Kasımda fiyatı en fazla artan ürün domates, en çok düşen ürün limon oldu

ANKARA (AA) – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, kasımda fiyat artışında domatesi yüzde 25,18 ile kabak, yüzde 24,35 ile karnabahar izledi.

Kasımda fiyatı en çok artış gösteren diğer ürünler, yüzde 18,95 ile tavuk eti, yüzde 18,28 ile dolmalık biber, yüzde 17,75 ile yumurta, yüzde 14,9 ile erkek için kaban, yüzde 13,59 ile patlıcan, yüzde 12,59 ile çocuk için kazak, yüzde 10,55 ile dizel otomobil ve yüzde 9,32 ile hazır sütlü tatlılar oldu.

Geçen ay en fazla fiyat düşüşü ise yüzde 14,68 ile limonda gerçekleşti. Bunu yüzde 9,75 ile muz, yüzde 6,64 ile beyaz lahana, yüzde 6,11 ile yurt içi hafta sonu turları, yüzde 4,18 ile havuç, yüzde 3,98 ile nar, yüzde 3,17 ile mandalina, yüzde 2,39 ile maydanoz izledi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – İstanbul’da 2020 yılında en çok meyvelerden karpuz ve portakal, sebzelerden domates ve patates tüketildi.

AA muhabirinin İstanbul Büyükşehir Belediyesinden aldığı bilgiye göre, İstanbulluların yaş meyve ve sebze ihtiyacını karşılayan Bayrampaşa ve Ataşehir yaş meyve ve sebze hallerine 2019 yılında 2 milyon 779 bin 355 ton ürün getirilirken, 2020 yılında bu miktar 2 milyon 619 bin 937 tona düştü.

Her iki hale 2019 yılında 1 milyon 165 bin 425 ton meyve girişi olurken, 2020 yılında bu rakam 79 bin 451 ton azalarak 1 milyon 85 bin 974 ton olarak kayıtlara geçti.

Hallere 2019 yılında 1 milyon 613 bin 930 ton sebze girişi yapılırken, bu rakam geçen sene 79 bin 967 ton azalarak 1 milyon 533 bin 963 ton oldu.

Karpuz bu yıl da ilk sırayı kaptırmadı

Hallere 2019 yılında tonaj bazında en çok getirilen meyveler karpuz, elma, mandalina, portakal ve limon oldu.

Bu sıralama 2020 yılında karpuz, portakal, elma, mandalina ve limon şeklinde değişti.

Geçen yıl İstanbul’da hallere 145 bin 394 ton karpuz, 117 bin 316 ton portakal, 106 bin 396 ton elma, 79 bin 651 ton mandalina ve 73 bin 87 ton limon girişi oldu.

Domates ve patates bu yıl da yine zirvede

2019 yılında tonaj bazında hallere en çok getirilen sebzeler domates, patates, salatalık, biber ve kuru soğan olurken 2020 yılında da sıralama yine aynı kaldı.

Geçen yıl kentteki hallere 396 ton 929 domates, 173 bin 479 ton patates, 148 bin 128 ton salatalık, 128 bin 734 ton biber ve 89 bin 41 ton kuru soğan getirildi.

İSTANBUL (AA) – Dardanel İcra Kurulu Başkanı Mehmet Önen, rekor büyüme devam etse de ton balığı pazarının henüz Türkiye'de emekleme döneminde olduğunu belirterek, "2021 ve sonrası için hedefimiz, sadece markamızı değil, aynı zamanda ton balığı pazarını büyütmek. Ton balığı tüketimi dünyada ortalama 1 kilogram, Türkiye bu ortalamanın altında kalıyor. Bizim de hedefimiz, ülkemizdeki ton balığı tüketimini en az 5 katına çıkarmak ve 1 kilogram seviyesine çekmek." ifadelerini kullandı.

