İş dünyası, Erdoğan'ın 'Ekonomide yeni dönem' açıklamasından memnun

İSTANBUL (AA) – İş dünyasının önde gelen temsilcileri, Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda, ekonomide yeni döneme ilişkin açıklamalarını değerlendirdi.

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği net mesajların, Türkiye’nin pandemi sonrası önüne çıkacak fırsatları kaçırmayacağına olan inançlarını güçlendirdiğini bildirdi.

Avdagiç, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanımızın verdiği mesajlar, Türkiye ekonomisine ilişkin hem yurt dışında hem yurt içinde bakışın ‘kısa vadeden, orta vadeye kaymasının’ da teminatı oldu. 2021 yılı için bir yandan aşı ile ilgili olumlu haberler umutları güçlendirirken, Cumhurbaşkanımızın açıklamaları da bundan sonrası için Türkiye ekonomisinin önünü açtı. Cumhurbaşkanımızın yatırım ortamının iyileştirilmesi, reformların devam edeceği vurgusu, enflasyonla mücadeleye ilişkin verdiği mesajlar, ekonomide beklenen atılımın köşe taşlarını oluşturacaktır.”

“Merkez Bankası’nın güçlü duruşu her zaman çok önemli”

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, Erdoğan’ın AK Parti Grup Toplantısı’nda ekonomide yeni döneme ilişkin yaptığı açıklamaların umut verici olduğunu belirterek, “İSO olarak bugüne kadar her dönem, Merkez Bankası söz konusu olduğu zaman temel ve tartışılmaz düşüncemiz şu olmuştur: Merkez Bankamız, ülkemizin, itibarı en yüksek hassasiyetle korunması gereken kurumudur ve bu gerçek asla unutulmamalıdır. Çünkü ülke ekonomimizin finansal istikrarı ve finansal kredibilitenin uzun vadeli korunmasında Merkez Bankası’nın güçlü duruşu her zaman çok önemlidir. Merkez Bankası Başkanı’nın eli güçlü olmalıdır.” değerlendirmesini yaptı.

Merkez Bankası yönetiminin son dönemde tartışmalara konu edildiğini hatırlatan Bahçıvan, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“Son dönemlerde ne yazık ki bu konuda yıpratılmış olan yönetim anlayışının, yeni başkanın görev döneminde tekrar bağımsızlığın ön plana alınarak, güçlendirileceğini ve ihtiyacımız olan güçlü Merkez Bankası yönetim anlayışına dönüştürülmesini ümit ediyoruz.”

“Üzerimize düşen her görevi fazlasıyla yerine getireceğiz”

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak da Türk iş dünyasının dünyaya açılan penceresi olan DEİK olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomide yeni döneme ilişkin açıklamalarını desteklediklerini bildirdi.

Özellikle Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir geleceği için her zaman üzerinde durdukları büyüme, istikrar ve istihdam alanlarında atılacak her adımda, devletin ve ekonomi yönetiminin yanında olmayı sürdüreceklerini ifade eden Olpak, şunları kaydetti:

“Amacımız, önümüzdeki süreçte finansal piyasalarda risklerin gerilediği, öngörülebilirliğin yükseldiği ve piyasa ile iletişimin kuvvetleneceği yeni bir döneme girmek. Kovid-19 pandemisi, dünya ekonomisini ve küresel ticareti etkilediği gibi Türkiye ekonomisine de bir hayli zorlu bir süreci yaşattı. Ancak yakın dönemde finansal piyasalardaki istikrar ortamımız ile bu yaraları güçlü bir şekilde sararak yolumuza devam edeceğimize inanıyoruz. Bu bağlamda, atılacak yeni adımlarla birlikte Türk lirasına olan güvenin de hızla artacağını düşünüyoruz.

Değerli çalışmaları ve ülkemize hizmetleri için Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak’a Türk iş dünyası adına teşekkür ediyor, Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine atanan Sayın Bakanımız Lütfi Elvan’a başarılar diliyoruz. Türk iş dünyasının dışa açılan pencereci DEİK olarak, önümüzdeki dönemde daha fazla ihtiyaç duyacağımız küresel ticari diplomasi faaliyetlerimiz ile Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. Ülkemizi riski az, güveni yüksek, kazancı tatminkar bir cazibe merkezi haline getirme yolunda üzerimize düşen her görevi fazlasıyla yerine getireceğiz.”

