İnsan Hakları Eylem Planı'nın uygulama takvimi belli oldu

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla İnsan Hakları Eylem Planı’na ilişkin genelgenin Resmi Gazete’de yer almasının ardından Adalet Bakanlığı, planın uygulanmasına yönelik takvimi internet sitesinden Türkçe ve İngilizce olarak yayımladı.

“Özgür birey, güçlü toplum, daha demokratik bir Türkiye” vizyonuyla hazırlanan, 9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyetten oluşan, uygulama takvimi 2 yıl olan İnsan Hakları Eylem Planı’ndaki her bir faaliyet için kısa (1 ve 3 ay), orta (6 ay ve 1 yıl) ve uzun (2 yıl) süreli vadeler belirlendi. Ayrıca niteliği gereği bazı faaliyetler açısından sürekli bir takvim öngörüldü.

Planda yer verilen toplam 393 faaliyetin 285’i belirlenen sürelerde hayata geçirilecek. Diğer 108 faaliyet ise niteliği itibarıyla sürekli olarak yürütülecek. 285 süreli faaliyetten bir ay içinde 6, 3 ay içinde 40, 6 ay içinde 84, bir yıl içinde 131, 2 yıl içinde de 24’ünün gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Böylece Eylem Planı’nda öngörülen süreli faaliyetlerin yüzde 90’ından fazlasının bir yıl içinde uygulanması amaçlanıyor.

İnsan Hakları Eylem Planı’nda süreli ve sürekli olarak belirlenen faaliyetlerin takvimleri şöyle:

Bir ay içinde gerçekleştirilmesi öngörülen faaliyetler

Kapalı ceza infaz kurumlarındaki çocukların ziyaretçileri ile tüm görüşmeleri açık görüş şeklinde yapılacak.

Çocuk hükümlülere “aile görüşü” imkanı gelecek.

Adli yardıma başvuru formları oluşturulması ve e-Devlet üzerinden başvuru imkanı sağlanacak.

Hükümlü ve tutuklulara ziyaret listesinde yer alan kişileri değiştirebilme imkanı verilecek.

Engelli hükümlü/tutukluların ziyaretlerini bir refakatçi eşliğinde ya da açık görüş şeklinde yapabilme imkanı tanınacak.

Hükümlü/tutuklu anneleriyle birlikte kalan 0-6 yaş grubu çocukların, yakınlarına ve annesine açık görüş sırasında teslimi sağlanacak.

3 ay içinde gerçekleştirilmesi hedeflenen bazı faaliyetler

Sulh ceza hakimliği kararlarına dikey itiraz usulü getirilecek.

Katalog suçların kapsamı daraltılacak.

Katalog suçlar bakımından somut delile dayanma şartı getirilecek.

Adli kontrol tedbirlerine üst süre sınırı getirilecek ve belirli aralıklarla incelenecek.

“Konutu terk etmeme” adli kontrol tedbirinde geçen sürenin, sonuç cezanın infazından mahsubu sağlanacak.

Eşe karşı işlenen suçlarda ağırlaştırıcı sebep boşanmış eşi de kapsayacak.

Tek taraflı ısrarlı takip fiilleri suç olarak tanımlanacak.

İdari yargıda gerekçeli karar 30 gün içinde yazılacak.

İdareye yapılan başvurularda idarenin cevap verme süresi 60 günden 30 güne indirilecek.

Vergi suçları için etkin pişmanlık ve zincirleme suç hükümleri uygulanacak.

İletişimin tespiti ve dinlenmesi yoluyla elde edilen kayıtlar beraat kararı verilmesi halinde yok edilecek.

Görev ve yetki uyuşmazlıklarına ilişkin sorunların makul sürede çözümüne ilişkin tedbirler alınacak.

Çocuklar hakkındaki davalar ile istinaf ve temyiz incelemeleri öncelikli olarak görülecek.

Hakim ve savcıların terfi sistemleri objektif performans kriterleri doğrultusunda yeniden belirlenecek.

Hakim ve savcı adayları ile avukat stajyerlerine Anayasa Mahkemesinde staj imkanı sağlanacak.

Kişi özgürlüğü ve güvenliğine ilişkin mevzuat gözden geçirilecek.

Müdafiyle görüşme hakkını kısıtlayan hükümler gözden geçirilecek.

Adliyelerde ifade alma işlemlerinin 7 gün 24 saat yapılabilmesi sağlanacak.