Dardanel'den yapılan açıklamaya göre, Türkiye'yi ton balığıyla tanıştıran ilk marka Dardanel, kişi başı yıllık tüketimi 1 kilograma çıkarmak için harekete geçti. 2015'ten bu yana yaklaşık her yıl yüzde 40 büyüyen pazarda bu yıl rekor yaşandı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Mehmet Önen, rekor büyüme devam etse de ton balığı pazarının henüz Türkiye'de emekleme döneminde olduğunu belirtti.

Türkiye'de kişi başı yıllık 25 kilogram tavuk, 15 kilogram kırmızı et ve 5 kilogram balık tüketildiğini bildiren Önen, "Ton balığı tüketimi ise henüz kişi başı yıllık 200 gram seviyesinde. Bu rakamla Amerika, Avrupa ve Orta Doğu'nun çok gerisindeyiz. Marketten alınabilecek en doğal ve saf protein kaynağı ton balığının ülkemizde tüketiminin artırılması için üretimden yatırıma ve pazarlamaya seferberlik ilan ettik." ifadelerini kullandı.

– "Hedefimiz tüketimi 5 kat artırmak"

Nielsen raporlarına göre, bugün Türkiye'de üretilen toplam ton balığı pazarının yüzde 80'inin Dardanel fabrikalarında üretildiğini aktaran Önen, "Bunların yüzde 60'ı ise Dardanel markasıyla raflarda yerini alıyor. Bu rakamlarla en yakın rakibimizin bile yaklaşık 5,5 katı pazar payına sahibiz. Öte yandan, 2021 ve sonrası için hedefimiz, sadece markamızı değil, aynı zamanda ton balığı pazarını büyütmek. Ton balığı tüketimi dünyada ortalama 1 kilogram, Türkiye bu ortalamanın altında kalıyor. Bizim de hedefimiz, ülkemizdeki ton balığı tüketimini en az 5 katına çıkarmak ve 1 kilogram seviyesine çekmek." değerlendirmesinde bulundu.

– "Ton balığının çiftliği yok"

Mehmet Önen, sağlıklı, doğal ve bağışıklığa katkı sunan ton balığının tüketimini artırmayı sadece Dardanel'in ticari başarısı olarak görmediklerini, aynı zamanda toplum sağlığına ve sağlıklı beslenme trendlerine öncülük eden bir sanayi kuruluşu olmayı bir görev olarak değerlendirdiklerini belirterek, şunları aktardı:

"Pandemi müşteri tercihlerini ve alışkanlıklarını büyük ölçüde değiştirdi. Sürdürülebilirlik kavramı şirketlerin, hijyen ise bireylerin hayatının ayrılmaz parçası oldu. Sağlıklı beslenme alışkanlığı pandemiden önce hayatımıza girdi; sonrasında da devam edecek. Ton balığı ise markette bulunabilecek en saf protein olarak karşımıza çıkıyor. Ton balığı yakalandığı anda, gemilerde eksi 18 derecede donduruluyor. Konserve ton balığı, sterilizasyon teknolojisinin yardımıyla hiçbir katkı malzemesi olmadan 3 yıl raf ömrüne sahip olabiliyor."

Ton balığı çiftliğinin bulunmadığını da bildiren Önen, "Ton balığı konservesinin bu denli doğal ve sağlıklı olmasının da nedeni budur. Çiftlik balığında doğal balıktan alınabilecek Omega-3, amino asit ve kompleks minerallerin bulunmadığını hatırlatmakta fayda var. Bu konuda doğru bilinen bir yanlışı düzeltmek gerekiyor. Kalp ve beyin sağlığına gerçekten fayda sağlanması için doğal balık tüketilmeli." tavsiyesinde bulundu.

– "2021 satış hedefimiz 1,4 milyar TL"

Konserve ton balığı pazarının 2021'de bu yıldan da iyi geçeceği öngörüsünü paylaşan Önen, Dardanel olarak her yıl, pazara paralel şekilde yüzde 40 büyüdüklerini, bu yılı da 1 milyar TL'nin üzerinde bir satış ile tamamladıklarını ve 2021’de 1,4 milyar TL’lik satış beklediklerini aktardı.

