İTÜ'de yürüyemeyenler için yapay zekaya sahip otonom tekerlekli sandalye geliştirildi

İSTANBUL (AA) – İstanbul Teknik Üniversitesinde (İTÜ), yürüyemeyen bireylerin erişilebilirlik seviyesini artırmak için yapay zeka çözümleri kullanılarak tam otonom tekerlekli sandalye geliştirildi.

İTÜ Elektrik-Elektronik Fakültesi Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Volkan Sezer ile öğrencileri tarafından yürümekte zorluk çeken engelli ve yaşlı bireylerin tekerlekli sandalyeyi kullanmasını kolaylaştırmak için 3 yıl önce çalışma başlatıldı.

Çalışmalarla yürüyemeyen bireylerin erişilebilirlik seviyesini artırmak için tam otonom tekerlekli sandalye geliştirildi. Kendi kendini sürebilen otonom sandalyeye oturan kullanıcı gitmek istediği yeri bildirdikten sonra arkasına yaslanıyor ve tasarlanan yapay zeka çözümleriyle engellere çarpmadan hedefe güvenli bir şekilde ulaşıyor.

Doç. Dr. Volkan Sezer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, projenin temelinin 10 yıl önceki bir otonom araç projesiyle başladığını, araç üzerinde çalışarak yeni yöntemler geliştirdiklerini söyledi.

Yaklaşık 3 yıl önce yarı otonom tekerlekli sandalye için çalışmalara başladıklarını belirten Sezer, “Çalışmaların ardından yarı otonom tekerlekli sandalye yaptık. Bu sandalye, boynundan aşağıya felç insanların kafa hareketleriyle sürebildiği bir tekerlekli sandalyeydi.” dedi.

Projeye TÜBİTAK desteği

Sezer, son 2 yıldır tam otonom tekerlekli sandalye üzerinde çalışmalar yaptıklarını, projelerini TÜBİTAK desteğiyle sürdürdüklerini kaydederek, şöyle devam etti:

“Tam otonom robotta siz tekerlekli sandalyeye gitmek istediğiniz yeri bildiriyorsunuz ve ondan sonrasında sürüşe karışmıyorsunuz. Geri kalan bütün kararları kendisi tarafından veriliyor, sandalye etrafı izliyor ve tehlikeleri sürekli analiz ederek yörüngesini planlıyor. Ardından planı gerçekleştirmek için gerekli bütün kontrol hesaplarını gerçekleştiriyor ve sürüşü sizin yerinize daha güvenli bir şekilde yapıyor. Tam otonom tekerlekli sandalye projesiyle amacımız yürüyemeyen engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştırmak. Yarı otonom versiyonda ellerini kullanamayan kullanıcıların kullanıma özel tekerlekli sandalye geliştirmiştik. Burada ise sürüşü gerçekleştiremeyecek kadar engelli vatandaşlarımızın sadece gitmek isteyeceği yeri bildirmesi yeterli.”

Doç. Dr. Volkan Sezer, tam otonom tekerlekli sandalyenin tamamen yapay zeka teknolojisine dayalı çalıştığını belirterek, insanların duyu organlarıyla etrafı algılayıp beyinleriyle bunları yorumlayarak kararlar alma operasyonlarını, tasarladıkları yapay zeka çözümleri tarafından gerçekleştirdiklerini bildirdi.

Projelerinin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından düzenlenen yarışmada birinci seçildiğini dile getiren Sezer, “Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen törenle ‘Erişilebilirlik Alanında Bilimsel Çalışmalar ve Projeler’ kategorisinde ‘birincilik’ ödülünü kazandık. Bu ödül, bizim için önümüzdeki çalışmalar acısından moral kaynağı oldu.” diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Aksigorta'nın, Yapay Zeka ile Risk Fiyatlandırma Projesi, IDC European Data Strategy & Innovation Awards tarafından ödüle layık görüldü.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Sabancı Holding iştiraki Aksigorta'nın, müşteri deneyimini üst sıralara taşıyan Yapay Zeka ile Risk Fiyatlandırma projesi, IDC Data Strategy & Innovation Awards 2021'de Avrupa'dan katılan 58 şirket arasından Yapay Zeka ile İnovasyon kategorisinde genel kategori birincisi seçildi.

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Aksigorta Genel Müdür Yardımcısı Metin Demirel, konuya ilişkin olarak şunları kaydetti:

"2020'de bütün bireysel trafik portföyümüzü yapay zeka ile fiyatlamaya başlamamız Aksigorta'yı Türkiye'de bunu yapan ilk şirket, dünyada da sayılı şirketlerden biri haline getirdi. Bu ödüllü proje ile artık yapay zekayı trafik ve kasko ürünlerinin fiyatlamasında kullanıyoruz. Özellikle markette çok önemli yeri olan kasko ve zorunlu trafik sigortalarında yapay zekayla fiyatlama yapıyoruz bunun etkilerini de pazar payımızdaki artışta hemen görmeye başladık. Bu bizi rekabette öne geçirirken müşterilerimize de en uygun ve adil fiyatı vermemizi sağlıyor."

