İTO Başkanı Avdagiç: Yemeğin yüzde 18'ini yemek kartı ve online sipariş siteleri yiyor

İSTANBUL (AA) – İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hem yemek çeki şirketlerinin hem online yemek sipariş sitelerinin, restoranlar başta olmak üzere üye işletmelerden talep ettikleri komisyon oranlarının işletmelerin ve çalışanlarının dayanma sınırlarını oldukça aştığı değerlendirmesinde bulundu.

Online yemek sitelerinden verilen siparişlerin ödemesi de yemek kartıyla yapılması durumunda, yemeğin bedelinin yüzde 18’lik kısmını adeta yemek kartı ve online sipariş sisteminin yediğine dikkati çeken Avdagiç, “Hatta kendi servisi olmayan bir lokanta, bir yemek kartı sahibine online siparişle yemek götürecekse, ödenecek toplam komisyon yüzde 38’i buluyor. Burada esas mağdur olanlar çalışanlar. Çünkü yemek kartını onlar kullanıyor. Böylece çalışanlar yemeklerini neredeyse yarı oranda daha pahalıya yiyor.” diye konuştu.

Avdagiç, öğle yemeği için çalışanlara verilmiş hak olan yemek kartı ya da diğer adıyla yemek çekleri için restoranların ödedikleri komisyon oranının 2018’de çıkarılan yönetmelik uyarınca yüzde 6 ile sınırlandırıldığını hatırlatarak, buna rağmen, kart firmalarının “erken ödeme komisyonu” adı altında bu komisyonu yüzde 8’e kadar çıkardıklarına dair bildirimler aldıklarını aktardı.

Avdagiç, “Yüzde 8 komisyon bir yana, halen yemek kartı firmalarının aldıkları yüzde 6 komisyon oranı da makul bir oran değil. Bu komisyon, fiyatları artırmakta ve işletmeleri zarar ettirmektedir. Yemek kartı kullananların talebi, bu oranın en fazla yüzde 3 olarak uygulanması yönündedir. Yönetmelikteki kurallara tüm yemek kartı firmalarının uymaları sağlanmalı. Sektör mensuplarının bu yönde haklı taleplerine kulak verileceğine inanıyoruz.” dedi.

“Çalışanın yemek ücretlerinin banka kartına yatırılması isteniyor”

Şekib Avdagiç, yemek kartı firmalarının talep eden her markete POS cihazı vermedikleri yönünde şikayetler aldıklarını belirterek, “Kart firmaları POS cihazı verme seçimlerini, kendi önceliklerine göre mi yapıyorlar diye düşünmeden edemiyoruz. Öte yandan bazı yemek kartı firmalarının belirli müşterilerine iskonto uyguladıklarını duyuyoruz. Bu da doğruysa yönetmeliğin ihlali anlamına gelir.” açıklamasında bulundu.

Öte yandan, yemek kartı firmalarının erken ödeme iskontosu kestikleri halde, perakende işletmelere yapmaları gereken ödemeleri yapmadıklarına yönelik de şikayetler aldıklarını ifade eden Avdagiç, şunları kaydetti:

“Yemek kartı uygulaması geçmişte kayıt işini özendirmek için bir araç olsa da günümüzde çalışanların maaşlarını banka kartları vasıtasıyla aldıkları düşünülürse, yemek bedelinin de kartla ödenmesi mümkün görünüyor. Çalışanların istekleri bu yönde. İşverenlerin çalışanının yemek ücretlerini, devletin belirlediği miktarlar çerçevesinde banka kartına yatırmasını istiyorlar. Böylece komisyondan dolayı çalışanların yiyeceği üzerine yüklenen fiyat artışının önüne geçilmiş olacaktır.”
Pandemi sebebiyle online ticaretin arttığını, bunun önemli bir gelişme olduğunu kaydeden Avdagiç, “Bununla birlikte online yemek siparişlerine yönelik şikayetler de arttı. Devlet kontrol varlığını online işlemlerde de göstererek, bu tür tek yanlı ve keyfi uygulamaların önüne geçmeli.” değerlendirmesinde bulundu.

“Online siparişte de komisyona standart getirilmeli”

İTO Başkanı Avdagiç, yemek kartı firmalarının yanı sıra online yemek sipariş sitelerinin ve motor kurye ile hızlı sipariş alan firmaların talep ettikleri komisyonların da kontrolsüz yükseldiğini ifade etti.

Avdagiç, “Online yemek siparişinde aylık 200 lirayı bulan listeleme bedeli, ödemelerin 30 gün bloke edilmesi, tek fiyat politikası gibi konular rahatsızlık oluştururken, iş 25 kuruş bedelle müşteriye ulaştırılan poşetten bile komisyon almaya kadar vardı. Online sipariş firmaları, elbette müşterinin işletmelere ulaşmasında önemli bir rol oynuyorlar. Ama birçok sorunda riski taşıyan işletmeler olurken, üstüne bir de yüksek komisyon oranları ile sürdürülemez bir hal almıştır.” diye konuştu.