“Açıklamalar çok daha verimli bir döneme geçiş yapacağımızı ortaya koyuyor”

Türkiye İhracatçılar Birliği (TİM) Başkanı İsmail Gülle, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın makroekonomik istikrarı temeline alan, ekonomik gelişmelere dair açıklamalarını ihracat ailesi olarak büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

Hükümetin, her zorlu dönemde ihracatçının yanında durduğunu, her zaman “Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye” hedefiyle uyumlu para ve maliye politikalarıyla kendilerini desteklediğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her zaman ifade ediyoruz. Döviz kurlarındaki ve makroekonomik göstergelerdeki istikrar ihracata ve yatırımlara artış olarak yansıyor. Özellikle Cumhurbaşkanımızın düşük risk ve istikrar vurgusu, yatırımlar ve üretim açısından çok daha verimli bir döneme geçiş yapacağımızı ortaya koyuyor. Ayrıca, Cumhurbaşkanımızın açıklamalarındaki serbest piyasanın korunacağına yönelik yapılan vurgu, ülkemizin gerek yatırımlarda gerekse tedarikte güvenilir bir liman olduğunu gözler önüne seriyor.

Salgın döneminde kendini bir kez daha kanıtlayan ihracatçılarımız, makroekonomi politikalarının bizlere açtığı yol doğrultusunda çalışmaya, üretmeye ve yeni rekorlar kırmaya devam edecek. Sağlık ordumuzun neferleri, insanlarımızın sağlığını bu küresel salgından korumak için nasıl canla başla çalışıyorsa, Türk ihracatının saha neferleri olan bizler de ülkemiz ekonomisini küresel salgının getirdiği tüm menfi tesirlerden korumaya gayret ettik ve etmeye devam edeceğiz. Sürdürülebilir büyüme ve kalkınmanın en önemli yapıtaşının ihracat olduğu bilinciyle çalışmaya devam edeceğiz.”

“Ekonomimizde gözlenen V tipi toparlanmanın hızlanacağına inanıyoruz”

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan ise “Salgın sürecinin ortaya çıkmasından önce yüzde 5 büyümeyi hedeflediğimiz bir yıl olan 2020’nin ilk çeyreğinde yüzde 4,4 büyüme kaydetmiş, fakat Kovid-19 salgınının ortaya çıkardığı krizin etkisiyle yılın ikinci çeyreği oldukça zorlu geçmiş ve bu dönemde ekonomimiz yüzde 9,9 küçülmüştü. Bununla birlikte ikinci çeyrekle birlikte en kötünün geride kaldığını ve yılın ikinci yarısında Türkiye ekonomisinin yaraların sarmaya başladığını gördük.” ifadelerini kullandı.

Birçok ülkede yılın üçüncü çeyreğinde de negatif büyüme eğiliminin sürdüğünü aktaran Kaan, şunları kaydetti:

“Buna karşın ülkemizin bu dönemde oldukça hızlı bir şekilde toparlandığına şahit olduk. Bu bağlamda MÜSİAD olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen istikrar, büyüme ve istihdam odaklı seferberlik çağrısıyla birlikte, ekonomimizde gözlenen V tipi toparlanmanın hızlanacağına inanıyoruz. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ve ekonomi yönetimimizin destekleriyle atacağımız adımlarla bilgi, insan ve mal hareketliliğinin yeniden canlanacağını ve bilhassa salgın sonrası dönemde salgın öncesine göre çok daha iyi bir konumda olacağımızı düşünüyoruz.”

“Ülke menfaatlerine yönelik atılacak her türlü adımın iş dünyası adına en büyük destekçilerinden olacağız”

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, Türkiye’nin ekonomik potansiyelinin yüksek olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Önümüzdeki dönemde makroekonomik istikrarı güçlendirip, yatırım için güven ortamının sağlanması ve bununla birlikte piyasaları rahatlatacak mikro reformlarla odaklanılması ile 2023 hedeflerine koşarak ilerleyen bir Türkiye’yi görmüş olacağız. Bu dönemde döviz kurlarındaki sapmalar, istihdam, enflasyon, yatırım ortamının iyileştirilmesi, katma değeri yüksek yerli teknolojik ürünlere ağırlık verilmesi, ithalatın ihracatı karşılama oranı gibi temel konular üzerinde daha da yapısal reformlara ihtiyaç olacağı aşikar.

