İsrail Batı Şeria’da yasa dışı 850 konut daha inşa edecek

KUDÜS(AA) – İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’ın haberine göre, İsrail makamları gelecek hafta Yahudi yerleşimciler için Batı Şeria’da 850 konut daha inşa edilmesi kararını onaylayacak.

Haberde, İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz’ın bu konutların inşası için Filistin Topraklarındaki Hükümet Aktiviteleri Koordinasyon Birimi (COGAT) bünyesindeki Sivil İdare Birimi Yüksek Planlama Kuruluna talimat verdiği ve konutların Batı Şeria’nın kuzeyindeki Yahudi yerleşim birimlerinde inşa edileceği kaydedildi.

İsrail makamlarından konuya ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı.

ABD’de yeni başkan Joe Biden’ın göreve gelmesinden çok kısa bir süre önce İsrail’in böyle bir adım atması dikkati çekti.

Donald Trump’ın kayıtsız şartsız desteğini alan İsrail makamları, Batı Şeria’da yasa dışı konut inşasına karşı olduğunu ifade eden Biden’ın göreve gelişi öncesi Yahudi yerleşim birimleri inşa ve genişletme faaliyetlerine hız vermiş durumda.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KUDÜS (AA) – Bir grup Filistinli, akşam namazını Doğu Kudüs’ün Eski Şehir bölgesinde yer alan Şam Kapısı’nda kılmak istedi.

İsrail polisi, namaz kılan Filistinlileri önce itekledi, ardından da coplarla saldırdı.

Öte yandan Filistin Kızılayı’ndan yapılan yazılı açıklamada, İsrail polisinin Şam Kapısı’ndaki bugünkü olaylarda 10 kişiyi yaraladığı belirtildi.

Yaralılardan birinin hastaneye kaldırıldığı, diğerlerinin tedavisinin bölgedeki sağlık ekiplerince yapıldığı ifade edildi.

Başbakan Binyamin Netanyahu’ya yakınlığıyla bilinen aşırı sağcı İsrail milletvekili Itamar Ben-Gvir’in, bugün Eski Şehir bölgesinde yer alan Şam Kapısı önünde basın açıklaması yapmak istemesi üzerine bölgede tansiyon yükselmişti.

Ben-Gvir’in provokatif girişimine tepki gösteren Filistinlilere ses bombasıyla müdahalede bulunan İsrail polisi, aralarında çocukların da olduğu çok sayıda kişiyi gözaltına almıştı.

WASHINGTON (AA) – ABD’de Demokrat Parti içinde terakkiperver kanatla liberal kanat arasındaki ayrışma, Kongrenin Müslüman vekillerinden Ilhan Omar’ın yaptığı Amerikan dış politikasıyla ilgili bazı güncel değerlendirmelerin ardından yeniden gündeme geldi.

Önceki gün Temsilciler Meclisindeki oturumda Dışişleri Bakanı Antony Blinken’a “ABD ve İsrail’in Uluslararası Ceza Mahkemesinin yetki alanını neden tanımadığına” ilişkin sorular soran Omar, konuya ilişkin Twitter paylaşımında da bulundu.

Omar, paylaşımında, “İnsanlığa karşı işlenen suçların kurbanları için aynı derecede hesap verebilirlik ve adalet sahibi olmamız gerekiyor. ABD, Hamas, İsrail, Afganistan ve Taliban tarafından işlenmiş akılalmaz suçlara tanıklık ettik. Bakan Blinken’a kurbanların adaleti nerede araması gerektiğini sordum.” ifadelerini kullandı.

Omar’ın ABD ve İsrail’i Hamas ve Taliban ile kıyaslamasına tepki gösteren çoğunluğu Yahudi Demokrat vekiller, bir açıklama yayımlayarak Omar’ın söz konusu açıklamasının “bir saldırı ve yanlış yönlendirme” olduğunu savundu.

Omar’dan diğer Demokrat vekillere tepki

Müslüman vekilden özür ve izahat beklediklerini kaydeden Demokrat vekillere yanıt veren Omar, “Desteğime ihtiyaçları olduğunda beni arayan çalışma arkadaşlarımın yazılı bir açıklama ile benden izahat istemeleri ayıptır. Açıklamadaki İslamofobik bağlam ise saldırgandır. Bu mektubun imzacılarının bitmeyen tacizleri katlanılmaz.” şeklindeki açıklamasıyla mektuba tepki gösterdi.

Omar’a Twitter hesaplarından yaptıkları açıklamalarla destek veren Rashida Tlaib ile Alexandria Ocasio-Cortez de Omar’a yönelik tepkinin yanlış olduğunu vurguladı.

Tlaib, “İslamofobi halen canlı ve daha şiddet yüklü ancak onunla mücadele ise zayıf. Nefret sınır tanımıyor.” değerlendirmesini yaptı ve her türlü ayrımcılığa karşı olduklarını ifade etti.

Omar, pazartesi günkü oturumda Blinken’a, ABD’nin Uluslararası Ceza Mahkemesinin İsrail ve Afganistan ile ilgili bazı yetkilerini tanımadığını hatırlatarak, “Peki buralardaki insanlar haklarını aramak için nereye gidecekler?” sorusunu sormuştu.

Blinken, ABD ile İsrail’deki hukuk sisteminin mağdurların iddialarına yanıt verebilecek kapasitede olduğunu ve Afganistan’daki mağdurların da bazı imkanlarının olduğunu savunurken, Omar’ın “ABD bu mağdurlar için hangi hukuk mekanizmasını destekliyor?” şeklindeki sorusuna yanıt vermekte zorlanmıştı.