İzmir'de 2 yıl önce yanan ormanlık alana 6 milyon 500 bin fidan dikildi

İZMİR (AA) – İzmir’in Karabağlar ilçesinde 18 Ağustos 2019’da çıkan ve 53 saatte kontrol altına alınabilen yangında hasar gören ormanlık alanda 6 milyon 500 bin fidan toprakla buluşturuldu.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin talimatıyla, Karabağlar’da başlayıp Menderes ve Seferihisar ilçelerine kadar ilerleyen yangında zarar gören alanın ağaçlandırılması için Orman Genel Müdürlüğünce özel çalışma yapıldı.

Soğutma çalışmalarının tamamlanmasının hemen ardından yaklaşık 1300 orman köylüsü, yanan ağaçları keserek sahadan çıkardı.

Orman mühendisleri yanan alana dikilecek türlerle ilgili çalışma yaparken, sahanın boşaltılmasının ardından yeni fidanların toprakla buluşturulması için sürüm ve teraslama işleri başladı.

Dozerler ve iş makinelerinin kullanıldığı çalışmalarda 400 kişilik ekip, dik yamaçları yeniden ağaçlandırmak için teraslama işlemi yaptı ve fidanları dikti.

“4 bin hektar alan zarar görmüştü”

İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince, AA muhabirine, yangında 4 bin hektarlık ormanlık alanın zarar gördüğünü, buranın etrafındaki bozuk sahayla birlikte 6 bin 600 hektarda ekiplerin ağaçlandırma çalışması yaptığını söyledi.

Alanda bir karış toprağı dahi boş bırakmayarak ağaçlandırdıklarını belirten Derince, şöyle konuştu:

“Bölgenin 3 bin 500 hektarını doğal yollarla gençleştirdik. Bunu sahadaki ağaçlardan dökülen tohumların çimlenmesiyle yaptık. Alanda 1800 hektar tabii gençleştirme, 1300 hektar ağaçlandırma çalışması yaptık. Alana ağırlıklı olarak kızılçam olmak üzere ladin, lavanta, zakkum, erguvan ve selvi türündeki fidanları diktik. Dikim çalışmalarımız tamamlandı. Burada 5 yıl boyunca dikilen fidanların çapalama ve ot alma işlemlerini yapacağız.”

“1 metrekaresi bile imara açılmaz”

Derince, dikilen fidanların 20-25 yıl sonra 4-5 metreye ulaşacağını ve alanın eski görüntüsüne kavuşacağını ifade etti.

Kamuoyunda yanan ormanlık alanların imara açılacağı yönünde yanlış izlenimin olduğunu hatırlatan Derince, “Orman sahaları anayasamızın 169. maddesi kapsamında koruma altında. Anayasamızda ‘Yanan orman alanları yıl içinde ağaçlandırılır.’ hükmü var. Yanan orman alanlarının bir metrekaresi bile imara ya da ranta açılmaz. Ayrıca İzmir’deki ormanlarımızın kadastrosu yüzde 100 yapıldı. Orman alanlarının koordinatları belirlendi. Bir kişi bir metrekareye tecavüz edemez, ettiği anda zabıt tutulur, gerekli adli işlemler yapılır.” diye konuştu.

Geçen yıl yanan alanlara da 6 milyon fidan dikildi

Derince, 2020 yılında İzmir ve Manisa’daki ormanlarda çıkan 285 yangında zarar gören 4 bin 200 hektarlık alana da 6 milyon fidan diktiklerini söyledi.

Derince, “Çeşme’nin Ildırı Mahallesi’nde geçen sene yanan alana 15 bin sakız fidanı diktik. Bu çalışma Türkiye’de bir ilk. Bakanımız da bu projeye çok önem veriyor. Gelecekte Sakız Adası’nın sakız tekelini kırmak istiyoruz. Sakızı ana vatanı Türkiye’ye getirerek ekonomiye kaktı sunmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Derince, Bölge Müdürlüğü olarak yangın sezonuna 96 arazöz, 750 yangın işçisi, 66 kule, 30 termal kamera, 4 yangın söndürme helikopteri, bir amfibi uçak ve insansız hava aracıyla hazır bulunduklarını da sözlerine ekledi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Türkiye Tohumcular Birliğince (TÜRKTOB) 2016'dan bu yana yürütülen Tohumun İzinde Sosyal Sorumluluk Projesi'nin 5. fazı kapsamında Hatay'da 153 tohum materyali toplandı.

TÜRKTOB'dan yapılan açıklamaya göre, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü öncülüğünde yapılan yerel çeşit tohum toplama çalışmalarında Hatay'ın Samandağ, Yayladağı, Altınözü, Reyhanlı ve Kırıkhan ilçelerinde atalık tohum kullanan küçük aile işletmeleri ziyaret edildi.