Bu ivmede, ihracattaki büyümenin önemine değinen Önen, satışlarının yüzde 30'unun ihracattan geldiğini ve bugün 33'üne direkt Dardanel markasıyla olmak üzere 35 ayrı ülkeye ihracat yaptıklarını bildirdi.

Bu yıl ihracat taleplerine yetişemediklerini belirten Önen, "Stoklarımızda önceliği iç pazara verdik, ihracatın yaklaşık yüzde 90'ını tamamlayabildik. 2021'in sonunda devreye alacağımız yeni fabrikamızla birlikte üretimi artıracağız. Böylece stoklarımız yükselen ihracatı da daha rahat karşılayacak. Aynı zamanda bu bölgelerin kültürüne ve farklı yemek yeme alışkanlığına göre pazarlama yapmayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

– "Çanakkale'de ürettiğimiz ton balığını Yunanistan'da satacağız"

Şirketi kesinlikle satmayı düşünmedikleri gibi, yabancı ortaklıklara da sıcak bakmadıklarını ve bunun aile anayasasına da birinci madde olarak eklendiğini aktaran Önen, şunları kaydetti:

"Aksine çok iddialı hedeflerimiz var. Yunanistan'da dondurulmuş deniz ürünleri üreten bir marka ile görüşme halindeyiz. Bunun için Yunanistan'da bir şirket kurduk. Görüşmeler yıl sonunda tamamlanacak. Bu satın alma gerçekleştiği takdirde 150 milyon avro pazar büyüklüğündeki Yunanistan'a girmiş ve daha geniş bir Avrupa coğrafyasına yayılmış olacağız. Çanakkale'de ürettiğimiz ton balığını Yunanistan'da satacağız.

Bu ve benzeri satın almalar, devreye girecek yeni yatırımlar ve artan ihracat gücüyle Dardanel, Türkiye'nin en büyük gıda markalarından biri olarak ilerlerken, aynı zamanda bir dünya markasına dönüştü. Şu anda pazarın lideri İtalyan bir firma. İkinci ve üçüncü sırada ise Tayland ve İspanya'dan firmalar var. 5 yıl içinde hedefimiz, Tayland ve İspanya'daki markaları geride bırakarak dünyada ilk 3 firmadan biri olmak. Bir Türk şirketi olarak dünyada böyle bir başarı elde etmek bizim en büyük motivasyonumuz."

– "2 bin çalışanımızın 1.500'ünü kadınlar oluşturuyor"

Dardanel İcra Kurulu Başkanı Önen, kadın istihdamının önemine ilişkin de, "Türkiye'de sanayici olmak, özellikle gıda üretiminde 36 yılı geride bırakmak kolay değil. Bu süreçte bizim diğer büyük motivasyonumuz oluşturduğumuz istihdam. Ton balığı üretimi, kadın emeği yoğun bir sektör. 2 bin çalışanımızın 1.500'ünü kadınlar oluşturuyor. Tüm dünyada olduğu gibi, Dardanel ürünlerini de kadın emekçilerimiz elleriyle temizliyor ve hazırlıyor. Çanakkale gibi sanayisi gelişmekte olan bir bölgede binlerce kadına istihdam sağlamak, asgari ücretin üzerinde bir gelir yaratmak, böylece hanelerine dokunmak, bizim en büyük mutluluğumuz. Büyüyeceksek de bunu kadın istihdamını artırarak yapacağız 2021 yılında yeni fabrikamızı devreye almamız ile birlikte ek 1.000 kişilik kadın istihdamı yaratacağız." ifadelerini kullandı.

Dardanel'in kurucusu Niyazi Önen'in 15 yıl önce Londra'da görüp çok beğendiği ve Türkiye'ye getirdiği bir sandviç işinin de bulunduğunu aktaran Önen, "Başta 'tutmaz' denilen iş, bugün 400 milyon lira ciroya ulaştı. Satışlarımızın yüzde 50'si benzin istasyonlarından geliyor. 300 çalışanımız günde ortalama 150 bin sandviç üretiyor. Sadece 15 yıl içinde bu alanda da kalitemizle pazar lideri olmayı başardık." değerlendirmesinde bulundu.