Karakaş, TMSF'nin dördüncü başkanı oldu

İSTANBUL (AA) – AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tasarruf mevduatını sigorta etmek üzere 1983 yılında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde kuruldu. 1999 yılında da Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) kurulması ile de TMSF’nin temsil ve idaresi BDDK altında yeniden yapılandırıldı.

1994 yılında yaşanan ekonomik kriz ile birlikte başlayan 10 yıllık bir süreçte TMSF’ye toplam 25 bankanın devredilmesi, bunların ağırlıklı bölümünün 2000-2003 yılları arasında yaşanmış olması ve gerek dünya genelindeki uygulama örnekleri, gerekse hızlı ve etkin bir banka çözümleme sürecinin yürütülmesinin gerekliliği TMSF’nin bağımsız bir kurum olarak faaliyetlerini sürdürmesini gündeme getirdi.

26 Aralık 2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5020 sayılı Kanun ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nda değişiklik yapılarak, TMSF’nin karar organının Fon Kurulu olduğu ve TMSF’nin genel yönetim ve temsili ile Fon Kurulu tarafından alınan kararların yürütülmesinin Fon Kurulu Başkanı’na ait olduğu hükme bağlandı. Böylece TMSF, özerk bir statüye kavuştu.

Kasım 2005’te yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, TMSF için önemli değişiklikler getirdi. Yeni Kanun ile TMSF’nin yetkileri genişletilerek, önceki düzenlemelere göre BDDK tarafından belirlenen sigortaya tabi mevduatın kapsamı ve tutarını belirleme yetkisi ile risk esaslı sigorta priminin tarifesini, tahsil zamanını ve şeklini belirleme yetkileri TMSF’ye verildi.

Ayrıca, yeni kanun katılım bankaları nezdinde açtırılan gerçek kişilere ait katılım hesaplarını da TMSF’nin güvencesi altına aldı.

TMSF’de görev yapan başkanlar

TMSF’nin özerk yapıya kavuşmasıyla birlikte Kurul Başkanlığı’na Ahmet Ertürk getirildi. 29 Ocak 2004 tarihinde TMSF Kurulu Başkanı Ahmet Ertürk, İkinci Başkan Şakir Ercan Gül ile Kurul üyeleri, görevlerine başladılar. 6 yıl TMSF Başkanlığı yapan Ertürk’ün görev süresi 29 Ocak 2010’da doldu.

Fon Kurulu Başkanlığı görevine atama yapılıncaya kadar geçecek sürede başkanlık görevini yürüten TMSF İkinci Başkanı Şakir Ercan Gül, 2 Şubat 2010 tarihinde göreve asaleten atandı. Gül, 2 Temmuz 2017 tarihine kadar yaklaşık 7,5 yıl TMSF Başkanı olarak görev yaptı.

Şakir Ercan Gül’ün ardından Fon Başkanlığı’na 7 Temmuz 2017 tarihinde atanan Muhiddin Gülal, başkanlık görevini 4 yıl süreyle yerine getirdi. Resmi Gazete’de bugün yayımlanan atama kararı ile de TMSF Başkanlığı görevine Fatin Rüştü Karakaş getirildi.

Fatin Rüştü Karakaş kimdir?

1968 yılında Rize’de doğan Fatin Rüştü Karakaş, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü mezunu oldu.

İstanbul Üniversitesi’nden Para ve Banka yüksek lisans derecesi alan Karakaş, 1992 yılında Teftiş Kurulu’nda Müfettiş Yardımcısı olarak göreve başladığı Şekerbank’ta Ocak 2013’e kadar çeşitli görevler üstlendi.

Fatin Rüştü Karakaş, 2013 yılı ocak ayından kasım ayına kadar Şekerbank TAŞ Personeli Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı’nda Genel Sekreter olarak görev yaptı ve Kasım 2013’te Şekerbank TAŞ Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı.

Bir süre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda (BDDK) Kurul Üyeliği yapan Karakaş, 2019’da TMSF Kurul Üyeliği’ne atandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Muhiddin Gülal, fon bünyesindeki şirketlerin 2020'yi olağanüstü bir performansla kapattığını belirterek, "TMSF kayyumunda yönetilen 796 şirket 2020'de 37,2 milyar lira ciro, 3,4 milyar lira kara ulaştı. Aktif büyüklükleri 70,2 milyar lira oldu." dedi.

