IMF küresel büyüme tahminini düşürdü

WASHINGTON (AA) – Uluslararası Para Fonu (IMF), Nisan ayında bu yıl için yüzde 3 olarak açıkladığı küresel ekonomide küçülme tahminini, Kovid-19 salgının ekonomide oluşturduğu etkinin beklenenden daha olumsuz olduğu gerekçesiyle 4,9’a yükselltti.

IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nu "Benzeri olmayan bir kriz, belirsiz bir toparlanma" başlığıyla güncelledi.

Raporda, küresel ekonominin bu yıl yüzde 4,9 küçüleceği tahmin edildi. IMF, nisan ayında yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nda, küresel ekonominin yüzde 3 daralacağını öngörmüştü.

Kovid-19 salgınının bu yılın ilk yarısında ekonomik faaliyet üzerinde beklenenden daha olumsuz bir etkisi olduğuna işaret edilen raporda, toparlanmanın daha önce tahmin edilenden daha kademeli olacağının öngörüldüğü bildirildi.

Raporda, küresel ekonominin 2021'de ise yüzde 5,4 büyüyeceği tahmin edildi. Gelecek yıla ilişkin büyüme tahmini daha önce yüzde 5,8 olarak açıklanmıştı.

– Belirsizlik normalden daha yüksek

Salgının olumsuz etkilerinin özellikle düşük gelirli hane halkları üzerinde daha ağır hissedildiği belirilen raporda, 1990'lardan bu yana dünyada aşırı yoksulluğun azaltılmasında kaydedilen ilerlemeyi tehlikeye attığı ifade edildi.

Raporda, belirsizliğin normalden daha yüksek olduğuna dikkat çekilerek, tüm ülkelerin sağlık sistemleri için yeterli kaynağı sağlaması gerektiğinin altı çizildi.

Salgına karşı tecrit önlemlerinin gerektiği durumlarda ekonomi politikalarının hane halklarının gelir kayıplarını hafifletmeye devam etmesi ve şirketlere destek sağlaması gerektiğinin vurgulandığı raporda, ekonomiler normalleşmeye başladığında ise desteklerin kademeli olarak kaldırılması gerektiği aktarıldı.

Politika yapıcıların salgının ötesinde nihai toparlanmayı tehlikeye sokan ticaret ve teknoloji gerilimlerini çözmek için iş birliği yapması gerektiği belirtilen raporda, uluslararası toplumun temel malzeme ve koruyucu ekipmanların küresel stoklarını oluşturarak, araştırmaları finanse ederek ve halk sağlığı sistemlerini destekleyerek bu felaketin tekrarlanmasının önüne geçmesi gerektiği ifade edildi.

– Avro Bölgesi ekonomisi için yüzde 10,2'lik küçülme beklentisi

IMF'nin raporunda bazı ülkelere yönelik yeni büyüme tahminleri de paylaşıldı. Buna göre, daha önce yüzde 5,9 küçülmesi beklenen ABD ekonomisinin bu yıl yüzde 8 daralacağı öngörüldü. Ülke ekonomisine ilişkin 2021'e ait büyüme beklentisi ise yüzde 4,7'den yüzde 4,5'e düşürüldü.

Avro Bölgesi ekonomisinin de bu yıl yüzde 10,2 küçüleceği tahmin edilirken, 2021'de yüzde 6 büyüyeceği öngörüldü. Bölge ekonomisinin daha önce bu yıl yüzde 7,5 daralacağı, gelecek yıl ise 4,7 büyüyeceği tahmin edilmişti.

Avrupa'nın önde gelen ekonomilerinden Almanya'nın büyüme tahmini bu yıl için yüzde eksi 7'den yüzde eksi 7,8'e düşürülürken, 2021 için yüzde 5,2'den yüzde 5,4'e yükseltildi. Avrupa'da Kovid-19 salgınından en çok etkilen ülkelerden İtalya'nın ise bu yıla ilişkin ekonomik büyüme tahmini yüzde eksi 9,1'den yüzde eksi 12,8'e çekilirken, 2021'de yüzde 4,8'den yüzde 6,3'e çıkarıldı.

