Kilo vermek ve egzersiz yapmak tip 2 diyabet riskini düşürüyor

ANKARA (AA) – Diabetes Times sitesinin haberine göre, Norfolk Diyabet Önleme Çalışması’nın yürüttüğü araştırmanın bulguları “JAMA Internal Medicine” dergisinde yayımlandı.

Araştırma çerçevesinde diyabete yol açabilecek düşük glikoz toleransına sahip binden fazla kişi 8 yıl boyunca izlendi.

Uzmanlar, bu süre içinde 2 ya da 3 kilo vererek ve 2 yıl süresince fiziksel aktivitesini artırarak hayatlarında makul değişiklikler yapanlarda tip 2 diyabet riskinin yüzde 40 ila 47 düştüğünü gözlemledi.

Profesör Mike Sampson, çalışmayla tip 2 diyabetin önlenmesinde önemli bir etkiyi ortaya koyduklarını vurguladı.

Uluslararası Diyabet Federasyonu’na göre 2019’da dünyada 463 milyon yetişkin diyabetle mücadele ediyordu. Bu sayının 2045’te 700 milyona çıkması öngörülüyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Medipol Çamlıca Üniversite Hastanesi Diyetisyeni Habibe Ramle Duzcan, "Diyabet hastalarında kan şekerinin dengeli olması için kişiye özel, yeterli bir beslenme programı yapmalıyız." ifadelerini kullandı.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Duzcan, ana öğün-ara öğün düzenini kurarak kompleks karbonhidrat, protein, sağlıklı yağ ve vitamin-mineralleri doğru miktarda almaya özen gösterilmesi gerektiğini belirtti.

Doğru besini, doğru zamanda tüketmenin önemini belirten Duzcan, şunları kaydetti:

"Beslenmenin önemli noktalarından birinin de porsiyon kontrolü olduğunu unutmadan, sağlıklı içerikleri de makul seviyelerde tüketmeyi sürdürelim. Günlük yeterli seviyede su tüketimini ihmal etmeden yerine getirelim. Bunun yanı sıra hekimlerinizin izni dahilinde hafif tempolu yürüyüşler ile fiziksel aktivite düzeyine önem verelim.

Diyabet hastaları kan şekerini hızlı yükseltebilecek sebze, meyve ve içeriklerden uzak durması gerekiyor. Bal, sofra şekeri ve kahvaltının vazgeçilmezleri olarak da görülen reçel, marmelat, pekmez tüketiminden vazgeçilmeli. Şekerli-gazlı içecekler, hazır meyve suları, eklenti şeker içeren meyve aromalı içecekleri de kullanmaktan kaçınmalıyız. Tatlılar, hazır paket ürünler, fast food tüketimi, trans yağlar, beyaz unlu mamuller gibi işlenmiş gıdalardan uzak durulmalı. Patates, pirinç, havuç, bezelye, mısır, kuru incir-üzüm, kavun, karpuz, muz, dut, incir, üzüm gibi meyve ve sebzeler de uzak durulmalıdır."

– "Şeker içeriği düşük meyveler ve sebzeler tavsiye ediyoruz"

Duzcan, kan şekeri için glisemik indeksi düşük olan besinlerin, diyabet hastaları tarafından tercih edilmesi gerektiğini belirten Duzcan, yapılan çalışmalar ile birçok hastalık üzerinde olduğu gibi diyabet üzerinde de olumlu etkileri olduğu gösterilen besinleri kontrollü şekilde beslenmeye ekleyebildiklerini belirtti.

Bu çerçevede elma, çilek gibi şeker içeriği düşük meyveler ve ıspanak, pazı, lahana, brokoli gibi sebzeler tavsiye ettiklerini belirten Duzcan, şunları kaydetti:

"Karbonhidrat içeren bir besin ile kan şekerini dengede tutabilecek az yağlı yoğurt grubu veya 1 ila 2 tam ceviz gibi besinleri birlikte tüketebiliriz. Bitkisel protein içeren ve aynı zamanda diyet lifi yüksek olan mercimek, nohut türü baklagiller, glukoz metabolizması ve insülin duyarlılığı üzerinde olumlu etkileri olan tarçın (güvenli kullanım olarak seylan tarçını) güvenle yiyebiliriz.

