İlk milli Atmaca güdümlü füzesi, Akar ve komutanların katılımıyla test edildi

TCG KINALIADA(AA) – Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ile Roketsan tarafından geliştirilen Atmaca güdümlü mermisinin su üstü hedefine yapacağı test atışını takip etmek üzere Sinop’a geldi.

Sinop Havalimanı’nda Vali Erol Karaömeroğlu ve diğer yetkililer tarafından karşılanan Akar, buradan limana hareket etti.

Atışın yapılacağı milli gemi TCG Kınalıada korvetinde Donanma Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu tarafından karşılanan Akar ve komutanlara faaliyete ilişkin brifing verildi.

Atış talimatı Akar’dan

Brifingin ardından geminin savaş harekat merkezine geçen Akar ve komutanlar buradan Deniz Kuvvetleri Komutanlığının özel atışını takip etti.

Atış öncesinde gerekli önlemlerin alındığı, atışın belirlenmiş sahada yapıldığı, saha emniyetinin tamamen sağlandığı belirtildi.

Atış senaryosu kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca hurdaya ayrılan bir gemi hedeflendi. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın talimatının ardından TCG Kınalıada’dan yapılan atışla söz konusu gemi tam isabetle vuruldu. Bölgedeki iki F-16 ve keşif uçağından aktarılan görüntülerle atışın her anı harekat merkezinden anlık takip edildi. Füzenin tam isabetle hedefle buluştuğu an savaş harekat merkezinde büyük coşkuyla karşılandı.

Başarılı atışın ardından telsizle personele hitap eden Akar, “Sizleri kutluyorum. Bundan sonra da aynı şiddet ve tempoda çalışmaya devam ederek inşallah daha nice başarıları yaşayacağız.” dedi.

Roketsan tarafından geliştirilen Atmaca Güdümlü Mermisi, 220 kilometre menzili, gelişmiş güdüm sistemi ile dikkati çekiyor. Güdümlü mermi sabit ve hareketli su üstü hedeflerine yönelik kullanılabiliyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ile 2. Ordu İleri Komuta Yeri’nde dün yaptığı inceleme ve denetlemeler kapsamında, harekat merkezini ziyaret etti, 6. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı Esas Komuta Yeri’nde görevli personelle bir araya geldi.

Bakan Akar, burada yaptığı açıklamada, Yunanistan’ın Fransa’dan aldığı 18 Rafale savaş uçağı ile Yunan yetkililerin son dönemdeki söylemlerine değindi.

Ege, Akdeniz ve Kıbrıs’ta hak, alaka ve menfaatlerin korunması için kendilerine düşen görevleri kararlılıkla yerine getirmeye devam ettiklerini dile getiren Akar, “Anlaşmalar çerçevesinde barış, huzur, diyalogla sorunlara siyasal çözümler bulunmasından yana olduğumuzu Yunan komşularımıza her zaman söylüyoruz. Yunan komşularımız ise provokatif açıklamalardan, saldırgan söylemlerden bir türlü vazgeçmedi, vazgeçmiyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin hukuktan, diyalogdan ve iyi komşuluk ilişkilerinden yana olduğunu bir kez daha vurgulayan Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu samimi olarak söylüyoruz. Bir tarafta Lozan diğer tarafta Paris antlaşmaları söz konusu. Yunan komşularımız bunları dahi yok saymak, göz ardı etmek gibi bir eğilime giriyor. Bunları kabul etmemiz mümkün değil. Anlaşmalarla gayri askeri statüde olan adalar var. Taraflar bu anlaşmayı yapmış ve ‘Şu adalar silahlandırılamaz, bunlar gayri askeri statüde olacak’ demiş, bunda mutabık kalmışız. Bunlar şimdi silahlandırılıyor. ‘Tehdit var’ diyorlar. Tehdit asla söz konusu değil. Türkiye’nin şu anda Yunanistan’a karşı herhangi bir saldırgan tutumu söz konusu değil. Biz ‘diyalog, uluslararası anlaşmalar, hukuk, teamüller’ diyoruz. Fakat her seferinde provokatif açıklamalarla bizim bu barışçıl yaklaşımımız ters yüz edilmektedir.”

