadığı rol çok önemli. 18 Mart 2016'daki Türkiye-AB mutabakatı sadece mülteci iş birliğini içermiyordu. Bunun yanında müzakerelerde yeni fasıllar açılması, vize serbestliğinin sağlanması ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ile ilgili maddeler de vardı. Ancak bu konularda bir ilerleme sağlanamadı. AB, Türkiye'deki Suriyeli mültecilere yönelik 3+3 milyar avroluk proje desteğini sürdürdü. Şimdi bu mali iş birliğinin devam etmesi gündemde. Ancak kapsamın daha da genişletilmesi ve yük paylaşımını da içerecek şekilde ele alınması gerekiyor. Bunun yanında, vize serbestliği sürecinde de beklentilerimiz devam ediyor. Kovid-19 sonrası normalleşme ile birlikte ilişkilerde tekrar gündeme gelmesi için kalan kriterlerin de hızla karşılanması lazım." ifadelerini kullandı.

Zeytinoğlu, Gümrük Birliği'nin etkin işlemesi ve pozitif gündemin hayata geçmesi için somut adım beklediklerini kaydetti.