'Kartal yuvası'nı andıran Hoşap Kalesi 30 milyon liralık projeyle eski ihtişamına kavuşturulacak

Van’ın Gürpınar ilçesinde “kartal yuvası” görünümündeki Hoşap Kalesi, çevresindeki metruk yapılardan arındırılarak eski ihtişamına kavuşturulacak.

Gürpınar Belediyesi, Van-Hakkari kara yolu üzerinde bulunan ve Osmanlı döneminde sarp kayalıklara inşa edilen Hoşap Kalesi’nin tarihi dokusunu korumak ve ihtişamını ön plana çıkarmak için “Ayağa Kalk Hoşap” projesini hazırladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca kabul edilerek gerekli izinlerin verildiği projenin birinci etap çalışmaları kapsamında, 35 bin metrekarelik alanda kalenin tarihi dokusuna uygun rekreasyon ve peyzaj çalışması yürütülecek.

“Kartal yuvası” görünümündeki kalenin çevresindeki sit alanı içine inşa edilen ve zamanla kullanılamaz hale gelen metruk yapılar yıkılacak, kalenin etrafındaki yollar da uygun mimariyle yeniden tasarlanacak.

İhalesi yapılan ve kısa süre içinde çalışmalara başlanması planlanan 30 milyon lira bütçeli projeyle eski görkemine kavuşturulacak kalenin daha fazla turiste ev sahipliği yapması sağlanacak.

“Kalenin dibindeki barakaların yüzde 80’i yıkılıyor”

Gürpınar Belediye Başkanı Hayrullah Tanış, AA muhabirine, Hoşap Kalesi’nin kentin en önemli tarihi değerlerinden biri olduğunu söyledi.

Kalenin Türkiye’de şato görünümündeki 13 kaleden biri olduğunu belirten Tanış, mahallenin değişim, dönüşümüyle ilgili ilçe sakinlerine söz verdiklerini ve bu anlamda önemli bir projeyi hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.

Tanış, projede en önemli unsurun kalenin tarihi dokusunu korumak olduğunu kaydederek, Rölöve ve Anıtlar İl Müdürlüğü ekiplerinin de bölgede teknik inceme başlattığını ve kalenin restore edileceğini aktardı.

Kalenin tarihi dokusuna ve ihtişamına yakışmayan bir görüntüsü olduğunu ifade eden Tanış, şöyle konuştu:

“Bu nedenle ciddi bir çalışma başlattık. Projenin birinci etabı için ihaleye çıktık. Kısa sürede çalışmalara başlayacağız. Selçuklu ve Osmanlı mimarisiyle, kervansaray kültürüyle, kalenin tarihi dokusuna uygun bir projeyi hayata geçireceğiz. Kalenin bulunduğu mahallede uygun yerlere yeni iş yerleri ve daireler inşa edeceğiz. Bu sayede bölgedeki öğretmenlerin kalacak yer sorununu da çözeceğiz. Proje kapsamında kalenin dibindeki barakaların yüzde 80’i yıkılacak. Geri kalan kısmı da kalenin dokusuna uygun restore edilecek.”

“Turistlerin burada kalması için bir sebebi olacak”

Tanış, kalenin bulunduğu mahallede kentsel dönüşümü tamamladıktan sonra kanalizasyon projesine başlayacaklarını söyledi.

Bölgede büyük bir değişim ve dönüşümün yaşanacağını vurgulayan Tanış, şöyle devam etti:

“Kalenin çevresindeki yollara da uygun parke taşları döşeyeceğiz. Çalışmalar tamamlandığında Van’ın ve bölgenin vitrini olacak. Çünkü burası, bölgenin Doğu’ya açılan kapısı ve İran’a geçiş güzergahı üzerinde. AK Belediyeciliğin farkını bu projede göstermeye çalışacağız. Turistler kaleyi ziyaret ettikten sonra bölgeyi terk ediyor. Projeyle konaklamalarını sağlayacağız. Burada yine 400 yıllık bir han var. Şu an ahır olarak kullanılıyor. Restore edilerek kapalı çarşı haline gelmesini sağlayacağız. Tüm bu çalışmalar tamamlanınca turistlerin burada kalması için bir sebebi olacak. Kalenin tarihi dokusunu korumak zorundayız. Bu tarihi mirası gelecek nesillere aktarmak bizim görevimiz.”