Gülal, ekonomi basınının temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda yaptığı açıklamada, bugün itibarıyla TMSF'nin fon rezervinin 67,2 milyar lira seviyesine ulaştığını, bunun 66 milyar lirasının mevduat sigortacılığı rezervi olduğunu söyledi.

Toplam sigortalı mevduatlarının 866 milyar lira olduğunu dile getiren Gülal, "2017'de rezerv büyüklüğümüz 31 milyar lirayken bugün 66 milyar liralık bir rezervi konuşur hale geldik. Rasyo itibarıyla rezervinizin riskinizi karşılama oranı önemli. IADI'nin verilerine göre dünyada rasyo itibarıyla ikinci sıradayız. Rasyomuz yüzde 7,6. Bu yapı itibarıyla dünyanın en kuvvetli mevduat sigortacılığı kurumları arasındayız." diye konuştu.

Gülal, 2001 krizinden sonra TMSF'ye devrolan 26 banka ile ilgili çalışmalardan bahsederek, "Burada 31,5 milyar dolar kamunun bu bankaların ödemekle yükümlü olduğu değer var. Bu tutarın 23,2 milyar dolarını tahsil ederek Hazine'ye kazandırdık." ifadesini kullandı.

Burada artık işin sonuna geldiklerini, 250 milyon dolar tahsilat yapabileceklerine dair projeksiyonlarının olduğunu anlatan Gülal, "Takiben de artık bu dosyalarımızı da kapatmaya gayret edeceğiz." dedi.

Gülal, Ataşehir'de hayata geçirecekleri inşaat projesine değinerek, 1.023 bağımsız bölümden oluşan bu projeden bekledikleri 1,2-1,3 milyar liralık hasılatı Hazine'ye aktaracaklarını bildirdi.

Muhiddin Gülal, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ iltisaklı kurumlara kayyum atanmasından bahsederek, şu bilgileri verdi:

"Bugün itibarıyla elimizde 796 şirketimiz var. Bunların 640 tanesi aktif. Bu şirketlerde şu an itibarıyla 40 bin 61 kişi çalışıyor. 42,5 milyar lira aktif büyüklükle devraldığımız bu şirketlerde yüzde 65 büyüme sağlayarak 70,2 milyar lira seviyesine ulaştık. 18 milyar lira olan özkaynak büyüklüğü yüzde 61 artışla 29,1 milyar lira seviyesine ulaştı. Şirketlerimiz 2020'yi olağanüstü bir performansla kapattı. Geçen yıl karlılıkta yüzde 36, ciroda yüzde 12, aktif büyüklükte yüzde 19 artış yakaladık. TMSF kayyumunda yönetilen 796 şirket 2020'de 37,2 milyar lira ciro, 3,4 milyar lira kara ulaştı. Aktif büyüklükleri 70,2 milyar lira oldu."

– "Ağrı'da kuracağımız altın tesisinde 1.000 kişi istihdam edilecek"

TMSF Başkanı Gülal, Koza Altın'ın geçen yıl üretimi azalmasına rağmen başarılı performans gösterildiğini belirterek, devraldıklarında 2,6 milyar lira olan aktif büyüklüğün yüzde 218 artışla 8,3 milyar liraya, 2,3 milyar lira olan özkaynağın yüzde 222 yükselişle 7,6 milyar liraya ulaştığını söyledi.

Şirketin 2020 verilerine ilişkin Gülal, geçen yıl yüzde 2,5 artışla 1,8 milyar lira net kar elde ettiklerini, yüzde 32 büyüdüklerini, cirosunun yüzde 14 arttığını anlattı.

Gülal, kurumlar vergisi sıralamasında daha önce ilk 100'de bile bulunmayan Koza Altın'ın geçen yıl 13. sırada yer aldığının bilgisini verdi.

Devraldıklarında kasasında 1 milyar lira nakit bulunan Koza Altın'da bu rakamın 6,5 milyar liraya çıktığını dile getiren Gülal, Türkiye'de çıkarılan altın madeninde 3'te 1'lik paya sahip olduklarını vurguladı.