Online yemek siparişi firmalarının üye restoranların siparişi üzerinden yüzde 12’ye varan çok yüksek komisyonlar aldığını hatırlatan Avdagiç, sözlerini şöyle tamamladı:

“Online yemek siparişi sitelerinin aldığı komisyon oranlarına, yemek kartlarına uygulandığı gibi bir standart getirilmeli. Bu komisyon en fazla yüzde 3-4 civarında olacak şekilde belirlenmelidir. Ayrıca motor kurye ile hızlı sipariş alan firmaların da mazot bedeli, personel masrafı gibi kalemler nedeniyle siparişler üzerinden aldıkları komisyon oranları yüzde 30’a ulaştı. Bu komisyonların sürdürülebilir olduğunu düşünmüyoruz.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Bakan Koca, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “Aşı programımızda meslek gruplarımızın tanımlanmasına devam ediliyor. Yarından itibaren gıda üretim ve dağıtım sektörü ile kafe, lokanta ve restoran çalışanları da programa dahil ediliyor. Bu güce güvenin.” ifadelerini kullandı.

Berber ve kuaförler de Kovid-19 aşısı olabilecek

Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Aşı programı kapsamında berber ve kuaförler de aşılanmaya başlıyor. Randevularınızı yarından itibaren alabilirsiniz. Bu güce güvenin.” ifadelerini kullandı.

ANTALYA (AA) – Türkiye’de 5 bin 216’sı konaklama tesisi, 2 bin 35’i restoran ve kafe olmak üzere toplam 10 bin 457 tesis ve araca “Güvenli Turizm Sertifikası” verildi.

Dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde Türkiye, turizm alanında aldığı tedbirlerle örnek oldu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde başlatılan ve Kovid-19’a karşı tüm tedbirlerin alındığını tescilleyen Güvenli Turizm Sertifikası Programı kapsamında hizmet veren turizm sektörü, tatilcilere güven verdi. Otellerden restoranlara, kafelerden transfer araçlarına program kapsamında kriterler konuldu.

Turizm tesislerinde verilen hizmetin yerli ve yabancı turistlerin güvenini kazanması üzerine Türkiye, diğer destinasyonlar arasında etkinliğini artırdı.

Tatilciler, tercihlerinde “Güvenli Turizm Sertifikası”nın iki ayağı olan “güvenilirlik” ve “hijyen”i baz alıyor.

Sertifikasyon programının etkinliğinin artması, bazı ülkelerin uygulamayı örnek alması ve kente gelen turistlerin memnun ayrılması, sektör temsilcilerini mutlu ediyor.

AA muhabirinin Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansından aldığı bilgiye göre, tüm kriterleri yerine getirerek kendini kanıtlayan 2 bin 871’i Bakanlık belgeli, 2 bin 345’i belediye belgeli olmak üzere 5 bin 216 konaklama tesisi, Güvenli Turizm Sertifikası almaya hak kazandı.

Konaklama sektörünün yanı sıra 2 bin 35 restoran ve kafe, 2 bin 836 taşıt (tur ve transfer araçları), 12 mekanik hat, 21 kültür ve kongre merkezi, 327 deniz turizmi tesisi ve aracı (gezi teknesi ve benzeri araçlar) ve 10 temalı park olmak üzere 10 bin 457 tesis ve araca sertifika verildi.

Kriterleri yerine getirmediği için 86 tesisin sertifikası iptal edildi. Denetim süresi sonunda Güvenli Turizm Sertifikası kriterlerini karşılamadığı düşünülen işletmelere kriterlere uygun olmayan durumları gidermesi için üç gün süre veriliyor. Verilen süre içinde iyileşme görülmediyse ilgili sertifikası iptal ediliyor.

“Program tavizsiz şekilde uygulanıyor”

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1,5 yıla yakın süredir salgın nedeniyle eve hapsolan insanların tatil yapma ve seyahat etme isteğinin daha fazla arttığını söyledi.

Türkiye’nin “sağlıklı ve güvenli turizm” hizmeti sunduğunu aktaran Alpaslan, tüm tedbirleri alarak sezona hazır olduklarını bildirdi.

Güvenli Turizm Sertifikası programına değinen Alpaslan, şunları kaydetti:

“Geçen sene hayata geçirdiğimiz Güvenli Turizm Sertifikası başarılı şekilde uygulanıyor. Program kapsamında gerek yurt içi gerek yurt dışındaki tatilcilerin, tatil yapıp ikametgahlarına dönene kadarki tüm süreçte en sağlıklı şekilde tedbir alındı. Program tavizsiz şekilde uygulanıyor. Tüm tesislerin sertifikalarının yapıldığı, uluslararası akredite kuruluşlarınca denetlendiği bir sistemi kurduk. Hassasiyetle gerek akredite şirketleri gerekse Bakanlık olarak her tesisi ayda dört defa denetliyoruz.”

Turizm hareketliliği bekleniyor

Alpaslan, herkesin gönül rahatlığıyla tatilini yaptığını belirterek, “Gerek en büyük pazarımız olan Rusya’dan gerekse Avrupa’dan ülkemize tatil yapmak konusunda oldukça ciddi talep var. Rezervasyonlar da bunu ifade etmekte. Ülke olarak tüm tedbirlerimizi aldık ve sezona hazırız. Bizim hazır olmamız yetmiyor, uluslararası uçuşların açılması gerekiyor ki bu seyahatler gerçekleşsin.” diye konuştu.

Türkiye’de vaka sayılarının bu dönemde düştüğüne değinen Alpaslan, yazın gelmesi ve aşılamanın artmasıyla beraber vakaların daha da düşeceğini söyledi.

Muhabir: Ayşe Yıldız

Kafe ve restoranlar ne zaman açılacak? Sağlık Bakanı Koca açıkladı

Bakan Soylu: "Bu gece yarısından itibaren 81 ilde kafeterya ve restoranlarda müzik yayını sona erecek"

Restoran ve kafeler müşteri kabul etmeye başladı