Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov’un ilk Türkiye ziyareti, ilişkilerde yeni dönemin habercisi olarak görülüyor

BİŞKEK (AA) – Kırgızistan’ın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile mücadelesi, son bir ayda Kırgızistan-Tacikistan sınırında silahlı gerginliklerin yaşanması ve iç siyasette hızlı değişimlerin kaydedilmesi Caparov’un Ankara ziyaretini daha önemli hale getiriyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşecek olan Caparov, ikili ve çok taraflı iş birliği konularının yanı sıra Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi) çerçevesinde güncel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunacak.

Ziyaret kapsamında, iki ülke cumhurbaşkanının katılımıyla Kırgızistan-Türkiye Stratejik İşbirliği Yüksek Konseyinin 5. Toplantısı ve Kırgızistan Türkiye İş Forumu yapılacak.

Bu bağlamda, iki ülke arasındaki ilişkileri daha da yakınlaştırmak amacıyla kurulan Kırgızistan Türkiye Stratejik İşbirliği Yüksek Konseyinin 5. Toplantısı’nda iki liderin, karşılıklı ticaret hacmini arttırma, kültürel ve insani iş birliği, ekonomi, enerji, eğitim, sağlık, askeri, ulaştırma ve yatırım iş birliğini geliştirme konularını masaya yatırması bekleniyor.

Bu yıl Kırgızistan ile Türkiye ilişkilerinde 30 yıl dolacak

Bağımsızlığını 31 Ağustos 1991’de ilan eden Kırgızistan’ı ilk tanıyan ülke 16 Aralık 1991’de Türkiye oldu.

Türkiye- Kırgızistan ilişkileri Turgut Özal ve Askar Akayev’in “Kırgız Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti Arasında Dostluk ve İşbirliği İle İlgili Anlaşma”yı imzalamasıyla başladı, 2011 yılı itibarıyla iki kardeş ülke arasındaki ilişkiler stratejik ortak seviyesine ulaştı.

Türkiye, Kırgızistan’a başta Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) aracılığıyla en çok kalkınma yardımı ve sosyal yardım yapan ülkelerin başında geliyor.

Kırgızistan’a uluslararası kuruluşlarla ilişki kurulması ve dünya ticaretine entegrasyonu konusunda da en büyük desteği yine Türkiye veriyor.

Kırgızistan Milli İstatistik Komitesinin verilerine göre, ekonomik alanda Kırgızistan’da en büyük dördüncü yatırımcı ülke olan Türkiye, istihdam sağlama açısından da ön sıralarda yer alıyor.

Türkiye, yabancı sermaye ile kurulan 3 bin 476 şirketin faaliyet gösterdiği Kırgızistan’da, Rusya, Çin ve Kazakistan’ın ardından dördüncü ülke konumunda bulunuyor. Türkiye, en çok inşaat, nakliye ve depolama, imalat, toptan ve perakende ticarette yatırım yapıyor.

Ülkede halen aktif olarak faaliyet gösteren 300 civarında Türk firmasının 400 milyon doları aşan ticaret hacmi bulunuyor.

Türk iş insanlarının yatırımlarının 1 milyar dolardan fazla bir sermaye büyüklüğüne ulaştığı tahmin ediliyor.

Kırgızistan’daki Türk sermayeli firmalar, içecek, bisküvi, şekerleme, çikolata, mobilya, temizlik maddeleri, çay, boya, PVC ve plastik boru, yapı malzemeleri üretimi ile alışveriş merkezi işletmeciliği, marketçilik, bankacılık, tekstil üretimi, konfeksiyon, matbaa, turizm acenteliği, eğitim işletmeciliği, inşaat gibi çok çeşitli alanlarda faaliyet gösteriyor.

Türkiye’den Kırgızistan’a gönderilen ihraç ürünleri ağırlıklı olarak kara yoluyla taşınıyor.​​​​​​​

Ülkenin güneyinde 2015 yılında fizibilite çalışmalarına başlayan Türk Eti Bakır Anonim Şirketi de 180 milyon dolar yatırımla altın madeni kurmaya devam ediyor.

Türk Hava Yolları (THY), Kırgızistan’a haftada 17 sefer gerçekleştiriyor.

Ülkenin, Türkiye’ye 82 milyon dolar borcu bulunuyor.

Türkiye’nin yatırımlarında eğitim sektörü başını çekiyor

Kırgızistan’da nitelikli insan gücü yetiştirmek amacıyla 1995 yılında kurulan ve iki ülke arasında “Altın Köprü” olarak nitelendirilen Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi (KTMÜ) Türkiye’nin en büyük yatırımı olarak değerlendiriliyor.

Türkiye, Kırgız hükümeti tarafından tahsis edilen 84 hektar alan üstünde inşa edilen KTMÜ’nün kuruluşundan bu yana geçen 25 yılda üniversiteye 398 milyon dolardan fazla bütçe tahsis etti. Bunun 179 milyon doları yatırımlar için harcandı.

Kırgızistan ve Bişkek ekonomisine katkısı dikkate alındığında bunun paha biçilemez olduğu belirtilirken, KTMÜ 2016-2017 döneminde ülke genelinde inşaat sektörüne yatırım yapan yerli ve yabancı kurumlar arasında 9. sırada yer aldı.

