İÜC Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi'nin yeni binasının temeli atıldı

İSTANBUL (AA) – İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi'nin yeni binasının temeli atıldı.

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, üniversitenin Avcılar Yerleşkesinde düzenlenen temel atma töreninde yaptığı konuşmada, Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesinin Türkiye'de bilinen en eski ve kadim hayvan hastanesi olduğunu söyledi.

Hastanenin deprem nedeniyle aldığı hasar sonrası artık daha yeni, çağdaş ve modern hale getirileceğini ifade eden Yerlikaya, hastanenin en kısa zamanda hizmete girmesi temennisinde bulundu.

Hayvanların, insanların evlerinde ve bahçelerindeki dostları olduğunu dile getiren Yerlikaya, hayvanların ve bitkilerin insanların üzerinde hakkı olduğunu, bu yüzden havyanlara eziyet edilmemesi gerektiğini vurguladı.

İnsanlara emanet edilen hayvanların sağlığını korumak ve en güzel imkanlarla tedavilerini sağlamak gerektiğine işaret eden Yerlikaya, şöyle konuştu:

"Medeniyetimizde göçmen kuşlara dinlenecekleri uğrak yerleri için evler, yiyecek ve içecek imkanlar sağlayan ecdadımızın çok ince ruhlu dokunuşları, hatta bu dokunuşlarını kurumsal hale pek çok vakıfları olduğunu görüyoruz. O ecdadın torunları olarak aynı yoldan gidiyoruz. Bugün modern ilmin en güzel eserini İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi ile beraber temelini atacağımız hastanemizin hizmete kavuştuğu zaman günde birçok hasta hayvanımıza şifa merkezi olacağını iftiharla göreceğiz."

– "İstanbul'un ve Türkiye'nin ihtiyacı olan hayvan sağlığı hizmetini karşılayacak"

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın da üniversitenin Avcılar Yerleşkesi'nin kentte 26 Eylül 2019'da meydana gelen depremden etkilendiğini, mühendislik ve veteriner fakülteleri binalarının hasar aldığını anlattı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bu binalarla ilgili çok hızlı bir şekilde harekete geçerek projeleri tamamladığını aktaran Aydın, bu projeler hayata geçene kadar Veteriner Fakültesi Hastanesi'ni aktive etmek için çelik konstrüksiyonla hızlı bir inşaatın yapılacağını projeyi hayata geçirdiklerini anımsattı.

Veteriner Fakültesi Hastanesi'nin İstanbul'daki tek devlet veteriner hastanesi olduğunu dile getiren Aydın, şunları kaydetti:

"Yılda 50 bin hayvanın tedavi edildiği çok ciddi bir kapasiteye sahiptir. Yaşadığımız deprem sonrası hastanemizi çok küçük bir alanda hızlı bir şekilde konteynerlarda hizmet vermeye başlamıştık. Ancak bu ihtiyacı tabii ki karşılamıyor. İçinde bulunduğumuz ve şu anda temelini attığımız bu bina hızlı bir şekilde tamamlanarak İstanbul'un ve Türkiye'nin ihtiyacı olan hayvan sağlığı hizmetini karşılayacaktır. Hayvan hastanemiz aynı insanların gittiği hastane gibi içinde MR ünitelerinin, tomografinin, ameliyathanelerin, doğumhanelerin ve endoskopi ünitelerinin olduğu modern bir hayvan sağlık kuruluşudur."

Prof. Dr. Aydın, Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi'nin temellerininin Halkalı'da 1899 yılında kurulmuş olan ilk sivil veteriner okulu Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi'ne dayandığını, ilk mezunları arasında milli şair Mehmet Akif Ersoy'un da yer aldığını sözlerine ekledi.

Konuşmaların ardından İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve beraberindekiler, butona basarak Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi'nin yeni binasının temel atma törenini gerçekleştirdi.

Törene, Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli, Avcılar Kaymakamı Kemal İnan ile Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Güven Kaşıkçı ve öğretim üyeleri katıldı.

– Yılda 100 bin hayvana sağlık hizmeti verilecek

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi bünyesinde hizmet veren Eğitim-Öğretim Araştırma ve Uygulama Hayvan Hastanesi, Türkiye'nin ilk üniversite hayvan hastanesi olma özelliğine sahip.

Bir başhekim ve iki başhekim yardımcısı koordinatörlüğünde; 24 profesör, 14 doçent, 17 doktor, 20 teknik ve idari personel ile Türkiye'nin en büyük hayvan hastanesi olan sağlık kuruluşu, 10 bin metrekare kapalı alan üzerinde faaliyetlerini sürdürüyor.

10 ameliyathane, 20 klinik muayene salonu, 3 dershane ve 250 kişilik bir amfinin bulunduğu hastane, günde 200'ün üzerinde hayvana şifa dağıtmak için 7/24 hizmet veriyor.