Çalışmalar sonucunda buğday, arpa, bakla, mısır, domates, ayçiçeği, hıyar, nohut, patlıcan, karpuz, kavun, pancar, kabak, maydanoz, fasulye, enginar, bezelye, börülce, lahana, bamya, dereotu, tütün, tere, turp, marul, acur, roka, sumak, zahter, kimyon, kişniş ve kekik çeşitlerinden 153 tohum materyali toplandı.

Tohum toplama sırasında yerel çeşit adı, toplandığı yöre (il, ilçe, köy), çiftçi adı, enlem boylam bilgileri çiftçi iletişim bilgileri, ürüne ait önemli özellikler, önemli yetiştirme teknikleri, yerel çeşidin durumunu tanımlayan envanter oluşturuldu.

Toplanan tohumlar temizlik, çimlenme testleri ve uygun nem içeriğine düşürme çalışmaları tamamlandıktan sonra Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tohum gen bankalarına teslim edilecek. Böylelikle Tohumun İzinde Projesi kapsamında toplam 324 çeşit, gen bankalarına kazandırılmış olacak.

İZMİR(AA) – İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Biyomühendislik Bölümü Dr. Öğretim Görevlisi Serkan Dikici, yüksek lisansını İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Biyomedikal Mühendisliği Bölümünde tamamladıktan sonra, 2016’da İngiltere’deki Sheffield Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği, Biyomalzemeler ve Doku Mühendisliği Bölümü doktora programına katıldı.

Doktora projesi olarak vücut koşullarına daha yakın bir ortamda deney hayvanlarının kullanımını azaltmayı hedefleyen ve kronik yara iyileşmesi için biyomalzemeler geliştirilmesi alanında çalışmalar gerçekleştiren Dikici, “hücresizleştirilmiş ıspanak yapraklarının doku mühendisliği uygulamalarında kullanımı” başlıklı projesiyle İngiltere’de düzenlenen “Doktora Araştırmacı Ödülü”nü almaya hak kazandı.

Bu çalışma ile hücresizleştirilmiş ıspanak yapraklarının insan vücudu tarafından tamamen kabul edilebilir yapıda olduğu ve yaraların iyileşmesini de içeren birçok klinik çalışmada kullanılabileceği kanıtlandı.

“Bitki yapraklarının klinikte kullanımı yaygınlaşacak”

Serkan Dikici, AA muhabirine, doku mühendisleri olarak hasarlı dokuların ve organların tedavisine yönelik çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Sheffield Üniversitesinde ıspanak yapraklarını kullanarak 3 boyutlu damar yapısını taklit eden biyomalzemeler geliştirmek üzere başladığı çalışmalarını İYTE bünyesinde bu yapının kliniğe yönelik uygulamalarını araştırmak üzerine devam ettirdiğini belirten Dikici, şunları kaydetti:

“Doktoram esnasında ıspanak yapraklarının hücresizleştirilmesi konusunda çalışmıştım. Tabii ki o zamanlar yeni bir malzeme olduğu için ilk olarak önce vücuda ne kadar uygun olduğunu test ettik. Şu an hücresizleştirilmiş ıspanak yapraklarının insan vücudu tarafından tamamen kabul edilebilir yapıda olduğunu biliyoruz. Bu sayede üç boyutlu yapıları kullanarak yapay damar çalışmaları yürütebiliriz ya da kendi kendine iyileşme göstermeyen kronik yaraların tedavisinde yara iyileşmesine yardımcı olan yara örtüleri geliştirebiliriz. Bunların yanı sıra diğer çok çeşitli doku mühendisliği uygulamalarında da kullanabiliriz. Bitki dokularının kullanılması hayvan dokusuna kıyasla birçok avantaja sahip. Bizler bitki dokularını kullanarak hem daha uygun maliyetli hem daha bulunabilir hem de etik kaygıları içermeyen ve hayvandan insana hastalık geçişi riski taşımayan çok çeşitli biyomalzemeler geliştirmeyi hedefliyoruz. ”

Projesiyle İngiltere’de 2021 yılı mühendislik bilimleri kategorisinde birinciliğe layık görülmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Dikici, şöyle devam etti:

“Gelecekte ıspanak veya diğer bitki yapraklarının klinikte kullanımı yaygınlaşacaktır. Benim çalışmalarım da kronik diyabetik ülserlerin tedavisinde ıspanak yapraklarını kullanarak yaraların iyileştirilmesini hızlandıran ve bu yara tedavilerinin mümkün kılınması üzerine kurulu. Bu proje kapsamında ıspanak yapraklarının yanı sıra iki farklı yaprağın daha hücresizleştirilme potansiyelini araştırdık ve hücresizleştirme işleminin doğrulanması aşamalarını geçtik. Şu anda insan hücreleriyle yapacağımız deney aşamalarına geldik ve bütün bu deneylerin ardından bir de hayvan denememiz olacak. Bu sayede kliniğe giden yolda ön testleri adım adım tamamlamış olacağız.”

Serkan Dikici, 2022’nin aralık ayında tamamlanması planlanan projenin, tıp ve bilim dünyasına önemli katkı sunacağına inandığını sözlerine ekledi.