Çar. Ara 11th, 2019

Kanuni Sultan Süleyman'ın Macaristan'daki türbesi alanındaki kazı çalışmaları tamamlandı

Zigetvar Kuşatması sırasında 7 Eylül 1566’da hayatını kaybeden Kanuni Sultan Süleyman’ın, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının destekleriyle ortaya çıkarılan türbe alanındaki kazı çalışmaları tamamlandı.

BUDAPEŞTE (AA) – TİKA Budapeşte Program Koordinatörü Seda Dağlı “Sultan Süleyman’ın iç organlarının defnedildiği türbesinin bulunmasına yönelik araştırma ve kazı çalışmaları sırasında türbenin yanı sıra cami, tekke, kervansaray, ordugah ve onu koruyan palankanın da bulunduğu bir kompleksin gün ışığına çıkarılması başta Türk-Macar araştırma ekibinin sorumluları olmak üzere her iki ülkeden paydaşları hem çok heyecanlandırmış hem de gururlandırmıştır.” dedi.

Zigetvar Kuşatması sırasında 7 Eylül 1566’da hayatını kaybeden Kanuni Sultan Süleyman’ın, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destekleriyle ortaya çıkarılan türbe alanındaki kazı çalışmaları tamamlandı.

TİKA Budapeşte Program Koordinatörü Dağlı, alandaki çalışmaları yürüten Macar ekibin başındaki Pecs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Norbert Pap ve Macaristan’ın eski Ankara Büyükelçisi Janos Hovari, AA muhabirine çalışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Dağlı, 21 Kasım 2012’de TİKA ve Zigetvar Belediyesi arasında ”Araştırma Destek Anlaşması” imzalanmasının ardından Osmanlı Devleti’nin 10. padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın son seferini yaptığı Zigetvar’da hayatını kaybetmesi üzerine iç organlarının defnedildiği bölgenin ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların başladığını söyledi.

Seda Dağlı şunları kaydetti:

”Sultan Süleyman’ın iç organlarının defnedildiği türbesinin bulunmasına yönelik araştırma ve kazı çalışmaları sırasında türbenin yanı sıra cami, tekke, kervansaray, ordugah ve onu koruyan palankanın da bulunduğu bir kompleksin gün ışığına çıkarılması başta Türk-Macar araştırma ekibinin sorumluları olmak üzere her iki ülkeden paydaşları hem çok heyecanlandırmış hem de gururlandırmıştır. Özellikle bu noktaya gelebilmemizin lokomotif gücü olan TİKA’yı ayrıca mutlu etmiş, onurlandırmıştır.”

Bugüne kadar yapılan çalışmaların tüm safhaları, 6 Eylül 2019’da Zigetvar Kalesi’ndeki Kanuni Sultan Süleyman Camisi’nde düzenlenen ”Kanuni Sultan Süleyman’ın Kutsal Şehri” sergisiyle tanıtıldığına dikkati çeken Dağlı, ”Zigetvar Süleyman Türbesi Kültürel ve Turistik Merkezi Geliştirme Projesi” adlı panelde ise proje sorumluları olan bilim insanları tarafından yapılan sunumlarla da bilim dünyasının dikkatine sunulduğunu ifade etti.

Ortaya çıkarılan eserlerin en kısa zamanda hem bilim insanlarının hem de tarihseverlerin ziyaretine açılmasını umduğunu belirten Dağlı, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Araştırma projemiz finale yaklaşırken umuyoruz ki ‘Turbek’ bölgesinde Türk-Macar araştırma ekiplerince gün yüzüne çıkarılan kalıntı ve buluntuların ‘Açık Hava Müzesi’ne dönüştürülmesine yönelik Macar araştırma ekibi tarafından hazırlanan tasarım önerisi çalışmaları bu yıl bitmeden nihayetlenecek, yakın gelecekte tarihin şu ana kadar gizli kalmış bir noktası daha hem bilim dünyasının hem de tarihseverlerin ziyaretine açılmış olacaktır.”

