İngiliz ekonomisi salgından derin yara aldı

LONDRA (AA) – Yaklaşık 2,8 trilyon dolarlık (2,06 trilyon sterlin) ekonomisinin yüzde 80’i hizmet sektörüne dayalı olan İngiltere, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından derin yara aldı.

İngiliz hükümeti, salgının ekonomik etkileriyle mücadele edebilmek, istihdamı destekleyebilmek için şimdiye kadar 280 milyar sterlin harcadı. Söz konusu tutarın 73 milyar sterlini, salgın süresince çalışamayacak durumda olanların maaşlarının yüzde 80’inin ödenmesi için kullanıldı. Salgın döneminde en büyük yükü çeken sağlık hizmetlerine ise 127 milyar sterlin ek maddi destek sağlandı. Salgın süresince kepenk kapatmak zorunda kalan işletmelere de 66 milyar sterlin kredi ve hibe olarak verildi.

Salgın nedeniyle beklenmeyen söz konusu giderler, İngiliz hükümetinin hesaplarının değişmesine yol açtı. Normal şartlarda, salgın öncesi bir yıllık vergi döneminde (Nisan 2020-Nisan 2021) 55 milyar sterlin seviyesinde kamu borçlanması yapmayı planlayan hükümet, bu dönemin sonunda 394 milyar sterlin seviyesinde borçlanmış olacak. Bu durum, savaş dönemleri dışında İngiliz hazinesi tarafından yapılmış en büyük borçlanma olacak.

Ağustos 2020 itibarıyla ülkenin toplam borcu 2 trilyon sterlini aşmış durumda.

Kemer sıkmanın ardından gelen salgınla hazinenin kasası yeniden açıldı

İngiltere’de 2010 yılından beri iktidarda olan Muhafazakar Partisi, küresel finans krizinden çıkış yolunu kamu harcamalarında yaklaşık 10 yıl boyunca ciddi kesintiler yapmakta bulmuştu.

Son dönemde “artık kemer sıkmanın sonuna gelindiği” sıklıkla ifade edilirken, İngiliz hükümeti, yıllar süren kemer sıkma programının ardından mart ayından itibaren hissedilen salgının ekonomik etkilerini azaltmak amacıyla hazinenin kasasını yeniden açmak zorunda kaldı.

Halihazırda birçok ülkeye göre yaklaşık yüzde 0,32 gibi çok düşük faiz oranıyla 10 yıl boyunca borçlanabilen hükümet, bunun avantajını bu dönemde sonuna kadar kullandı. Gelecek dönemde bu denli yüksek kamu borçlanmasının artan vergilerle halka yansıtılması bekleniyor.

Merkezi Londra’da bulunan Mali Çalışmalar Enstitüsü’nün (IFS) tahminlerine göre, İngiliz ekonomisinin 2024-2025 döneminde salgın öncesine kıyasla yüzde 5 daha küçük olması öngörülüyor. Bu da İngiltere’nin yaklaşık 100 milyar sterlin daha düşük vergi geliri elde etmesi anlamına geliyor. 2025 yılında İngiliz ekonominin toplam borcunun GSYH’sinin yüzde 110’una yükselmesi bekleniyor.

IFS’nin tahminlerine göre, vergilerin artırılmasıyla ek 40 milyar sterlin elde edilse bile toplam borcun GSYH’ye oranının yüzde 100’ün altına çekilmesi mümkün olmayacak.

2020’de yüzde 11’den fazla daralma

Mart ayı öncesi, İngiltere’de geçen yıl için yüzde 1,1 büyüme bekleyen İngiliz Bütçe Sorumluluk Ofisi (OBR), 2020 sonunda ülkenin yüzde 11,3 daralacağı öngörüsünde bulundu.

İngiliz hazinesinin Aralık 2020 tahminlerine göre, ülkenin 2020 sonunda yüzde 11,1 seviyesinde daralması, 2021’de ise yüzde 5,4 büyümesi bekleniyor.

İngiltere Merkez Bankası ise 2020’deki yüzde 11 daralmanın ardından bu yıl yüzde 7,25 ile daha güçlü bir büyüme öngörüyor.

Salgının yaralarının sarılması tahmin edilenden uzun sürebilir

İngiltere Merkez Bankası, bozulan ekonomiyi desteklemek için gerekli her adımın atılacağını belirterek, kasım ayında varlık alım programını 745 milyar sterlinden 895 milyar sterline çıkardığını duyurdu. Böylece piyasaya ek 150 milyar sterlin enjekte edilmiş oldu.

İngiltere’de resmi tahminlerin bu yıl için ekonomik büyümeye, toparlanmaya işaret etse de salgının yaralarının sarılmasının tahmin edilenden uzun sürebileceği belirtiliyor.

