İran Kızılayı Başkanı Peyvendi, yolsuzluk yaptığı iddiasıyla gözaltına alındı

TAHRAN (AA) – Mali yolsuzluk yaptığı öne sürülen İran Kızılay Başkanı Ali Asgar Peyvendi, Devrim Muhafızları Ordusunun İstihbarat Servisi tarafından gözaltına alındı.

İran yerel medyasında yer alan haberlere göre, Peyvendi, başkanlığını yaptı İran Kızılayında büyük ölçüde mali yolsuzluk yaptığı iddiasıyla dün öğleden sonra yakalandı.

İran devlet televizyonunda yer alan habere göre de Ali Asgar Peyvendi, kurumun toplumsal itibarını korumak ve İran Kızılayının daha verimli işler yapmasını sağlamak için istifasını Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’ye sundu.

– Hükümet ile yargı arasındaki tartışmalar

Cumhurbaşkanı Ruhani, 28 Ağustos’ta yargı erkinin hükümete yönelik tutumunu eleştirerek, denetleme mekanizmasının sıkı çalışması ancak işlerine müdahalenin durması gerektiğini belirterek, “Başkaları müdahale ederse yürütme organı işini yapamaz. Meclisten de yasalarımızı ve kaidelerimizi tekrar gözden geçirmesini rica ediyorum.” ifadelerini kullanmıştı.

Yargı kurumlarının bağımsız olduğunu, usulsüzlük yapanı yasalara göre yargılayabileceğini dile getiren Ruhani, “Rica ediyorum, yargılamalara siyasi şaibeler bulaşmasın. Böyle bir durumda yargı mekanizması ölür. Halkımızın, ‘falan şahıs filan siyasi akımla ilişkili olduğu’ için tutuklandığını düşüneceği işler yapmayalım. Eğer halkın zihninde böyle bir şüphe yer alırsa, yargı erki yargılamada meşruiyetini kaybeder.” görüşünü dile getirmişti.

İran Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi de “Söylenen sözlerin hiçbirine itibar etmeyeceğiz.” diyerek, “Servet ve kudret ile bağlantılı kişilerin dosyaları hakimlerin önüne geldiğinde birileri bunun siyasi olduğunu, bir tarafın hedef alındığını ve işin içinde başka amaçlar olduğunu söylüyor. Hakimlerimiz bu sözlere aşinadır ve önlerine gelen dosyaları da adil bir şekilde inceleyecektir. Söylenen sözlerin hiçbirine de itibar etmeyeceğiz.” demişti.

İran’da yerli otomobil üreticileri İran Khodro ve Saipa’nın üst düzey yöneticileri, otomobil satışlarında yolsuzluk ve usulsüzlük yaptıkları gerekçesiyle tutuklanmıştı. Bunun dışında hükümete bağlı kurumlarda çalışan müdür ve yöneticilere yönelik “yolsuzluk” soruşturmaları artmıştı. Ruhani’nin özel kalem müdürü olarak atadığı, en küçük kardeşi Hüseyin Feridun da 2017’de “mali suçlar” nedeniyle yargılandığı davada tutuklanmıştı.

İran’ın Necef’deki başkonsolosluğu 3’üncü kez ateşe verildi

BAĞDAT (AA) – Irak’ın güneyinde Şiilerin yaşadığı Necef vilayetindeki gösterilerde, İran’ın başkonsolosluk binası bir kez daha ateşe verildi.

Yerel medyada yer alan haberlere göre, hükümet karşıtı gösteriler sırasında İran’ın Necef Başkonsolosluğu 3’üncü kez yakıldı.

Başkonsolosuluk binası daha önce 2 kez ateşe verilmişti.

Trump: “ABD, İran’daki protestocuları destekliyor”

WASHINGTON (AA) – ABD Başkanı Donald Trump, “ABD, özgürlükleri için protesto gösterileri düzenleyen cesur İran halkını destekliyor.” dedi.

NATO Liderler Zirvesi için Londra’da bulunan Trump, Twitter hesabından İran’daki benzin zammı protestolarına ilişkin açıklamada bulundu.

Trump, “ABD, özgürlükleri için protesto gösterileri düzenleyen cesur İran halkını destekliyor. Trump yönetimi altında (protestoculara) desteğimiz var ve her zaman da olacak.” ifadelerini kullandı.

