İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ İYİ Parti'den istifa etti

TBMM(AA) – İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ, istifasına ilişkin Mecliste düzenlediği basın toplantısında, İYİ Partinin kurulduktan bir süre sonra kuruluş amacından ve hedeflerinden olağanüstü uzaklaştığını belirtti. İYİ Parti Kongresi’nde, partiden Atatürk çizgisindeki Türk milliyetçilerinin ve programın tasfiye edildiğini belirten Özdağ, “Yerine gelen ise FETÖ’cü zihniyettir.” dedi.

FETÖ’den soruşturma geçirenlerin İYİ Parti kadrolarına konferans, ders verdiği dönemin de başladığını belirten Özdağ, “Yeni İYİ Partiye bu yakışıyor. FETÖ’cü sızma, yapmış olduğumuz bütün uyarılara rağmen bugün de devam etmektedir.” dedi.

Yusuf Halaçoğlu, Özcan Yeniçeri, Nevzat Bor, Fatih Eryılmaz, Ali Türkşen ve Ali Aydın gibi isimlerin tasfiyesini, etnik milliyetçilerin partide sorumlu makamlara getirilmesi ve FETÖ işbirlikçilerinin önemli makamlara atanmak istenmesinin izlediğini belirten Özdağ, “Bu sızma girişimleriyle sürekli mücadele ettim ve hemen hepsini engelledim. Zaten bana yönelik bana Akşener’in kızgınlığının temelinde de bu var. Asla parti içi muhalefet anlamında bir muhalefet yapmadım.” değerlendirmesini yaptı.

“İYİ Partiyi, CHP’nin uydu partisi haline getirdiler.” ifadesini kullanan Özdağ, “Belediyelerden gelen çantalar, ihaleler ve makamlar karşısında, İYİ Partinin onurunu sattınız.” diye konuştu.

Kars’ta HDP’nin seçim kazanma riskine rağmen Meral Akşener’in İYİ Parti adayını geri çekmediğini ve bunun istifa sebeplerinden birisi olduğunu dile getiren Özdağ, “Akşener’in yanlış tutumundan dolayı HDP Kars’ı kazandı. Akşener, HDP’nin Kars’ı kazanması karşısında sessiz kalmıştır, bu sürecin önünü açmıştır.” dedi.

Kongrede İsmail Koncuk ve kendisi aday olmadığı halde delegelere dağıtılan bir kara listede üstü çizilecekler olarak açıklandıklarını söyleyen Özdağ, şöyle devam etti:

“Aday olmayan insanların üstü nasıl çizerseniz? Çizemezsiniz. Peki bu liste kimin tarafından oluşturuldu? Akşener bu listeden haberinin olmadığı söylüyor. Sayın Akşener’in yalan söylediğini biliyorum. Bu liste Meral Akşener ve Koray Aydın tarafından oluşturulmuş, tetikçiliğini ise Uğur Poyraz ve Buğra Kavuncu yapmıştır.”

“Akşener, FETÖ iltisaklılarla yol yürüme konusunda çok rahat davranıyor”

İYİ Partinin son kongresinde ihanet edilerek arkadan vurulduğunu belirten Özdağ, kongre sonrası Genel Başkan Meral Akşener’in çıktığı televizyon programında tüm milletvekilleriyle görüştüğünü ifade ettiğini ancak bunun doğru olmadığını söyledi.

İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’nun FETÖ ile iltisaklı olduğunu yineleyen Özdağ, şu değerlendirmeyi yaptı:

“İYİ Parti içerisindeki FETÖ’cü ilerleme ne yazık ki devam ediyor. İYİ Parti Rize İl Başkanı hakkında gizlilik kararı bulunan bir FETÖ soruşturması var, bu soruşturmanın olduğunu açıklayan Güneysu İlçe Başkanı Ali Rıza Öztürk görevinden alındı. Siz dönüp İl Başkanı’na ‘Var mı kardeşim böyle bir soruşturma?’ diye soracağınıza bunu gündeme getiren İlçe Başkanı’nı görevden alıyorsunuz. Ama hiç şaşırtıcı değil. İYİ Partiyi kurarken FETÖ karşıtlığı bütün Türk kamuoyu tarafından bilinen isimleri kendisine kalkan yapan Akşener, şimdi FETÖ iltisaklılarla yol yürüme konusunda çok rahat davranıyor.” dedi.

