Ilımlı muhalifler, İdlib'de stratejik Cebel Zaviye bölgesini geri aldı

İDLİB (AA) – Ilımlı muhalifler, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'nde 3 köyü daha rejim güçlerinden geri alarak, stratejik Cebel Zaviye bölgesinde kontrolü sağladı.

Ilımlı muhalifler, dün akşam saatlerinde, Esed rejimi ordusu ve İran destekli yabancı terörist gruplardan oluşan rejim güçleri ile girdikleri yoğun çatışmalar neticesinde İdlib’in güneyinde yer alan Hazarin, Kefermus ve Darul Kebire köylerini geri aldı. Böylece, Cebel Zaviye bölgesi, rejim güçlerinden temizlendi.

Böylece son 3 günde ılımlı muhalifler, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'nde toplam 12 köyü geri almış oldu.

İdlib’e hakim sıralı dağların bulunduğu Cebel Zaviye, Halep ve Lazkiye'yi bağlayan M4 karayoluna açılan kapı konumunda olmasıyla da stratejik önem taşıyor.

İdlib’in güneyi, Hama kırsalı ve Halep'in batısında şiddetli çatışmalar sürüyor.

– Rejim ordusu ve İran destekli teröristler, Serakib'e saldırıyor

Öte yandan, sabah saatlerinden itibaren Rus savaş uçaklarının saldırılar düzenlediği Serakib ilçe merkezi çevresinde de çatışmalar yaşanıyor.

İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun emrindeki terörist gruplar ve rejim ordusu ile ılımlı muhalifler arasında, merkezin dış mahallelerinde çatışmalar sürüyor.

İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'nde M4 ve M5 kara yollarının birleştiği noktada yer alan Serakib ilçesi, 27 Şubat'ta ılımlı muhaliflerin kontrolüne geçmişti.

– Astana anlaşmaları ve Soçi mutabakatına uymadılar

İç göçle nüfusu 4 milyona ulaşan İdlib'in merkezi, 2015'te muhaliflerin kontrolüne geçti. Ülkenin kuzeybatısındaki İdlib, rejimin en yoğun hedef aldığı bölgelerin başında geliyor.

Türkiye, Rusya ve İran'ın katıldığı, 4-5 Mayıs 2017'deki Astana toplantısında, İdlib ve komşu illerin (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetleri) bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam'daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri) olmak üzere dört "gerginliği azaltma bölgesi" oluşturuldu. Ancak rejim ve İran destekli teröristler, ateşkes ilanıyla durumun muhafaza edilmesinin kararlaştırıldığı dört bölgeden üçünü, Rusya'nın hava desteği sayesinde ele geçirdi ve İdlib'e yoğunlaştı.

Soçi mutabakatından bu yana rejim ve destekçilerinin İdlib'e saldırılarında 1800'den fazla sivil can verdi. Ocak 2019'dan bu yana ise Suriye-Türkiye sınırı yakınlarına göç edenlerin sayısı 1 milyon 942 bine ulaştı.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 10 Mayıs 2019'da yaptığı açıklamada, rejim unsurlarının İdlib’in güneyine yönelik artan saldırı ve tacizlerinin 6 Mayıs’tan itibaren kara harekatına dönüştüğüne dikkati çekmişti. Rejim ve destekçileri bu tarihten itibaren, Kefrenbude, Han Şeyhun, Maraatinüman, Serakib gibi büyük ilçelerin yanı sıra İdlib'in güneyi ve güneydoğusu, Hama'nın kuzey ve doğu kırsalı ile Halep'in güney ve batı kırsalında çok sayıda yerleşimi yoğun topçu ve hava saldırıları neticesinde ele geçirmişti. 17 Eylül 2018'deki Soçi mutabakatından bu yana rejim ve destekçilerinin İdlib'e saldırılarında 1800'den fazla sivil can verirken, Ocak 2019'dan bu yana göç edenlerin sayısı 1 milyon 942 bine ulaşmıştı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Türk Kızılayın desteği ile İsveç merkezli For Children Smile isimli gönüllü ekibi, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib ilinde Türk Kızılayın yetimhanesine kalan 60 yetim kız çocuğunu saçlarını örerek sevindirdi.

For Children Smile ekibinin sorumlusu Emine Taş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gönüllü kuaförlerle İsveç’ten gelerek yetim çocuklara destekte bulunduklarını söyledi.

Projeye, İsveç’teki saygın kuaförlerin de destek verdiğini ifade den Taş,”İdlib’deki yetim çocukların saçlarını yıkıyor, kesiyor ve örüyoruz.” dedi.

Taş, saç bakımları yapılan çocukları tokalarla süslediklerini belirtti.

Saçlarının örüldüğüne çok sevindiğini belirten minik Şahd Muhammed de “Türk Kızılay bizi çok mutlu etti. Türk insanını çok seviyorum. Bizim için yaptıkları her şey için teşekkür ediyorum.” dedi.

10 yaşındaki Muhammed el Atraş ise “Kampta berberimiz yok. Türkiye’yi seviyor ve teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.

LAHEY(AA) – Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütünün (KSYÖ) bugün yayımladığı raporda, Esed rejimine bağlı hava kuvvetlerinin, 4 Şubat 2018’de Serakib’e düzenlediği hava saldırısında en az bir silindir bombası kullandığı belirtildi.

Raporda, 4 Şubat gecesi saat 21.22’de Suriye rejimine bağlı “Kaplan Güçleri”ne ait bir helikopterin Serakib’in doğusunda gerçekleştirdiği hava saldırısı sebebiyle 12 kişinin yaralandığı kaydedildi.

Saldırıda kullanılan silindir bombasının sarin gazı yaydığı ve geniş bir alanı etkilediği aktarıldı.

Raporun KSYÖ tarafından 2018 yılında kurulan Soruşturma ve Tanımlama Ekibi’nin Suriye’deki kimyasal saldırıları tespit eden ikinci raporu olduğu hatırlatıldı.

KSYÖ ilk raporunu 2020’de yayımladı

KSYÖ, Nisan 2020’de yayımladığı ilk raporunda, 24 Mart 2017’de Suriye rejimine ait bir SU-22 savaş uçağının Şayrat hava üssünden kalkarak Latamne beldesinde gerçekleştirdiği hava saldırısında 16 kişinin yaralandığı, tarım alanlarının zarar gördüğü ve bölge halkına ait hayvanların telef olduğunu açıklamıştı.

KSYÖ tarafından 2018 yılında kurulan Soruşturma ve Tanımlama Ekibi, 2020’deki raporunda Suriye’de ilk defa bir saldırıda suçluyu işaret ederek Esed rejimine yönelik hesap verme çağrısında bulunmuştu.

Soruşturma ve Tanımlama Ekibi Koordinatörü Santiago Onate Laborde, ekibinin, Rejim güçlerince 2017’nin mart ayında Latamne’ye düzenlenen hava saldırılarında kimyasal silah kullanıldığına dair çok ciddi deliller bulduğunu belirtmişti.