KBÜ ev sahipliğinde düzenlenen “Doğu Türkistan Akademisi” tamamlandı

KARABÜK (AA) – Karabük Üniversitesi (KBÜ) ev sahipliğinde ve Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) iş birliğiyle gerçekleştirilen "Doğu Türkistan Akademisi" sona erdi.

KBÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu'nda düzenlenen etkinlik kapsamında "Doğu Türkistan’ın Geçmiş ve Günümüz Türk Devletleriyle İlişkisi" adlı konferans gerçekleştirildi.

Konferansta konuşan Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alimcan İnayet, Doğu Türkistan Türkleri ile Anadolu Türkleri arasındaki ilişkileri anlamak için tarihi iyi bilmek gerektiğini söyledi.

“Doğu Türkistan toprakları, Türk topraklarıdır. Türk’ün ata yurdudur. Türk kültür ve medeniyetlerinin beşiğidir." diyen İnayet, "Çünkü Satuk Buğra Han, Kaşgarlı Mahmut, Yusuf Has Hacib, Ahmet Yesevi ve daha sonralarda Ali Şir Nevai gibi Türk kültürünün büyük değerleri bu bölgede doğup büyümüşlerdir. Bu coğrafya Türk milli ve kültürel kimliğinin beslendiği topraklardır. Bu sebeple Doğu Türkistan toprakları asla ihmal edilemez, vazgeçilemez Türk topraklarıdır. Eğer bu topraklar elden giderse Türk milli kimliğinin temelleri sarsılmış olacaktır." diye konuştu.

– "Anadolu topraklarına göçmüşlerdir"

Doğu Türkistan Türkleri ile Anadolu Türkleri arasındaki siyasi ve kültürel ilişkilerin Osmanlı döneminde yoğunlaştığını belirten Prof. Dr. İnayet, şöyle devam etti:

"Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde bu ilişkiler zirve noktasına ulaşmaktadır. Bu dönemlerde birçok alim, yazar ve sanatçı beyin göçüyle Anadolu topraklarına göçmüşlerdir. Ayrıca Osmanlı devleti, o dönemde kurulan Kaşgar Hanlığı’na top ve tüfeğin yanında eğitim vermek üzere subaylar da göndermiştir."

Prof. Dr. İnayet, Cumhuriyet döneminde de birçok Uygur Türkü’nün Türkiye’de eğitim gördüğünü vurgulayarak, "1930 yılında Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti kurulduğunda Türkiye’den müfettiş olarak görevliler gönderilmekte ve hükümet çalışmalarına destek verilmektedir." ifadelerini kullandı.

Konferansın sonunda teşekkür konuşmasını yapan Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Karabük İl Temsilcisi Muhammed Akif Yağımlı, öğrencilere "Kudüs Akademisi"nin yapılacağının da haberini verdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

WASHINGTON (AA) – ABD Temsilciler Meclisi, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Uygur Türkleri’ne yönelik baskı politikalarından dolayı Çinli yetkililere yaptırım uygulanmasını öngören yasa tasarısını onayladı.

Senato’da 15 Mayıs’ta onaylanan ve bugün Temsilciler Meclisinde oylanan tasarı, oy çokluğu ile kabul edildi.

Tasarıda, ABD Başkanı Donald Trump yönetimine, Uygur Türkleri’ne ve diğer Müslüman azınlıklara uygulanan baskı ve şiddetten sorumlu olan bazı Çinli yetkililere yaptırım uygulanması çağrısı yapılıyor.

Ayrıca tasarıda, ABD Dışişleri Bakanlığının bölgedeki insan hakları ihlalleri için bir rapor hazırlaması talep ediliyor.

Söz konusu tasarının bir versiyonu Kasım 2019’da ABD Senatosunda kabul edilmişti. Temsilciler Meclisi ise bazı değişiklikler yaparak tasarıyı Aralık 2019’da tekrar Senato’ya göndermişti.

Tasarı, nihai imza için Başkan Trump’ın masasına gitti. Trump’ın da onaylaması durumunda tasarı, resmi olarak yasalaşacak.

Trump, dün Beyaz Saray’da tasarıya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu hafta sonundan önce Çin konusunda güçlü bir adım duyacaksınız.” diye konuşmuştu.

KARABÜK (AA) – Doğu Türkistan Milli Meclisi Başkanı Seyit Tümtürk, "Bugün Çin'in kullanmış olduğu enerjinin neredeyse yarısına yakınını Doğu Türkistan topraklarından tedarik ediliyor." dedi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) ev sahipliğinde ve Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) iş birliğiyle gerçekleştirilen "Doğu Türkistan Akademisi"nin ikinci haftasına düzenlenen "Uluslararası Örgütler ve Doğu Türkistan" başlıklı konferansta konuşan Tümtürk, Doğu Türkistan tarihi ile ilgili bilgiler aktardı.

Doğu Türkistan'ın Türk-İslam medeniyetinin doğduğu coğrafya olduğunu ifade eden Tümtürk, Çin'in çeşitli projelerle burayı yok etmek istediğini savundu.

Uygur Türklerinin uğradığı baskıları örnek vererek anlatan Tümtürk, Doğu Türkistan'da olanları dünyanın görmezden geldiğini, yanlarında sadece Türkiye'yi bulduklarını kaydetti.

Doğu Türkistan'ın Türkiye'den sonra en çok Müslüman Türk'ün yaşadığı bölge olduğunu belirten Tümtürk, "Bu yönüyle bizimle hem dindaş, hem soydaş hemde akraba olması bize farklı sorumluluklar yüklemekte. Doğu Türkistan'da coğrafi olarak belki Türkiye'ye en uzak, en ırak bölge Türk dünyasında. Ama manen, kalben, ruhen Türkiyeyi kendisine en yakın hisseden ata yurdumuz. Tarihte bir çok imparatorluğun yaşadığı coğrafya." diye konuştu.

Doğu Türkistan'ın Türk ve İslam medeniyeti açısından önemli olduğunu vurgulayan Tümtürk, şöyle devam eti:

"Doğu Türkistan'ın bugün işgal edilişinin en önemli gerekçelerinden bir tanesi müthiş yer altı ve yer üstü zenginlikleri. Başta petrol, doğalgaz, kömür, uranyum, altın ve gümüş gibi madenler bulunuyor olması. Bugün Çin'in kullanmış olduğu enerjinin neredeyse yarısına yakını Doğu Türkistan topraklarından tedarik ediliyor."