Kastamonu Entegre 600 milyon liralık Samsun yatırımını tamamladı

İSTANBUL (AA) – Ağaç bazlı panel sektörü markası Kastamonu Entegre, geçen yıl Samsun'da başlattığı 600 milyon liralık kontinü tesis yatırımını tamamlayarak üretime geçirdi.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, ağaç bazlı panel sektöründe Türkiye'nin birinci, dünyanın altıncı büyük üreticisi olan Kastamonu Entegre, stratejik yatırımlarıyla üretimdeki gücünü pekiştirmeye devam ediyor.

Samsun Yonga Levha Tesisi'nde yenileme ve kapasite artırımına yönelik 600 milyon liralık yatırımını tamamlayan şirket, mevcut katlı yonga levha tesisini kontinü tesise dönüştürdü.

Devreye giren yüksek kaliteli levha ve laminasyon hatları ile Samsun'daki yıllık üretim kapasitesi yaklaşık 2,5 kat artarak 500 bin metreküpe ulaştı.

Halen yüzde 30 pazar payına sahip olan Kastamonu Entegre, Samsun Yonga Levha Tesisi'nde 120 kişiye daha iş imkanı sağlayarak, tesis genelinde toplam 300 kişiyi istihdam etmiş oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kastamonu Entegre Üst Yöneticisi (CEO) Haluk Yıldız, ağaç bazlı panel endüstrisinin, mobilya sektörü ile birlikte cari fazla veren nadir sektörlerden olduğunu kaydetti. Şirket olarak kornavirüs (Kovid-19) döneminde de yatırımlarına ara vermeden devam ettiklerini vurgulayan Yıldız, şunları kaydetti:

"Bu ay itibarıyla ülkemiz için çok değerli bir yatırımı daha hayata geçirdik. Samsun’daki eski tesisimizin faaliyetine son vererek, yıllık 500 bin metreküp üretim hacmine sahip yeni kontinü tesisimizde levha üretimine başladık. Böylece şirketimizin toplam üretim kapasitesini 6 milyon metreküpe ulaştırarak iç pazarın taleplerini en üst seviyede karşılamayı sürdüreceğiz."

Yıldız, Türkiye'nin büyüme hedeflerine ulaşmasında ağaç bazlı panel sektörünün önemli bir yere sahip olduğunu belirtrek, "Bu yıl da yurt içinde tesis ve makine yatırımlarımıza ara vermeden devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Sabancı Vakfı tarafından yapılan açıklamaya göre, Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliği ile hayata geçirilen Bandırma Vapuru Sanal Müzesi, Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 102. yılında Sabancı Vakfı ve Samsun Büyükşehir Belediyesinin internet sitelerinde ziyarete açıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, “19 Mayıs, bir ulusun kurtuluş mücadelesinin başlangıcı. 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının başlattığı bu mücadelenin en önemli sembollerinden biri ise hiç kuşkusuz Bandırma Vapuru. Biz de Sabancı Vakfı olarak 2005 yılında müze haline getirilen bu tarihi simgeyi başta gençler olmak üzere herkesin evine getirme hayali ile yola çıktık. Bandırma Vapuru Sanal Müzesi’ni Samsun’a çıkışın 102. yılında Türkiye’ye armağan etmekten büyük mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Güler Sabancı, pandemi nedeniyle bu özel günü özlenen kalabalıklarla kutlayamadıklarını söyleyerek, şunları kaydetti:

“Ancak bu durum bu özel günü coşku, minnet ve birliktelik duygularıyla kutlamamıza engel değil. Bu özel günde gençlerin milli mücadelede çok önemli bir yeri olan Bandırma Vapuru’nu evlerinden gezebilmeleri ve bu bayramın coşkusunu yaşayabilmelerini sağlamak adına bu sanal müzeyi hazırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Atatürk’ün büyük bir güvenle Cumhuriyet’i emanet ettiği gençliğe bizim de inancımız sonsuz. Onların gücü, zekası, çalışma azmi ve yaratıcılığı bizi ülkemizin geleceği için her zaman umutlandırıyor. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızı en içten dileklerimle kutluyor, bu vesile ile Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarını minnet ve saygıyla anıyorum.”

Müze hakkında

Sabancı Vakfı tarafından sanal ortama taşınan Bandırma Vapuru Müzesi “www.sabancivakfi.org” ve “www.samsun.bel.tr” adreslerinden gezilebiliyor.

Samsun’da bulunan Bandırma Vapuru Müzesi, Gemi Müze alanı ve Açık Hava Müzesi olmak üzere iki alandan oluşuyor.

Müzede, Atatürk’ün doğum gününü 19 Mayıs olarak kabul ettiğine dair belgenin sureti bulunuyor. Lozan Barış Antlaşması’nın 1923 yılı Osmanlıca orijinal baskısı ise müzenin en önemli tarihi belgelerinden birini oluşturuyor.