Hakim, savcı ve kamu görevlileri için sosyal medya etik ilkeleri düzenlenecek.

Danıştay nezdinde UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) üzerinden dava açılabilecek.

UYAP sisteminde Bilirkişi Görevlendirme Rehberi hazırlanacak.

Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara kendi dini bayramlarında ilave imkanlar sağlanacak.

Sulh ceza hakimliklerinin, idari yaptırım kararlarına karşı yapılan başvurularda ihtisaslaşmaları sağlanacak.

6 ay içinde uygulanması planlanan bazı faaliyetler

Hakim ve savcılar için coğrafi teminat sağlanacak.

Yargıtay ve Danıştay üyeliğine seçilebilmek için 45 yaş şartı getirilecek.

Yargı mensuplarına sürekli ve zorunlu eğitim getirilecek.

Adalet Bakanı’nın, hakimleri başka bir yargı çevresinde geçici olarak yetkilendirebilmesine ilişkin hüküm kaldırılacak.

Uzun yargılama ve gerekçesizlik nedenleri hakimlerin terfi ve disiplin incelemelerinde dikkate alınacak.

Hukuk fakültelerine giriş başarı sıralaması yükseltilecek.

Şiddet mağduru kadınlara avukat tayin edilecek.

Çocuk mahkemelerindeki duruşma salonlarının çocuk dostu olacak şekilde tasarlanması, duruşmalara cübbesiz katılım sağlanacak.

Spor tahkim kurullarının yapısı güncellenecek.

İnsan ticaretine ilişkin suçlar gözden geçirilecek.

İstinaf ceza dairelerine, kararların gerekçesiz olması ve savunma hakkının kısıtlanması hallerinde bozma yetkisi tanınacak.

Bozma kararı verilen dosyaların, öncelikle ve ivedilikle görülmesi sağlanacak.

İdari davaya katılanların tek başına kanun yoluna başvurabilmesi sağlanacak.

Avukatların tasdik ettikleri belgelerin, adli ve idari merciler tarafından işlemlere esas alınması sağlanacak.

Müdafinin dosya inceleme yetkisine yönelik kısıtlama kararlarına üst süre sınırı getirilecek.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve müsadere kurumu gözden geçirilecek.

Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hükümler gözden geçirilecek.

Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının yapısı güncellenecek.

Borçluya haczedilen malını satma imkanı getirilecek.

İcra takip sürecinde taraflara yansıyan maliyetler azaltılacak.

Tapu siciline konulan kamusal kısıtlamaların elektronik ortamda erişime sunulması sağlanacak.

Hakim ve savcı yardımcılığı müessesesinin ihdası sağlanacak.

Çalışanlara kendi dini bayramlarında izinli sayılma imkanı sağlanacak.

Hükümlü ve tutukluların açık görüş sürelerinin uzatılması sağlanacak.

Engelli öğrencilerin kamu yurtlarında ücretsiz barındırılması sağlanacak.

Hakim ve savcıların teftiş sisteminin etkinliği attırılacak.

Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelik yeniden düzenlenecek.

İnsan hakları dersi, hukuk fakültelerinde zorunlu hale getirilecek.

Hakim ve savcı adaylarına “Staj Eğitim Merkezi” belirlenecek.

Kamu hizmetlerinin sunumunda uyulacak usul ve esaslara ilişkin mevzuat düzenlemesi yapılacak.

Türk Yargı Etiği Bildirgesi’nin bilinirliği sağlanacak.

Uyuşturucu suçlarında beş yıl süreli “bağımlılık takip modeli” getirilecek.

Ceza infaz kurumlarında anne-çocuk ünitesi oluşturulacak.

Adliyelerde halkla ilişkiler büroları oluşturulacak.

Şeffaflığın artırılması ve yolsuzlukla mücadeleye ilişkin Strateji Belgesi güncellenecek.

e-Duruşma uygulaması yaygınlaştırılacak.

Finans, sendika, imar ve kamulaştırma gibi alanlar ile vergi ve bilişim suçları bakımından ihtisas mahkemeleri kurulması sağlanacak.

Ticari hayatın yoğun olduğu il ve ilçelerde ticaret mahkemeleri ile fikri ve sınai haklar mahkemeleri kurulacak.

Hakimlerin tayinlerine esas bölge sistemi yeniden düzenlenecek.

