İmece İmpact programına katılacak girişimler belli oldu

İSTANBUL(AA) – Zorlu Holding ana partnerliğinde, UNDP’nin desteklediği Business Call to Action bilgi danışmanlığı, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) stratejik partnerliği ve Startup Wise Guys yatırım partnerliği ile gerçekleşen etki hızlandırıcı programı imece impact kapsamında bu yıl 7 ayrı girişim destek almaya hak kazandı.

Zorlu Holding'den yapılan açıklamaya göre, yapılan çağrı sonucunda imece’nin yeni programı İmece İmpact’e Türkiye’nin 13 şehrinden 90 ayrı başvuru geldi.

Başvuru gerçekleştiren girişimlerden 28’i döngüsel ekonomiye odaklanırken, 27’si nitelikli eğitim, 16’sı sanayi, yenilikçilik ve altyapı, 11’i toplumsal cinsiyet eşitliği, 8’i sağlık ve kaliteli yaşam alanlarına yönelik çalışıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen İmece Direktörü Mustafa Özer, İmece İmpact etki hızlandırıcısı programı ile, Türkiye'de sosyal etki üreten girişimlerin etkilerini daha görünür kıldıklarını belirterek, müşteri, özel sektör partnerleri ve etki yatırımcıları tarafından daha anlaşılır olmasını ve girişimlerin sosyal etkilerini ölçeklendirmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Zorlu Holding Kurumsal İletişim Genel Müdürü Aslı Alemdaroğlu ise Zorlu Holding olarak sosyal meselelerin çözümü için kaynakların toplumsal etkisi yüksek olan alanlara yönlendirilmesi gerektiğini düşündüklerini vurgulayarak, "Bu doğrultuda sosyal girişimciliği ve kurucu ortak olarak imece’nin bu yöndeki çalışmalarını destekliyoruz. Ancak bizim bu yolda pusulamız olan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ulaşma yolunda dünya olarak zamanımız giderek daralıyor. Üstelik iklim krizinin yanı sıra bu yıl yaşadığımız pandemi bize daha da hızlanmamız gerektiğini gösteriyor. Bu nedenle sosyal girişimcilerin yaratacakları etkiyi çok daha hızlı göstermelerini sağlayacak yöntemleri geliştirmeliyiz. Bu açıdan imece impact programının bu tarihi süreçte önemli bir misyon üstlendiğini düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

Açıklamada destek almaya hak kazanan girişimler hakkında şu bilgilere yer verildi:

"Çevre dostu üretim ve döngüsel ekonomi politikalarıyla iş modelini kuran Laska, patentli teknolojisi ile atık lastiklerin ileri dönüşümünü yapıyor. Atık lastiklerden biyoyakıt ve karbon siyahı gibi katma değeri yüksek ve temiz ürünler elde ediyor.

Finansal okuryazarlık becerisi kazandıran Manibux, 8–18 yaş arasındaki çocuklara ve ailelerine harçlık yönetimi için ön-ödemeli kart ve bunun takibi için uygulama sunuyor. Harçlık verme ve harçlığını güvenli harcama ya da biriktirebilme ile ilgili sorunlara çözüm sağlıyor.

7–16 yaş arasındaki çocuklara kodlama öğretmeyi amaçlayan Kodris, bir yandan bu yaş grubunda eleştirel düşünme, algoritma kurma becerileri ve yaratıcılığı artırırken diğer yandan kodlamaya yeni başlayanlar için en çok tercih edilen programlama dili Python’u öğretiyor.

Cam, karbon gibi sentetik malzemelerden üretilen kompozitlere alternatif sunan B-PREG, bu amaçla keten, kenevir gibi lif bitkilerinden hafif, yüksek mekanik performansa sahip, çevreye etkisi düşük ileri kompozit malzemeler geliştiriyor.

Sıfır atık felsefesiyle hareket eden AnadOlive, zeytin sektörünün en büyük problemlerinden olan proses atıklarına çözüm getiriyor. Yağı alındıktan sonra kurutulan, yapısı ve doğallığı bozulmadan konsantre hale getirilen zeytini, ‘‘Toz Zeytin’’ formunda, baharat olarak sunuyor.

E-spor eğitimleri veren The Academys, oyun sektörüne yön verecek ve değer katacak kalifiye insanlar yetiştirmeyi hedefliyor. Spikerlik eğitimi, içerik üreticileri yetiştirilmesi, marka değerleri oluşturulması ve yükseltilmesi, prodüksiyon ve reji üzerine çalışmalar yürütüyor.