Fransa ekonomisine yönelik büyüme tahmini de bu yıl için yüzde eksi 7,2'den yüzde eksi 12,5'e düşürülürken, gelecek yıla ilişkin büyüme tahmini yüzde 4,5'ten yüzde 7,3'e yükseltildi. İspanya'nın bu yıla ilişkin ekonomik büyüme tahmini yüzde eksi 8'den yüzde eksi 12,8'e çekildi ve gelecek yıla ilişkin büyüme tahmini yüzde 4,3'ten yüzde 6,3'e çıkarıldı.

İngiltere için 2020 büyüme tahmini ise yüzde 6,5'ten yüzde eksi 10,2'ye düşürülürken, 2021 beklentisi yüzde 4'ten yüzde 6,3'e yükseltildi. Japonya'nın büyüme tahminleri ise yüzde bu yıl için yüzde eksi 5,2'den yüzde eksi 5,8'e ve gelecek yıl için yüzde 3'ten 2,4'e revize edildi.

Söz konusu revizyonlarla, gelişmiş ülkeler grubuna yönelik büyüme beklentisi 2020 için yüzde eksi 6,1'den yüzde eksi 8'e indirilirken, 2021 için yüzde 4,5'ten yüzde 4,8'e çıkarıldı.

– Gelişmekte olan ekonomiler için yüzde 3'lük küçülme öngörüldü

Yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ülke ekonomilerinin büyüme tahminlerine de yer verilen rapora göre, Kovid-19 salgınının ortaya çıktığı Çin'de bu yıla ilişkin ekonomik büyüme beklentisi, yüzde 1,2'den yüzde 1'e düşürüldü. Çin ekonomisinin gelecek yıla ilişkin büyüme beklentisi ise yüzde 9,2'den yüzde 8,2'ye çekildi.

Hindistan ekonomisinin bu yıla dair büyüme beklentisi yüzde 1,9'dan yüzde eksi 4,5'e revize edilirken, gelecek yıla ilişkin büyüme tahmini yüzde 7,4'ten yüzde 6'ya düşürüldü.

Rusya ekonomisine yönelik büyüme tahmini de bu yıl için yüzde eksi 5,5'ten yüzde eksi 6,6'ya çekilirken, gelecek yıla ait büyüme beklentisi yüzde 3,5'ten yüzde 4,1'e yükseltildi.

Bu yılki büyüme beklentisi yüzde eksi 5,3'ten yüzde eksi 9,1'e revize edilen Brezilya ekonomisinin gelecek yıla ilişkin büyüme tahmini ise yüzde 2,9'dan yüzde 3,6'ya çıkarıldı.

Bu revizyonlarla, yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ülke ekonomilerine yönelik büyüme beklentisi, 2020 için yüzde eksi 1'den yüzde eksi 3'e çekildi ve 2021 için yüzde 6,6'dan yüzde 5,9'a düşürüldü.

Türkiye'ye ilişkin tahminlerde değişikliğe gidilmezken, ülke ekonomisinin bu yıl yüzde 5 daralacağı, 2021'de yüzde 5 büyüyeceği öngörüldü.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

WASHINGTON (AA) – Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) yapılan açıklamada, İcra Kurulu’nun, Afet Etkilerinin Sınırlandırılması ve Borcun Hafifletilmesi Fonu (CCRT) kapsamında 28 üye ülke için borç servisi yardımında 6 ay daha uzatmaya gittiği bildirildi.

Söz konusu ülkeler için borç servisinin hafifletilmesi amacıyla 13 Nisan 2020 ve 2 Ekim 2020’de sağlanan yardımların ardından 3’üncü hibenin onaylandığına işaret edilen açıklamada, tahmini 238 milyon dolarlık borç servisi yardımının 15 Ekim’e kadar sağlanacağı kaydedildi.