“Dört gözle bu projeyi bekliyoruz”

Esnaf Ayhan Kasap ise kalenin etrafının çok kötü bir görünümde olduğunu belirterek, “Turistlerin dinlenebileceği, su içebileceği bir yer bile yok. Mahalleli olarak bu projenin hayata geçirilmesini heyecanla bekliyoruz. İnşallah ilçemizin çehresi bu projeyle değişecek. Belediye başkanımıza proje için şimdiden teşekkür ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Projenin ilçede heyecan yarattığına işaret eden Rahmi Yabalak, “Proje tamamlanırsa buraya daha çok turist gelecek. Bundan herkes kazançlı çıkacak. Dört gözle bu projeyi bekliyoruz. Artık kalemizin güzel bir görünüme kavuşmasını istiyoruz.” diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar AŞ’den Borsa İstanbul’a gönderilen ve Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) da yer alan açıklamada, “Hollanda Milli Takım oyuncusu 29.08.1990 doğum tarihli Patrick van Aanholt ile transferi konusunda, 2021-2022 sezonundan başlamak üzere 3 yıllık anlaşma yapılmıştır.” ifadelerine yer verildi.

Kariyerine PSV Eindhoven altyapısında başlayan Hollandalı futbolcu, İngiltere’de Chelsea, Coventry City, Newcastle United, Leicester City, Wigan formalarını giydikten sonra ülkesinin Vitesse kulübüne geçiş yaptı. Daha sonra Sunderland’e giden tecrübeli oyuncu, son olarak Crystal Palace formasını giydi.

Patrick van Aanholt, Hollanda Milli Takımı formasını da 19 kez terletti.

Patrick van Aanholt, Galatasaray taraftarının önünde oynamak için sabırsızlanıyor

Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamaya göre, Galatasaray ile 3 yıllık sözleşmeye imza atan 30 yaşındaki oyuncu, Florya Metin Oktay Tesisleri’nde gerçekleştirilen imza töreninin ardından GSTV’ye konuştu.

Galatasaray’da olmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren tecrübeli oyuncu, şunları kaydetti:

“Transferim çok uğraşlı bir süreç oldu ancak bunu gerçekleştirdik. Bugün burada olmaktan dolayı ve Galatasaray ile sözleşme imzalamış olmaktan dolayı da çok mutluyum. Galatasaray’ın çok büyük bir kulüp olduğunu biliyorum. Galatasaray taraftarının da aynı şekilde büyük olduğunu biliyorum. Onların önünde çıkıp oynamak için sabırsızlanıyorum. Umuyorum en yakın zamanda onların karşısına çıkacağım. Babel’i milli takımdan tanıyorum. Yedlin’i de Sunderland’den tanıyorum. Fatih hocamız da çok tanınmış bir hoca. Onunla birlikte oynamak için sabırsızlanıyorum.”

VAN(AA) – Van’ın Gürpınar ilçesindeki İremir Höyüğü’nde yürütülen kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan buluntular, Urartu öncesindeki dönemlere ilişkin yeni bilgilerin elde edilmesine yönelik beklentileri arttırdı.

Otbiçer Mahallesi’ndeki İremir Höyüğü’nde Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izniyle geçen yıl başlatılan kazı çalışmaları bu yıl da devam ediyor.

Van Müzesi Müdürü Erol Uslu’nun başkanlığında, Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hanifi Biber’in danışmanlığında yürütülen çalışmalarda, antropolog, arkeolog ve sanat tarihçilerinden oluşan 20 kişilik ekip yer alıyor.

Geçen yıl yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen höyükte başlatılan kazılar sırasında Erken Tunç Çağı’na ait yaşam alanını ortaya çıkaran kazı ekibi, bu yıl da kentin tarihine ışık tutacak yeni bulgulara ulaştı.