Yargıda belirli unvanlı görevler için asgari kıdem şartı getirilecek.

Noterlik işlemlerinde dijital dönüşüm olacak.

Birleşmiş Milletler Gençlik Merkezi kurulacak.

Yabancılara yönelik hazırlanan şüpheli, sanık ve mağdur hakları formları yaygın dillere tercüme edilecek.

Bir yıl içinde yapılması hedeflenen bazı faaliyetler

İşkence iddiasına dair disiplin suçlarında zaman aşımı kaldırılacak.

Uzun yargılamadan kaynaklı zararlar yönünden İnsan Hakları Tazminat Komisyonu nezdinde doğrudan başvuru imkanı getirilecek.

Bireysel başvuru sisteminin etkinliği arttırılacak.

Siyasi partiler ve seçim mevzuatı gözden geçirilecek.

Lekelenmeme hakkının kapsamı genişletilecek.

Mahkeme temelli aile ara buluculuğu müessesesi oluşturulacak.

Adli kontrol tedbirleri yönünden tazminat imkanı sağlanacak.

Denetimli serbestlikle cezanın infazında nispi uygulama getirilecek.

Özel infaz usullerinin kapsamı genişletilecek.

Engellilik, hastalık veya kocama hallerinde cezanın denetimli serbestlik altında infazının kapsamı genişletilecek.

Gayrimenkul satış sözleşmeleri noterliklerde yapılabilecek.

İstinaf ve temyiz süreleri kararın tebliğinden sonra başlayacak.

Özel hukuk tüzel kişileri bilirkişilik yapabilecek.

Gençlere yönelik evlilik yardımının kapsamı genişletilecek.

Noterlerin çalışma gün ve saatleri yeniden belirlenecek.

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun yapısı gözden geçirilecek ve BM akreditasyonu alması sağlanacak.

Ceza İnfaz Kurumları İnsan Hakları İzleme Komisyonu kurulacak.

Denetimli Serbestlik Hizmetleri Danışma Kurulu yeniden yapılandırılacak.

Türkiye Adalet Akademisi yeniden yapılandırılacak.

Seri ve basit yargılama usullerinin kapsamı genişletilecek.

Kamu İhale Mevzuatı gözden geçirilecek.

Kanun yollarına başvuru süreleri yeknesak hale getirilecek.

Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların kapsamı genişletilecek.

Kabahatler Kanunu’nda öngörülen başvuru ve itiraz yollarının etkinliği arttırılacak.

Basın, yayın ve internet yoluyla işlenen suçlarda muhakeme şartı olan süreler gözden geçirilecek.

İfade hürriyetine ilişkin mevzuat gözden geçirilecek.

Din hürriyetine ilişkin mevzuat gözden geçirilecek.

Ayrımcılık ve nefret suçuna ilişkin Türk Ceza Kanunu’nda yeni bir düzenleme yapılacak.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Avrupa Birliği standartları ile uyumlu hale getirilecek.

Acele kamulaştırmaya ilişkin hükümleri de içerecek şekilde Kamulaştırma Kanunu gözden geçirilecek.

Kamulaştırmasız el atma gibi müdahalelere karşı valilikler nezdinde idari başvuru yolu getirilecek.

Kamu idarelerinin taraf olduğu aynı nitelikteki uyuşmazlıklarda pilot dava usulü getirilecek.

Gayrimüslim cemaat vakıflarına ilişkin Vakıflar Yönetmeliği’nde düzenleme yapılacak.

Elektronik tebligat uygulaması yaygınlaştırılacak.

Havalimanlarında 7 gün 24 saat adliye uygulaması yaygınlaştırılacak.

İcra dairelerinde kağıtsız ofis ortamına geçilecek.

Aile ve çocuk mahkemelerinin müstakil bir kampüs içinde bulunacağı yeni bir adliye mimarisi modeli yapılacak.

İnsan Hakları Araştırma Bursu sağlanacak.

2 yıl içinde gerçekleştirilmesi öngörülen bazı faaliyetler

Ticari sırra ilişkin düzenleme hayata geçirilecek.

Yatırım ombudsmanlığı getirilecek.

Toplanma hürriyetine ilişkin mevzuat gözden geçirilecek.

Yargı, icra ve noter harç ve masrafları sadeleştirilecek.

Mahkeme uzmanı istihdamına yönelik çalışmalar yapılacak.

