Islah edilerek üretilen tohumlar 20 ülkeye satılıyor

KONYA(AA) – Firmanın çeşitli illerde sözleşmeli olarak ürettirdiği sebze, yem ve tarla bitkisi tohumları, şirketin Konya’daki tesislerinde işleniyor. Tarımsal araştırma enstitüleriyle ortak yürütülen çalışmalarla tohumlar ıslah edilip çeşitlendiriliyor.

Firmanın yönetim kurulu üyesi ziraat mühendisi Mualla Özen, AA muhabirine, işletmeyi 20 yıl önce kendisi gibi ziraat mühendisi olan eşiyle kurduklarını söyledi.

Şimdi oğullarının da kendileriyle çalıştığını dile getiren Özen, “İş paylaşımı yapıyoruz. Ben tarım ekonomistiyim. Firmanın finans işlerine bakıyorum. Eşim, üretim bölümüne bakıyor, oğlumuz da dış ticaret bölümüne bakıyor.” dedi.

Özen, sebze, yem bitkileri ve tarla bitkilerinin tohumlarını çiftçilere sözleşmeli olarak ektirdiklerini belirterek, “Ürünlerimizde genlerle oynama yok. Islah ederek yeni çeşit oluşturuyoruz. Tohum, önce depolama kısmına geliyor. Burada eleme makinelerinden geçtikten sonra ilaçlama ve renklendirme yapıyoruz. Daha sonra ambalajlama yapılıyor.” diye konuştu.

Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile Ar-Ge çalışmaları yürüttüklerini söyleyen Özen, şunları kaydetti:

“Yoncada ilk akla gelen firma oluyoruz. Ayçiçeği tohumlarımız çok tercih ediliyor. 20 ülkeye ihracat yapıyoruz. İhracatımızı Arap ülkeleri ve Türk cumhuriyetlerine yapıyoruz. Genellikle mısır, ayçiçeği, bezelye talep ediyorlar. Cezayir’e 15 yıldır bezelye ve fasulye çeşitlerimizi gönderiyoruz. Özbekistan’a küçük taneli domates, İran, Irak’a mısır, ayçiçeği, karpuz tohumu ihraç ediyoruz. Üretimimizin yüzde 40’ını yurt dışına gönderiyoruz.”

Ege, Marmara, İç Anadolu’da tohum üretimi yaptıklarını dile getiren Özen, bazı bölgelerde de deneme üretimi için çalıştıklarını ifade etti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KONYA (AA) – Konya’da faaliyet gösteren tohum şirketinin sahibi Samet Ergündüz, AA muhabirine, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesinde birlikte öğrenim gördüğü iki arkadaşıyla sektöre girdiğini söyledi.

Mezuniyetin ardından bir süre tohumculuk firmalarında tecrübe kazandıklarını belirten Ergündüz, daha sonra da hububat ve yem bitkilerinde yüksek verimli ve kaliteli çeşitleri geliştirmek amacıyla şirket kurduklarını ifade etti.

“Çiftçilerden olumlu dönüş alıyoruz, çok fazla talep geliyor”

Ergündüz, ülke şartlarına uygun, yüksek rekolteli hububat tohumu üzerine araştırma yaptıklarını dile getirerek şöyle devam etti:

“Yurt dışından getirdiğimiz, ıslah ve Ar-Ge çalışmalarıyla deneme sahasında üretimini geliştirdiğimiz 6 sıralı arpa çeşidini çiftçimizle buluşturduk. Bu yıl üretim sezonu kurak başladı ve öyle de gitti. Hububat ciddi etkilendi. Konya başta olmak üzere ülkemizin çeşitli bölgelerinde 6 bin dekar sözleşmeli üretim sahamız var. Kendimiz de 3 bin dekar arazide üretim yapıyoruz. Rekolteyle rekor kırıyoruz. Suluda 600 ila 1200 kilogram verim gerçekleşiyor, bu iyi bir rakam. Çiftçilerden olumlu dönüş alıyoruz, çok fazla talep geliyor. Biz de yaptığımız işten keyif alıyoruz. Islahçı bir firmayız, global iş ortaklarımız var. Türkiye’den üretimini ve satışını yaptığımız 6 sıralı mutlak kışlık arpa, soğuğa ve mantar hastalıklarına dayanıklı, yüksek verimli bir ürün. Kendini ispat etti.”

Kuraklıkta yüksek zararın önüne geçilebilir

Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Murat Akbulut da özel sektörün ve enstitülerin kuraklığa dayanıklı ürün geliştirmek için çalıştığını söyledi.

