Kanada’da yüzlerce ceset kalıntısının olduğu yeni çocuk mezarları bulundu

TORONTO (AA) – Saskatchewan eyaletindeki First Nation yerlilerinin çatı kuruluşu olan Egemen Yerli İlk Milletler Federasyonu’ndan (FSIN) yapılan açıklamada, Cowessess First Nation bölgesindeki eski Marieval Kızılderili Yatılı Kilise Okulu’nun sahasında resmi kayıtlarda olmayan yüzlerce çocuk mezarı keşfedildiği bildirildi.

Cowessess Şefi Cadmus Delorme ve FSIN Şefi Bobby Cameron, yaptıkları ortak açıklamada, net bir sayının elde edilmesi için çalışmaların devam ettiğini ancak bölgedeki mezarların Kanada’da bugüne kadar bulunanların en fazlası olacağını ifade etti.

Kanada resmi kayıtlarına göre Marieval Kızılderili Yatılı Kilise Okulu, 1899’dan 1997’ye kadar eyaletin başkenti Regina’nın yaklaşık 140 kilometre doğusunda, Cowessess yerlilerinin olduğu bölgede faaliyet gösterdi.

British Columbia eyaletinin Kamlopps kentindeki yatılı kilise okulunun bahçesinde 29 Mayıs’ta 215 çocuğa ait ceset kalıntılarının olduğu kayıt dışı mezarların bulunması üzerine, ülke genelindeki 139 okulda başlatılan yüzeyden yere nüfuz eden radar taramalarında yeni mezarlar keşfedilmişti.

Cowessess bölgesinde bu ayın başlarında başlatılan tarama çalışmalarında bulunan kayıt dışı mezar sayısına ilişkin yetkililerce bugün bir açıklama yapılması bekleniyor.

“Haber kesinlikle trajik ama şaşırtıcı değil”

Kanada’daki First Nation yerlilerinin Ulusal Şefi Perry Bellegarde, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Cowessess First Nation’da yüzlerce isimsiz mezarın bulunduğu haberi kesinlikle trajik ama şaşırtıcı değil. Tüm Kanadalıları bu son derece zor ve duygusal zamanda First Nation’ın yanında olmaya çağırıyorum.” dedi.

“Yas tutma hakkımızı elimizden alıyorlar”

Saskatchewan’daki Little Pine First Nation Şefi Wayne Semaganis de CBC Haber’e verdiği demeçte, “Bugün bile halktan hala küçümseme var. ‘Bu bir tarih, geçmişte kaldı’ diyorlar. Hayır, geçmişte değil. Bugün de devam ediyor. Yatılı okullara gömülen bu çocuklar öldürüldü. Çünkü kaza olsaydı, eceliyle ölselerdi, birileri uyarılırdı.” şeklinde konuştu.

Semaganis, şu anda bile incindiklerini kanıtlamak zorunda olanların yerli halk olmasının sinir bozucu olduğuna işaret ederek, “Kanada’nın büyük çoğunluğunda hala kederimizi anlamayan çok sayıda insan var. Yas tutma hakkımızı elimizden alıyorlar. Asıl acı olan da bu.” diye konuştu.

Öte yandan, mezarların bulunduğu Saskatoon kentinde, Marieval Kızılderili Konut Okulu’ndaki isimsiz mezarlarda bulunan tüm çocukları onurlandırmak için bayraklar yarıya indirildi.

Kanada tarihinin en büyük çocuk istismarı

Kanada tarihinin en büyük çocuk istismarı olarak kabul edilen Yatılı Kilise Okullarının ilki, 1880’lerin başında açıldı ve sonuncusu da 1996 yılında kapatıldı.

150 binden fazla yerli çocuğun ailelerinden zorla alınarak yerleştirildiği kiliselere ait yatılı okullarda, bu çocukların büyük bölümü rahip, rahibe ve diğer öğretmenler tarafından fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddet ve istismara maruz bırakıldı.

Ülkede 2010’da kurulan Hakikat ve Uzlaşma Komisyonunun kayıtlarına geçen istismarların yanı sıra bazı çocukların üzerinde tıbbi deneyler yapıldığı belirlendi.

Kanada federal hükümeti, binlerce çocuğun açlık, soğuk ve tıbbi deneyler sonucu hayatını kaybettiği yatılı kilise okullarında yaşananlar için, 2008 yılında mağdurlardan resmen özür dilemişti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KANADA (AA) – Kanada Vatandaşlık ve Göçmenlik Bakanı Marco Mendicino yaptığı açıklamada, “Her şeye rağmen, Kanada göçmenlik konusunda dünyaya liderlik etmeye devam ediyor. Bu yıl 401 bin yeni daimi sakini kabul etme taahhüdümüzü yerine getireceğiz. İşler doğru yönde ilerliyor.” ifadesini kullandı.