Bazı ağır suçlar hariç olmak üzere 15 yaşından küçük çocukların ilk defa işledikleri fiillerin soruşturmaya konu edilmemesi sağlanacak.

Hukuk fakültelerinde öğrenim süresi 5 yıla çıkartılacak.

İmar Kanunu’nun 18’inci maddesi uygulamasından kaynaklı mağduriyetler giderilecek.

Sürekli nitelikteki bazı faaliyetler

Hukuk fakültesi mezunlarının adli kollukta istihdamı sağlanacak.

Mevzuat ya da uygulamadan kaynaklı aksaklıkların Ceza Hukuku Bilim Komisyonu görüşleri dikkate alınarak sürekli izlenmesi sağlanacak.

Ceza infaz kurumlarında kampüs kütüphaneleri kurulacak.

Sivil toplum kuruluşlarıyla periyodik görüşmeler yapılması sağlanacak.

Tutuklama ve adli kontrol tedbirlerine ilişkin olarak sulh ceza hakimleri ve savcılara düzenli eğitim verilecek.

Kamu görevlileri hakkında rücu ve disiplin işlemlerinin etkili yürütülmesi sağlanacak.

Çevrim içi çocuk istismarı fiilleri ile etkili mücadele edilmesi sağlanacak.

Mülki idare amirleri ve kamu yöneticilerine insan hakları eğitimi verilecek.

Kamuda kadın istihdamı arttırılacak.

İlköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretimde insan hakları dersleri yaygınlaştırılacak.

Abonelik sözleşmelerine ilişkin güvence bedeli hakkında yeni düzenleme getirilecek.

“Yol haritası belli oldu”

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de takvime ilişkin sosyal medyadan paylaşımda bulundu.

Gül, “Özgür birey, güçlü toplum, daha demokratik bir Türkiye anlayışıyla hazırlanan İnsan Hakları Eylem Planı’nın yol haritası belli oldu. Planın tamamı, 2 yıllık bir süreçte hayata geçmiş olacak.” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Adalet Bakanlığınca geçen yıl uygulamaya geçirilen e-duruşma uygulamasıyla duruşma yapan mahkeme sayısının ülke genelinde 915’e yükseldiğini bildirdi.

Bakan Gül, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bugün itibarıyla Ankara Adliyesi’ndeki tüm hukuk mahkemelerinde e-duruşma başladı. Türkiye genelinde e-duruşma uygulanan mahkeme sayısı 915’e ulaştı. Hayırlı olsun.” ifadelerine yer verdi.

Yargı Reformu Strateji Belgesindeki dijital dönüşüm hedefleri kapsamında Adalet Bakanlığı mühendislerince yazılımı yerli ve milli imkanlarla geliştirilen ve 15 Eylül 2020’de uygulanmaya başlanan e-duruşma, adalet hizmetlerine erişimin kolaylaştırılmasının yanı sıra avukatlar açısından da emek ve zaman tasarrufu sağlıyor.

Kovid-19 salgını nedeniyle mahkemelerde oluşabilecek yoğunluğun önüne geçilmesine de katkı sağlayan uygulama sayesinde avukatlar, videokonferans yöntemiyle duruşmalara katılabiliyor.

Adalet Bakanlığınca yaygınlaştırılması hedeflenen e-duruşma’nın 2022 yılı sonunda ülke genelindeki tüm adliyelerde uygulanması hedefleniyor.

Ayrıca e-duruşma, Ankara ve İstanbul’daki hukuk mahkemelerinin tamamında uygulanıyor.

25 binden fazla duruşma yapıldı

Ankara, Ankara Batı, İstanbul, İstanbul Anadolu, Bakırköy, Gaziosmanpaşa, Büyükçekmece, Beykoz, Silivri, Çatalca, Şile ve Adalar adliyelerindeki tüm hukuk mahkemelerinde uygulanan e-duruşma, diğer 28 büyükşehirdeki adliyelerde de İcra Hukuk, Tüketici ve Kadastro mahkemelerinde yapılabiliyor.

e-duruşma ülke genelinde 96 tüketici, 193 icra hukuk, 33 kadastro, 142 asliye hukuk, 93 sulh hukuk, 107 aile, 184 iş, 56 asliye ticaret, 11 fikri ve sınai haklar mahkemesi olmak üzere 915 mahkemede uygulanabiliyor.