Açıklamada, CCRT’deki kaynaklara bağlı olarak borç servisi yardımının 16 Ekim’den 13 Nisan 2022’ye kadar uzatılabileceğinin de sinyali verildi.

IMF’nin açıklamasında, şimdiye kadar AB, İngiltere, Japonya, Almanya, Fransa, Hollanda, İsviçre, Norveç, Singapur, Çin Meksika, Filipinler, İsveç, Bulgaristan, Lüksemburg ve Malta’nın aralarında bulunduğu ülkelerin yaklaşık 774 milyon dolarlık destek sağlamayı taahhüt ettiği aktarıldı.

IMF Başkanı Kristalina Georgieva, Mart 2020’de CCRT için yaklaşık 1,4 milyar dolarlık kaynak yaratılması için girişim başlatmıştı.

Öte yandan, IMF’den yapılan bir diğer açıklamada da AB’nin CCRT’ye yaklaşık 199 milyon dolarlık katkıda bulunduğu kaydedildi.

İSTANBUL (AA) – Uluslararası Para Fonundan (IMF), yapılan açıklamada, Türkiye ekonomisine ilişkin 4. Madde konsültasyonu kapsamındaki denetimin öncü bulguları paylaşıldı.

Açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının diğer tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de sağlık ve ekonomiyi etkilediği, parasal ve kredi genişlemesine odaklanan politika müdahalesinin ekonomik büyümeye güçlü bir ivme kattığı ancak hızlı para ve kredi büyümesinden uzaklaşan son politika dönüşünün de memnuniyetle karşılandığı kaydedildi.

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, uluslararası kurumlar nezdinde Türkiye’ye bakışın yeniden pozitife dönmeye başladığını ifade etti.

Rapordaki en dikkati çekici unsurlardan birinin Türkiye’nin 2020’de pozitif büyüme kaydedebilen birkaç ülkeden biri olmasının beklenmesi olduğunu aktaran Şener, “Bu başarının ana nedeni, Kovid-19 krizini hükümetin iyi yönetmesi ve erken teşviklerle zamanında müdahalelerde bulunması olarak görülmektedir.” dedi.

Şener, politika faizi indirimleri, devlet bankaları aracılığıyla ucuz ve hızlı kredi büyümesi, doğrudan mali tedbirler, istihdam desteklerinin yanı sıra vergi ve borç ertelemeleri kanalıyla salgın krizinin etkilerinin azaltıldığını söyledi.

2020 sonlarından itibaren sıkılaştırma, düzenleyici tedbirler ve normalleşme adımları ile ekonomiye güvenin yeniden tesis edilmesinin sağlandığına işaret eden Şener, şunları kaydetti:

“Kovid-19 sürecindeki başarı, Türkiye’nin GSYH’sine ilişkin IMF beklentisinin yüzde 6 artışa çekilmesini sağladı. IMF, sadece büyüme değil, istihdamda ve turizmin toparlanmasıyla birlikte cari açıkta da iyileşme beklemektedir. Yapılacak mali ve ekonomik reformlar da gelecek beklentilerini pozitife çeviren bir unsur olarak görülmüştür.”

“Küresel ekonomide belirsizlik çok fazla”

Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu da geçen yıl Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme beklentisi en olumsuz olan kurumun IMF olduğunu ve IMF’nin önemli oranda yanıldığını belirterek, “Bu yıl için ise yüzde 6 ile en güçlü büyüme tahmini yapan kurum oldu. Bu tahmin büyük oranda Kovid-19 salgınının baz etkisine dayanıyor.” dedi.

Gelecek yıllar için IMF’nin ortalama büyüme tahminini yüzde 3’lere çekmiş bulunduğunu ifade eden Aslanoğlu, küresel ekonomide belirsizliklerin çok fazla olduğuna, büyüme tahminlerine çok ihtiyatlı yaklaşmak gerektiğine dikkati çekti.

Aslanoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“IMF, genelde bütçe dengelerini çok önemser. Fakat birçok ekonomi için olduğu gibi Kovid-19 döneminde zarar gören sektörler ve iş gücüne, hedefe yönelik doğrudan güçlü destekler öneriyor. Bu süreçte bütçe açıklarındaki artışı aslında normal karşılıyor. Orta vadede ise yine bütçe dengelerini sağlayıcı politikaları ön plana çıkarıyor. IMF’nin maliye politikası yaklaşımını doğru buluyorum.”

“IMF tahmininin Türkiye’nin CDS risk primini olumlu etkilemesi bekleniyor”

Pariterium Danışmanlık Kurucusu Dr. İsmet Demirkol ise IMF’nin 2021’de Türkiye’nin yüzde 6 büyüyeceğini tahmin etmesinin her şeyden önce orta vadede Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) 300’lerin altına, 280-270’lere kadar gerilemesini mümkün kılacağını söyledi.

CDS’lerin gerilemesiyle beraber muhtemelen Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) “Ortodoks” politikalara geçişi sonrasında 4,5-5 milyar doları aşan portföy girişlerinin daha da yükseleceğini aktaran Demirkol, gelecek aylarda portföy girişlerinin 10-15 milyar dolar civarına ulaşmasının beklenebileceğini kaydetti.

Demirkol, yüzde 6’lık büyüme tahmininin gerçek anlamda, sanayi, imalat ve özellikle tarıma ağırlık verilerek gerçekleşecek gibi göründüğünü ifade ederek, “Kasım verilerine göre, sanayi üretimindeki yüzde 11 artışın önümüzdeki süreçte artmaya devam etmesi ve 2021 için GSYH içindeki toplam sanayi üretim payını tarımla birlikte yüzde 35-40’lara çıkarma durumunda yüzde 6’yı daha da güçlü yakalayabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

Gelecek dönemde teknoloji, inovasyon, bilişim ve üretim tarafında Çin’den sonra yeni bir tedarik üretim üssü olarak Türkiye’nin de çekim merkezi olması konusunda bu tahminin büyük fayda sağlayacağını aktaran Demirkol, doğrudan yabancı yatırım girişlerinde de artışın görüleceğini kaydetti.

“IMF’nin tahminini yukarı yönlü revize etmesi pozitif”

GCM Yatırım Araştırma Müdürü Dr. Tuğberk Çitilci, IMF’nin açıklamalarında toparlanmayla birlikte majör riskler söyleminin öne çıktığını söyledi.

Ekim 2020’deki raporda, 2021’deki büyüme hedefinin yüzde 5 olarak açıklandığını hatırlatan Çitilci, “Kısa bir dönem geçmesine rağmen büyümede yüzde 5’den yüzde 6’ya yukarı yönlü revizyon yapılmasının, oldukça pozitif bir unsur olarak not edilmesi gerekmektedir.” dedi.

Çitilci, bu noktada Türkiye’nin Kovid-19 sürecinde yaratabileceği potansiyelin göze çarptığını belirterek, değerlendirmede, dış finansman ihtiyacı, düşük döviz rezervi ve döviz tevdiat hesaplarındaki yüksek miktarın ekonomiyi şoklara ve kırılganlıklara açık hale getirdiğinin de belirtildiğini kaydetti.

Değerlendirmede, TCMB’nin piyasanın öngördüğünden daha erken parasal gevşemeye gitmemesi gerektiğinin vurgulandığını belirten Çitilci, parasal sıkılaştırma adımlarının rezerv biriktirme ve Türk lirasının değerlenmesine katkı sağlayabileceğini belirtmesinin önemli bir ayrıntı olduğunu söyledi.

Muhabir: Murat Aslan