"Enter"a basıp içeriğe geçin

“Kalp yorgunluğu” için öneriler

İSTANBUL (AA) – Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bilal Boztosun, "Aile öyküsü, cinsiyet veya yaş gibi bazı risk faktörlerini değiştiremezsiniz, ancak kalp hastalığı riskinizi azaltabilirsiniz." ifadelerini kullandı.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden yapılan açıklamayla, kalp yorgunluğuna ilişkin öneriler paylaşıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Bilal Boztosun, kalp hastalığından korunmak için 5 ipucu verdi.

Sigarayı bırakanın anında ödül kazanmaya başladığının altını çizen Boztosun, şunları kaydetti:

"Sigara içilmese dahi sigara dumanı olan ortamda pasif içici olmaktan bile kaçınılması gerek. Tütün içindeki kimyasallar kalbinize ve kan damarlarınıza zarar verebilir. Sigara dumanı kanınızdaki oksijeni azaltır, bu da kan basıncınızı ve kalp atış hızınızı artırır çünkü kalbinizin vücudunuza ve beyninize yeterli oksijen sağlamak için daha fazla çalışması gerekir. İçilmemesi haricinde içilen ortamda bile bulunmayın.

Kalbiniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri sigara, elektrikli sigara, nargile veya dumansız tütün kullanmayı bırakmak. Kalp hastalığı riski, sigarayı bıraktıktan bir gün sonra bile düşmeye başlar. Sigarasız geçen bir yılın ardından, kalp hastalığı riskiniz sigara içen kişinin yaklaşık yarısına düşer. Ne kadar uzun süre veya ne kadar sigara içersen iç, sigarayı bırakır bırakmaz ödül kazanmaya başlayacaksınız."

– Uykusuzluk sağlık sorunlarına yol açabilir

Boztosun, uykusuzluğun sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek yeterince uyumayan kişilerde obezite, yüksek tansiyon, kalp krizi, şeker hastalığı ve depresyon riskinin daha yüksek olduğunu aktardı.

Çoğu yetişkinin her gece en az yedi saat uykuya ihtiyacı olduğunu ifade eden Boztosun, "Hayatınızda uykuyu bir öncelik haline getirin. Her gün aynı saatlerde yatıp uyanarak bir uyku programı belirleyin ve buna bağlı kalın. Yatak odanızı karanlık ve sessiz tutun, böylece uyumayı kolaylaştırın." önerilerinde bulundu.

Boztosun, yeterince uyuduğunu söyleyen ancak gün boyunca hala kendini yorgun hisseden kişilere de tavsiyede bulunarak, "Doktorunuza kalp hastalığı riskinizi artırabilecek bir durum olan obstrüktif uyku apnesi için değerlendirilmeniz gerekip gerekmediğini sorun. Tıkayıcı uyku apnesinin belirtileri arasında yüksek sesle horlama, uyku sırasında kısa süreli nefes almayı durdurma ve nefes nefese uyanma sayılabilir. Tıkayıcı uyku apnesi tedavileri, aşırı kiloluysanız kilo vermeyi veya uyurken hava yolunuzu açık tutan sürekli bir pozitif hava yolu basıncı (CPAP) cihazı kullanmayı içerebilir." bilgilerini paylaştı.

– "Düzenli, günlük fiziksel aktivite kalp hastalığı riskinizi azaltabilir"

Günlük en az 30 – 60 dakika aktivitenin hedeflenmesi gerektiğini belirten Boztosun, düzenli, günlük fiziksel aktivitenin kalp hastalığı riskinizi azaltabileceğini kaydetti.

Boztosun, "Fiziksel aktivite, kilonuzu kontrol etmenize ve yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve tip 2 diyabet gibi kalbinizi zorlayabilecek diğer durumları geliştirme şansınızı azaltmanıza yardımcı olur. Sağlığınızın durumuna göre hızlı tempoda yürümek gibi haftada 150 dakika ılımlı aerobik egzersiz, haftada 75 dakika koşma gibi ağır aerobik aktivite veya daha kısa aktiviteler bile kalp için faydalı, bu nedenle bu kurallara uyamıyorsanız pes etmeyin." ifadelerini kullandı.

– "Egzersizle stresi yönetin"

Çağımızın sorunu stresin nasıl yönetilmesi gerektiği hakkında da değerlendirmelerde bulunan Boztosun, "Bazı insanlar stresle aşırı yemek, içmek veya sigara içmek gibi sağlıksız yollardan baş etmeye çalışırlar. Stresi yönetmenin alternatif yollarını bulmak fiziksel aktivite, gevşeme egzersizleri veya meditasyon gibi sağlığınızı iyileştirmeye yardımcı olabilir. Egzersizle stresi yönetin." tavsiyesinde bulundu.

Boztosun, diyabetin kalp hastalığı için bir risk faktörü olduğunun da altını çizdi. Aşırı kilolu olmak veya ailede diyabet öyküsü bulunması gibi diyabet için risk faktörleri bulunması durumunda, doktorun erken taramayı önerebileceğini belirten Boztosun, şu bilgileri verdi:

"Kilonuz normalse ve tip 2 diyabet için başka risk faktörleriniz yoksa, 45 yaşından itibaren her üç yılda bir yeniden test edilmek üzere tarama yapılması önerilir. Yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol kalbinize ve kan damarlarınıza zarar verebilir. Ancak onlar için test yapmadan, muhtemelen bu koşullara sahip olup olmadığınızı bilemeyeceksiniz. Tansiyon düzenli tansiyon taramaları genellikle çocukluk döneminde başlar. 18 yaşından itibaren, kalp hastalığı ve felç için bir risk faktörü olarak yüksek tansiyonu taramak için kan basıncınız en az iki yılda bir ölçülmelidir.

18 ile 39 yaş arasındaysanız ve yüksek tansiyon için risk faktörleriniz varsa, muhtemelen yılda bir kez taranacaksınız. 40 yaş ve üstü kişilere ayrıca her yıl tansiyon testi yapılır. Kolesterol seviyeleri. Yetişkinler genellikle kolesterolleri en az dört ila altı yılda bir ölçülür. Kolesterol taraması genellikle 20 yaşında başlar, ancak ailenizde erken başlangıçlı kalp hastalığı öyküsü gibi başka risk faktörleriniz varsa daha erken test yapılması önerilebilir."

Boztosun, aile öyküsü, cinsiyet veya yaş gibi bazı risk faktörlerin değiştirilemeyeceğini ancak, verilen ipuçları ile kalp hastalığı riskinin azaltılabileceğini aktardı.

Haber Lütfen AA üyesidir. İletişim: haberlutfen@gmail.com