– Trump “Destek vermiyoruz” sözüne açıklama getirdi

ABD Başkanı, söz konusu Twitter mesajından önce, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı görüşme esnasında, İran konusunda “Çok büyük gösteriler oluyor. Birçok kişiyi öldürüyorlar ve kimse bilmesin diye de interneti kapatıyorlar.” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Trump, gösteriler konusunda değerlendirme yapmayacağını ama desteklemediklerini kaydetmişti. Daha sonra Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile bir araya gelen Trump, burada İran ile ilgili ifadelerine açıklık getirerek, “Ben bir önceki sorunun, finansal destek soruluyor sandım. (Protestocular) Onlara desteğim tam ve en başından beri destekliyoruz.” diye konuştu.

İran uluslararası kuruluşların gösterilere ilişkin açıkladığı ölü sayısını yalanladı ancak rakam vermedi

İran Yargı Erki Sözcüsü Gulam Hüseyin İsmaili, benzin zammı protestolarında hayatını kaybedenlerin sayısına ilişkin uluslararası insan hakları kuruluşları tarafından açıklanan bilgilerin “düpedüz yalan” olduğunu savunurken, ölü sayısına ilişkin bir rakam vermedi.

İran’ın yarı resmi haber ajansı Tesnim’in haberine göre, İsmaili, başkent Tahran’da basın mensuplarına gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Uluslararası Af Örgütü gibi uluslararası insan hakları kuruluşlarının “gösterilerde en az 208 kişinin öldüğü” yönündeki açıklamalarının sorulması üzerine İsmaili, “Son huzursuzluğa ilişkin düşman gruplar tarafından açıklanan rakamlar düpedüz yalan. Gerçek rakamlar onların iddia ettiğinden farklı ve çok daha az.” dedi.

İsmaili, söz konusu kuruluşların gösterilerde öldüğünü açıkladığı bazı isimlerin farklı şekillerde hayatını kaybettiğini ancak protestolar sırasında ölmüş gibi gösterilmeye çalışıldığını savundu.

Gösterilerde hayatını kaybedenlerin birçoğunun “haydut” olarak adlandırdığı bazı gruplar tarafından öldürüldüğünü iddia eden İsmaili, ölü sayısına ilişkin ise bilgi paylaşmadı.

Ruhani: “İran’a göre Suudi Arabistan ile yeniden ilişki kurulmasında problem yok”

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, bölge ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesinde ve Suudi Arabistan ile ilişki kurulmasında hiçbir sorun görmediklerini söyledi.

İran Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Umman Dışişleri Bakanı Yusuf bin Alevi’yi kabul eden Ruhani, Yemen’deki savaş ve Suudi Arabistan-İran ilişkilerine dair değerlendirmelerde bulundu.

Suudi Arabistan’ın Suriye, Irak ve Lübnan’da yürüttüğü politikaların hiçbir kazanımı olmadığını savunan Ruhani, Riyad yönetiminin izlediği politikaları değiştirmesi temennisinde bulunarak, “İran’a göre bölge ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesinde ve Suudi Arabistan ile yeniden ilişki kurulmasında hiçbir problem yoktur.” ifadelerini kullandı.

Yemen krizini bölgenin önemli bir sorunu olarak nitelendiren Ruhani, devam eden savaşın bu ülkenin toprak bütünlüğünü tehdit ederek sadece yıkım ve ölüm getirdiğini ifade etti.

Ruhani, “Yemen’deki savaşın en kısa sürede sonlandırılması için herkes çaba göstermelidir. Ülkede güvenlik ve istikrarın sağlanması ve bunun gölgesinde Yemen-Yemen müzakerelerinin yapılması gerekiyor. Yemen savaşı iki ülke halkı arasında kin ve düşmanlık icat etmekten başka bir sonuç vermemiştir.” görüşünü dile getirdi.

İran Cumhurbaşkanı, ABD ve Avrupa ülkelerinin, yaptıkları açıklamalara rağmen Yemen’de barışın sağlanmasıyla ilgili olmadıklarını ve bu ülkelerin savaş sayesinde yüksek sayıda silah satma imkanı bulduğunu söyledi.

Bölge ülkelerinin, güvenliğin temininde aktif rol oynamasını ve Hürmüz Boğazı ile Basra Körfezi’nin güvenliği için yabancıların müdahalesine izin verilmemesini isteyen Ruhani, Hürmüz Barış planını bu amaçla hazırladıklarını aktardı.