Dünyadaki birçok örneğinden büyük ve gelişmiş olan hastanede; iç hastalıkları, cerrahi, doğum ve jinekoloji, döllenme ve suni tohumlama ile yabani hayvan hastalıkları ve ekoloji ana bilim dalları mevcut.

Hastanede daha çok pet olarak da adlandırılan kedi, köpek, kuş ile at, büyük ve küçükbaş çiftlik hayvanlarına; Veterinerlik Fakültesi ile diğer kurumlar arasında yapılan protokoller kapsamında sokak hayvanları, polis köpekleri, silahlı kuvvetlere ait at ve köpeklere sağlık hizmetleri sunuluyor. Ayrıca, yapılan protokollere bağlı olarak birçok ülkeden gelen öğrenciye staj eğitimi veriliyor.

Hayvanseverlerin daha konforlu hizmet alabilmeleri için internet üzerinden randevu verilen hastane, bir yandan rutin klinik hizmetlerini sürdürürken diğer yandan klinik alanlarda yeni teknik ve ekipmanların geliştirilmesi için araştırma faaliyetlerine aralıksız devam ediyor

Hastanenin yeni binasının faaliyete geçmesiyle yılda yaklaşık 100 bin hayvana sağlık hizmeti verilmesi planlanıyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA(AA) – Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, AA muhabirine, her yıl nisan ayının son cumartesi günü kutlanan Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’de kamu ve serbest olmak üzere 35 bin veteriner hekimin çalıştığını söyledi.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde veteriner hekimlerin 7/24 görevlerini yaptığını belirten Eroğlu, “Bu süreçte yüzlerce meslektaşımız Kovid-19’a yakalandı, 16 meslektaşımız hayatını kaybetti. Ayrıca veteriner hekim kökenli virolog akademisyenlerimiz, yerli ve milli Kovid-19 aşısının geliştirilmesi ve üretimi konusunda beşeri hekimlerle çeşitli üniversitelerde, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı veteriner araştırma enstitülerinde ve özel sektöre ait veteriner aşı ve biyolojik ürün imalatı yapan tesislerde görev yapıyor.” dedi.

Fiili hizmet zammı talebi

Eroğlu, veteriner hekimlerin çalışma şartlarına dikkati çekerek, “Zor şartlarda ve riski yüksek işlerde çalışan veteriner hekimler, kamudaki beşeri sağlık sınıfı personel için uygulanan fiili hizmet zammı ve iyileştirmelerinden yararlandırılmalı.” diye konuştu.

Veteriner hekimliğinde uzmanlığın lisansüstü eğitim olarak tanımlandığını ifade eden Eroğlu, bu alanda uzmanlaşmaya yönelik eğitim çalışmalarının başlatılması gerektiğini bildirdi.

Eroğlu, veteriner hekimliğin hayvan sağlığı, veteriner halk sağlığı, çevre sağlığı, hayvan refahı, gıda güvenliği ve güvenirliğini de içine alan geniş kapsamlı bir meslek grubu olduğunu, çiftlikten çatala gıda güvenliği ve güvenirliğinin her noktasında vazgeçilemez fonksiyonları bulunduğunu, “sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan” konseptinin temel aktörleri olduğunu dile getirdi.

Dünyada gelişmiş ülkelerde kabul gören “tek sağlık” konseptinde, beşeri hekimlerin, veteriner hekimlerin ve diğer sağlık gruplarının sosyal statü ve özlük hakları bakımından eşit olduğunu vurgulayan Eroğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Tek sağlık konsepti bilimin, sağlığın, aklın, gelişmişliğin gereği. Bu, insan, hayvan, çevre sağlığı ve sürdürebilir güvenli gıda konularında, koruyucu hekimlikte, yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde paydaşların organize çalışması yaklaşımıdır. Ayrıca, ‘tek sağlık konsepti’ hayvanlardan insanlara bulaşabilen ve küresel halk sağlığını tehdit eden bulaşıcı hastalıkların kontrolünde, antibiyotik direnciyle mücadelede ve gıda güvenilirliğinin sağlanmasında tıp doktorları, veteriner hekimler ve diğer sağlık personelinin bir arada çalışmasını gerektiren kavramdır.”

“Yeterli sayıda veteriner hekim alımı yapılmalı”

Eroğlu, hayvancılığın stratejik ve katma değeri yüksek bir sektör olduğunu belirterek, veteriner hekimlerin hayvan hastalıklarıyla etkin mücadele, zoonotik hastalıkların eradikasyonunda, gıda güvenliğinin ve güvenilirliğinin sağlanmasında, kontrol ve denetim hizmetlerinin etkin uygulanmasında, sahipsiz hayvan popülasyonun artarak ulusal bir problem haline gelmemesinde ve hayvan hakları ihlallerinin önlenmesinde önemli rol üstlendiğini söyledi.