Ümit Özdağ, İYİ Partinin CHP, HDP ve Saadet Partisi ile 2018 seçimleri öncesinde CHP’li İbrahim Kaboğlu başkanlığında bir anayasa üzerinde çalıştığını yineledi. Bu anayasa hazırlığının kendisinden önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İbrahim Kaboğlu tarafından kamuoyuna defalarca açıklandığının altını çizen Özdağ, kendisinin sadece İbrahim Kaboğlu’nun ilettiği anayasa taslağını kamuoyu ile paylaşarak İYİ Partiden bunun hesabını sorduğunu söyledi. Özdağ, şunları söyledi:

“Ben sadece anayasanın ilk 4 maddesini değiştiren bir taslağın söz konusu olduğu bir masada yer almayı nasıl kabul ettiklerini sordum. Akşener istediği kadar inkar etsin, İYİ Partinin yetkili üyelerinden habersiz bir şekilde HDP ile kirli bir anayasa çalışması yapılmıştır. Bu anayasa çalışmalarının 64 saat görüntüsü var. Bu anayasa çalışmalarına katılan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erozan, bir kere çıkıp ‘Ümit Özdağ sen yalan söylüyorsun.’ demedi. Meral Akşener, Erozan için konuşuyor, Kılıçdaroğlu da Erozan için konuşuyor. Ortada iki büyük gazetede ve televizyonlarda yapmış olduğu açıklamalar varken, ‘Benim böyle bir anayasa taslağından haberim yok.’ diyor. Neden bunu söylüyor? Meral Akşener’in Cumhur İttifakı’na kaçmaması için. Saadet Partisi Genel Başkanı, Meral Akşener’i korumak için haberinin olmadığını söylüyor.”

“Akşener’in beni tekrar İYİ Partiden ihraç edecek kadar cesur olmadığını da biliyorum”

Ümit Özdağ, ayrıca 2020 yılı içerisinde İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz’ın, Türk Tanıtma Vakfında düzenlenen bir öğlen yemeğinde CHP milletvekili ve Parti Meclisi üyelerinin olduğu bir masada AKP’li Ömer Çelik’in başkanlığında hazırlanan bir anayasa çalışmasına katıldığını söylediğini öne sürdü. Kendisinin Genel Başkan Meral Akşener’e bu bilginin doğru olup olmadığını sorduğunu belirten Özdağ, Akşener’in ise bu durumu geçiştirmeye çalıştığını iddia etti. Bu iddialarının arkasında olduğunun altını çizen Özdağ, şunları kaydetti:

“Aradan geçen aylar içinde Türk kamuoyunun nezdinde benim ortaya koyduğum gerçekler kabul görmüştür. Partiden ihracımla ilgili tek demokratik karar Muğla İl Başkanlığında alınmıştır. Diğer 80 il başkanı Meral Akşener ve Koray Aydın’ın baskısıyla imza atmışlardır. İYİ Parti Genel Merkezi’nin hukuka aykırı ihraç kararı Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Akşener, grup toplantılarında saldırmaya, aleyhimde konuşmaya devam etmektedir. Bu arada basın aracılığı ile yeniden ihraç için çalışmaların başlatıldığını duyuyorum. Ancak siyaseten iyi tanıdığım Akşener’in beni tekrar İYİ Partiden ihraç edecek kadar cesur olmadığını da biliyorum. Türklüğün ve Türkiye’nin düşmanları ile her zeminde akademik ve siyasi olarak tavizsiz mücadele ettim, bundan sonra da Allah izin verirse mücadele etmeye devam edeceğim. FETÖ’cü derneklerin kurucusu ve yöneticisi olan, 30 Ağustos’u Türkiyelilerin bayramı diye kutlayan kriptolarla, Atatürk’ün Türk milletini anlayışını kabul etmeyen siyasal omurgasızlarla, HDP ile aynı masaya oturup anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilmesine göz yumanlarla, HDP’yi Kürtlerin temsilcisi olarak görüp HDP’nin kapatılmasına karşı çıkanlarla, Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılar aracılığı ile örtülü bir şekilde istila edilmesine göz yumanlarla, ‘milliyetçiyim’ demelerine rağmen makamlarını, mevkilerini ve keselerini Türk Milleti ve vatanından daha fazla sevenlerle, Atatürkçüleri, Türk milliyetçilerini aldatanlarla aynı partide bulunmam mümkün değildir. Bundan dolayı, Akşener beni ihraç edecek kadar cesur değildir ancak ben Akşener ile birlikte kurucusu olduğum, kurucular kurulunu Akşener ile birlikte oluşturduğum İYİ Partiden istifa ediyorum.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

TBMM (AA) – İYİ Parti’den ihraç edilmesi kararı Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından iptal edilen İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, partiden ihracına ilişkin kararın iptalini değerlendirdi.

Ümit Özdağ, partiden ihraç edilmesine gerekçe olarak gösterilen bütün açıklamalarının arkasında olduğunu ifade etti.

İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz’ın “Türk yargısının sürati” şeklindeki açıklamasına değinen Özdağ, “Uğur Poyraz, şunu söylemek istiyor: ‘Yargı taraflı davranarak, çok hızlı davrandı. Hızlı bir karar verdi. Burada bir siyasi müdahale var’. Oysa bu, büyük bir yalan. Yargı, bu konuda Siyasi Partiler Kanunu’nun 57. maddesine göre, 30 gün içerisinde karar vermek zorunda ve 28 günde karar verdi. Yargının hızlı çalışması. Yargının taraflı davranması söz konusu değil.” diye konuştu.

Poyraz’ın, dava dosyasında vekaleti olduğunu belirten Özdağ, “Kamuoyunu yalan haberlerle manipüle edeceğine, dosyadaki vekaletine dayanıp yanında çalışan genç çocukları yollayacağına, avukat olarak kendisi gelip o dosyanın arkasında dursaydı. Bir ihraç davası açmayı bilmediği için mahkeme, sürenin bitiminden iki gün önce davayı, ihracı iptal etti.” değerlendirmesinde bulundu.

Muğla İl Başkanı Şekerdağ’ı ziyaret edecek

İYİ Parti’nin 81 il başkanı içerisinde bir tek Muğla İl Başkanı İncilay Gezgin Şekerdağ’ın ihraç için imza vermediğini ve mahkemenin sonucunu beklediğini dile getiren Özdağ, “Bütün baskılara direndi. Kendisiyle hiçbir tanışıklığım yok. Hukuka, vicdana uygun davrandı.” dedi.

Muğla’ya giderek İYİ Parti Muğla İl Başkanı Şekerdağ’a teşekkür edeceğini açıklayan Özdağ, “Ancak dünden itibaren bana yönelik olarak basın yoluyla tehditler geliyor. Eğer gidersem Muğla’da gereken yapılacakmış. Muğla il teşkilatına baskılar yapılarak dün gece 45 kişi istifa ettirildi ve İl Başkanı tehdit edildi. İl Başkanı biraz önce bana mesajla, iki sivil polisin kendisini evden alıp partiye götüreceğini bildirdi. Bir mahkemenin almış olduğu karara herkes saygı duymalı.” ifadesini kullandı.

Özdağ, herkesin hukukun üstünlüğünü ve demokrasiyi içine sindirmesini isteyerek, İYİ Parti’nin, hukukun üstünlüğü ve demokrasi mücadelesi sonunda kurulduğunu söyledi.