Bugüne kadar bir yılda kabul edilecek en fazla göçmen sayısı olan 401 bin kişi arasında, ülke dışından yapılan başvuruların yanı sıra uygun şartlardaki yabancı öğrenciler, geçici yabancı işçiler ve halihazırda Kanada’da bulunan sığınmacılar yer alıyor.

Bu arada Kanada Göçmenlik Dairesi, haziranda, bir ayda şimdiye kadarki en yüksek sayı olan 45 bin 100 göçmenlik başvurusunu değerlendirdi. Daire, bu başvurulardan 35 bin 600’üne ülkede daimi oturum izni verdi.

Kanada Göçmenlik Dairesi verilerine göre, ülkeye en çok göçmenin kabul edildiği yıl, 400 bin 810 ile 1913 yılı oldu.

Kovid-19 salgını sonrası artan işgücü ihtiyacını karşılama hedefinde olan Kanada hükümeti, söz konusu açığı kapatmak için 2022’de 411 bin ve 2023’te de 421 bin yeni göçmen almayı hedefliyor.

Hükümet, salgın nedeniyle kapalı olan sınırlar engelini aşmak için de nisanda, sağlık, tarım, inşaat ve dağıtım hizmetleri gibi mesleklerde çalışan 90 binden fazla mezun öğrenciye ve geçici yabancı işçiye daimi ikamet statüsü verileceğini duyurmuştu.

KANADA (AA) – Kanada Müslümanları Ulusal Konseyi (NCCM) CEO’su Mustafa Farooq, London kentinde düzenlediği basın toplantısında, 22 Temmuz’da toplanacak Kanada Ulusal İslamofobi Zirvesi’ne dair açıklamalarda bulundu.

Farooq, “İslamofobi nedeniyle son 5 yılda Kanada’daki nefret saldırılarında diğer tüm G-7 ülkelerinden daha fazla Müslüman öldürüldü. İslamofobi öldürücü ve şimdi harekete geçmemiz gerekiyor. Daha fazla can kaybına seyirci kalamayız.” dedi.

Mustafa Farooq, “Kanadalı Müslüman topluluklara destek veren her kökenden birçok Kanadalı var. İslamofobik olaylardan sonra taziye ve umut mesajlarıyla, namaz vakitlerinde camilerin etrafına canlı kalkanlarla ve değişim taleplerinde dayanışmayla bu destek açıkça görülmektedir. Kanada’da İslamofobi ile ilgili bir sorunumuz var. Kanadalılar olarak bizlerin de bu konuda bir şeyler yapmak için kolektif iradeye sahip olduğumuza şüphe yok.” diye konuştu.

Ontario eyaletine bağlı London kentinde Müslüman bir aileden dört kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısı sonrası Ulusal İslamofobi Zirvesi düzenlenmesi önerisini gündeme getirdiklerini hatırlatan Farooq, 22 Temmuz’da yapılacak zirve için 61 maddelik istek ve tavsiyeler hazırladıklarını ifade etti.

Farooq, konuşmasında, Kanada’da son yıllarda artan İslamofobik saldırılara; 6 Haziran’da London’da Afzaal ailesinden 4 kişinin öldüğü terör saldırısını, Eylül 2020’de Toronto Mescidi’nin gönüllü bekçisi Mohamed-Aslim Zafis’in bıçaklanarak öldürülmesini, Ocak 2017’de Quebec City Camisi’nde namaz kılarken öldürülen 6 kişiyi ve Edmonton’da saldırıya uğrayan iki Müslüman kız kardeşi örnek gösterdi.

Zirve öncesi önerileri kamuoyuna duyurmak için İslamofobik saldırıların olduğu bu şehirlerde eşzamanlı basın toplantıları düzenleyen NCCM’in isteklerinden bazıları ise şöyle sıralandı:

“Nefret suçlardan mağdur olanlar için Ulusal Destek Fonu kurulması, ulusal güvenlik ajansları başta olmak üzere her kademeden devlet kurumlarında beyaz üstünlükçü grup üyeleri hakkında soruşturma başlatılması, ceza kanununa nefret saikli saldırı, cinayet, tehdit ve her bir ihlale karşılık gelen özel cezalar içeren yeni hükümlerin eklenmesi, 2021’in sonuna kadar federal bir İslamofobi karşıtı stratejinin belirlenmesi, beyaz üstünlükçü grupların eyalet mülkü üzerinde toplanmasını engelleyen yasaların çıkarılması, eğitim müfredatlarına İslamofobi karşıtı derslerin konulması.”