Per. Ara 12th, 2019

İsrail heyeti, Körfez ülkeleriyle “saldırmazlık anlaşması” için ABD'de

İsrail’den bir heyet, Körfez ülkeleriyle “saldırmazlık anlaşması”na varmak üzere ABD’nin başkenti Washington’a gitti.

İsrail ordu radyosuna konuşan Dışişleri Bakanı Israel Katz, “Dışişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Ulusal Güvenlik Konseyi ve ordudan temsilcilerin bulunduğu” heyetin ABD’ye ulaştığını söyledi.

Katz, söz konusu heyetin, İsrail ve Körfez ülkeleri arasında saldırmazlık anlaşmasına varmak için görüşmeler yapacağını kaydetti.

Dışişleri Bakanı Katz, görüşmelere kimlerin katılacağına dair ise bilgi vermedi.

İsrail’in Kanal 12 televizyonunda ekim ayında yer alan bir haberde, Tel Aviv yönetiminin “saldırmazlık anlaşması” imzalamak için bazı Körfez ülkeleriyle müzakere yürüttüğü ileri sürülmüştü.

Anlaşma girişiminin İsrail’den geldiği, Dışişleri Bakanı Katz’ın eylül ayında ABD’nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kuruluna katıldığı sırada birçok Körfez ülkesinin Dışişleri Bakanıyla bu konuyu görüştüğü öne sürülmüştü.

Tel Aviv yönetiminin, Ürdün ve Mısır dışında herhangi bir Arap ülkesiyle resmi diplomatik ilişkisi bulunmuyor.

Son dönemde ise başta Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere birçok Körfez ülkesinin, İsrail ile kültürel ve sportif faaliyetler aracılığıyla yakınlaşması dikkati çekiyor.

BM: “İsrail işgalinin son 17 yılda Filistin ekonomisine maliyeti 47,7 milyar dolar”

CENEVRE (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), 2000-2017 döneminde İsrail işgalinin Filistin bütçesine zararının 47,7 milyar dolar olduğunu bildirdi.

UNCTAD’ın, “İsrail işgalinin Filistin ekonomisine maliyeti: Kamu maliyesi yönleri” başlıklı raporu açıklandı.

Rapora göre, Filistin ekonomisi, İsrail işgali nedeniyle son 17 yılda 47,7 milyar dolar zarara uğradı.

Bu miktar Filistin’in 2017 bütçesinden üç kat daha büyük. Söz konusu zarar olmasaydı 2000-2017 yılları arasında Filistin’de 2 milyon yeni istihdam sağlanacaktı.

UNCTAD’ın ekonomi uzmanlarından Mutasim Elagraa, rapora ilişkin BM Cenevre Ofisi’nde düzenlediği basın toplantısında, İsrail işgali sürdükçe Filistin ekonomisinin kayıplarının artmaya devam ettiği uyarısında bulundu.

“Son 10 yılda bazı UNCTAD çalışmaları ve raporları Filistin’den İsrail’e mali sızıntıları ele aldı.” diyen Elagraa, Filistin ekonomisinin kayıplarının açığa çıkarılmasıyla diğer uluslararası organizasyonların bu durumu sorgulamasının yolunun açıldığına dikkati çekti.

Böylelikle Filistin devletinin geriye dönük olarak mali kaynaklarının bir kısmını İsrail’den geri almasına yardımcı olunduğunu ifade eden Elagraa, raporun yarın BM Genel Kurul’una sunulacağını sözlerine ekledi.

UCM Savcısı “Mavi Marmara” dosyasını üçüncü defa kapattı

LAHEY (AA) – Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Savcılığı, İsrail’in 2010 yılında Gazze Özgürlük Filosu’ndaki Mavi Marmara gemisine düzenlediği saldırıya ilişkin soruşturmanın başlatılmasına yönelik yaptığı değerlendirmede dosyayı üçüncü defa kapatma kararı aldı.

UCM’den yapılan yazılı açıklamada, mahkemenin 15 Kasım 2018’de, savcının 2017’de aldığı “soruşturma açmama” kararını tekrar gözden geçirmesine hükmettiği hatırlatıldı.

Açıklamada, süreç sonunda UCM Savcısı Fatou Bensouda’nın, soruşturma dosyasını, “suçun UCM’de yargılanacak ağırlığa ulaşmadığı” gerekçesiyle kapatma kararı aldığı bildirildi.

UCM Savcılığı, 6 Kasım 2014’te yoğunluk gerekçesiyle bu yargılamayı yapamayacağına karar vermiş, Mavi Marmara avukatlarının bu karara itiraz etmeleri üzerine 15 Temmuz 2015’te ön inceleme dairesi, savcılığın, “soruşturma açmama kararı”nı tekrar gözden geçirmesini istemişti.

Savcılık 30 Kasım 2017’de ikinci defa soruşturma açmayı reddetmiş ve bu karar da yine Mavi Marmara avukatları tarafından temyiz dairesine taşınmıştı.

Temyiz dairesi, 15 Kasım 2018’de, savcılığın ikinci defa verdiği “soruşturma açmama kararının yanlış olduğuna ve tekrar gözden geçirilmesine” hükmetmişti.

Mağdur avukatlarının ve savcılığın itirazlarının dinlendiği 1 Mayıs 2019’daki usul duruşmasında, mahkemenin savcıları ile hakimleri arasında görüş farklılığı nedeniyle tartışmalar yaşanmıştı.