Yılda 15 milyon ton altın üretmeyi hedefleyen Koza Altın'ın Ağrı Diyadin'e bağlı Mollakara'da bulduğu altın rezervine ilişkin şu açıklamalarda bulundu:

"Ülke genelinde 38 noktada sondaj çalışmalarımız devam ediyor. Bu sondajlardan iyi netice aldığımızı zaman zaman paylaşıyoruz. Ağrı'da tesis kurmayı gerektirecek ve buna değecek iyi bir rezerv söz konusu. Mayıs sonu ya da haziran itibarıyla tesisimizi kuracağız. Minimum 300 milyon dolarlık yatırım yapacağız. 2022 içerisinde oradan altın çıkarmayı hayal ediyoruz. Hemen hemen 1.000 kişiye yakın istihdam sağlayacağız Ağrı'da. Orada ne kadar rezerv olduğuna dair Avustralya'dan bir enstitüden rapor bekliyoruz."

– "Erciyes Anadolu Holding'den 1,6 milyar lira kar"

Muhiddin Gülal, Erciyes Anadolu Holding'e ait 24 şirketin bulunduğunu, grubun 2020 sonu itibarıyla 15,8 milyar liralık aktif büyüklüğe ulaştığını, devir tarihinden bu yana aktif büyüklükte yüzde 87, karda yüzde 194, ciroda yüzde 167, özkaynakta yüzde 70 artış yaşandığını anlattı.

Gülal, "Erciyes Anadolu Holding geçen yıl salgına rağmen 2019'a göre karını yüzde 64 artırarak 1,6 milyar liraya, cirosunu yüzde 21 artırarak 13,6 milyar liraya, aktif büyüklüğünü yüzde 22 yükselterek 15,8 milyar liraya ulaştırdı. Üretim ve imalatta faaliyet gösteren tüm firmalarımız salgından olumsuz etkilenmedi." dedi.

Salgından en fazla zarar gören gruplarının Aydınlı olduğunu kaydeden Gülal, AVM'lerin kapalı olması gibi kısıtlamalardan bahsetti.

Gülal, geçen yılı Aydınlı Grubu olarak cüzi bir karla kapattıklarını ve cirolarının 2020'de yüzde 28 düştüğünü kaydederek, ancak 2,4 milyar lira aktif büyüklükle devraldıkları grubun 4,9 milyar lira aktif büyüklüğe ulaştığını bildirdi.

– "Aydınlı Grubu hariç bütün şirketlerimiz büyüdü ve cirosunu artırdı"

TMSF Başkanı Gülal, 7 bin 373 kişinin çalıştığı Sürat Kargo'nun 2020'de tarihinde ilk kez kar açıkladığını, önceki yıla göre karlarının yüzde 381 artarak 58 milyon liraya ulaştığını, özkaynaklarının ise yüzde 4.498 büyüyerek 56,7 milyon liraya yükseldiğini söyledi.

Sürat Kargo'nun salgın sürecinden pozitif ayrıştığını aktaran Gülal, bu noktaya gelinceye kadar Sürat Kargo'ya 150 milyon liralık yatırım yaptıklarını ifade etti.

Gülal, 2020'yi Naksan'ın 2,4 milyar lira, Aynes'in 1,2 milyar lira ciroyla kapattığını belirterek, "Hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren Aydınlı Grubu hariç şirketlerimizin hepsi 2020'de ortalama yüzde 20 büyüdü ve ciroları yüzde 12 arttı. Basiretli tüccar felsefesinde yönetiyoruz. 313 kayyumumuz var, 159 tanesi fon personeli. Bu yapıyı aslında TMSF personeli ile yönetiyoruz." diye konuştu."