Sayın Cumhurbaşkanımızın içinde bulunduğumuz ekonomik durumlara ilişkin analizleri iş dünyası olarak da bizlerin değinilmesini istediğimiz görüşlerle örtüşmektedir. Başta tasarrufların Türk Lirası üzerinden yapılması çağrısı dahil bu bağlamda ülke menfaatlerine yönelik atılacak her türlü adımın iş dünyası adına en büyük destekçilerinden ve takipçilerinden biri olacağımızı özellikle belirtmek isteriz.”

“Cumhurbaşkanımızın açıklamaları da ekonomik sorunların bir nevi aşısı olacaktır”

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz da aşı haberlerinin ardından yapılan açıklamaların, iş dünyasının umutlarını artırdığını vurgulayarak, “Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamaları da ekonomik sorunların bir nevi aşısı olacaktır. Zaten piyasanın olumlu tepkisi bunu hemen gösterdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın tespitlerine katılıyor ve hedeflerine ulaşmak için iş dünyası olarak her zaman olduğu gibi yanında olacağımızı belirtmek istiyorum.” değerlendirmelerinde bulundu.

Kopuz, tüm dünyada olduğu gibi, küresel salgının etkisiyle bazı ekonomik sorunlar yaşandığını belirterek, şunları kaydetti:

“Türkiye tarihinde olmadığı kadar uzun bir büyüme sürecinden sonra yapısal reformlarla iyileşmeyi sürdürülebilir hale getirmeye çalışırken pandemi başladı. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, yatırım ortamının iyileştirilmesi, mali piyasaların derinliğinin artırılması, kamu gelir ve harcamalarının kalitesinin yükseltilmesi, kayıt dışılığın önlenmesi, iyi yönetişim gibi alanlarda yapısal reformların gerçekleştirilmesi sorunlarımızı çözecektir. Tüm bu adımlar ülke risk primini düşürecek ve ülkemize büyük miktarda yatırım çekecektir. Zaten aşı haberleri de gelmeye başladı ve tünelin ucu görüldü. Sayın Cumhurbaşkanımızın başlattığı, istikrar, büyüme ve istihdam odaklı yeni seferberliğin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Muhabir: Musab Turan,Elif Ferhan Yeşilyurt,Furkan Gençoğlu,Yunus Türk

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İZMİR (AA) – Muş, AA muhabirine, İzmir ziyareti kapsamında iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldiklerini ve iş dünyasının taleplerine kulak verdiklerini söyledi.

İzmir’in ihracatının yıl sonunda 15 milyar doların üzerine çıkmasını beklediklerini aktaran Muş, kentin dış ticaret hacminin ise 26 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceğini ifade etti.

“İş dünyası gelecekten umutlu. Yatırımlar son sürat devam ediyor.” diyen Bakan Muş, bu trendin devam etmesi için de yoğun bir hazırlık süreci içinde olduklarına işaret etti.

Muş, özellikle ihracatın lojistiği ve finansmanıyla alakalı çalışmalara değinerek finansa erişim ve bunların vadesiyle ilgili problemlerin bulunduğunu aktardı.

Finansman alanında ilk etapta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kaynaklarıyla sunulan reeskont kredilerini 30 milyar dolara çıkardıklarını, bunun bir rahatlama getireceğini ifade eden Muş, “Artan ihracatın finansmanı ile alakalı kafa yoruyoruz. İnşallah orada bir çare bulacağız.” diye konuştu.

Muş, Eximbank’ı yeniden yapılandırma konusunda da çalışma yaptıklarını aktararak “Belki mevzuatıyla alakalı Meclis’te bazı değişiklikler yapılabilir. Oradaki işler, süreçler, işleyişle alakalı Eximbank’ın yapılandırması noktasında bir çalışmamız olabilir. Bu büyüyen ihracata bankanın daha hızlı karşılık vermesine yönelik planladığımız çalışmalar var.” diye konuştu.