“CHP Grup Başkanvekili Altay özür dilemeli”

Ümit Özdağ, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın mahkemenin kararına ilişkin “İYİ Parti içine atılmış bir fitne, fesat, nifak tohumudur.” sözleriyle ilgili olarak şunları kaydetti:

“Doğrusu çok şaşırdım. Sayın Grup Başkanvekili Engin Altay acaba İYİ Parti tüzüğünü okudu mu? Acaba ihraç kararı ve ekindeki belgeleri okudu mu? Sanıyorum bu iki soruya Engin Altay’ın vereceği cevap ‘Hayır’dır. Mahkemenin kararı… Hayır, onu da okumadı. Bu üç kararı, belgeyi okumadan böyle bir açıklama yapmak, en basit ifadeyle kasaba politikacılığıdır. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, yerlerine kayyum atanan terör örgütüyle bağlantılı HDP’li belediye başkanlarının hukukunu savunuyor. Meclis Genel Kurulunda HDP’li milletvekillerinin hukukunu savunuyor da Türk milliyetçisi, Atatürkçü Ümit Özdağ’ın hukukunu savunmuyor. Aksini bilmediği halde, siyasi iftirayla infaz ediyor.

Engin Altay, beni AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın fitne aracı gibi gösteriyor. Böyle bir terbiyesiz suçlama, Engin Altay’ın ne hakkıdır ne de haddidir. Kendisine Türk milleti önünde en derin ve içten teessüflerimi bildiriyorum. Engin Altay, Ümit Özdağ’a yapılan ve yapılabilecek en büyük hakareti yapmıştır. Engin Altay, benim AKP’ye ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’a karşı 2002’den bu yana verdiğim akademik ve siyasi mücadelenin onda birini vermiş bir siyasetçi değildir. 16 Nisan kirli referandum gecesi ben Türk halkının oylarının hesabını YSK önünde ve YSK Başkanı’nın odasında YSK Başkanı’ndan sorarken ne Engin Altay ne de arkadaşlarından bir tanesi oradaydı.”

CHP Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın, “İYİ Parti’nin varlığı Cumhuriyet Halk Partisi sayesindedir.” açıklamasını da hatırlatan Özdağ, “İYİ Parti varlığını ne CHP’ye borçludur ne de CHP’nin korumasına muhtaçtır.” dedi.

Engin Altay’ın açıklamasının “seviyesiz” olduğunu ifade eden Özdağ, Altay’dan özür beklediğini belirtti.

“HDP, en fanatik Ermeni ve Yunan partisi kadar Türkiye düşmanı bir yapıdır”

HDP’nin gerçek bir siyasi parti olmadığını ileri süren Özdağ, HDP ve öncülerinin bir terör örgütüyle emir-komuta zinciri içinde olan, Kandil’den ve İmralı’dan aldıkları talimatları yaşama geçiren, terörist başı Abdullah Öcalan’ın talimatlarını yaşama geçirdikleri birçok kez mahkeme kararıyla sabit bir yapılanma olduğunu söyledi.

HDP gibi siyasi parti benzeri bir yapının ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinden birisinin parlamentosunda varlığını sürdürmesinin mümkün olmadığının altını çizen Özdağ, “HDP, en fanatik Ermeni ve Yunan partisi kadar Türkiye düşmanı bir yapıdır.” diye konuştu.

HDP’nin, Türkiye’nin milli birliğine açık düşmanlık yaptığını savunan Özdağ, “HDP, Türkiye’nin düşmanlarının yanında yer almaktadır. Türkiye en ağır tehditle karşı karşıya kaldığı zaman HDP’nin siyasi kadroları, bu ülkeyi, bu devleti ve bu milleti arkadan vuracaklardır, düşmanla iş birliği yapacaklardır. Bu çerçeveden bakıldığı zaman HDP ile ilgili atılması gereken adım, bu partinin kapatılması olmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Ümit Özdağ, yasaların HDP’ye karşı uygulanmadığını iddia ederek, “HDP, yasaların uygulanması durumunda kapatılır. Bir gün dahi açık kalamaz. Çünkü terör örgütüyle organik bağı, emir komuta içerisinde olduğu, dağa eleman götürdüğü, dağa teçhizat götürdüğü, bunların hepsi açıktır.” ifadesini kullandı.