Görev talimatnamesi, İngiliz Vizesi, Karargah Heyetini içeren belgeler üzerinden tarihsel bir yolculuğun gerçekleştirildiği müzede ayrıca Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a vardığını bildiren telgrafı ve Havza, Amasya, Erzurum yolculuklarına dair önemli vesikalar sergileniyor.

Sergi salonunda aynı zamanda Atatürk’e ait orijinal Belçika yapımı Nagant marka beylik tabancası, Dolmabahçe Sarayı’nda ve Savarona Yatı’nda giymiş olduğu kıyafetlerin replikaları da yer alıyor.

Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının Samsun basınına yansımaları, Samsun’da gerçekleştirilen yas törenleri, vefat raporu, vasiyetnamesi ve vasiyetnamenin noter onayı Cumhuriyet arşivinden alınan suretlerin de sergilendiği müzede ayrıca yaşamı boyunca kaleme aldığı 14 kitaptan örnekler de izleyicilerin dikkatine sunuluyor.

Bandırma Vapuru’nun çıkış alanı olan arka güverte kısmında tefriş salonu olarak isimlendirilen bir kamara yer alıyor. İçerisinde 5 heykel bulunan bu kamarada Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bir toplantı anı canlandırılıyor. Gemi Kaptanı, Yardımcısı ve Katip’i temsilen heykellerinin yer aldığı geminin orta bölümünde bulunan Kaptan Köşkü’nde pusula, hız kontrol paneli, denge pusulası gibi pek çok eser bulunuyor.

KASTAMONU(AA) – Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde asırlardır bıçak üretiminin yapıldığı mahallede çekiç sesi eksik olmuyor.

Osmanlı döneminde ordunun ihtiyacı olan kılıç, süngü gibi savaş malzemelerinin de üretimin yapıldığı Dibek köyü Bıçakçılar Mahallesi’nde üretilen ve Evrenye bıçağı olarak satışa sunulan bıçaklar, mahalledeki 5 atölyede asırlık ocaklarda yapılıyor.

Sabah 07.00’den akşam saatlerine kadar çekiç sesinin eksik olmadığı mahallede ikamet eden herkes bıçakçılıkla uğraşıyor.

İnebolu Ticaret ve Sanayi Odasının girişimiyle bu yıl coğrafi işaret alarak tescillenen, tüm parçaları el işçiliğiyle yapılan Evrenye bıçağı, kalitesiyle öne çıkıyor.

Bıçakçılardan Mehmet Çelikel, AA muhabirine, bıçakların tamamen el işçiliğiyle yapıldığını söyledi.

Mahallede yüz yıllardır bıçak üretiminin yapıldığını anlatan Çelikel, “Atalarımızdan gördüğümüzü, dedelerimizden babalarımızdan gördüğümüzü yapıyoruz. Bıçaklarımız Evrenye bıçağı olarak tanınıyor. Bu mesleğin kaç yıllık olduğunu bilen yok.” dedi.

“Burada oturup da bıçakçılık yapmayan yok”

Bıçakları çelikten yaptıklarını, saplarında keçi boynuzu ile plastik kullandıklarını ifade eden Çelikel, şunları dile getirdi:

“Çeliğimizi ocakta ısıtıyoruz daha sonra dövüyoruz. Her bıçağın kendine göre yapım aşaması var. Bıçağı Kastamonu ve çevre illere satıyoruz. Buraya turistler geliyor. Daha öncelerde bıçaklarımız Evrenye’de satıldığı için Evrenye bıçağı olarak biliniyor. Burada bütün mahalle bıçakçılık yapıyor. Burası 12-13 haneydi, 4-5 dükkan kapandı. Şu anda çalışan 5 tane dükkan var. Diğerleri kapandı İstanbul’a gittiler. Burada oturup da bıçakçılık yapmayan yok.”

Mehmet Özdemir ise 50 yıldır bıçakçılık yaptığını anlattı.

Bıçakçılığın zor bir meslek olduğunu söyleyen Özdemir, “Dedemin dedesi dahi bu işi yapıyormuş. Bıçak yapanların birkaçı gurbete gitti. Bu mahallede oturup bıçak yapmayan yok. Çekiç sesi eksik olmuyor, insanlar çekiç sesine uyanıyor.” diye konuştu.

Niyazi Demirel de küçük yaşlardan itibaren bıçakçılık yaptığını kaydederek, “Çekiç sesiyle yatıp, çekiç sesiyle kalkıyoruz. Sabah 07.00’de dükkana geliyoruz, akşam 17.00-18.00 gibi dükkanımızı kapatıyoruz. Burada bıçak, nacak gibi ürünler yapıyoruz. Geçimimizi sağlıyoruz. Benim küçüklüğümden beri bu dükkan var. Buralarda kılıç dahi üretiliyormuş.” ifadesinde bulundu.