Birçok bölgede çok sayıda çeşit üzerine deneme yapıldığını belirten Akbulut, “Bu anlamda olumlu gelişmeler var. Kuraklığa dayanıklı ürünle susuz tarım yapılacağı anlamına gelmez. Kuraklıkta yüksek hasarın olmasına karşın bu çeşit ürünlerle zayiat düşecek. Bu da genel rekoltedeki kaybı azaltır. Bu çeşitler kuraklığın yaşandığı yıllarda elimizi kuvvetlendirecektir. Bu çalışmaların hızla artması gerekiyor. Su olmadan tarım olmaz. Suyla ilgili tedbirlerin alınması büyük önem taşıyor.” dedi.

“Sezon kurak gitmese yüzde 60-70 daha fazla ürün çıkardı”

Sarayönü ilçesi Gözlü Mahallesi’nde ektiği bu arpa çeşidini hasat eden İbrahim Yıldırım da bölgede kuraklık nedeniyle hububatın çoğunun tarlada kaldığını ifade etti. Yıldırım, “Bu tarladan iyi mahsul alındı. Dekarına 700-800 kilogram ürün çıktı. Böyle bir senede bu çok iyi. Sezon kurak gitmese yüzde 60-70 daha fazla ürün çıkardı.” diye konuştu.

Çumra ilçesinde sözleşmeli üretim yapan çiftçilerden Mevlüt Ferahkay da arpanın kurak sezonda yüksek rekolteyle diğer ekim alanlarındaki verim kaybını telafi ettiğini dile getirdi.

İSTANBUL (AA) – İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü mezunu Müge Yeniada, bitirme projesi kapsamında çekirdekten bitki yetiştirme kiti yaparak nostaljik fasulye deneyini günümüze taşıdı.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, günümüze göre uyarlanan kit, okul öncesi çağdaki çocuklara (4-7 yaş) yönelik tasarlandı.

Projeyle çocukların ekolojik okuryazarlığının ve çocukla ebeveynin arasındaki ilişkinin verimli bir şekilde artırılması hedefleniyor

Müge Yeniada, birçok çocuk gelişimci ve anneyle yaptığı görüşmeler sonucunda hayata geçirdiği projesiyle okul öncesi çağdaki çocukların ekolojik okuryazarlığını artırmayı hedefliyor.

Yeniada'nın çekirdekten bitki yetiştirme kitinin içerisinde, hedeflediği yaş grubundakilerin ergonomilerine uygun, çekirdek toplama ve ekim süreçlerine ilişkin el aletleri ile tohumun ekilmesi ve saklanması için çeşitli ürünler yer alıyor.

Ürünlerin malzemelerini ve üretim yöntemlerini doğaya zarar vermeyen ahşap, porselen ve geri dönüştürülmüş karton gibi malzemelerden tercih eden Yeniada, kendisi de sürecin en başından beri projesiyle paralel olarak çekirdekten domates yetiştiriyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Müge Yeniada, şunları kaydetti:

"Bilgi Mimarlık Fakültesi’nden Prof. Dr. Özlem Er, Dr. Öğr. Üyesi Selin Gürdere Akdur, Refik Burak Atatür, Yetkin Yazıcı, Ar. Gör. Gizem Öz yürütücülüğünde ve Gözde Şekercioğlu mentorluğunda hayata geçirdiğim bitirme projem ile çocuk ve ebeveynin arasındaki ilişkiyi verimli bir şekilde artırmayı ve tohumun potansiyeli ile meyve/sebze atıklarının toprağa geri dönüşümünü sağlamayı hedefliyorum. Projemin şu an çalışan bir prototipi var. Kendim de sürecin en başından beri projemle paralel olarak çekirdekten domates yetiştiriyorum. Bu süreçte tek yıllık bitkileri yetiştirmeyle ilgili her şeyi öğrendim diyebilirim. Çeşitli bitki yetiştiricileriyle görüştüm ve bir permakültür çiftliğini ziyaret etme imkanı buldum.

Konunun uzmanlarından aklımdaki tüm sorulara yanıt bulduktan sonra kendi domateslerimi marketten aldığım domateslerin çekirdeklerinden yetiştirmeye başladım. Projemi geliştirerek sürdürülebilir faaliyetler olan (kompost yapma, organik boyama) gibi küçük setlere dönüştürmeyi planlıyorum. Ailelerin kendi ilgileri doğrultusunda seçeceği kitlerle, sürdürülebilirlik faaliyetlerini çocuklarıyla birlikte gerçekleştirmelerini istiyorum."