Temel besin ögelerinin yanı sıra polifenoller, tokoferoller ve lignin gibi fayda sağlayan bileşenleri içeren taze öğütülmüş keten tohumu, içerdiği bileşenlerden biri de D-chiro-inositol olan ve kan glukoz seviyesini ve insülin aktivitesini olumlu yönde etkileyebileceği çalışmalarla gösterilen karabuğdayı da tüketimini öneriyoruz.

Tam tahıl, bulgur, sade yulaf ezmesi gibi sağlıklı kompleks karbonhidratlara yer vererek az yağlı süt ve süt ürünlerinin tüketimine dikkat edelim. Sağlıklı yağ grubu içinde yer alan zeytinyağı, avokado, antioksidan vitamin ve minerallerin yanı sıra resveratrol, fitosterol gibi sağlığa olumlu etkileri olan biyoaktif bileşikleri de içeren yer fıstığı, antidiyabetik etkisi de olan allisin gibi bileşikleri içeren sarımsak, porsiyon kontrolü yapıldıktan sonra sağlıkla tüketebiliriz."

ANKARA (AA) – Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ile Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğünün ortak çalışmasıyla kronik hastalığı olan bireylerin tarama ve izlemlerinin ayrıntılı yapılabilmesi için geliştirilen ve 1 Ocak 2021’de kullanıma açılan Hastalık Yönetim Platformu (HYP), 1 Temmuz itibarıyla tüm aile sağlığı merkezlerinde yaygınlaştırıldı.

Aile hekimleri hipertansiyon, diyabet, obezite, kalp ve damar hastalıklarına yönelik risk değerlendirmesi ile hastaların takibini, HYP’yi kullanarak yapacak.

Aile hekimlerinin, hastalar için yaptığı tedavi planı ve önerileri yazılıma kaydedilecek. Hastaların düzenli aralıklarla takibi yapılarak tedavi hedeflerine ulaşılıp ulaşılmadığı ölçümlenecek.

“Hastaların bütün verileri izlenmiş, risk faktörleri tam değerlendirilmiş olacak”

Ekin Çamlık Aile Sağlığı Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Yücel Vurmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, HYP sayesinde hastaların takibinin daha kolay ve ayrıntılı şekilde yapılabileceğini belirtti.

Vurmaz, kronik hastaların düzenli takip edilmesinin önemine işaret ederek, “Uygulama, kronik hastalıkların seyrini, bu hastalıklarla ilgili risk faktörlerini daha iyi değerlendirmemize, herhangi bir sıkıntı anında hastaları hızla yönlendirmemize imkan tanıyor. Hastalar, ikinci basamak sağlık birimlerine gittiği zaman, uzman hekimin önüne hastanın bütün verileri izlenmiş, risk faktörleri tam değerlendirilmiş olarak gelecek.” dedi.

HYP üzerinden takip edilecek kronik hastaların muayene sıklıklarına ilişkin de bilgi veren Vurmaz, “Hipertansiyon ve obezite hastaları yılda bir kez, diyabet ve kardiyovasküler hastalıkları bulunanlar da risk faktörlerine göre belirlenecek sıklıklarda takip edilecek.” ifadelerini kullandı.

Dr. Yücel Vurmaz, “Bulaşıcı olmayan kronik hastalıkların daha ciddi takibi, mutlaka toplumumuza pozitif olarak yansıyacaktır. Kalp krizinin, diyabete bağlı risk faktörlerinin azaltılmasına katkıda bulunacaktır. Uygulamanın, hastaların ömrünü uzatacağını, toplumumuzun sağlığına katkı sağlayacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

“Bulaşıcı olmayan hastalıklara bağlı 70 yaş altı ölümlerin yüzde 25 azaltılması amaçlanıyor”

Sağlık Bakanlığınca, dünyada en fazla ölüme ve engelliliğe yol açan bulaşıcı olmayan hastalıklara (kalp ve damar hastalıkları, kanserler, diyabet vb.) bağlı 70 yaş altı ölümlerin, 2025’e kadar yüzde 25 azaltılması amaçlanıyor.

HYP yazılımıyla aile hekimlerinin bu hastalıklara yönelik tarama ve izlemleri geliştirilerek kronik hastalığı olan bireylerin sağlık sorunlarının minimuma indirilmesi ve yaşam kalitelerinin artırılması hedefleniyor.