Kastamonu ve Sinop'ta kar nedeniyle 389 köy yolu ulaşıma kapandı

KASTAMONU (AA) – Kastamonu ve Sinop'ta etkili olan kar nedeniyle 389 köy yolunda ulaşım sağlanamıyor.

Kastamonu İl Özel İdaresi yetkililerinden alınan bilgiye göre, kar yağışı nedeniyle özellikle yüksek rakımlı köylerde ulaşımda aksaklık yaşanıyor.

Kar yağışının etkili olduğu merkezde 11, Abana'da 5, Ağlı'da 12, Azdavay'da 44, Bozkurt'ta 25, Cide'de 30, Çatalzeytin'de 31, Daday'da 11, Devrekani'de 25, İnebolu'da 70, Küre'de 29, Pınarbaşı'nda 21, Seydiler'de 12, Şenpazar'da 19, Tosya'da 6 olmak üzere, 351 köy yolu ulaşıma kapandı.

Sinop'ta ise 38 köy yolunda kar nedeniyle ulaşım sağlanamıyor.

İl Özel İdaresi ekipleri, yolların ulaşıma açılması için çalışmalarını sürdürüyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

SİNOP (AA) – Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan ve beraberindeki heyet, restorasyon çalışmalarının devam ettiği Sinop Tarihi Cezaevi ve Müzesi’nde incelemelerde bulundu.

Alpaslan, incelemelerinin ardından gazetecilere, Sinop Tarihi Cezaevi ve Müzesi’nin Türkiye’nin en önemli tarihi değerlerinden biri olduğunu söyledi.

Tarihi yapıdaki restorasyon çalışmalarını en kısa sürede tamamlayarak halkın hizmetine açma arzusu içinde olduklarını vurgulayan Alpaslan, 2022 yılının ikinci çeyreğinde çalışmaların tamamlanmasını beklediklerini kaydetti.

Alpaslan, tarihi yapıyı çevreleyen surların da restore edileceğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sinop Tarihi Cezaevi ve Müzesi ülkemizin en önemli tarihi mekanlarından biri. Burada restorasyon çalışmalarımız devam ediyor. En kısa sürede tamamlayarak halkımızın hizmetine açmak istiyoruz. Biz ayrıca bunun yanında Sinop Tarihi Cezaevi ve Müzesi’nin Dünya Miras listesine girmesi için çalışmalarımızı yoğun şekilde devam ettirmekteyiz. İnşallah en üst düzeyde katılım ile 2022 yılında müzemizi tekrar hizmete açacağız.”

Tarihi yapıdaki restorasyon çalışmalarının yüzde 24’lük kısmının tamamlandığını dile getiren Alpaslan, restorasyon çalışmaları devam ettiği süre içerisinde cezaevinin ziyarete tekrar açılıp açılmayacağını değerlendireceklerini ifade etti.

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut ise Sinop Tarihi Cezaevi ve Müzesi’nin restorasyon projesinin AB-Türkiye arasındaki kültürel diyaloğa önemli katkı sunduğuna dikkati çekti.

Projeye önem verdiklerini dile getiren Meyer-Landrut, “Bu çalışma çok önemli bir desteği hak ediyor. Açıldığı gün de burada bulunmaktan büyük memnuniyet duyacağım.” diye konuştu.

Vali Erol Karaömeroğlu, Belediye Başkanı Barış Ayhan, AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, Kültür ve Turizm Bakanlığı Stratejik Planlama Dairesi Başkanı Hakan Tanrıöver ve diğer ilgililerin de yer aldığı heyet, daha sonra restorasyon çalışmalarının yürütüldüğü tarihi buzhane binasında da incelemelerde bulundu.

KASTAMONU(AA) – Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde asırlardır bıçak üretiminin yapıldığı mahallede çekiç sesi eksik olmuyor.

Osmanlı döneminde ordunun ihtiyacı olan kılıç, süngü gibi savaş malzemelerinin de üretimin yapıldığı Dibek köyü Bıçakçılar Mahallesi’nde üretilen ve Evrenye bıçağı olarak satışa sunulan bıçaklar, mahalledeki 5 atölyede asırlık ocaklarda yapılıyor.

Sabah 07.00’den akşam saatlerine kadar çekiç sesinin eksik olmadığı mahallede ikamet eden herkes bıçakçılıkla uğraşıyor.

İnebolu Ticaret ve Sanayi Odasının girişimiyle bu yıl coğrafi işaret alarak tescillenen, tüm parçaları el işçiliğiyle yapılan Evrenye bıçağı, kalitesiyle öne çıkıyor.

Bıçakçılardan Mehmet Çelikel, AA muhabirine, bıçakların tamamen el işçiliğiyle yapıldığını söyledi.

Mahallede yüz yıllardır bıçak üretiminin yapıldığını anlatan Çelikel, “Atalarımızdan gördüğümüzü, dedelerimizden babalarımızdan gördüğümüzü yapıyoruz. Bıçaklarımız Evrenye bıçağı olarak tanınıyor. Bu mesleğin kaç yıllık olduğunu bilen yok.” dedi.

“Burada oturup da bıçakçılık yapmayan yok”

Bıçakları çelikten yaptıklarını, saplarında keçi boynuzu ile plastik kullandıklarını ifade eden Çelikel, şunları dile getirdi:

“Çeliğimizi ocakta ısıtıyoruz daha sonra dövüyoruz. Her bıçağın kendine göre yapım aşaması var. Bıçağı Kastamonu ve çevre illere satıyoruz. Buraya turistler geliyor. Daha öncelerde bıçaklarımız Evrenye’de satıldığı için Evrenye bıçağı olarak biliniyor. Burada bütün mahalle bıçakçılık yapıyor. Burası 12-13 haneydi, 4-5 dükkan kapandı. Şu anda çalışan 5 tane dükkan var. Diğerleri kapandı İstanbul’a gittiler. Burada oturup da bıçakçılık yapmayan yok.”

Mehmet Özdemir ise 50 yıldır bıçakçılık yaptığını anlattı.

Bıçakçılığın zor bir meslek olduğunu söyleyen Özdemir, “Dedemin dedesi dahi bu işi yapıyormuş. Bıçak yapanların birkaçı gurbete gitti. Bu mahallede oturup bıçak yapmayan yok. Çekiç sesi eksik olmuyor, insanlar çekiç sesine uyanıyor.” diye konuştu.

Niyazi Demirel de küçük yaşlardan itibaren bıçakçılık yaptığını kaydederek, “Çekiç sesiyle yatıp, çekiç sesiyle kalkıyoruz. Sabah 07.00’de dükkana geliyoruz, akşam 17.00-18.00 gibi dükkanımızı kapatıyoruz. Burada bıçak, nacak gibi ürünler yapıyoruz. Geçimimizi sağlıyoruz. Benim küçüklüğümden beri bu dükkan var. Buralarda kılıç dahi üretiliyormuş.” ifadesinde bulundu.