E-ihracatla alakalı altyapı çalışmalarında da sona gelindiğine işaret eden Muş, şunları kaydetti:

“2022’den itibaren son sürat oraya eğilmek ve odaklanmak istiyoruz. Dolasıyla bunlar hep Türkiye’nin önümüzdeki dönem itibarıyla ticari fazla vermeye yönelik motivasyonunu gösteriyor. İş dünyasının motivasyonunu yüksek gördüm. Biz Allah nasip ederse, bu trendi de sürdürmeyi başarırsak dünyada beklemediğimiz, öngörülmeyen bir aksilik olmazsa ümit ediyorum, önümüzdeki yıldan itibaren artık kronikleşmiş hale gelen cari açığı bozup fazla veren ülke ligine geçmiş olacağız.”

Bakan Muş, Türkiye’nin kilogram başına ihracat değerinin de finansman olanaklarına erişimin artması ve imkanların çeşitlenmesiyle yapılacak yeni yatırımlarla artacağına işaret etti.

İSTANBUL (AA) – İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, yaptığı yazılı açıklamada, bu yıl ilk çeyrekte yüzde 7 büyüyen Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte güçlü bir performans göstermesinin beklendiğini hatırlattı.

Geçen yıl salgın dolayısıyla bu dönemde kapanmalar olduğu için ekonomik aktivitelerde ciddi bir düşüş olduğunu kaydeden Pelister, Türkiye’nin diğer ülkelere göre daha hızlı toparlandığını belirterek, “Dolayısıyla baz etkisinin de desteğiyle birlikte çift haneli büyüme rakamlarını görmeyi bekliyorduk. Bununla birlikte bu yıl içinde takip ettiğimiz imalat sanayi kapasite kullanım oranları, Türkiye İmalat PMI ve rekorlar kıran ihracat rakamları da bize büyümenin kuvvetli olacağı sinyallerini verdi. Bu yönüyle ülkemizin ikinci çeyrekte yüzde 21,7 büyümesini büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Pelister, özel tüketimden sonra büyümeye 6,9 puanla katkı veren net ihracatın yanı sıra sanayideki yüzde 40,5’luk büyüme ve yatırımlardaki yüzde 20,3’lük büyümenin dikkat çekici olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“İhracat, 2021 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 60, ithalat ise yüzde 19,2 büyüdü. Bu büyük performansta ülkemizin büyümesine en çok katkı veren ikinci sektör olan kimya sektörümüz ise ikinci çeyrekte gerçekleştirdiği 6,67 milyar dolarlık ihracat ile yüzde 71,59 büyüdü. İlk çeyreğe göre ise ihracatını yüzde 25,60 artırdı. Bu dönemde kimya sektörümüz, mayıs ve haziran aylarında ihracat lideri oldu. Haziran ayında 2,3 milyar dolarlık kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı ile sektörel bazda aylık yeni rekorumuzu kırdık. Yine öncü göstergelere baktığımızda bu pozitif tablonun biraz yavaşlayarak devam edeceğini öngörüyoruz. Kimya sektörü olarak bu yıl ihracatta 22 milyar doları yakalamayı bekliyoruz.”

“Türkiye tarih yazıyor”

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz ise tüm dünyanın salgının yıkıcı etkileri ile sınandığı bir dönemde, Türkiye’nin dosta düşmana karşı gücünü bir kez daha ispat ettiğini belirterek, “Dünyanın en güçlü ekonomilerinin işsizlik ve küçülmeler ile boğuştuğu 2021 yılının ilk çeyreğinde yaşanan 7’lik güçlü büyüme, bugünlerin sinyalini vermişti. Her zaman söylediğim gibi Türkiye’nin ve Türk insanının gücüne güvenmeyenleri şaşırtmaya devam edeceğiz. Tüm engellemelerine karşın, Türkiye tarih yazıyor.” ifadelerini kullandı.

Üretim çarklarının artık güçlü bir şekilde dönmeye başladığını aktaran Kopuz, salgın boyunca tedarik zincirinin hiç kırılmadığını, bunun ekonomiye yansımasını da rekor ihracat, yüksek büyüme oranlarıyla gördüklerini ifade etti.