– "Dumankaya'da 4 bin 440 mağdurun tamamının mağduriyetini gidermeyi hedefliyoruz"

Muhiddin Gülal, bu süreçte kendilerine devredilen inşaat şirketlerinden bahsederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"TMSF'ye devredilen Dumankaya, Fi Yapı ve İnanlar şirketlerinin yaklaşık 8 bin 500 mağdur vardı. Bu süreçte rahatsızlığı derinden hissettik. Dumankaya ile alakalı 4 bin 440 mağdurun 3 bin 91'inin mağduriyetini giderdik. Bizden tapu bekleyen 1.995 kişiden 1.694'üne tapusunu teslim ettik. Firmalara iş yapıp parasını alamayan 883 tedarikçinin 703'ünün mağduriyetini giderdik. Sancaktepe Mozaik Projesi'nde dairelerin mart itibarıyla teslimini yapacağız. Fikirtepe'yi de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı marifetiyle gidereceğiz. Giremediğimiz Adres Sancaktepe ve Vadi projelerine başlamak suretiyle 4 bin 440 mağdurun tamamının mağduriyetini gidermeyi hedefliyoruz."

Gülal, Fi Yapı'nın fiziki ve teknik iflasının 2007'de gerçekleştiğini, ciddi manada borcunun bulunduğunu, burada hareket kısıtlı hareket imkanlarının olduğunu, orada mağduriyetlerin bir kısmını giderme şanslarının olacağını anlattı.

– "Koza, Erciyes ve diğer kar eden şirketleri satmamız hukuken mümkün değil"

Gülal, mevcut şirketlerin satılıp satılmayacağına ilişkin bir soru üzerine şu cevabı verdi:

"Şirketin ekonomik devamlılığı tehlike arz ediyorsa şirketin satışı gündeme gelebiliyor. Koza'yı, Erciyes'i ve diğer kar eden şirketleri şu andaki hukuki altyapıyla satmamız mümkün değil. Naksan Grubu'nu satabiliriz. Royal Halı ve Naksan Plastik'in satışı ile ilgili ihale süreci yaşadık. Salgın şartları nedeniyle talipli gelmedi ancak önümüzdeki dönemde tekrar ihale yapmak istiyoruz."

Halka arz konusuna ilişkin bir soruya karşılık Gülal, Erciyes Anadolu Holding'de halka arz olabileceğini, Aydınlı Grubu'nun bir kısmını arz edebileceklerini ve Koza'daki arz oranını artırabileceklerini söyledi.

Gülal, "Hukuki süreçlerini tamamladıktan sonra bu arzlara imkanımız var." dedi.

KAYSERİ (AA) – Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Muhiddin Gülal, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) aidiyeti ve iltisakı tespit edilen şirketlere ilişkin, "Biz bu şirketleri devraldığımız andan itibaren artık bize milletin emaneti olarak bakıyoruz" dedi.

Gülal, Himmetdede mevkisinde bulunan Koza Altın İşletmeleri tesisini ve Erciyes Anadolu Holding'de yaptığı incelemelerin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ aidiyeti ve iltisakı tespit edilen şirketlerin TMSF kayyumunda yönetilmesine karar verildiğini hatırlattı. Bu manada da an itibarıyla 797 şirketin TMSF kayyumunda yönetildiğini aktaran Gülal, bunların öz kaynaklarının 26,1 milyar lira, aktif büyüklüklerinin 61 milyar lira ve çalışan sayısının da 40 bin 686 seviyesinde olduğunu dile getirdi. Şirketlerin katma değer üretmeye, istihdam sağlamaya devam edeceğini anlatan Gülal, şöyle konuştu:

"Biz bu şirketleri devraldığımız andan itibaren artık bize milletin emaneti olarak bakıyoruz. Bu şirketlere hiçbir zaman bir FETÖ şirketi gözüyle bakmadık, bundan sonra da bakmayacağız. Bu süreçte de gönül rahatlığı içerisinde ifade edebilirim, bu şirketler toplam olarak gerek öz kaynak gerekse aktif büyüklük olarak yüzde 43 seviyesinde büyüdü. Bunların içerisinde büyük gruplarımız var."