İlk yarıda 2,9 milyonluk bir “işsizler ordusunun” oluşması bekleniyor

Citibank’ın tahminlerine göre, İngiltere’de işsizliğin bu yılın ilk yarısında yüzde 8-8,5 civarına yükselmesi bekleniyor. Böylece ülkede 1990’lı yıllardan bu yana görülmemiş, 2,9 milyonluk bir “işsizler ordusunun” oluşması bekleniyor.

İngiltere Merkez Bankası’na göre, 2021’in ilk 6 ayında işsizliğin yüzde 4,5’lerden yüzde 7,75 seviyesine yükselmesi öngörülüyor.

İflasa sürüklenen perakendeciler

İngiltere’de, salgından korunma amacıyla zaruri görülmeyen ürünlerin satıldığı perakende mağazaların kapatılması, restoran, kafe ve eğlence mekanlarının uzun süre kapalı kalması ve ödenmesinde zorluk yaşanan kiralar, perakendecileri iflasa sürüklüyor.

Peacocks and Jaeger, Edinburgh Woollen Mill (EWM Group), DW Sports, Oliver Sweeney Trading, Bensons for Beds, TM Lewin, Lee Longlands, Monsoon, Victoria’s Secret’in İngiltere’deki kolu, Oasis and Warehouse Group, Debenhams, Cath Kidston ve Laura Ashley gibi önde gelen perakende zincirleri salgın döneminde iflaslarını açıklamıştı.

Son olarak, ülkenin en büyük hazır giyim zincirlerinden olan ve bünyesinde Top Shop, Burton, Dorothy Perkins gibi pek çok ünlü markayı barındıran Arcadia Group, kasım ayında iflas ettiğini duyurmuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

LONDRA (AA) – İngiltere, İş, Enerji ve Endüstriyel Strateji Bakanı Kwasi Kwarteng, İngiliz resmi yayın kurumu BBC’ye yaptığı açıklamada, son günlerde ülkenin bazı bölgelerinde halkın benzin istasyonları önünde kuyruk oluşturmasının zor bir durum olduğunu, buna rağmen ülkede bir krizin bulunmadığını, durumun düzelmeye başladığını ifade etti.

İngiliz askerlerinin yakıt tedariki sorununu çözmek için tanker sürücüsü olarak ne zaman göreve başlayabileceğine ilişkin soru üzerine Kwarteng, “Sanırım insanlar, önümüzdeki birkaç gün içinde tanker filosu kullanan bazı askerleri görecekler.” dedi.

İngiltere’de tır ve kamyon şoförü eksikliğinden kaynaklanan tedarik sorunları kısa zamanda süpermarketlerde rafların boş kalmasına, akaryakıt istasyonlarının kapanmasına neden olurken, rafinerilerden benzin istasyonlarına yakıt nakliyesinin aksamaması nedeniyle geçen hafta sonundan bu yana ülkede benzin istasyonları önünde uzun kuyruklar olduğu görülüyor.

Ülkede mevcut nakliye aracı sürücüsü sayısının ihtiyaç duyulan rakamın 100 bin altında bulunduğu belirtiliyor.

İngiltere’de hükümet, hafta başında, yakıt tedarik sorununu çözmek için sınırlı sayıda askeri tanker sürücüsünün gerektiğinde görevlendirmek üzere hazır durumda bekletileceğini açıklamıştı.

LONDRA(AA) – İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılmasıyla AB vatandaşı olan nakliye aracı sürücülerinin sayısının azalması ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ülkede gıda sektöründen, imalat ve enerji sektörüne kadar uzanan sorunlara neden oldu.

    İngiliz Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) verilerine göre, ülkede 2020 yılının ilk çeyreğinde 301 bin 497 olan tır ve kamyon şoförü sayısı, 2021 yılının ikinci çeyreği itibarıyla 232 bin 942’ye geriledi.

    Talep karşısında yetersiz kalan tır ve kamyon şoförü sayısı, lojistik sektöründe ciddi aksamalara neden olurken kısa zamanda çözüm bulunamaması durumunda ülke ekonomisinin tüm unsurlarını etkileyebilecek nitelikte bir riske dönüşme potansiyeli taşıyor.

    İngiltere’nin AB’den çıkmasıyla göçmenlik statüsündeki belirsizlikler nedeniyle son dönemde artan sayıda AB vatandaşının tır ve kamyon şoförünün kendi ülkelerine dönmeyi tercih etmesi, ardından salgın ortamındaki olumsuz koşullar krizin ortaya çıkışında en önemli unsurlar olarak öne çıkıyor.

    Ulusal İstatistik Ofisi’nin (ONS) verilerine göre, İngiltere’de 2020 yılının başında 37 bin olan AB vatandaşı tır ve kamyon şoförü aktif olarak hizmet verirken, bu sayı şu anda 24 bin 350’e gerilemiş durumda.

