Kastamonu Valisi Karadeniz, pozitif vakalardaki artışa dikkati çekti

KASTAMONU (AA) – Kastamonu Valisi Yaşar Karadeniz, kentte son zamanlarda yeni tip koronavirüs (Kovid-19 ) vaka sayısında artış olduğunu belirterek, vatandaşlardan maske ve sosyal mesafe kurallarına uymalarını istedi.

Valiler Kararnamesiyle Manisa Valiliğine atanan Karadeniz, Kastamonu Gazeteciler Cemiyetine veda ziyaretinde bulundu.

Karadeniz, burada yaptığı konuşmada, Kovid-19 ile Kastamonu Valiliği olarak ilave tedbirler alarak mücadele ettiklerini söyledi.

Son dönemde Kastamonu'da pozitif vaka sayasında artış gözlemlendiğini dile getiren Karadeniz, "Bu işin şakası yok, bitti diye bir şey yok. Normal yaşantımıza devam etmek istiyorsak maskemizi tam takacağız, mesafeye uyacağız. Herkes kendi kişisel hijyenini sağlayacak. Bu sadece yolda gezerken ya da tanımadığımız kişilere karşı alınacak önemlerden değil. İş arkadaşlarımıza, akrabalarımıza ve herhangi bir kalabalık ortamda alabileceğimiz bir tedbir." diye konuştu.

Virüsün çok çabuk bulaştığını vurgulayan Karadeniz, şöyle devam etti:

"Bir fedakarlık yaptık, bu fedakarlığın ödülünü alacakken kendi kendimizi cezalandırmaya çalışıyoruz. Okullar açılıncaya kadar vakaları aşağıya çekmemiz lazım. Bu şekilde devam ederse eğitimi de olumsuz etkiler. Son 3 günlük rakamlar yüksek. Her gelen rakam ilin rekor sayısıdır. Dünkü sayımız pandeminin en yüksek dönemdeki sayıdan da yüksek. Pandeminin yoğun olduğu dönemde il dışından gelenleri takip ettik. Sorun il dışından gelenlerden dersek yanlış olur. Sorun il dışından gelenlerle temas kurmaktadır. İl dışından gelen ile aynı evde kalmayacaksın, ortak masada yemek yemeyeceksin. Herkes kendi tedbirini almaya başladığı an sorun çözülmüş olacak. Ölüm vakalarında sayımız düşük. Sağlık teşkilatının özveriyle çalışmasının göstergesidir. Son 1 ayda tespit ettiğimiz vakalar, gelen vakaların temasta bulunduğu kişilerin taraması sonucu ortaya çıktı. Kastamonu'da 5 bin 286 kişiye test yapıldı."

Cezaeviyle ilgili çok hassas davranıldığını belirten Karadeniz, "Gardiyanlar 3 ekibe ayrıldı. Evlerinden yurda alınıyorlar ve yurda alındıktan sonra test yapılıyor. Yurttaki karantinanın ardından da test yapılıyor. Ardından cezaevine gidiyorlar. Bunun da faydasını çok gördük." diye konuştu.

Vali Karadeniz, halk sağlığı uzmanlarının özverili şekilde çalıştığının altını çizerek, şunları kaydetti:

"Tespit edilen vakaların yüzde 80'i halk sağlığı uzmanlarının çalışmaları neticesindedir. Onlar bu işin görünmez kahramanları. Arka planda çalışıyorlar, her vakayı tek tek inceliyorlar. Kastamonu'da herkes vaka sayısında sahil bölgesinin daha yoğun olacağını düşünüyor ama rakamlar öyle söylemiyor. Dünkü yapılan testlerde pozitif çıkma oranı yaklaşık yüzde 10 ile 12. İç kesimdeki özellikle birkaç ilçemizde yoğunluk var."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KASTAMONU(AA) – Bir evin odunluğunda bulunan yeni doğmuş 5 yavrunun annelerinin birkaç gündür gelmemesi üzerine çevredekiler, Hayvan Hakları Federasyonu Kastamonu temsilcisi Ayten Kökgöz’e haber verdi.

Kökgöz, sahipsiz hayvanlar için oluşturulan Patiköy’ün kurucusu Hülya Balcı ile yavrulara sahip çıktı.

Kastamonu Belediyesi Geçici Hayvan Bakımevi’nde yavruları ölen bir kedi olduğunu öğrenen Balcı ve Kökgöz, yavruları anne kedinin yanına götürdü. Bakımevindeki anne kedi, yavruları adeta kendi yavruları yerine koydu.

Anne kedi ve yavruları Patiköy’e getiren Balcı, yavrular büyüyene kadar hayvanlara burada bakacak.

Balcı, AA muhabirine, kendi imkanları ve yardımseverlerin desteğiyle oluşturduğu Patiköy’de ampute köpek ve kedilerin yaşadığını söyledi.

