İsrail'den, Gazze'ye bazı ürünlerin girişinde, uyguladığı kısıtlamaları esnetme kararı

İsrail, abluka altında tuttuğu Gazze Şeridi’ndeki uluslararası ve sivil projelerde kullanılacak bazı ekipmanlar ve ürünlerde geçerli kısıtlamaları bugünden itibaren esnetme kararı aldı.

İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, güvenlik durumunun değerlendirilmesinin ardından İsrail’in insani meseleleri eski haline getirmek için Gazze Şeridi’nde ekonomik alanda bir dizi uygulama başlattığı belirtildi.

Bugün itibariyle yürürlüğe gireceği kaydedilen uygulamalar kapsamında Gazze Şeridi’nde uluslararası sivil projeler ile özel sektör için Kerm Ebu Salim (Kerem Şalom) Sınır Kapısı’ndan bazı ekipman ve ürün girişlerindeki kısıtlamaların gevşetileceği ifade edildi.

Açıklamada, ithal araçların girişlerinin yanı sıra Gazze ve Batı Şeria arasındaki altın ticaretine izin verileceği aktarıldı.

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Hanun (Erez) Sınır Kapısından İsrail’e, Gazzeli tüccarların geçişi için belirlenen sayının bin kişi daha artırılacağı ifade edildi.

Ordu açıklamasında bu sivil adımların, üzerinde mutabık kalınan aşamalara ve güvenlik istikrarının tüm biçimleriyle korunmasına bağlı olduğu; durum değerlendirmesine göre girişlerdeki esnekliğin gözden geçirileceği aktarıldı.

Abluka altında tutulan Gazze’deki kısıtlamalar

Tel Aviv, mayıs ayından bu yana Gazze’ye ürün girişlerinde ciddi şekilde kısıtlama uyguluyor; bu durum abluka altındaki bölgede ekonomik krizin artmasına neden oluyor.

İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’ne 10 Mayıs’ta başlattığı saldırılar, Hamas ile varılan ateşkes doğrultusunda 21 Mayıs’ta sona erdirilmişti.

İsrail’in, Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 66’sı çocuk, 39’u kadın olmak üzere 254 Filistinli hayatını kaybetmiş, 1948 kişi yaralanmıştı. Saldırılarda ayrıca sivillerin evleri ve yüksek katlı binalar da vurulmuştu.

Filistinli direniş güçleri, ablukanın kaldırılması ve Gazze’nin yeniden imar edilmesine izin verilmesini isterken, İsrail imara karşılık, Hamas’ın elindeki 4 İsraillinin serbest bırakılmasını istiyor. Hamas ise İsraillilerin serbest bırakılması için esir takası yapılmasını şart koşuyor.

İsrail, yaklaşık 2,1 milyon nüfusa sahip Gazze Şeridi’ni 2006’dan bu yana kara, deniz ve havadan abluka altında tutuyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KUDÜS(AA) – Kudüs İslami Vakıflar İdaresinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail polisi korumasındaki 626 fanatik Yahudi’nin, Mescid-i Aksa’nın güneybatısında bulunan El-Meğaribe (Fas) Kapısı’ndan girerek, Harem-i Şerif’e baskın düzenlediği belirtildi.

İsrail bayrağı açan Yahudi grubun, Harem-i Şerif’in avlularında dolaştıktan sonra Mescid-i Aksa’dan ayrıldığı ifade edildi.

Fanatik Yahudilerin, öğleden sonra da baskınlarını sürdürmesi bekleniyor.

İbrani takvimine göre 20 Eylül’de başlayan ve bugün sona erecek olan Sukot (Çardaklar) Bayramı münasebetiyle fanatik Yahudiler, “Tapınak Tepesi” olarak isimlendirdikleri Mescid-i Aksa’ya yönelik baskın çağrıları yapıyor.

Harem-i Şerif’e fanatik Yahudilerce düzenlenen bu tür baskınlar, bölgede gerginliğin tırmanmasına neden oluyor.

Sukot Bayramı’nın başladığı günden bu yana binlerce fanatik Yahudi, sabah ve öğleden sonra Mescid-i Aksa’nın avlularına girmişti.

İsrail bayrağının açılmasına tepki

Fanatik Yahudilerin Harem-i Şerif’te İsrail bayrağı açmalarına ilişkin fotoğraf ve görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından olay, Filistinliler başta olmak üzere İslam dünyasından sert tepkilere yol açtı.

İsrail polisinin koruması altında gerçekleşen söz konusu eyleme, polisin müdahale etmemesi de eleştirilere neden oldu.

Harem-i Şerif’te hiçbir ülkenin bayrağının açılmasına izin vermeyen İsrail polisinin, buna sessiz kalması dikkati çekti.

İsrail polisinden olaya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

Kudüs İşleri Bakanlığından uyarı

Filistin yönetimine bağlı Kudüs İşleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınları, çok sayıda fanatik Yahudi’nin ve özellikle Yahudi bayramlarında dini ayinler gerçekleştirmeye yönelik çılgın girişimleriyle tehlikeli bir hal aldı.” uyarısı yapıldı.

Açıklamada, “Harem-i Şerif’te yaşananlar, özellikle İsrail polisi tarafından korunup kollandığı için camideki tarihi durumun açık ve tehlikeli bir ihlalidir.” ifadeleri yer aldı.

Fanatik Yahudilerin, dini bayramları Mescid-i Aksa’nın kutsiyetini ihlal eden baskınlar için kullandığına vurgu yapılan açıklama şöyle devam etti:

“Bu ihlaller, Mescid-i Aksa’yı zamansal ve mekânsal bölme çağrılarıyla örtüşüyor ki bu ciddi ve sonuçlarından kimsenin razı olamayacağı risklere işaret ediyor.”

Açıklamada ayrıca Arap ve İslam dünyası başta olmak üzere uluslararası topluma “İsrail’in Harem-i Şerif’in tarihi statükosunu değiştirme girişimlerini” durdurmak için müdahale etme çağrısı yapıldı.

Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin egemenliği ihlal ediliyor

Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994’te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.

Ancak Yahudiler, 2003’ten bu yana İdarenin izni olmadan İsrail’in tek taraflı kararıyla polis eşliğinde kutsal mabede giriyor.

Bu girişleri “baskın” olarak nitelendiren Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini belirtiyor.

KUDÜS (AA) – Haaretz gazetesinde yer alan haberde, başta Ramallah yakınlarındaki Beyt Anan köyü ve Cenin’e bağlı Kefr Burkin beldesi olmak üzere Batı Şeria’nın 5 farklı bölgesinde gözaltı baskınları sırasında İsrail güçleri ile Filistinliler arasında çatışma çıktığı belirtildi.

İsrail ordusuna dayandırılan haberde, Beyt Anan’da 3, Kefr Burkin’de 1 Filistinlinin hayatını kaybettiği ifade edildi.

Haberde ayrıca, İsrail ordusunun 4 Filistinlinin yaşamını yitirdiği olaylara tepki olarak abluka altındaki Gazze Şeridi’nde atılabilecek roketlere karşı hazırlık yaptığı kaydedildi.

Hayatını kaybeden Filistinlilerin Hamas hareketi üyesi olduğu iddia edilirken, olaylara ilişkin Filistin makamlarından henüz bir açıklama yapılmadı.