Ülkede KTMÜ dışında, Türkiye Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Türk İlkokulu, Ortaokulu ve İmam Hatip Ortaokulu, Kırgız Türk Anadolu Kız Meslek Lisesi, Türkiye Türkçesi Eğitim Merkezi (TTÖMER) ile 2021-2022 eğitim ve öğretim döneminde açılması beklenen Maarif Vakfı İlkokulu bulunuyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BİŞKEK (AA) – Kırgızistan Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Caparov’un, çatışmada ölenlerin anısına 1-2 Mayıs tarihlerini ulusal yas ilan edilmesine ilişkin kararı onayladığı belirtildi.

Kırgızistan-Tacikistan sınırındaki su dağıtım şebekesini kontrol etme nedeniyle önceki gün meydana gelen silahlı çatışmada Kırgız tarafında ölü sayısı 31, yaralı sayısı 134 olarak açıklanmıştı.

Acil Durumlar Bakanlığı, Kırgızistan tarafında 21 ev, 10 benzin istasyonu, bir okul, 2 kafe, 8 bakkal, bir sınır karakolu, bir yangın kurtarma karakolunda yangın çıktığını bildirmişti.

BİŞKEK(AA) – AA muhabirine açıklamalarda bulunan KTMÜ Rektörü Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, 25 yıllık bilim hayatında 100’ün üzerinde kaya resmi üzerinde çalışmasının bulunduğunu söyledi.

Ceylan, Altaylar’dan (Sibirya) Anadolu’ya kadar ortaya çıkarılan kaya resimlerinin Türk tarihi açısından yeniden okunmasının, yapılandırılmasının ve yazılmasının önemini anlattı.

Orta Asya Türk boylarının Hazar denizi altından ve üstünden “kuzey yolu” olarak adlandırılan bugünkü Gürcistan topraklarından geçerek Anadolu’ya gelişlerinde kültürlerini yanında taşıdıklarını belirten Ceylan, bu yüzden kaya resimlerine Türk göçlerin kesişme noktası olan Doğu Anadolu bölgesinde yoğun olarak rastladıklarını ifade etti.

Ceylan, Türk sanatının ve kültürünün bütün öğelerinin yer aldığı kaya resimleri konusunda Türk dünyasının yeniden bilinçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak bu yıl üniversitesinin 25. kuruluş yılı dolayısıyla kayıt altına alınan kaya resimlerini albümleştireceklerini bildirdi.

“Kaya resimleri, tarihe vurulan mühürdür”

Türk tarihinin yeniden kaya resimlerinden okunması ve yorumlanması gerektiğini ifade eden Ceylan, “Türk tarihinin yeni sayfasını ortaya çıkaracak inceleme, bizim için son derece kıymetlidir.” dedi.

Ceylan, son dönemdeki çok sayıda kaya resminin keşfedilmesine yönelik çalışmalara değinerek şu ifadeleri kullandı:

“Kaya resimlerinin, taş çağından itibaren çizilmeye başladığını biliyoruz. İlkel olarak çizilmeye başlayan kayadaki resimler, Türk kültürüne girdikten sonra Türk öğelerini barındırmaya başladı.

Altaylar’da, Moğolistan’da kaya resimleri üzerinde gördüğümüz öğelerin örneklerini, Orta Asya’dan İran, Azerbaycan, Gürcistan ve Anadolu’ya (Türkiye) kadar uzandığını görüyoruz. Altaylar’da ve Orta Asya’daki kayaların üzerinde neye rastlıyorsak aynı avcı, geyik, at, köpek, deve, süvari ve kervanların mücadelesinin benzer örneklerine Anadolu’da da rastlıyoruz.”

İpek Yolu güzergahındaki kaya resimlerinin Türk ve Orta Asya kültürü ile bağının olduğunu vurgulayan Ceylan, Orta Asya’yı anlamadan, Kafkasları önemsemeden Anadolu’daki kaya resimlerini tek başına Türk kültürü ile açıklamanın oldukça güç olduğunu belirtti.

Ceylan, Anadolu’da ortaya çıkarılan kaya resimlerinin, tarihlendirme ve bilimsel çalışmalar açısından Altaylar’ı ve Moğolistan’ı bilmeden Avrupa ve Afrika’daki kaya resimleriyle açıklamanın büyük bir hataya yol açacağı uyarısında bulundu.

Ceylan, kayaların üzerindeki bilgi ve belgelerin hepsini belli bir yere taşımanın mümkün olmadığını belirterek “Kaya resimleri, tarihe vurulan mühürdür. Bu mühürleri korumak bizim görevimizdir. Bizim nesillerimizin gelecek nesillere bırakacağı en önemli milli mirastır. Bunun bilincini aşılamak, genç nesillere öğretmek en önemli amacımız olmalıdır.” diye konuştu.

Kırgızistan’da 10 binden fazla kaya resmi bulunuyor

Asya’dan Avrupa’ya uzanan tarihi İpek Yolu güzergahındaki Kırgızistan’ın genelinde 10 binden fazla kaya resmi bulunuyor.

Kırgızlar, UNESCO’nun Kırgızistan toprakları içerisinde kültür mirası listesinde bulunan kaya resimlerini, “desenli taş” anlamına gelen “Saymaluu Taş” olarak adlandırıyor.

Özgen şehri, Talas, Batken, Issık Göl bölgelerinde bulunan kaya resimleri, sayıca en çok Kırgızistan’ın güneyindeki Celalabad kentinden 120 kilometre mesafede ve deniz seviyesinden 3 bin metre yükseklikte koruma altında tutuluyor.