Bu durumun 3’üncü Tarım Orman Şurası’nın sonuç bildirgesinde de yer aldığı bilgisini veren Eroğlu, şöyle konuştu:

“Yıllardır Tarım ve Orman Bakanlığına yıllık sınırlı ve sembolik sayılarda veteriner hekim alınıyor. Sayıları artan veteriner fakültelerine bağlı oluşan işsiz veteriner hekim gerçeği ortada. Sahipsiz hayvan popülasyonu ve hayvan hakları ihlalleri kanuna rağmen devam ediyor. Kanunun etkin uygulanması için kamudaki veteriner hekim kadroları artırılmalı. Veteriner hekim meslek grubunun istihdam edildiği tüm kamu kurum ve kuruluşlarında faaliyetlerin aksamaması için bir an önce norm kadro çalışmaları yapılmalı. İnsan, hayvan ve çevre sağlığıyla gıda güvenliği hizmetleri, mezun olan veteriner hekim sayısı da dikkate alınarak, yeterli alım yapılmalı.”

Eroğlu, veteriner fakültelerinin yeterli altyapı oluşturulmadan açıldığını savunarak, bu durumda yeterli bilgi ve donanıma sahip olmayan çok sayıda mezunun mesleğe adım attığını dile getirdi.

Bu durumun uluslararası statüyü de etkilediğini belirten Eroğlu, “Ülkemizde veteriner hekim açığı bulunmuyor. Ortaya çıkan istihdam sorunuyla veteriner hekim işsizler ordusu meydana geliyor. Yeni fakülteler açmak yerine, mevcut fakültelerimizin Avrupa Birliği Veteriner Hekimlik Eğitim Kurumları Birliği (EAEVE) tarafından denkliğinin onaylanması için çalışılmalı. Veriler, önlem alınması gerektiğini gösteriyor. Yeni fakültelerin açılmasıyla veteriner hekimlik, hayvan, insan, çevre sağlığı ve hayvancılığımız zarar görecek.” dedi.

Eroğlu, veteriner hekimlerin de sağlık meslek grubunda olduğu gerçeğinin göz ardı edilmeden “Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik” kapsamına alınması gerektiğini bildirdi.

“Saldırılar, Sağlıkta Şiddet Yasası kapsamına alınmalı”

Son yıllarda beşeri hekimlere yönelik uygulan şiddetin veteriner hekimlere de yöneldiğini belirten Eroğlu, şunları kaydetti:

“Veteriner hekimler ciddi fiili saldırılara maruz kalıyor. Meslektaşlarımıza yönelik artan şiddet, mesleğini özveriyle yapan veteriner hekimlerimiz için tahammül edilemeyecek hale gelmiştir. Yaşanan olaylarda, ağır yaralanma ve ölümlerle karşılaşılmıştır. Konsey olarak bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlarla görüşmeler yaparak, yasal düzenlemelere ilişkin taslaklarımızı sunduk, henüz somut bir sonuç alamamış olmakla birlikte süreç devam ediyor. Meslektaşlarımızın emekleri, sözlü, fiili saldırılarla değersizleştirilmekte. Veteriner hekimlere yapılan saldırılar Sağlıkta Şiddet Yasası kapsamına alınmalı.”

ANKARA(AA) – Değerleri 100 bin dolardan başlayan ve milyonlarca dolara ulaşan yarış atlarının sağlık sorunları, TJK Ankara Hipodrom At Hastanesi’nde 4’ü veteriner hekim olmak üzere 17 sağlık personelince gideriliyor.

Dünya standartlarında ameliyathaneye sahip hastanede, günde 4 ata cerrahi operasyon yapılabiliyor. 7 gün 24 saat hizmet veren hastanede, dahiliye ve ortopedi servisi, tıbbi tahlil laboratuvarı, endoskopi ve ultrason odası bulunuyor.

Günde ortalama 100 atın tedavi edildiği hastanede atlar, hasta kabul salonundaki işlemlerin ardından tedaviye alınıyor. Veteriner hekimler atlara teşhis koymak için at ilgilisinden bilgi alarak, uygulanacak tedaviyi belirliyor.

Hastanede, yarış atlarına insanların tedavisinde de kullanılan trombosit yönünden zenginleştirilmiş kan plazması tedavisi (PRP-Platelet Rich Plasma) de uygulanıyor. Yaralı tendonların, bağların, kasların ve eklemlerin iyileşmesini hızlandırmak için bu yönteme başvuruluyor.

Herhangi bir tanı konulamayan atlar, İstanbul Veliefendi Hipodromu’ndaki at hastanesine sevk ediliyor.

TJK Ankara Hipodrom At Hastanesi Sorumlu Yöneticisi, Veteriner Hekim Gözde Matyar, “Atların çoğunluğu ortopedik tedavi için getiriliyor. Daha sonra solunum yolu enfeksiyonu başı çekiyor.” dedi.

Matyar, “Teşhisi koyuyoruz. Acil müdahale gerekiyorsa zaten hastanemizde gerekeni yapıyoruz. At ilgililerini tedavi konusunda mutlaka bilgilendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.