”Yerleşkedeki tüm yapıları bulduk ve ortaya çıkardık”

Prof. Dr. Norbert Pap da 2012’de imzalanan anlaşma ile çalışmaların başlatıldığını, 2013’te türbenin yerinin tespit edildiğini, 2015’teki kazılar neticesinde türbenin ortaya çıkarıldığını ve aralık ayında Türk yetkililerle bunu kamuoyuna duyurduklarını anlattı.

Yerleşkenin yaklaşık dört hektarlık alanda bulunduğunu, bugüne kadar ise yaklaşık bir hektarlık bölümünü ortaya çıkardıklarını kaydeden Pap, ”Yerleşkedeki tüm yapıları bulduk ve ortaya çıkardık. Türbe, cami, tekke, kervansaray, ordugahı ve onu koruyan palankayı bulduk. Benzer şekilde yerleşkede yaşayan halkın yaşadığı alanları ve onların nelerle uğraştığını da tespit ettik.” dedi.

Pap, türbenin 1683’te Viyana seferine çıkan Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından ziyaret edildiğini de hatırlattı.

Sahadaki kazı çalışmalarının tamamlandığına, ileriki dönemde ise çıkarılan eserlerin sergilenmesinin planlanacağına işaret eden Pap, ”Umarım önümüzdeki dönemde, 5-6 yıl içinde burada ortaya çıkan tarihi eserlerin yer aldığı müze Türk, Macar ve diğer halkların ziyaretine açılır.” diye konuştu.

”Bu projenin önemini anlayan ve destekleyen TİKA Başkanı Serdar Çam’a ayrıca teşekkür ederim”

Macaristan’ın eski Ankara Büyükelçisi Janos Hovari de Kanuni’nin türbesinin yerinin uzun yıllar boyunca bilinmediğini, Türk-Macar iş birliği ile çok sayıda bilim insanın 7 yıllık çalışması sonucu türbenin ve çevresindeki yapıların kalıntılarının ortaya çıkarılmasının tarihi açıdan büyük öneme sahip olduğunu söyledi.

TİKA’nın verdiği destekle başlayan projenin daha sonra ”ulusal projeye” dönüştüğünü ve Macar hükümeti ve Pecs Üniversitesinin de projeye destek verdiğini ifade eden Hovari, ”Bu projede yer alan tüm Türk dostlarımıza teşekkür ediyorum. Bu projenin önemini anlayan ve destekleyen TİKA Başkanı Serdar Çam’a ayrıca teşekkür ederim.” dedi.

Projede yer alan bilim insanlarının çalışmalar hakkında rapor hazırladığını ve bunun kısa bir süre içinde Macar hükümetine sunulacağını vurgulayan Hovari, ”Bu rapor gelecek yıl başında Macar hükümet yetkililerinin elinde olacak. Çalışmaların nasıl devam edeceği, hangi tür binaların, yolların, altyapının oluşturulacağı hakkında karar verilecek. Ben planlamanın 1-2 yıl içinde tamamlanacağını ve hayata geçirilmeye başlanacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

Hovari, Türkiye ve Macaristan’ın çok iyi ilişkilere sahip olduğunu, bu projenin gerçekleştirilmesinde de iş birliği yapılmasını beklediğini kaydetti.

Kanuni’nin ölümü gizlenmişti

Zigetvar kuşatması sırasında 1566’da hayatını hayatını kaybeden Kanuni Sultan Süleyman’ın ölüm haberi askerler arasında moral bozukluğu yaratmaması için gizlenmişti. Kanuni’nin naaşının bozulmaması için iç organları çıkartılarak otağının bulunduğu yere gömülmüştü. Kanuni’nin bedeni ise muhasaradan sonra İstanbul’a getirilerek Süleymaniye Camisi avlusundaki bugünkü yerine defnedilmişti.

Kanuni’nin ölümünden sonra tahta geçen II. Selim, babasının iç organlarının gömülü olduğu yere türbe, etrafına da külliye yaptırmıştı. 150 yıl kadar kalan bu yapılar daha sonra Zigetvar Kalesi’ni işgal eden Habsburg askerleri tarafından yıkılmıştı. Macarlar, bu bölgeye türbe anlamına gelen “Turbek” ismini vermişti.