KDK'den 'Kovid-19 temaslısı memurun karantinadaki süresinin idari izin kapsamında sayılması' tavsiyesi

ANKARA (AA) – KDK’den yapılan açıklamaya göre, Milli Piyango İdaresinde bir personelin Kovid-19 testinin pozitif çıkmasından dolayı temaslı sayılan, 14 gün karantinada geçirdiği süre normal olarak kayıtlara geçen ve bu yüzden maaşından rapor ücreti kesilen memur, Kovid-19’un salgın hastalık olmasından dolayı söz konusu raporun idari izne dönüştürülmesi talebiyle KDK’ye başvurdu.

Başvurucu, aynı serviste çalışan diğer dört personelle hasta olmamalarına rağmen tedbir amaçlı 14 gün karantinaya alındıklarını, e-Nabız sistemine 14 günlük istirahat raporu bilgisinin düşüldüğünü ve raporun kuruma gönderildiğini aktardı.

Karantinada kaldığı süreyi içine alan dönemin maaş bordrolarında kendisinin ve diğer dört personelin rapor ücretinin kesildiğini belirten başvurucu, kurumca mevzuat çerçevesinde değerlendirilen ve Sağlık Bakanlığı tarafından verilen “yakın temaslı” raporunun kamu kurumlarında farklı uygulamalara yol açtığını, bazı kurumlar söz konusu raporu idari izinli olarak değerlendirirken bazılarının ise normal rapor gibi değerlendirdiğini bildirdi.

Başvurucu, “yakın temaslı” raporunun tedbir amaçlı verilen bir rapor olması nedeniyle karantina süresinin normal rapor gibi değerlendirilemeyerek idari izne dönüştürülmesini talep etti.

Başvuruyu inceleyen KDK, bu kişilerin raporlu hastalar gibi değerlendirilmesi, raporlarının hastalık iznine dönüştürülerek maaşlarından ilgili mevzuat çerçevesinde kesinti yapılmasının hakkaniyete uygun olmadığı sonucuna ulaştı.

KDK başvurucunun zorunlu karantina altında geçirdiği sürenin idari izin kapsamında sayılması konusunda tavsiye kararı aldı.

KDK ayrıca Kovid-19 tedbirleri kapsamında kamu personelinin temaslı olarak geçirdiği süreler hakkında verilen kararlarda hem kamu kurumları arasında uyumun sağlanması hem de gerekli idari işlemleri takdir ve tayin etmek üzere kararın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ulaştırılmasına karar verdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Hastalık hakkında farkındalık oluşturmak ve bununla mücadele edenlere destek olmak amacıyla her yıl 21 Eylül “Dünya Alzaymır Günü” olarak kutlanıyor.

Amerikan Alzheimer Derneğinin yayımladığı rapora göre, öncesindeki 5 yıla kıyasla, 2020’de, Kovid-19 salgını sırasında alzaymıra bağlı en az 42 bin ölüm ile yüzde 16 artış kaydedildi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre ise dünya genelinde 55 milyondan fazla kişi alzaymır hastası ve bu sayının 2030’da 78 milyona, 2050’de ise 139 milyona çıkması bekleniyor.

Alzaymıra yakalananların yüzde 60’dan fazlası düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşıyor ve her yıl 10 milyon yeni vaka ekleniyor.

İlk kez 1906’da Alman psikiyatrist ve patolojist Alois Alzheimer tarafından tanımlanan ve 65 yaş üstü kişilerde beyin dokularında ağır hasara neden olduğu tespit edilen Alzaymır, “21. Yüzyılın kabusu” olarak görülüyor.

Hastalık, günlük aktivitelerde azalma ve bilişsel yeteneklerde bozulma ile nitelenen nöropsikiyatrik semptomların ve davranış değişikliklerinin eşlik ettiği nörodejeneratif bir hastalık olarak tanımlanıyor ve mevcut bir tedavi yöntemi bulunmuyor.

Alzaymır dünyada 7. ölüm nedeni

DSÖ’nün “2019 Küresel Sağlık Tahminleri” raporunda, alzaymır dünyada 7. ölüm nedeni olarak yer aldı.

Bu hastalıklardan kaynaklı ölümler Amerika ve Avrupa’da 3. sırada kaydedildi.

ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi (CDC) verilerine göre de bu yıl 6,2 milyon ABD’linin bunama ile yaşadığı tahmin ediliyor.

CDC, alzaymıra bağlı ölümlerin 65 yaş ve üzeri kişilerde 5’inci, diğer yetişkinlerde 6. ölüm nedeni olduğuna dikkati çekiyor.