Kopuz, iş dünyası olarak emeklerinin karşılığını aldıklarını ifade ederek, “Bu başarıdan aldığımız cesaretle daha çok çalışmalı, üretimde yüksek teknolojileri kullanmalı ve daha çok üretmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu başarıyı hükümetin adeta ilmek ilmek işlediğine dikkati çeken Ali Kopuz, şunları kaydetti:

“Hükümetin yıllardır birçok sektöre ve bölgeye verdiği destekler, pandemi döneminde hem çeşitlendi ve genişletildi. Sıkı çalışmalar neticesinde esnafımız da tüccarımız da işçimiz de mağdur edilmedi. Türkiye gerek aşılamadaki başarısı, gerek ise ekonomi yönetimi sayesinde bu dönemi de en az hasarla atlatacaktır. İnşallah bu rekor büyümenin etkisini azaltacak kapanma gibi bir sürece girmeyiz. Bu yüzden herkesi aşı olmaya, önce sağlıklarını sonra da geleceğimizi ve kazanımlarımızı korumaya davet ediyorum.”

“Büyüme yıl sonunda yüzde 9’lar civarında olabilir”

İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz Bölgeleri (İMEAK) Deniz Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran da geçen yıl salgının ilk dönemi olmasından kaynaklı baz etkisinin bu artışta önemli payı olmakla birlikte, büyüme tablosunda olumlu bir ivmelenme ve yapısal değişim gözlemlendiğini kaydetti.

Büyümenin ana dinamiğini imalat sanayi, yatırımlar ve ihracatın oluşturduğunu belirten Kıran, şunları kaydetti:

“Özellikle imalat sanayi ürünlerine salgın döneminde artan iç ve dış talep, geçen yılın üçüncü çeyreğinden bu yana imalat sanayiinde çok güçlü bir artışa yol açmış durumda. İkinci çeyrekte imalat sanayi büyüme oranı yüzde 43,4 olarak gerçekleşti. İmalat sanayiine yönelik talep artışı, kapasite artırım ihtiyacını da doğurmuş ve ülkemizde makine ve teçhizat yatırımlarının son üç çeyrektir hızlı artışına imkan tanımıştır. İkinci çeyrekte makine ve teçhizat yatırımlarındaki artış yüzde 35,2 olarak gerçekleşti. İhracat artışı da güçlenerek ikinci çeyrekte 59,9 oldu. Bu tablonun kara, deniz ve hava taşımacılığına da olumlu yansımaları oldu. Hizmet sektörleri de kendi içinde ayrışmakla birlikte yüzde 45,8 gibi güçlü bir büyüme gerçekleştirdi. Hizmetlerdeki toparlanmanın yılın ikinci yarısında devam etmesini bekliyoruz.”

Öncü göstergelerin büyümenin yıl sonunda yüzde 9’lar civarında olabileceğine işaret ettiğini aktaran Kıran, “Pandemi ile ilgili riskler son çeyrek ve gelecek yılın başına yönelik büyüme rakamını etkileyecektir. Bununla birlikte imalat sanayi-yatırım-ihracat odaklı yakalanan büyüme yapısının devamını başta turizm olmak üzere hizmetlerin desteğini de alarak sürdürmek son derece önemli olacaktır.” ifadelerini kullandı.

“Büyüme oranlarında ihracatın katkısı yüksek”

Asrın İşadamları Derneği (ASRİAD) Genel Başkanı Adnan Danışman, yüksek büyümenin moral verici olduğunu belirterek, rakamların, bir kısım sorunların giderilmesinde ana düzeltici etki oluşturacağını ve tüm alanları etkileyecek iyileştirmeye vesile olmasını umduğunu ifade etti.

Danışman, yüzde 21,7’lik büyüme oranının son derece önemli olduğunu vurgulayarak, “Vatandaş yeniden harcamaya döndü. Bu hem ümitlerin arttığını hem de birikmiş talebin devreye girdiğini gösteriyor. Özellikle ihracatçı üzerinden moral yakalanmıştır. Devlet harcamaları kısmış ve sanayici yatırıma yönelmiştir. Bu durum, sanayinin gelecek açısından daha iyi sonuçlar üretebileceğinin de göstergesi.” ifadelerini kullandı.

Büyüme oranlarında ihracatın katkısının yüksek olduğunu ifade eden Danışman, ihracat kapasitesinin artarak devam etmesi halinde, ihracatın ekonomiye en ciddi katkıyı sunmaya devam edeceğine işaret etti.

Danışman, şimdilik en büyük sorunun, büyümeden tüm kesimlerin yeterli payı alamaması olduğunu aktararak, özellikle sabit gelirli kesimlerin büyük sıkıntı içinde olduğunu, mevcut büyümenin onların durumunu perdelemesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Muhabir: Ergin Garip