Kars'ta HDP'li belediye başkan yardımcısı ve il başkanı tutuklandı

KARS (AA) – Kars Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri koordinesinde 1 Ekim’de Kars merkezli Ankara ve Ağrı’da düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Kars Belediye Başkan Yardımcıları Şevin Alaca ve Muazzez Çağrıtekinci, HDP İl Başkanı Cengiz Anlı, eski Digor Belediye Başkan Yardımcısı Ş.E. ve eski Digor il encümen üyesi M.Y’nin polisteki işlemleri tamamlandı.

Harakani Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilen 5 şüpheli, adliyeye gönderildi.

Savcılık sorgusu sonrası sulh ceza hakimliğine sevk edilen Alaca, Anlı, Ş.E. ve M.Y, “terör örgütüne üye olma” suçundan tutuklandı, Çağrıtekinci ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kars’ta terör örgütü PKK/KCK’ye yönelik terör soruşturması kapsamında Alaca, Çağrıtekinci ve Anlı’nın yanı sıra HDP belediye meclis üyeleri ile HDP il genel meclis üyelerinin de aralarında bulunduğu 21 şüpheli gözaltına alınmış, daha önce mahkemeye sevk edilen 16 şüpheliden 12’si tutuklanmıştı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – HDP’nin kapatılması istemiyle açılan ve ceza davası prosedürü izlenen davada, AYM Genel Kurulunun, iddianameyi oy birliğiyle kabul etmesi ve iddianame ile eklerinin davalı partiye tebliğinden itibaren ön savunma için 2 aylık süre başlamıştı.

Partinin yasal süre içinde ön savunmasını vermesi gerekirken, HDP Hukuk Komisyonu, bu süre dolmadan AYM’ye başvurarak savunma için 4 ay ek süre talebinde bulunmuştu.

AYM Genel Kurulu, HDP’nin bu talebini görüştü.

Alınan bilgiye göre, Yüksek Mahkeme, daha önceki kapatma davalarında olduğu gibi, HDP’nin de ek süre talebini kabul etti.

Partinin ön savunmasını vermesi için 60 günlük, hakkında siyasi yasak istenenlerin ön savunmasını hazırlaması için ise 30 günlük süre verildiği öğrenildi.

Süreç nasıl işleyecek?

Savunma için verilen ek süre tamamlandıktan sonra HDP, ön savunmasını AYM’ye verecek.

Ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, esas hakkındaki görüşünü sunacak. Bu görüş de HDP’ye gönderilecek. Daha sonra Anayasa Mahkemesince belirlenecek tarihlerde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Şahin sözlü açıklama, HDP yetkilileri de sözlü savunma yapacak.

Bütün sürecin ardından davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken gerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı gerekse davalı HDP, ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.

Raporun, Yüksek Mahkeme üyelerine dağıtılmasının ardından Başkan Zühtü Arslan, toplantı için gün belirleyecek, üyeler belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak.

15 üyenin 10’unun oy çokluğuyla karar verilebilecek

HDP hakkındaki kapatma davasını, 15 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi heyeti karara bağlayacak. Anayasa’nın 69. maddesinde sayılan hallerden ötürü partinin kapatılmasına veya dava konusu fiillerin ağırlığına göre devlet yardımından kısmen ya da tamamen yoksun bırakılmasına, toplantıya katılan üyelerin 3’te 2 oy çokluğuyla yani 15 üyenin 10’unun oyuyla karar verilebilecek.

Siyasi parti kapatma davası sonucunda verilen karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ile ilgili siyasi partiye tebliğ edilecek ve Resmi Gazete’de yayımlanacak.

Anayasa Mahkemesinin, siyasi yasak istenen partililerin, beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına neden olduğunu belirlemesi halinde bu kişiler, kesin kararın Resmi Gazete’de gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak 5 yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve denetimcisi olamayacak.

Muhabir: İsmet Karakaş

Kafkaslar’dan Anadolu’ya ilk giriş kapısı olma özelliği taşıyan, 11. ile 12. yüzyıla ait İslam mimarisi eserlerini bünyesinde barındıran ve 2016’da UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen Kars’taki Ani Ören Yeri’nde yapılan kazı çalışmalarıyla bölgenin turizm potansiyelinin artırılması hedefleniyor.

Tarihte Saka Türkleri, Sasaniler, Bagratlı Krallığı, Bizanslılar, Şeddat Oğulları Beyliği, Anı Gürcü Atabeyleri, Harzemşah Devleti, İlhanlılar, Selçuklular, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Osmanlı Devleti ile kısa bir süre Rusların hüküm sürdüğü Ani Ören Yeri’nde başlatılan kazı çalışması devam ediyor.

Tarihte “Binbir kiliseli kent”, “40 kapılı kent”, “100.000 nüfuslu kent”, “Medeniyetler Beşiği” olarak anılan ve 2016’da UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan Ani, 16 Ağustos 1064’te Sultan Alparslan tarafından fethedildi.

Kurulduğu günden bu yana 23 medeniyete ev sahipliği yapan, aralarında her biri farklı bir güzellik ve tarihi değerdeki cami, kilise, katedral gibi dini yapıların yanı sıra paha biçilmez diğer tarihi yapıları ve kültürel hazineleri bünyesinde barındıran Ani, Kafkaslar’dan Anadolu’ya ilk giriş kapısı olma özelliğiyle ayrı bir önem arz ediyor.

35 kişilik kazı ekibi çalışma yapıyor

Surlar, cami, katedral, saray, kiliseler, manastırlar, ateşgede, hamam, köprü ve bir bölümü yıkılmış kapalı pasajdan oluşan yaklaşık 25 kadar önemli yapının ayakta kaldığı Ani’de bu eserlerin etraflarında 35 kişilik kazı ekibi çalışma yapıyor.

Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı ve Ani Ören Yeri Kazı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Muhammet Arslan, AA muhabirine, Ani Ören Yerindeki kazıların Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsüne eriştiğini söyledi.

Arslan, Ani Ören Yeri’ndeki kazı çalışmalarını 12 üniversiteden oluşan bir ekiple yaptıklarını ifade ederek, “Kazı çalışmaları farklı alanlarda devam etmekte, bu çalışmalar Selçuklu çarşısı, Selçuklu konakları, Selçuklu büyük hamamı ve bunun dışında da mezarlık alanında devam ediyor.” dedi.

Kazı çalışmalarının yanı sıra bulunan eserlerin korunması için de çalışma yaptıklarını anlatan Arslan, “Özellikle Selçuklu çarşında konservasyon çalışmasına başlanmış bulunmaktayız. Bunun yanı sıra gün yüzüne çıkardığımız eserlerin konservasyonlarına yönelik birtakım çalışmalar gerçekleştirmekteyiz.” diye konuştu.

Arslan, Ani Ören Yeri’nin UNESCO’ya alınmasıyla birlikte turizmde önemli bir artış hızı yakaladığını dile getirerek, “Ani Ortaçağ’ın en önemli kentlerinden birisi ve burası aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası kesin listesinde bulunan bir alan. Buranın turizm potansiyeli oldukça yüksek. Biz bu potansiyeli açığa çıkarmak, daha da ileriye götürmek ve bu potansiyele ivme kazandırabilmek için kazı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hem kazılarımız hem de restorasyon çalışmalarıyla birlikte aslında bir turizm altlığı oluşacak ve kentteki turizm potansiyelinin gelişmesine katkıda bulunacak.” ifadelerini kullandı.