Kodlama eğitiminin yaygınlaşmasına odaklanan Tospaa, kodlama mantığının kavranmasına yönelik somut materyal eksikliğini gideriyor. Başta bilgisayar sınıfı olmayan okullar olmak üzere öğrenciler, öğretmenler ve ailelerin kullanımı için kutu oyunu gibi araçlar tasarlıyor."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Yıldız Holding bünyesinde faaliyet gösteren Polinas, sürdürülebilirlik kapsamında yaptığı çalışmalar sonucu tüm tesisleri için “Sıfır Atık Belgesi” aldı.

Polinas'tan yapılan açıklamaya göre, Polinas, üretim yaptığı 3 farklı lokasyondaki tüm tesisleri için "Sıfır Atık Belgesi" almayı başardı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, kendi tesislerinde sıfır atık yönetim sistemini kuran ve işleten firmalara verdiği Sıfır Atık Belgesi, israfın önlenmesini, kaynakların daha verimli kullanılmasını, atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek atık oluşumunun engellenmesini veya minimize edilmesini, atığın oluşması durumunda ise kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanımının sağlanması süreçlerini kapsıyor.

Sürdürülebilirlik konusunda önemli çalışmalara imza atan Polinas, 190 bin metrekare alanda kurulu üç ayrı lokasyonunda yer alan tüm tesisleri için almaya hak kazandığı Sıfır Atık Belgesi ile çevreye duyarlı üretim konusunda ambalaj sektöründe önemli bir farkındalık oluşmasına da katkı sağlayacak.

– “Çevreye saygılı bir üretim anlayışını benimsiyoruz”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Polinas Üst Yöneticisi (CEO) Faik Önaldı, "israfsız şirket" olma hedefi doğrultusunda, sürdürülebilirlik projelerine büyük önem verdiklerini belirterek, “Faaliyetlerimizin her aşamasında çevreye saygılı bir üretim anlayışını benimsiyoruz. Son yıllarda Polinas’ta tesislerimizden çıkan toplam atıklarımızın azaltılması amacıyla geliştirdiğimiz projelerle geri dönüşüme önemli katkılar sağladık. Şimdi de üç ayrı lokasyondaki tesislerimiz için Sıfır Atık Belgesi almaya hak kazanarak sürdürülebilirlik konusundaki projelerimize aralıksız devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

ANKARA (AA) – SOCAR Türkiye'nin iştirakleri Petkim, STAR Rafineri ve SOCAR Türkiye Akaryakıt Depolama AŞ, Çevre ve Şehircilik Bakanlığından "Sıfır Atık Belgesi" almaya hak kazandı.​​​​​​​

Şirketten yapılan açıklamaya göre, İzmir Aliağa'da Rafineri ve Petrokimya İş Birimi çatısı altında faaliyet gösteren Petkim, STAR Rafineri ve SOCAR Türkiye Akaryakıt Depolama AŞ, atık yönetimi konusunda gerekli ekipman ve sistem altyapısını tamamlayarak mevzuatta belirtilen kriterleri sağladı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya Başkanı Anar Mammadov, sürdürülebilirlik politikası çerçevesinde söz konusu 3 tesisin üretim birimleri için ortak bir atık yönetim sistemi kurduklarını ifade etti.

Şirketlerin, Sıfır Atık Projesi sayesinde kaynakların daha verimli kullanılması ve atıkların yerinde toplanarak ekonomiye kazandırılmasını hedeflediklerini belirten Mammadov, şunları kaydetti:

"Bu doğrultuda tüm üretim sahalarımızda atık yönetim sistemleri ile atık toplama araçlarımızı yeniledik. Atık geçici depolama alanlarında iyileştirme yaptık. Yıl içinde tüm personelimize yönelik eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yürüttük. Bu çalışmalarımız sonucunda SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi'ne bağlı üretim birimlerinde geri kazanım miktarlarını yüzde 32'lere varan oranlarda artırdık. Aldığımız Sıfır Atık Belgesi, bundan sonraki çalışmalarımız için bize motivasyon kaynağı olacak."

– Sıfır Atık Projesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde 2017'de hayata geçirilen Sıfır Atık Projesi, sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde atıkları kontrol altına almayı, gelecek nesillere temiz bir Türkiye ile yaşanabilir dünya bırakma amacını taşıyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen proje çerçevesinde Sıfır Atık Yönetmeliği kriterlerini sağlayan şirket ve kurumlara 5 yıl geçerliliği olan Sıfır Atık Belgesi veriliyor.

Bu belgenin alınmasından sonra takip eden 12 aylık süre içinde gümüş, altın ve platin sıfır atık belgesi için müracaat edilebiliyor.

SOCAR Türkiye, Rafineri ve Petrokimya İş Birimi'ne bağlı üretim tesisleri için gümüş, altın veya platin sıfır atık belgesi için başvuruda bulunmayı planlıyor.