“Hukuki cehalet böyle bir şey”

Özdağ, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’nun, mahkeme kararına ilişkin “Türk yargısının bu konudaki hızına hayran olduk. Keşke birçok konuda da aynı şekilde hızlı karar verseler.” açıklamasıyla ilgili değerlendirmesi sorulan Özdağ, “Hukuki cehalet böyle bir şey. Demek ki hukuku genel sekreterden öğrenmiş. 30 günlük dava 28 gün içerisinde karara bağlanmış. Bir dava, bir soruşturma daha var, o da kendisiyle ilgili yürüyen diğer soruşturma. Bir de onun sonucunu beklemek lazım.” yanıtını verdi.

İYİ Parti’nin bütün faaliyetlerine katılacağını bildiren Özdağ, “Parti, partiye oy veren bütün seçmenlerden oluşur. Ben, İYİ Parti seçmeninin bu karardan nasıl büyük bir sevinç duyduğunu, karar ortaya çıktığı saatten beri yaşıyorum. Eğer herkes kendi üstüne düşeni yaparsa ve hukukun üstünlüğünü kabul ederse, aynı konuda iki kez hüküm kurulamaz. En temel hukuk kaidesidir bu. Bundan sonrasına birlikte bakarız.” diye konuştu.

Muhabir: Aynur Ekiz

ANKARA (AA) – İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ’ın, İYİ Parti’den ihracına ilişkin kararın iptali için açtığı dava Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldü.

Özdağ’ın avukatı Uğur Tarhan, Disiplin Kuruluna sevk yetkisinin sadece genel başkan ve Genel İdare Kurulunda bulunmasına rağmen, müvekkilinin tüzüğe aykırı şekilde partinin Genel Sekreterliğince Disiplin Kuruluna sevk edildiğini öne sürdü.

Müvekkilinin ihracına İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Ankara Milletvekili Koray Aydın hakkında yaptığı açıklamaların da gerekçe gösterildiğini anlatan Tarhan, fakat Disiplin Kurulunun isnat edilen fiiller dışında soruşturma yapıp, karar tesis etme yetkisinin bulunmadığını savundu.

Davalı İYİ Partinin avukatlarından Mustafa Tolga Öztürk, Özdağ’ın Genel Sekreterlik makamınca değil, genel başkanlık makamınca disipline sevk edildiğini ifade ederek, davanın reddini istedi.

Avukat Metehan Kutlu da sevk işleminin doğrudan genel başkan tarafından yapıldığını, Genel Sekreterlik makamının sadece yazışma işlemini yürüttüğünü savundu.

Sevk gerekçesinde, isnat edilen tüzük maddelerinin dışına çıkılmadığını ve ilgili maddelere bağlı olarak karar verildiğini kaydeden Kutlu, davanın reddini istedi.

Beyanların ardından hükmü açıklayan mahkeme, davanın kabulüyle Ümit Özdağ’ın, parti üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin Disiplin Kurulu kararının iptaline kesin olarak hükmetti.

Özdağ 16 Kasım’da ihraç edilmişti

İYİ Parti’nin kurucuları arasında yer alan İstanbul Milletvekili Özdağ, partinin İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile ilgili iddiaları dile getirmesinin ardından Disiplin Kuruluna sevk edilmişti.

Disiplin Kurulunun 16 Kasım 2020’de aldığı kararla parti üyeliğinden kesin olarak ihraç edilen Özdağ, bu kararın iptali için dava açmıştı.