Egemenliği Anlaşmalarla Yunanistan’a Devredilmemiş Ada, Adacık ve Kayalıklar’a (EGEAYDAAK) da değinen Akar, “Yunan komşularımız bunlara da sahip çıkmak gibi bir saldırgan tutum içinde.” dedi. Yunanistan’ın son dönemdeki silahlanma politikalarını da eleştiren Akar, şunları kaydetti:

“Bir silahlanma yarışı tutturmuş, gidiyorlar. Uçak, silah, araç gereç alıyorlar. Üç-beş kullanılmış uçakla güç dengelerinin değişmesi mümkün değil. Dolayısıyla Yunan komşularımızın saldırgan çözümler değil, barışçıl, siyasal çözümler için uğraşmalarını, buradaki sorunlara yönelik çözüm gayretimize katkı sağlamalarını bekliyoruz. Biz bir taraftan istişari görüşmeleri yaparken diğer taraftan NATO’da ayrıştırma usulleri görüşmelerini yapıyoruz. Ayrıca güven artırıcı önlemler çerçevesinde ikisi Atina’da biri Ankara’da olmak üzere üç toplantı yaptık. Dördüncü toplantının da Ankara’da yapılması için kendilerini samimi şekilde davet ediyoruz. Yunan komşularımızın barışçıl çözümleri desteklemelerini ve bu şekliyle Ege ve Akdeniz’in barış denizi olmasını, tarafların refahına katkı sağlamalarını bekliyoruz. Aksi halde bu kadar borcun içindeki Yunanistan’ın ilave birtakım harcamalarla halkının refahına darbe indirmesinin anlamı yok. Çünkü biz iki ülke halklarının iyi komşuluk ilişkileri içinde, refah, barış içinde yaşamalarından yanayız. Tüm çalışmalarımız da buna yöneliktir.”

“Herhangi bir oldubittiye izin vermeyeceğiz”

Yunanistan tarafından yayımlanan NAVTEX’lere yönelik ise Akar, “Turizm döneminde, iki tarafın milli günlerinde, bayramlarında herhangi bir şekilde tatbikat yapılmaması konusunda mutabık kalmamıza rağmen maalesef Yunan komşularımız bunu da göz ardı ederek bunu da ihlal ediyor.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin “barış, uluslararası hukuk, iyi komşuluk” söylemlerinin zafiyet olarak anlaşılmaması gerektiğini de belirten Akar, şöyle devam etti:

“Biz Ege’deki, Doğu Akdeniz’deki ve Kıbrıs’taki hem kendi hem de Kıbrıslı kardeşlerimizin haklarını ve menfaatlerini korumakta ve kollamakta kararlıyız. Bu konuda yapılması gereken ne varsa azimle, kararlılıkla bunları yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Bundan kimsenin tereddüdü olmasın. Herhangi bir oldubittiye izin vermeyeceğimizi de herkesin bilmesini istiyoruz. Bugüne kadar haklarımızı çiğnetmedik, bundan sonra da çiğnetmeyeceğiz. Biz barışçıl yolların esas olması gerektiğini, barış için karşılıklı iş birliğine hazır olduğumuzu tekrar tekrar muhataplarımıza söylemeye devam ediyoruz. Yunan komşularımızdan beklentimiz bu. Olumlu cevap vermelerinin zamanının geldiğine ve bu şekilde sorunlara siyasal çözümler bulunabileceğine inanıyoruz. Bunu sadece biz değil, Yunanistan’daki akademisyenlerin, emekli askerlerin, diplomatların da aynen söylediğini görüyoruz. Bunun, Yunan yöneticiler tarafından da görülmesini ve buna göre tavırlarını belirlemelerini bekliyoruz.”

“50 senedir denenmiş yollarla çözüm olmaz”

Bakan Akar, Kıbrıs konusuna ilişkin ise “50 seneden beri denenmiş yollarla çözüm olmadığı ortada. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Annan Planı’nı reddetmiş bir toplum. Geldiğimiz noktada aynı yerde tekrar zaman kaybetmenin manası yok. Bu konuda KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti kararını verdi. Egemen, bağımsız iki eşit devlet. Bunu herkesin sindirmesi, özümsemesi lazım.” diye konuştu.

Hidrokarbon başta olmak üzere tüm zenginliklerin eşitçe, hakça bölüşülmesinin önemine değinen Akar, “Siz Kıbrıs’taki Türkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yok sayarak bir yere varamazsınız. Türkiye, anlaşmalarla garantör bir devlettir. Diğer garantörler ne yapar ne yapmaz onu kendileri bilir ama biz garantör olarak hak ve sorumluluklarımızı yerine getirmekte bugüne kadar olduğu gibi kararlıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

ANKARA(AA) – Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile 2. Ordu Komutanlığı’nı ziyaret etti.

İnönü Kışlası’na gelişinde 2. Ordu Komutanı Orgeneral Metin Gürak tarafından karşılanan Akar, tören kıtasını selamladı, ardından ziyaretin anısına beraberindeki komutanlarla ağaç dikti.

Hudut hattı ve sınır ötesindeki birliklerin komutanlarıyla video konferans yöntemiyle görüşen Akar ve beraberindeki TSK komuta kademesi, sahadaki son duruma ilişkin bilgi aldı. Bakan Akar ve komutanlar daha sonra karargahta görevli personelle bir araya geldi.

Burada yaptığı konuşmada “İçimizden hainler temizlendikçe Türk Silahlı Kuvvetlerinin güçlendiğini herkes gördü.” diyen Akar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin cumhuriyet tarihinin en yoğun günlerinden geçtiğini ifade etti.