Öte yandan, e-duruşma sistemi ile bugüne kadar 25 bin 705 duruşma gerçekleştirildi.

Muhabir: İsmet Karakaş

EDİRNE (AA) – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Edirne’de bir otelde düzenlenen Mağdur Odaklı Adalet Buluşmaları’nın ilk toplantısında yaptığı konuşmada, Mağdur Hizmetleri Biriminin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan yeni bir birim olduğunu, mağdur ve insan odaklı adalet anlayışı için seferberliği bugün Edirne’den başlattıklarını belirti.

Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerinin adliyedeki bütün mağdurların eli, kolu ve gözü olacağını ifade eden Gül, bugün yapacakları toplantıda da özellikle mağdura adalet hizmetleri verilirken ne gibi eksiklikler var onu değerlendireceklerini vurguladı. Toplantıdan çıkacak sonuçların çok değerli olacağını belirten Bakan Gül, konuşmasına şöyle devam etti:

“Kolluk hangi konuda tıkanıyor, hangi talepleri var, ne gibi sorunlar yaşıyor, uzmanlarımız hangi sorunları yaşıyor? Özellikle ihtisaslaştırmaya çalıştığımız yargısal çalışmalarda diğer kurumlarda ne gibi ihtiyaç var ve bunlar bir mevzuata mı, uygulamaya mı yada başka bir teknik ihtiyaca mı bir yeterlilik duyuyor, ihtiyaç duyuyor? Bunların analizini hep beraber yapacağımız önemli bir toplantıda şimdiden başarılar diliyorum. Tüm bu toplantılar gerek Edirne’miz gerek tüm Türkiye’deki mağdura yönelik yaklaşımlarımıza da sahada önerileri alacağımız değerli bir toplantı olacaktır, fırsat olacaktır.”

“Çocuğun icraya konu olmasını kabul edemeyiz”

Suça karşı önleyici ve tedavi edici politikaların geliştirilmesinin önemine değinen Gül, bu konuda yetişmiş insan kaynağı, mevzuat altyapısı ve kurumsal kapasite bakımından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde çok önemli adımlar attıklarını söyledi.

“Birbirinizi yormadan, işi yokuşa sürmeden ve sürüncemede bırakmadan pratik sonuçları ve çözümleri arıyoruz, benimsiyoruz.” diyen Gül, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu kapsamda ele alacağımız meselelerin yine başında çocuk teslimi meselesi gelmektedir. Evet bu bir meseledir. Çünkü çocuğun çok üzülerek söylüyorum bir eşya gibi icraya konu olmasını kabul edemeyiz. Bu konu çok hassas ve önemlidir. Çocuklar boşanma sırasında veya sonrasında sürecin en masum bir o kadarda kırılgan ve örselenen tarafıdır. Ayrılmış çiftler arasında anne baba arasında kalan çocukların maruz kaldığı o acı tabloların son bulmasını sağlayacağız. Dünyanın her yerinde de ya polis ya icra gibi, belli bir kurum devlet otoritesi çerçevesinde çocuk diğer tarafa gösterilmediği zaman devreye girmektedir. Gösterdiğinde medeni bir şekilde onu görüp tekrar teslim ettiğinde sorun yok. Sorun gösterilmediğinde çıkıyor ve burada da devlet mekanizması devreye giriyor. Ama biz diyoruz ki ‘Bu devlet otoritesi icra kanalı ile olmasın.’ İcra Müdürlüğü değil Mağdur Hakları Merkezi ile uzman arkadaşlarımız eşliğinde psikologlar, pedologlar, sosyologlar, çalışmacılarla arkadaşlarımızla yine valiliklerimizin koordinasyonunda bu konudaki uzmanlar marifetiyle bu çocuk teslimini, çocuk teslim merkezleri de oluşturarak sağlamayı hedefliyoruz ve bu konuda da netice alacağımıza inanıyoruz.”

Bakan Gül, çocukların tesliminin devlet otoritesi icra kanalıyla olmaması gerektiğini, çocuk teslimatının Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü kanalı ile yapılmasını hedeflediklerini vurguladı.

“Kendi çocuğunu görmek için icraya yatırılan parada kabul edilebilir bir durum değildir.” diyen Gül, “Bunu da sona erdirecek bu çalışmayı, kendi çocuğunu görmek için icraya para yatırma uygulamasını da sona ermesini sağlayacağız. İnsanı, çocuk, yaşlı, kadın, engelli insan olarak yaşatmak, o değeri ile yaşatmak devletin temel vazifesidir. Bunu da hep birlikte ortaya koyacağız ve çocuklarımıza bu anlamda daha yakın sahip çıkmış olacağız.” şeklinde konuştu.