Patiköy’ün yeni misafirlerinin yavrular ve süt anneleri olduğunu dile getiren Balcı, “Yavruların annesine araba çarpmış veya köpek saldırmış olabilir. Bu süreçte insanlar kendi imkanlarıyla bakmaya çalışmış ama yavruların 2 saatte bir tuvalet yapması, sıcak bir ortamı olması, aynı zamanda anne sıcaklığı için su torbası gerekiyor.” dedi.

Çevredekilerin yavrulara bakmakta zorlanınca çözüm aradığını belirten Balcı, “Yavruları gidip aldık. Kastamonu Belediyesi Bakımevinde 4 bebeğini kaybetmiş bir anne olduğunu öğrendik. Kabul edip etmeyeceğini denemek istedik. Anne, sesini duyduğu an kafesten patisini uzatıp yavruları istedi.” diye konuştu.

Anne kedinin yavrularla ilgilendiğini vurgulayan Balcı, şunları kaydetti:

“Öksüzlerin annesi, annenin de yavruları yok. Birbirlerine kavuşturduk. Anne sabırsızlıkla bebekleri altına aldı, sarıldı, yaladı. Sanki kendi bebekleri gibi sevdi. Bebekler de anneyi sarıp sarmaladı. Bu manzarayı birçok kez gördüm. Anne bebekleri emziriyor, bebekler de sıcak sütü içip uyuyor. İnsanların bu hayvanlardan öğrenmesi gereken birçok güzellik var. Hayvanlara düşmanlık bitsin. Beslemeseniz de besleyene saygı duyun lütfen.”

KASTAMONU(AA) – Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde asırlardır bıçak üretiminin yapıldığı mahallede çekiç sesi eksik olmuyor.

Osmanlı döneminde ordunun ihtiyacı olan kılıç, süngü gibi savaş malzemelerinin de üretimin yapıldığı Dibek köyü Bıçakçılar Mahallesi’nde üretilen ve Evrenye bıçağı olarak satışa sunulan bıçaklar, mahalledeki 5 atölyede asırlık ocaklarda yapılıyor.

Sabah 07.00’den akşam saatlerine kadar çekiç sesinin eksik olmadığı mahallede ikamet eden herkes bıçakçılıkla uğraşıyor.

İnebolu Ticaret ve Sanayi Odasının girişimiyle bu yıl coğrafi işaret alarak tescillenen, tüm parçaları el işçiliğiyle yapılan Evrenye bıçağı, kalitesiyle öne çıkıyor.

Bıçakçılardan Mehmet Çelikel, AA muhabirine, bıçakların tamamen el işçiliğiyle yapıldığını söyledi.

Mahallede yüz yıllardır bıçak üretiminin yapıldığını anlatan Çelikel, “Atalarımızdan gördüğümüzü, dedelerimizden babalarımızdan gördüğümüzü yapıyoruz. Bıçaklarımız Evrenye bıçağı olarak tanınıyor. Bu mesleğin kaç yıllık olduğunu bilen yok.” dedi.

“Burada oturup da bıçakçılık yapmayan yok”

Bıçakları çelikten yaptıklarını, saplarında keçi boynuzu ile plastik kullandıklarını ifade eden Çelikel, şunları dile getirdi:

“Çeliğimizi ocakta ısıtıyoruz daha sonra dövüyoruz. Her bıçağın kendine göre yapım aşaması var. Bıçağı Kastamonu ve çevre illere satıyoruz. Buraya turistler geliyor. Daha öncelerde bıçaklarımız Evrenye’de satıldığı için Evrenye bıçağı olarak biliniyor. Burada bütün mahalle bıçakçılık yapıyor. Burası 12-13 haneydi, 4-5 dükkan kapandı. Şu anda çalışan 5 tane dükkan var. Diğerleri kapandı İstanbul’a gittiler. Burada oturup da bıçakçılık yapmayan yok.”

Mehmet Özdemir ise 50 yıldır bıçakçılık yaptığını anlattı.

Bıçakçılığın zor bir meslek olduğunu söyleyen Özdemir, “Dedemin dedesi dahi bu işi yapıyormuş. Bıçak yapanların birkaçı gurbete gitti. Bu mahallede oturup bıçak yapmayan yok. Çekiç sesi eksik olmuyor, insanlar çekiç sesine uyanıyor.” diye konuştu.

Niyazi Demirel de küçük yaşlardan itibaren bıçakçılık yaptığını kaydederek, “Çekiç sesiyle yatıp, çekiç sesiyle kalkıyoruz. Sabah 07.00’de dükkana geliyoruz, akşam 17.00-18.00 gibi dükkanımızı kapatıyoruz. Burada bıçak, nacak gibi ürünler yapıyoruz. Geçimimizi sağlıyoruz. Benim küçüklüğümden beri bu dükkan var. Buralarda kılıç dahi üretiliyormuş.” ifadesinde bulundu.