ANKARA (AA) – ODTÜ URAP Koordinatörü Prof. Dr. Ural Akbulut, yapay zeka alanında Türkiye kaynaklı bilimsel makalelerin sayısını dünyadaki 136 ülke ile kıyaslayan araştırmanın sonuçlarını AA muhabirine açıkladı.

Çalışmalarında, Türkiye’de yüksek öğretimde yapay zeka araştırmalarının dünyada olduğu gibi genel bilgisayar bilimleri alt alanları arasında öne çıkan bir alan olduğunun görüldüğünü dile getiren Akbulut, şöyle devam etti:

“Türkiye’de yapay zeka araştırmaları gelişmiş ülkelere benzerlikler göstermekle birlikte farklılıklar da sergilemektedir. Örneğin, birçok ülkede araştırmacılar yayınlarını dergilerde olduğu gibi çalıştay, konferans, sempozyum gibi etkinliklerde bildiri olarak da yayınlamaktadır. Günümüzde üniversite sıralamaları çoğunlukla dergi yayınlarına ağırlık vermekle birlikte bilgisayar bilimleri gibi bazı alanlarda konferans bildirileri de dergi yayınları kadar önemlidir. Yapay zeka alanındaki araştırma çıktılarına bakıldığında, dünya genelinde, indislenen yayınların yüzde 36,9’u dergi yayını, yüzde 58,6’sı ise konferans bildirisi olarak yayınlandığı görülmektedir. Türkiye’de ise bu oran yüzde 58 dergi yayını, yüzde 39 konferans bildirisi olarak gerçekleşmiştir. Dergi makalesi oranının yüksek olduğu ülkelere bakıldığında bu durum sadece İran ve Türkiye’de yüksek farklılık olarak göze çarpmaktadır. “

URAP’ın her yıl dünya alan sıralaması yaptığını, bu yılki sıralamayı da yakında açıklayacaklarını belirten Akbulut, “Bu yılki dünya alan sıralamalarında, Türkiye’nin yapay zeka alanındaki bilimsel makale sayısında dikkat çekici sonuçlara ulaştık. Dünyada yapay zeka alanında bilimsel makale üreten ülkeler ile Türkiye’yi kıyaslayan bir sıralama yaptık. Buna göre, Türkiye yapay zeka alanındaki bilimsel makalelerin sayısı açısından 137 ülke arasında 13’üncü sırada yer aldı. Türkiye’nin sıralamadaki yeri itibarıyla gelişmekte olan ülkeler arasında en başarılı ülkelerden birisi olduğunu gösteriyor.” diye konuştu.

YÖK’ün çalışmaları önemli

Akbulut, yapay zeka alanında konferans bildirilerinin önemine işaret ederek, “Türkiye’deki araştırmacıların bu alanda önde gelen bilimsel toplantılara katılması, uluslararası çalışmalarda daha aktif rol almasını sağlayarak yapay zeka alanındaki yayınlarımızın güçlenmesini sağlayacak, bu da etki değeri olan yayın sayısının artmasına yol açacaktır.” dedi.

Ural Akbulut, yapay zeka araştırmacılarının bir kısmının akademik araştırmacı değil bilişim firması çalışanı olmasının, yapay zeka araştırmalarına özgü bir diğer boyut olduğuna dikkati çekti.

Yapay zekanın bilgi ve iletişim teknolojileri ile entegre olarak gelişmesi sonucunda bilişim firmalarının bu alanda yapılan yayınlarda, halen ağırlığı elinde tutan akademik kurumların yanında varlık göstermeye başladığını anlatan Akbulut, son 10 yıldaki yayınlara bakıldığında ABD’de bilişim firmaları tarafından yapılan yayınların yapay zeka alanındaki tüm yayınların yüzde 7,4’ünü oluşturduğunu aktardı.

Bu oranın Japonya’da yüzde 8.3, Almanya’da yüzde 8,4, Güney Kore’de yüzde 4,9, Türkiye’de ise yüzde 2.2 olarak gerçekleştiğini dile getiren Akbulut, şunları kaydetti:

“Akademik yayın ağırlığına bakıldığında Türkiye’de akademik kökenli yayınların payı yüzde 94,1’i bulmaktadır. Türkiye’de yapay zeka araştırmalarının üniversiteler yanında bilişim firmaları, kamu kurumları ve sivil toplum örgütleri tarafından yürütülmesi ülkenin yapay zeka alanında global ölçekte söz sahipliğini artıracaktır. Bu doğrultuda YÖK’ün Türkiye genelindeki üniversitelerde yapay zeka bölümleri kurmasına yönelik atılımların sürdürülmesi ve veri bilimi araştırmaları ile zenginleştirilmesi Türkiye için bu alanda çalışabilecek insan kaynağının yaratılması için önemli bir fırsattır.

Yapay zeka alanındaki bilimsel araştırmalar için en kısa sürede bu konuda başarılı olan üniversitelere ek araştırma bütçeleri verilmesi çok yararlı olacaktır. Üniversitelerde yapay zeka alanında çalışan akademisyenlerin uluslararası sempozyumlara katılarak uluslararası iş birlikleri geliştirmeleri için ek bütçe ayrılması önem taşımaktadır. Benzer şekilde bu alanda başarılı olan bilişim şirketlerine de teşvikler verilmesi ve mali kolaylıklar sağlanmasında büyük yarar vardır.”