“Adaleti yerine getirecek yargı mensuplarıdır”

Gül, mağdur haklarına verdiklerini öneme değinerek bu hakkın hiçbir şekilde ihlal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Mağdur haklarının çiğnenmemesine herkesin özen göstermesi gerektiğini ifade eden Gül, “Mağdur hakkının temel unsurlarından biri mahremiyet hakkıdır. Mağdurun ifşa edilmeden özel hayatının korunması hakkı hiçbir suretle elinden alınmamalıdır. Ancak üzülerek görüyoruz ki bazı basın yayın organlarında, sosyal medyada hatta bu alanda faaliyet gösteren kimi STK’lerde bu hassasiyet paylaşılmıyor. Bunu üzülerek görmekteyiz önemle hatırlatmak isterim ki çocuğun üstün yararının ya da bir mağdur kadının özel hayatının veya kişisel verilerinin hiçe sayıldığı paylaşımlar, haberler, görüntüler insan onuruna ve hukuka aykırıdır. Bu konuda herkesi daha dikkatli ve özenli olmaya davet ediyorum.” diye konuştu.

Bakan Gül, kamuoyunun takip ettiği soruşturma ve davalarda adalet ve hukuk adı kullanılarak adaletin ve hukukun ihlal edildiğine tanık olduklarını belirtti.

“Etkileşim almak, reyting yükseltmek için adalet kavramının kullanışlı bir araç haline getirilmesini kabul etmiyoruz.” diyen Bakan Gül, konuşmasına şöyle devam etti:

“Mağdurun kişilik haklarını özel hayatını ihlal ederek o kişinin, o çocuğun gelecekte bir hayatı olacağını düşünmeden kişisel verilerini paylaşarak geleceğini çalmaya kimsenin hakkı yoktur. Adaleti yerine getirecek olan, titizlikle tüm delilleri araştıran, gecesini gündüzüne katarak hakikat peşinde koşan mağdurun da sanığın da haklarını gözeten yargı mensubudur. Kolluğun, adli ve idari personelin emekleridir. Onların da bir ana, baba, eş kardeş olduğunu hatırımızdan çıkarmayalım. Onlarında vicdanları kanatan olaylarda, toplumun her kesiminin paylaştığı duyguları, kolluk görevlimiz de uzmanımız da yargı mensubumuz da paylaşmaktadır. Türkiye bir hukuk devletidir, kurumlarıyla, kurallarıyla, kanunlarıyla, bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde yargı delile bakar, dosyaya bakar, anayasaya bakar. “

Gül, vatandaşların yargıdan beklentisinin adil bir kararı makul bir sürede verilmesi olduğunu hatırlattı.

Türk yargısından bu beklentinin en doğal ve temel hak olduğunu vurgulayan Gül, bazı davalarda uzayan sürelerin kişilerde mağduriyet oluşturduğuna işaret etti. Özellikle boşanma davalarında uzun sürelerin dikkati çektiğini anlatan Gül, “Boşanmalarda tazminat, velayet kusur tespiti ve diğer usuller nedeniyle davalar yıllar sürmektedir. Taraflar birbirini örselemekte, asıl mağdurda çocuklar olmaktadır. Bu çekişme hem erkeğe hem kadına yeni yükler, yeni sıkıntılar da getirmektedir. İnsan psikolojisini de yıpranmaktadır.” dedi

“Davaların hızlı bir şekilde sonuçlanması üzerinde çalışıyoruz”

Bakan Gül, boşanma davalarındaki hukuki prosedürü kısaltacak bir model üzerinde çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti. Boşanmak isteyenlerin hakim huzuruna geldiğinde her iki tarafında istemesi halinde tek celsede boşanabileceği bir modelle ilgili çalışma yaptıklarını dile getiren Gül, şöyle devam etti:

“Boşanma davalarında hukuki prosedürleri kısaltacak bir model üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Boşanmak isteyen taraflar hakim huzuruna geldiğinde her iki taraf boşanmak istiyorsa bir celsede boşanabileceği, diğer konuların ayrıca devam edeceği ama medeni halleriyle ilgili artık karı-koca hususunda boşanma iradelerini yıllar sürüp, 5-10 yıl sürüp bu konuda mağdur etmeyecek şekilde davaların hızlı bir şekilde sonuçlanması üzerinde çalışıyoruz”

