Kadın çiftçiler hem evde hem tarlada mesaide

BİLECİK (AA) – Marmara Bölgesi’nde tarımsal faaliyetleriyle ön plana çıkan Bilecik ve ilçelerinde kadın çiftçiler, hem evlerinde hem de tarlada çalışkanlıklarıyla takdir topluyor.

Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı yaklaşık 7 bin 334 kişinin bulunduğu Bilecik’te bu sayının bin 500’ünü kadınlar oluşturuyor. Kadın çiftçilerin yüzde 70’i bitkisel üretim, yüzde 30’u da hayvansal üretimle geçimini sağlıyor.

Bilecik’in İnhisar ilçesinde hayvancılığın yanı sıra geçimini seracılıktan sağlayan Sakarya Havzası’ndaki köylerde yaşayan kadınlar, azimleriyle gençlere örnek olurken, aile bütçesine de katkı sağlıyor.

İnhisar Kaymakamı Mahmut Sami Yılmaz, AA muhabirine, ilçede seracılık faaliyetleri kapsamında yaz aylarında domates, salatalık ve biber, kış mevsiminde de yeşil soğan, roka, maydanoz, tere ve marul ürünlerinin yetiştirildiğini söyledi.

Çevre köylerden mevsimlik işçi olarak ilçeye gelen kadınların kış mevsiminde ağırlıklı olarak seralarda yetişen yeşil soğan sökümünü ve ayıklamasını yaptığını anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:

“Yörenin kadınları seralarda, tarlalarda ve bahçelerde yoğun bir şekilde gayret gösteriyorlar. Hem üretime hem ülkenin ekonomisine katkı sunuyorlar. Kendi emeklerini ortaya koyarak evlerine de bir geçim kaynağı oluşturuyorlar. Kadınlar ülkemizin her köşesinde emeğini ortaya koyuyor. Yapabilecekleri güzel şeyler var. Yeter ki onlar mücadele etsin ve bizler de onlara gayret gösterelim, destek verelim. Güzel işler ortaya koyuyorlar. Şu anda gördüğümüz emekçi kadınları burada. Kadınlarımız, emeğini ortaya koyarak, Dünya Kadınlar Günü’nü hak ediyor. Kadınlarımızın günlerini kutluyorum.”

“Bizim için her gün Dünya Kadınlar Günü”

İlçeye bağlı Akkum köyünde yaşayan 55 yaşındaki mevsimlik işçi Behice Kıran ise iki küçük çocuğuyla ev ekonomisine katkı sağlamak için çalıştığını belirtti.

Sabah erken saatte kalkıp, eşinin ve çocuklarının yemeklerini hazırladıktan sonra sera veya tarlaya çalışmaya geldiğini anlatan Kıran, şunları kaydetti:

“Zor bir iş yapıyoruz. Arazide ve evde çalışıyoruz. Bizim için her zaman Dünya Kadınlar Günü. Kadınlar çok güçlü. Yapamayacağımız iş yok. İşin büyüğü küçüğü yok. İstedikten sonra her şeyin üstesinden geliriz ve üstesinden çıkabilecek güçteyiz. O yüzden yeri gelince anne olabiliyoruz yeri gelince eş olabiliyoruz yeri gelince arkadaş olabiliyoruz yeri gelince iş kadını olabiliyoruz. Kadınların olmadığı bir yer düşünmüyorum. Her şey kadında bitiyor.”

50 yaşındaki Neriman Kayhan da sabah erken saatlerde Söğüt ilçesinden çalışmak için seralara geldiklerini söyledi.

Hayatının her döneminde tarlada çalıştığını kaydeden Kayhan, “Burada yeşil soğan soyuyoruz, marul kesiyoruz ve marul dikiyoruz. 12 ay işimiz var. Yaz, kış işimiz var. Akşam eve gittiğimde ev işine başlıyorum. Yemek, çamaşır ve bulaşık derken sabah tekrar erkenden kalkıp yeniden tarlaya geliyorum. Dünya Kadınlar Günü’nü bugüne kadar hiç kutlamadım, hep çalıştım.” diye konuştu.

60 yaşındaki Meryem Şenlik ise yaz mevsiminde çilek hasadında, kış mevsiminde de marul ve yeşil soğan işlerinde çalıştığını belirterek, kadınların kıymetinin bilinmesi gerektiğini vurguladı.

Muhabir: Muhsin Arslan

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Koca, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, aşılama oranı en yüksek 10 ilin bulunduğu tabloya yer vererek, “Aşı sırası gelip, en az 1 doz aşı yaptıranların oranı yükseliyor. Salgın hastalıkları kontrol altına alabilmenin en etkili yolu dün olduğu gibi bugün de aşıdır. Sağlığınız için siz de kolları sıvayın.” ifadelerini kullandı.

Tabloda, Edirne yüzde 68,86, Amasya yüzde 67,66, Eskişehir yüzde 67,54, Çanakkale yüzde 67,31, Kırklareli yüzde 66,74, Balıkesir yüzde 65,16, Muğla 64,49, Burdur yüzde 64,38, Bilecik yüzde 64,23 ve Sinop yüzde 64,03 ile aşılama oranı en yüksek 10 il oldu.

BİLECİK(AA) – Bilecik-Söğüt kara yolunun 20. kilometresinde Küre köyü yol ayrımından 2 kilometre mesafedeki 550 metre rakımlı ihtişamlı bir tepede yer alan türbeye ilçeden ulaşımı sağlayan yol, ilgili kurum ve kuruluşların çalışmalarıyla düzenlendi.

Türbenin çevre düzenlemesi için de bu yaz çalışma başlatılacağı öğrenildi. Çalışmalar tamamlandığında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası türbeye daha fazla ziyaretçinin gelmesi bekleniyor.

Salgın kısıtlamalarının olmadığı günlerde ziyaretçilerin gelip dua ettiği türbe, eski Türk mezarlarının yöresel şekillerinin bir örneği kabul ediliyor. Dursun Fakih Türbesi’nden temiz ve pussuz bir havada bakıldığında, kuş uçuşu 14,5 kilometre mesafede bulunan Bilecik’teki Şeyh Edebali Türbesi görülebiliyor.

Dursun Fakih

Karaman’da dünyaya gelen ve Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna şahitlik etmiş bir Türk bilgini olan Dursun Fakih, tefsir, hadis, fıkıh ilimlerini tahsil etti.

Hocası Şeyh Edebali’nin kızıyla evlenerek damadı, Osman Gazi ile de bacanak olan Dursun Fakih, Eylül 1299’da Karacahisar fethedildikten sonra Osman Gazi adına hutbe okuyup cuma namazını kıldırdı. Böylece hem Osman Gazi’nin hür ve tam istiklal sahibi bir devlet başkanı olduğunu hem de Osmanlı Devleti’nin kurulduğunu dünyaya ilan etti.

Osmanlı’nın ilk imam hatibi ve ilk kadısı, kuruluş döneminin en önemli manevi liderlerinden olan, “Gazavatname” adlı bir eseri de bulunan, Anadolu’da milli birlik ve kültür birliğinin oluşmasına hizmet eden Dursun Fakih, 1327 yılında vefat etti.