Umman Dışişleri Bakanı Alevi de Yemen krizinin çözülmesi için ümit verici işaretlerin olduğunu ve bu doğrultuda İran’ın bölgedeki hassas sorumluluğuna göre hareket edeceğine inandığını söyledi.

Başta Tahran ile Washington arasında olmak üzere ara buluculuk rolüyle ön plana çıkan Umman’ın Dışişleri Bakanı Yusuf bin Alevi son 9 ayda 3’üncü kez Tahran’ı ziyaret ediyor.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani, ekimde, Birleşmiş Milletler 74’üncü Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, “Hürmüz Barış Girişimi” planını açıklamış ve planın hedefinin Basra Körfezi’ne kıyısı olan ülkelerin barış, istikrar ve refah seviyelerinin yükselmesi, karşılıklı anlayışa dayalı dostane ilişkilerin geliştirilmesi olduğunu belirtmişti.

İran’daki üniversitelerde “karışıklık çıkarmayı planlayan” bir grubun yöneticileri tutuklandı

İran İstihbarat Bakanlığı, Tahran ve diğer kentlerdeki üniversitelerde “karışıklık çıkarmayı planlayan” bir grubun yöneticilerinin tutuklandığını duyurdu.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “İstihbarat güçleri, 7 Aralık Öğrenciler Günü”nde Tahran ve diğer kentlerdeki üniversitelerde karışıklık ve çatışma çıkarmayı planlayan devrim karşıtı şebekelerden birinin asli üyelerini tespit ederek tutukladı.” ifadelerine yer verildi.

Operasyonun, yargı ile koordineli şekilde gerçekleştirildiği belirtildi.

Açıklamada ayrıca söz konusu grubun benzin zammına tepki protestoları sırasında Tahran Üniversitesi kampüsündeki öğrencileri “kışkırtmaya çalıştığı” öne sürüldü.

İran’da hava kirliliğinden kaynaklı hastalıklar yılda 33 bin can alıyor

İran’da hava kirliliğinden kaynaklı hastalıklar sebebiyle yılda 33 bin kişi hayatını kaybediyor.

İran devlet televizyonuna bağlı Genç Gazeteciler Kulübü’nün (YJC) haberine göre, Sağlık Bakan Yardımcısı Ali Rıza Reisi, ülkedeki hava kirliliği oranının küresel ortalamanın 3,3 kat üstünde olduğunu vurguladı.

Reisi, “Büyük kentlerdeki hava kirliliği nedeniyle özellikle 2,5 mikrondan küçük partiküller bireylerin akciğerlerine ve dokularına giriyor ve birçok hastalığa yol açıyor.” dedi.

Hava kirliliği nedeniyle zaman zaman kentlerde okullar, üniversiteler ve ticarethanelerin kapandığını hatırlatan Reisi, hava kirliliğinin doğrudan ve dolaylı olarak bir çok zarara sebep olduğunu dile getirdi.

Başkent Tahran başta olmak üzere büyük kentlerdeki hava kirliliğinin ülkede yıllık 33 bin kişinin ölümüne neden olduğunu belirten Reisi, hava kirliliğinin İran’a maliyetinin de Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre 30 milyar dolara ulaştığını bildirdi.

– Başkent Tahran dünyada hava kirliliği sıralamasında ilk 12’de

Hava sirkülasyonuna uygun olmayan fiziki yapısı ve nüfus yoğunluğunun yanı sıra eski araçlar ile milyonlarca motosikletin çıkardığı egzoz gazları, Tahran’da hava kirliliğini artıran etkenler arasında gösteriliyor.

Tahran, dünya genelindeki hava kirliliği sıralamasında ilk 12 şehir arasında yer alıyor.

Hafta sonu Tahran’da hava kirliliği 158 mikrogram/metreküp olarak ölçülmüş, ilk ve orta dereceli okullar ile üniversitelerde eğitime ara verilmişti.

Dünya Sağlık Örgütüne göre metreküp başına 25 mikrogram partikül madde, hava kirliliğinde en üst sınır. Buna PM2.5 sınırı deniyor. 100’ün üzerinde kaydedilen oranlar sağlığa zararlı, 250’nin üzerindeki ölçümün ise alarm seviyesi olduğu belirtiliyor.