“Kadına şiddette tolerans yok”

Gül, boşanma süreçlerinde kadına yönelik şiddet olaylarının yaşanabildiğini bu duruma tahammül edilemeyeceğini vurguladı. Kadına karşı şiddete sıfır tolerans ilkesiyle hareket edildiğini anlatan Gül, şöyle devam etti:

“Özellikle bu konularda boşanma sürecinde de yine kadınların şiddete maruz kalmalarına yol açan olayların çok sık yaşandığını müşahede ettik, gördük. Kadına şiddet konusunda en küçük bir tahammülümüz ve en küçük bir şekilde toleransımız yoktur, olamaz. Nerede olursa olsun, ne şekilde yaşanırsa yaşansın kadına karşı şiddetle mücadelede en güçlü bir şekilde tavrımızı, kararlılığımızı ve mücadelemizi kesintisiz bir şekilde sürdüreceğiz. Mücadele etmeye devam edeceğiz. Bildiğiniz gibi Meclis kapanırken 4. Yargı Paketi’nde boşanmış eşe karşı işlenen suçlar ve şiddetlere yönelik bir artırım getirdik, müeyyidesini artırdık. Yine bu çerçevede elbette sıfır tolerans ilkesi, şiddeti önleyici tedbirleri de yine ayrıca sürdüreceğiz.”

Bu konuda önemli uygulamalardan birinin elektronik kelepçe olduğunu aktaran Bakan Gül, özellikle kadına yönelik şiddette, tekrarlanma riskinin yüksek olduğu konularda, elektronik kelepçe tedbirine hükmedildiğini hatırlattı.

“Mağdura el uzatmanız en değerli işlerden biridir”

Gül, mağdur odaklı adalet anlayışıyla hareket ederek mağdurların örselenmelerinin önüne geçmeye çalıştıklarını anlattı. Mağdurların mağduriyetlerinin sona ereceğini vurgulayan Gül, konuşmasını şu şekilde tamamladı:

“Sayın Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan iki temel politika belgemiz, Yargı Reformu Strateji Belgesi, güven veren ve erişilebilir adalet için ve yine İnsan Hakları Eylem Planı, burada da özgür birey, güçlü toplum ve daha demokratik Türkiye için yolumuza devam edeceğiz. Sizden ricam insan odaklı perspektifle bu çalışmalara ve bu mevzuat değişikliklerine sahip çıkmanız. Bir mağdurun gözünün yaşının silinmesi, mağdura el uzatmanız en değerli işlerden biridir, onların yaralarının sarılması. Bu konuda da başarılı olacağınıza her türlü gayreti gösterdiğinizi ve göstereceğinize inancımız tamdır.

Adli görüşme odalarından biri de Edirne’de bulunmaktadır. Az önce valimizin açıkladığı örnekler, yurt dışında görülen örnekler artık ülkemizde başlamıştır. Adli görüşme odalarında yine çocuk ve kadının bir daha örselenmesinin önüne geçici uygulamalar hayata geçmiştir. Edirne’de de vardır ve aldığım bilgiye göre bugüne kadar 231 görüşme buralarda yapılmıştır. Yani 231 insan örselenmemiş, tekrar o anı yaşamammış, bu çok değerlidir. Bundan dolayı hepinize tüm yargı mensuplarımıza, uzmanlarımıza, kolluğumuza, emeği geçen kurum temsilcilerimize teşekkür ediyorum.”

Edirne Valisi Ekrem Canalp de adaletin en yalın haliyle herkesin hakkını verebilmek olduğunu vurguladı. Devlet olarak yürütmüş oldukları görevlerde narin guruplara hassasiyet gösterdiklerini anlatan Canalp, bu gurupları, çocuklar, yaşlılar, engelliler ve kadınlar olarak tanımladı.

Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanı Ramazan Gürkan ise Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerinin 2019 yılında 7 pilot adliyede hizmete geçtiğini ve bugün sayılarının 116’ya ulaştığını ifade etti.

Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak ise Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleriyle suça maruz kalan çocuk, kadın ve diğer dezavantajlı grupların uzman desteğiyle ifadelerinin alınmasının sağlandığını dile getirdi.