İsrail'de açık alanlarda maske zorunluluğu kaldırılıyor

KUDÜS (AA) – Nüfusuna oranla dünyada en fazla Kovid-19 aşısı yapılan İsrail’de normalleşme yolunda yeni bir adım atıldı.

Sağlık Bakanı Yuli Edelstein, yaptığı yazılı açıklamayla, açık havada maske takma zorunluluğunun pazar gününden itibaren kaldırılacağını duyurdu.

Kapalı alanlarda maske takma zorunluluğu ise uygulanmaya devam edecek.

İsrail’de aşılama sayesinde vakalardaki düşüş sonucu 21 Şubat’tan itibaren Kovid-19 önlemleri kademeli olarak gevşetilmişti.

Yaklaşık 9,3 milyon nüfusa sahip ülkede 5 milyon 338 bin 273 kişiye Kovid-19 aşısının ilk dozu, 4 milyon 960 bin 281 kişiye de ikinci dozu uygulandı.

Sağlık Bakanlığının verilerine göre, ülkede son günlerde günlük Kovid-19 vaka sayısı 200’ün altına düşmüş durumda.

İsrail’de bugüne kadar 6 bin 312 kişi virüs nedeniyle hayatını kaybetti, toplam vaka sayısı 836 bin 504’e yükseldi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KUDÜS(AA) – Kudüs İslami Vakıflar İdaresinden yapılan yazılı açıklamada, aralarında aşırı sağcı eski milletvekili Haham Yehuda Glick’in de bulunduğu 46 fanatik Yahudi’nin Mescid-i Aksa’nın güneybatısındaki El-Meğaribe (Fas) Kapısı’ndan Harem-i Şerif’e baskın düzenlediği belirtildi.

İsrail polisi korumasındaki Yahudi grubun, Harem-i Şerif’in avlularında dolaştıktan sonra Mescid-i Aksa’dan ayrıldığı kaydedildi.

Fanatik Yahudilerin öğleden sonra da baskınlarını sürdürmeleri bekleniyor.

Fanatik Yahudilerin Harem-i Şerif’e düzenlediği bu tür baskınlar bölgede gerginliğin tırmanmasına neden oluyor.

Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin egemenliği ihlal ediliyor

Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994’te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.

Ancak Yahudiler, 2003’ten bu yana İdarenin izni olmadan İsrail’in tek taraflı kararıyla polis eşliğinde kutsal mabede giriyor.

Bu girişleri baskın olarak nitelendiren Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini belirtiyor.

RAMALLAH(AA) – Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, haftalık Bakanlar Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, İsrail’de başbakanlık koltuğunu kaptıran Binyamin Netanyahu dönemini, ABD’de Donald Trump’ın görev yaptığı yıllarla birlikte “İsrail-Filistin meselesinin en kötü dönemi” olarak nitelendirdi.

Netanyahu’nun görevden ayrılmasıyla çatışma tarihinin en kötü döneminin son bulduğunu ifade eden Iştiyye, “Bununla beraber yeni hükümetin de önceki hükümetlerden daha az kötü olduğunu düşünmüyoruz.” dedi.

Yeni İsrail hükümetinden beklenenin, işgale sona vermesi ve Filistin halkının haklarını tanıması olduğunu vurgulayan Iştiyye, “Yeni hükümet, işgal, yerleşim ve diğer sömürü mekanizmalarına son vererek çalışmalarına başlamalı ve Filistin halkının meşru haklarını kabul etmeli.” diye konuştu.

Iştiyye, koalisyondaki partilerin anlaşmasına göre yeni hükümetin ilk başbakanı olan Yamina Partisi lideri Naftali Bennett’in, Yahudi yerleşim birimlerini destekleme kararını kınayarak, “Filistin halkının geleceğini ve meşru haklarını dikkate almazsa yeni hükümete herhangi bir gelecek görünmüyor.” ifadesini kullandı.

İsrailli aşırı sağcıların yarın işgal altındaki Doğu Kudüs’te “bayrak yürüyüşü” adı altında yapmayı planladığı provokatif eyleme izin verilmesi sonucu yaşanabilecekler konusunda da uyarıda bulunan Iştiyye, Filistin halkının duygularını tahrik etmek ve kutsal değerlerine saldırı anlamına gelen bu yürüyüşe engel olunması gerektiğini belirtti.

Netanyahu dönemi sona erdi

İsrail’de Gelecek Var lideri Yair Lapid ve Yamina lideri Naftali Bennett öncülüğünde kurulan koalisyon hükümeti, dün akşam Mecliste yapılan oylamada güvenoyu almıştı.

Lapid-Bennett koalisyonunun güvenoyu almasıyla Netanyahu, 12 yıldır oturduğu başbakanlık koltuğunu kaybetmişti.