– "2020'nin ilk çeyreğinde 90 milyon dolar ciro sağladık"

Erciyes Anadolu Holding'in bu gruplardan bir tanesi olduğuna değinen Gülal, grubun mağaza sayıları ve istihdam rakamları hakkında bilgi verdi. 2019 ile 2020'nin ilk çeyreği arasında 16 mağaza ilave artış olduğuna dikkati çeken Gülal, şöyle konuştu:

"Toplam mağaza sayımız 2019'un ilk çeyreğinde 1489 iken, an itibarıyla 1505 mağazayla sektöre katkı sağlamaya devam ediyoruz. Yine an itibarıyla çalışan sayımız 12 bin 292, 2019 yıl sonu rakamımız 12 bin 150'ydi. Temel politikamız, 'Türkiye ekonomisine güç vermeye devam edeceğiz' şeklindedir. Toplam ciro rakamlarımızı paylaştığımızda 2019'un ilk çeyreğinde 2 milyar 847 milyon lira ciroyla tamamladık. 2020'nin ilk çeyreğinde bu rakam 3 milyar 33 milyon lira seviyesine çıktı. Burada yüzde 6,5 seviyesinde bir artışımız söz konusu. 2019 yıl sonu bizim toplam ciromuz 11,2 milyar lira seviyesindeydi. Kovid süreci ve önümüzdeki süreçle alakalı birtakım tereddütler olmakla birlikte en azından bu performansla 2019'un ciro hedefini yakalayabileceğimizi düşünüyoruz. Toplam ihracatımız 2019'un ilk çeyreğinde 91 milyon dolarken, hemen hemen aynı seviyede bir rakamda, 2020'nin de ilk çeyreğinde 90 milyon dolar ciro sağladık. 2019 sonunda bu rakamımız 408 milyon dolardı. Özellikle ihracat rakamımızı holdingin genel büyüklüğü içerisinde değerlendirdiğimizde düşük bulduğumu ifade etmiştim. İnşallah bu yıl içerisinde 450 milyon dolarlık bir ihracat hedefimiz var."

Geçen yılı 11,2 milyar lira ciroyla ve yaklaşık 1 milyar lira karla kapattıklarını anımsatan Gülal, "2020'yi planlarken Kovid hiç hesapta yoktu. 2020 ile alakalı yüzde 32-33 büyümeyi öngörüyorduk. Kovid, bu rakamları biraz daha revize etme ihtiyacını beraberinde getirdi. 2019 yılı rakamlarını bulabilirsek biz kendimizi başarılı addederiz dedik. Geçen hafta arkadaşlarla görüştüğümde haziran başı itibarıyla geçen yılki cironun yüzde 70'ini yakalamış durumdayız. İlk 5 ay itibarıyla konuşuyorum. 2019 cirosunun altına düşmeyeceğimizi rahatlıkla söyleyebilirim." ifadelerini kullandı.

– Koza Altın'da altın üretimi

Gülal, Koza Altın ile alakalı olarak, altın üretimi yaptıkları 5 tesisleri bulunduğunu, bu tesislerden bir tanesinin de il sınırlarında olana Himmetdede olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Toplamda 2019'da üretimimizi 11 ton gibi bir rakamla rekor seviyesinde kapattık. Koza Altın'ın şöyle bir önemi var, stratejik öneme haiz bir şirketimiz. Çünkü altın hem ülke ekonomisi için önemli hem dünya ekonomisi için önemli. Merkez Bankamız da artık altın rezervleri üzerinden politika yürütmekle ilgili bir irade ortaya koydu. Ülkenin tamamında yılda 38 ton altın üretiyor, hemen hemen bunun üçte birini Koza Altın üretiyor. Bu manada elimizde stratejik bir şirket var. Koza Altın'ın bu süreçte hem karlılığı çok iyi bir seviyede. Konsolide olarak 1,8 milyar lira karla kapattı. Toplam devraldığımızdan bugüne de özellikle aktif olarak 5,4 milyar lira seviyesindeydi, 2016 yılı itibarıyla. Şu anda 9,7 milyar lira seviyesine geldi. Yüzde 78 seviyesinde de bu şirket büyüdü. Hem Himmetdede özelinde hem diğer tesisler nezdinde de önemli bir istihdam sağlıyoruz. Biz devraldığımızda 1754 kişi çalışıyordu, şu an toplamda 2 bin 438 kişi çalışıyor."

Hem Koza Atın tarafında, hem Erciyes Anadolu Holding tarafında başları dik bir şekilde duruma vazife ettiklerini anlatan Gülal, hukuki süreçlerinin tamamlanmasının ardından yeni bir politika oluşturarak temel ekonomi içerisinde tutmaya gayret edeceklerini kaydetti.