Netanyahu’nun dokunulmazlık başvurusu için geri sayım başladı

KUDÜS (AA) – İsrail Başsavcısı Avichai Mandelblit, 3 ayrı yolsuzluk dosyası nedeniyle Başbakan Binyamin Netanyahu hakkında hazırladığı iddianameyi İsrail Meclis Başkanı Yuli-Yoel Edelstein’e gönderdi.

Başsavcı Mandelblit’in gönderdiği iddianamede, Meclisin dokunulmazlık vermemesi halinde Başbakan Netanyahu’nun işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan İsrail’in Kudüs Merkezi Mahkemesi’nde yargılanacağı belirtildi.

Netanyahu’nun istemesi halinde dokunulmazlık başvurusunu 30 gün içinde Meclise yapması gerekiyor.

Meclisin böyle bir talep karşısında kararını vermesi ise ülkede koalisyonun kurulamaması ve erken seçim ihtimali nedeniyle uzun zaman alabilir.

Zira hükümetin kurulamaması nedeniyle Mecliste Netanyahu’nun dokunulmazlık talebini görüşecek İçişleri Komisyonu da oluşturulamıyor. Söz konusu komisyonun oluşturulabilmesi için ülkede önce hükümetin kurulması gerekiyor.

İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, 17 Eylül’deki erken seçimlerin ardından Netanyahu ve Mavi-Beyaz İttifakı lideri Benny Gantz’ın başarısız olması üzerine hükümeti kurma görevini 21 Kasım’da Meclis’e vermişti.

Meclis, 11 Aralık’a kadar hükümeti kurması için bir milletvekili üzerinde anlaşamazsa ülke 1 yıl içinde 3. kez seçime gidecek. Seçim kararı alınırsa, bunun en geç 90 gün içinde yapılması gerekiyor. Böylelikle seçmenlerin, Mart 2020’de sandık başına gitmesi bekleniyor.

Bu muhtemel seçimin ardından hükümet kurulursa, Meclis veya oluşturulacak İçişleri Komisyonu, Netanyahu’nun dokunulmazlık başvurusuna ilişkin kararını verecek.

Meclis, dokunulmazlık kararı verirse Netanyahu hakkında dava açılamayacak. Ancak, Netanyahu’nun dokunulmazlık talebi geri çevrilse dahi İsrail Başbakanı hakkındaki davanın en erken Mayıs 2020’de açılabileceği öngörülüyor.

– Netanyahu başbakanlık görevini sürdürecek

İsrail’deki yasalar gereği hakkında dava açılsa bile başbakan suçlu bulunana kadar görevinde kalma hakkına sahip. Bu nedenle Netanyahu’nun başbakanlık görevini şu an için bırakmasını gerektirecek bir durum bulunmuyor.

Meclisin olası dokunulmazlık başvurusunu geri çevirmesi halinde Netanyahu, görevdeyken hakkında ceza davası açılacak ilk İsrail Başbakanı olarak tarihe geçebilir.

– Netanyahu hakkındaki dosyalar

İsrail Başsavcısı Avichai Mandelblit, 21 Kasım’da 3 ayrı yolsuzluk dosyası nedeniyle Başbakan Netanyahu hakkında dava açmaya karar verdiğini açıklamıştı.

Bunlardan “4000 numaralı” telekomünikasyon yolsuzluğu soruşturması kapsamında Netanyahu, Shaul Elovictch’in sahibi olduğu “Bezeq” medya şirketine ait “Walla News” adlı internet sitesinde, ailesi lehine haberlere yer verilmesi karşılığında söz konusu şirkete 276 milyon dolar değerinde mali imtiyaz sağlamakla suçlanıyor.

“1000 numaralı” dosyada ise Netanyahu’nun 2007-2016 yıllarında iş adamlarından “hediye” adı altında 283 bin dolar değerinde puro, şampanya, mücevher ve uçak bileti aldığı iddia ediliyor.

“2000 numaralı dosyada da Netanyahu hakkında, “rüşvet aldığı, yolsuzluk yaptığı ve güveni kötüye kullandığı” yönünde suçlamalar yer alıyor.

Mandelblit, söz konusu dosyalara ilişkin kararını vermeden önce ekim ayı başında dört gün boyunca Netanyahu’nun avukatlarını dinlemişti.

İsrail güçleri 2’si çocuk 18 Filistinliyi gözaltına aldı

KUDÜS (AA) – İsrail güçleri, işgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria’nın çeşitli bölgelerine gece düzenlenen baskınlarda 2’si çocuk 18 Filistinliyi gözaltına aldı.

Yerel kaynaklar, Doğu Kudüs’te 10, Batı Şeria’da da 8 Filistinlinin İsrail güçlerince gece baskınlarında çeşitli iddialarla gözaltına alındığını belirtti.

Doğu Kudüs’te gözaltına alınanlar arasında 12 ve 16 yaşlarında 2 çocuğun da olduğu ifade edildi.

İsrail hapishanesinde 17 yıldır tutuklu bulunan ve geçen hafta kanser nedeniyle cezaevi hastanesinde hayatını kaybeden Filistinli Sami Ebu Diyak’ın kardeşi Salah’ın da Batı Şeria’da gözaltına alınanlar arasında yer aldığı kaydedildi.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te sık sık evlere baskın düzenleyen İsrail güçleri, çeşitli iddialarla Filistinlileri gözaltına alıyor.

Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te sıradan hale gelen gözaltılar sonrası aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu Filistinlilerden bazıları günlerce gözaltı merkezlerinde tutuluyor.

Filistin resmi kaynaklarına göre, İsrail hapishanelerinde 220’si çocuk olmak üzere 5 binden fazla Filistinli bulunuyor.