Bunamaya bağlı ölümlerde yüzde 65’i kadınlar oluşturuyor

DSÖ’ye göre, bunamaya bağlı ölümlerden kadın oranının erkeklere göre daha yüksek olduğuna işaret ediliyor.

Küresel çapta, alzaymır nedeniyle hayatını kaybeden kişilerin yüzde 65’ini kadınlar oluşturuyor.

Alzaymırlı hasta sayısının, 2050’de 3 katına çıkması bekleniyor

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yaptığı açıklamada, 30 yıl sonra alzaymırlı hasta sayısının 3 katına çıkmasının beklendiğini ve demans riskini azaltmak için çabalamak gerektiğinin altını çizdi.

Ghebreyesus, “Demans milyonlarca insanın anılarını, bağımsızlığını ve itibarını elinden alıyor ama aynı zamanda tanıdığımız ve sevdiğimiz insanları bizden çalıyor. Dünya, demanslı insanları yüzüstü bırakıyor ve bu hepimizi üzüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası Alzaymır Hastalığı Kurumu (ADI) ve Yaşlanma Üzerine Küresel Koalisyonuna (GCOA) göre, 2050’de nüfusun yaşlanması sonucu bunama yaşayanların yaklaşık yüzde 70’i gelişmekte olan ülkelerde olacak.

Alzaymır hastalığı demansın bir türü

Alzheimer hastalığı, beyin hücrelerinin zamanla ölümüne bağlı olarak hafıza kaybı, bunama ve genel anlamda bilişsel fonksiyonların azalması olarak biliniyor.

Demans (bunama) türü olarak nitelendirilen alzheimer, daha çok ilerleyen yaşlarda yaygın olarak görülüyor.

Tedavi ve bakım

Demansı iyileştirmek veya ilerleyen seyrini değiştirmek için halihazırda mevcut bir tedavi yöntemi bulunmuyor. Bununla birlikte, klinik deneylerin çeşitli aşamalarında çok sayıda yeni tedaviler araştırılıyor.

Araştırmalar, insanların düzenli egzersiz yaparak, sigara içmeyerek, alkol kullanımından kaçınarak, kilolarını kontrol ederek, sağlıklı beslenerek ve tansiyon, kolesterol ve kan şekeri seviyelerini koruyarak bunama riskini azaltabileceklerini ortaya koyuyor.

ANKARA(AA) – Sağlık Bakanlığınca Günlük Koronavirüs Tablosu, “covid19.saglik.gov.tr” adresinden paylaşıldı.

Buna göre, son 24 saatte 346 bin 435 Kovid-19 testi yapıldı, 27 bin 688 kişinin testi pozitif çıktı, 231 kişi yaşamını yitirdi, iyileşenlerin sayısı ise 27 bin 949 oldu.

18 yaş üstü nüfusta birinci doz aşı uygulananların oranı yüzde 85,10, ikinci doz aşı yapılanların oranı yüzde 68,13 olarak kayıtlara geçti.

Türkiye’de bugüne kadar yapılan aşı sayısı toplamda 105 milyon 611 bin 261’e yükseldi. Kovid-19 salgınıyla mücadele kapsamında son 24 saatte toplam 500 bin 311 doz aşı uygulandı.

En az bir doz aşı uygulananların oranı en yüksek 10 il Kırklareli, Muğla, Eskişehir, Çanakkale, Amasya, Edirne, Ordu, Balıkesir, Burdur ve İzmir oldu.

En az bir doz aşı yapılanların oranının en düşük olduğu iller ise Şanlıurfa, Mardin, Bitlis, Batman, Muş, Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Ağrı ve Bingöl olarak sıralandı.

“İl bazında ilk doz yerine, en az iki doz aşı olanların oranlarını paylaşacağız”

Sosyal medya hesabından günlük tabloyu ve bir haftalık vaka sayılarını paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Günlük Kovid-19 tablomuz değişti. Bugünden itibaren, il bazında ilk doz yerine, en az iki doz aşı olanların oranlarını paylaşacağız. Aşılarımızı yaptırarak vaka sayılarını düşürelim, can kayıplarımızı azaltalım. İlk doz aşıda önemli bir mesafe kaydettik.” ifadesini kullandı.



Koronavirüs Haber Indeksi


Rusya Koronavirüs  | Hindistan Koronavirüs | İngiltere Koronavirüs | Almanya Koronavirüs | Fransa Koronavirüs | İtalya KoronavirüsKoronavirüs AşısıKoronavirüs TedbirleriSokağa Çıkma KısıtlamasıSağlık Bakanı AşıBrezilya KoronavirüsBioNTechSputnik-VYerli Aşıİran KoronavirüsABD KoronavirüsKoronavirüsü YenenJaponya KoronavirüsEsnaf Koronavirüs Haberleri