Defineciler tarafından daha önce kazılan bölgede yapılan çalışmalarda yeni çanak, çömlek ve seramikleri gün yüzüne çıkaran kazı ekibi, bölgenin tarihine ışık tutacak yeni keşifler için çalışmalarını sürdürüyor.

“Bölgenin tarihi ve kültürel zenginliğinin belgelenmesi sağlanacak”

Kazı Başkanı Uslu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, höyük kazılarının kentin geçmişi ve Urartu öncesi tarihlendirme açısından çok önemli olduğunu söyledi.

İremir Höyüğü’nün bulunduğu konum bakımından önemli tarihi bilgiler sunduğunu belirten Uslu, şunları kaydetti:

“Höyüğün farklı noktalarında Demir Çağ ve Erken Tunç Çağı’nın birleştiği tabakalar var. Bunun özellikle Van’ın Urartu dönemi öncesinin yeniden tarihlendirilmesi açısından önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle bu yıl ağırlıklı olarak İremir Höyüğü üzerinde durduk. Şu an yapılan kazılarda Demir Çağı’nın başlangıcı ve Erken Tunç Çağı’na ait bulgulara rastladık. Amacımız Kalkolitik Çağı’na kadar inebilecek bir seviyeye ulaşmak. Kalkolitik Çağ’a ait verilerin ortaya çıkmaya başlamasıyla Van’ın tarihi geçmişinin belgelenmesi açısından önem kazanacak. Bu kazılarla bölgenin tarihi ve kültürel zenginliğinin belgelenmesi sağlanacak. Bu bizim açımızdan önemli bir çalışma.”

“Tabakalar birbirine karışmış durumda”

Doç. Dr. Hanifi Biber ise on günlük bir süreçte yürüttükleri yoğun çalışma sonucu önemli bulgulara rastladıklarını ifade etti.

Geçen yıl defineciler tarafından kazılan çukuru temizleyip onun üzerinden bir bilgi edinmeye çalıştıklarını dile getiren Biber, şu bilgileri verdi:

“En üst katmanda bir Demir Çağı tabakası bulduk. Onun üç metre derinliğinde ise Erken Tunç Çağı tabakası olduğunu tespit ettik. Bu yıl alanımızı daha da genişlettik. Bütün açmalarda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Şu an üçüncü tabakaya kadar indik. Tabakalar birbirine karışmış durumda. Ama daha altlara indikçe steril tabakalarla karşılaşıyoruz. Erken Tunç Çağı, Van bölgesinde Erken Trans Kafkasya kültürüne denk geliyor. Yani 1250 yıllık bir süreçte devam eden bir kültür. Trans Kafkasya’dan Doğu Akdeniz kıyılarına kadar oldukça geniş bir bölgede hakim olmuş. Özellikle seramik ve mimariyle kendini beli eden bir kültür.”

“Van bölgesinin tarihine ışık tutacak yeni bulgular bekliyoruz”

Kazılarda yoğun bir mimariyle karşılaştıklarını ifade eden Biber, özellikle erken Trans Kafkasya kültürüne özgü seramiği parçalar halinde bulduklarını aktardı.

Daha önce kazı yaptıkları Dilkaya, Karagündüz ya da Van Kalesi höyüklerinde çok karşılaşılmayan yeni bir seramik çeşidi tespit ettiklerini anlatan Biber, şöyle devam etti:

“Bunun lokal bir üretim ve Trans Kafkasya kültürünün son dönemlerine ait olduğunu düşünüyoruz. Seramiklerin yanı sıra insan kemikleri bulduk. Antropologlarımız bunları inceliyor. Yine bölgenin faunası belirlenmeye çalışılıyor. Çünkü koyun, keçi, sığır gibi hayvan kemikleriyle karşılaştık. İlginç olan bu kemiklerin alet olarak kullanıldığını görüyoruz. Yani delici malzeme haline getirmişler. Bütün bunlar bize burada canlı bir hayatın olduğunu gösteriyor. Van bölgesinin tarihine ışık tutacak yeni bulgular bekliyoruz. Nitekim Kalkolitik döneme ait buluntuların da önce çıktığını da biliyoruz. Dolayısıyla Kalkolitik döneme ait büyük beklentilerimiz var.”