    İngiltere’de uzmanlar, ülkede nakliye şoförlerinin toplam sayısının hali hazırda ihtiyaç duyulanın yaklaşık 100 bin altında olduğunu belirtiyor.

    Nakliye sektörünü temsil eden Road Haulage Association (RHA) adlı kuruluşun raporuna göre, nakliye aracı sürücülerinin sayısındaki azalışın başlıca sebepleri “sürücülerin emekli olması”, “İngiltere’nin AB’den ayrılması”, “IR35 olarak bilinen maaş bordolarındaki bazı değişiklikler”, “sürücülerin başka sektörleri seçmesi” ve “düşük ücretler ve salgın” olarak sıralanıyor.

    Rapora göre tır ve kamyon şoförleri emekliliğe yaklaşmış bir iş gücü olması açısından dikkati çekiyor.

    İngiltere’de tır ve kamyon şoförlerinin ortalama yaşı 55 iken, 25 yaşının altındaki sürücülerin oranı ise yüzde 1’in altında kalıyor.

    ONS verilerine göre, ülkede 2010 yılında 7 bin 500 tır ve kamyon şoförü emekli olurken, 2020’de bu rakam 10 bine yükseldi.

    Kriz önce perakende sektöründe hissedildi

    2020 yılının başından bu yana giderek büyüyen nakliye krizi, son aylarda başkent Londra’daki çeşitli marketlerde, özellikle sebze ve meyve ürünleri ile hazır suların satışa sunulduğu , rafların boş kalmasına neden oldu.

    İngiltere’nin en büyük süpermarket zincirlerinden Tesco, şoför sıkıntısının devam etmesi durumunda, Noel öncesinde müşterilerin panik halinde marketlere yönelebileceği konusunda hükümeti uyardı.

    Ülkenin önde gelen süpermarket zincirlerinden Morissons ise, nakliye sektöründeki şoför sayısının talep karşısında yetersiz kalmaya devam etmesi durumunda, marketlerdeki ürün fiyatlarının artmasına neden olabileceğini bildirdi.

    Coca Cola’nın İngiltere biriminden (Coca Cola Europacific Partners) yapılan açıklamada, ülkede bazı marketlerde diyet kola tedarik edilemediği belirtilirken, restoran zinciri Nandos, nakliye sorunları nedeniyle ülkedeki 55 restoranın kapatılacağını duyurdu.

    McDonalds ise yakın zamanda, tedarik zincirindeki aksamaları gerekçe göstererek, milkshake ve şişelenmiş içeceklerin satışını durdurdu.

    İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) bu yılın nisan, mayıs ve hazirandaki iş koşullarına ilişkin değerlendirmede, nakliye sektöründeki gecikmelerin, mobilya, araba parçaları ve elektrikli eşyalar gibi bazı ürünlerin eksikliğinin yaşanmasına neden olduğu tespitinde bulunmuştu.

    İngiltere Ulaştırma Bakanlığı, tır ve kamyon şoförü eksikliği nedeniyle bazı süpermarketlerde rafların boş kalmasının ve benzin istasyonlarındaki uzun kuyrukların önüne geçebilmek için 5 bin akaryakıt tankeri ve gıda kamyonu sürücüsüne aralık sonuna kadar geçici vize verileceğini duyurdu.

    Enerji sektörüne domino etkisi

    İngiltere’de enerji şirketi BP ve Tesco Alliance’ın, ülkede “çok az sayıda” petrol istasyonunun kapatılacağını duyurmasının ardından benzin istasyonları önünde uzun kuyruklar oluştu.

    BP ve Tesco Alliance’ın, ülkede yeterli sayıda nakliye aracı sürücüsü olmaması nedeniyle az sayıda petrol istasyonunun geçici olarak kapatılacağını duyurması araç sahipleri arasında endişeye neden oldu.

    Geçen hafta sonu, istasyon sayılarının azalmasıyla benzin sıkıntısı yaşayacağını düşünen araç sahipleri başkent Londra’daki benzin istasyonlarının önünde uzun kuyruklar oluşturdu.

    İngiltere Ulaştırma Bakanı Grant Shapps, geçen hafta, ülkede nakliye aracı sürücülerinin gelen talebe yetersiz kalması sonucu bazı petrol istasyonlarının kapanmasına ilişkin halka itidal çağrısında bulunmuştu. Shapps, ülkede rafinerilerin bolca yakıta sahip olduğunu belirterek, halktan akaryakıt alışverişlerini normal şekilde sürdürmesini istemişti.

    Gerekmesi halinde acil durum planına göre İngiliz askerlerinin akaryakıt nakliye araçlarını kullanması için görevlendirilebileceğini kaydeden Shapps, “Eğer gerçekten yardımcı olacaksa onları (göreve) getiririz.” ifadesini kullanmıştı.