Mehmetçiğin yoğun faaliyetlerine değinen Akar, “Bir pilot beş pilotun işini yapıyor. Gemilerimiz 2020’de 200 bin saat görev yaptı. Bütün zamanların en yüksek değeri bu. Eskiden iki komando tugayımız vardı, şimdi 17 komando tugayımız var, bunun 17’si de angaje durumda, görevinin başında.” diye konuştu.

TSK personelinin ülkesinin egemenlik ve bağımsızlığı için karada, denizde ve havada büyük bir kahramanlık ve fedakarlıkla yapılması gereken görevleri yerine getirdiğini vurgulayan Akar, sadece terör örgütleriyle değil her türlü tehdit ve tehlikeye karşı da mücadelenin devam ettiğini belirtti.

24 Temmuz 2015’ten itibaren terörle mücadelede yeni bir sürecin başlatıldığını anımsatan Akar, “Gerçekleştirilen başarılı operasyonların sonunda 24 Temmuz’dan bugüne kadar 18 bin 220, 1 Ocak’tan itibaren ise 1366 terörist etkisiz hale getirildi. Bu mücadele en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar devam edecek, bundan kimsenin şüphesi olmasın.” diye konuştu.

Türkiye’nin faaliyetlerini başta Irak olmak üzere tüm komşularının toprak bütünlüğüne, egemenliği ve sınırlarına saygılı olarak sürdürdüğünü vurgulayan Akar, “Kimsenin hakkında, hukukunda, toprağında asla gözümüz yok. Fakat diğer taraftan muhataplarımızın da aynı şekilde düşünüp aynı şekilde davranmasını bekliyoruz.” ifadesini kullandı.

“Hiçbir şekilde kabul edilemez”

Terör örgütü PKK ile YPG arasında bir fark olmadığını dile getiren Akar, “Kimse aklımızla alay etmesin. Dinlemeler, raporlar, fotoğraflar ve her şey açık bir şekilde ortada iken hala bazı müttefiklerimizin YPG ile iş birliği yapmaları, onlara silah, araç, gereç destek sağlamaları hiçbir şekilde kabul edilemez. Bunlar Cumhurbaşkanı, Bakan ve Genelkurmay Başkanı düzeyinde yapılan her türlü temas ve konuşmada dile getiriliyor ve bunun mücadelesi veriliyor.” dedi.

Türkiye’nin, düzenlediği harekatlarla güneydoğu sınırında bir terör koridoru kurulmasına engel olduğunu anlatan Akar, “Eğer Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı olmasaydı çok daha farklı, çok daha zor birtakım oluşumlarla karşı karşıya kalır, çok daha sıkıntılı durumlara girerdik.” değerlendirmesinde bulundu.

Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyindeki mücadelenin devam ettiğini aktaran Akar, bununla birlikte Türkiye’nin Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki hak ve menfaatlerini korumak için çalıştıklarını da dile getirdi.

TSK’nın binlerce yıllık tarihinden süzülüp gelen milli, manevi ve mesleki değerleri, Anayasa çerçevesinde Cumhurbaşkanı’nın direktifleri ve yasalar doğrultusunda milletinin emrinde ve görevinin başında olduğunu belirten Akar, şehitlere rahmet, gazilere şifa dileklerini iletti.

“Amacımız, Afgan kardeşlerimizin güvenlik, huzur ve refahı”

Türkiye’nin, her zaman kederde ve kıvançta bir ve beraber olduğu Afganistanlı kardeşlerinin barış, güven ve istikrar içerisinde yaşaması için büyük gayret sarf ettiğini belirten Akar, 2002’de ilk göreve başlandığı andan itibaren Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti’ne, 2015’ten itibaren de NATO’nun Kararlı Destek Misyonu’na katkı sağlamayı sürdürdüklerini bildirdi.

TSK’nın halihazırda Kabil Eğitim Yardım Danışmanlık Komutanlığı görevini de yürüttüğünü ifade eden Akar, şunları söyledi:

“Bugüne kadar elde edilen kazanımların korunması ve bu kapsamda 6 yıldır sürdürdüğümüz Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nın işletilmesi sorumluluğunun gerekli şartlar sağlanırsa tarafımızdan devam ettirilmesi söz konusu. Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı Afganistan için hayati öneme sahip, tüm ülkenin dışa açılan kapısı olma özelliği taşıyor. Bu konuda görüşmeler devam ediyor. Bu hususu diğer ülkelerle beraber nasıl yapabiliriz konusunu çalışıyoruz. Şu an için alınmış bir karar yok. Ülkemiz ve Afganistan’ın menfaatleri için uygun sonuç elde etmek istiyoruz. Amacımız, Afgan kardeşlerimizin güvenlik, huzur ve refahı için katkılarımızı devam ettirmektir.”