Kırkpınar'da altın kemer için mücadele edecek başpehlivanlar son antrenmanlarını yaptı

EDİRNE (AA) – Kispetlerini giyen pehlivanlar, paça bağlayıp yağlandıktan sonra antrenörleri eşliğinde taktik ve güç antrenmanı gerçekleştirdi.

Kırkpınar’da iki kez başpehlivan olma başarısı gösteren Orhan Okulu, AA muhabirine, yoğun bir antrenman temposuyla hazırlandığını söyledi.

Hedefinin birincilik kürsüsüne çıkmak olduğunu ifade eden Okulu, “Salgın nedeniyle geçen yıl hiçbir güreşimiz olmadı. Bu yıl Kumluca Güreşleri’yle başladı. Sezonumuza iyi bir giriş yaptık. Hazırlıklarımız güzel geçti ve Kırkpınar’da altın kemeri almak istiyorum.” diye konuştu.

Başpehlivan Tanju Gemici ise uzun zamandır Kırkpınar’a hazırlandıklarını ve heyecanla güreşlerin başlamasını beklediğini dile getirdi.

Salgın nedeniyle Kırkpınar’ın bir yıl yapılamadığını anımsatan Gemici, “Kumluca ve Çalı güreşlerinde elimizden geleni yaptık. Ancak asıl hedefimiz Edirne. Bu hafta sonu mücadelemizi vereceğiz. Allah nasip ederse altın kemeri almak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Başpehlivan Hasan Cengiz de yaklaşık bir buçuk yıldır Kırkpınar’a hazırlandıklarını ve emeklerinin karşılığını almak için mücadele edeceklerini dile getirdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda milli güreşçiler Rıza Kayaalp ve Yasemin Adar’ın bronz madalya almasıyla Türkiye’nin olimpiyat madalya sayısı 96’ya çıktı.

Dünyanın en büyük spor organizasyonunda ilk kez Londra 1908’de temsil edilen Türkiye, Tokyo 2020’ye kadar 6 farklı branşta 39 altın, 25 gümüş ve 27 bronz olmak üzere 91 madalya topladı.

Tokyo 2020’de tekvandoda Hakan Reçber ile Hatice Kübra İlgün’in aldığı bronz madalyalarla bu sayı 93’e yükseldi. Milli okçu Mete Gazoz’un bireyselde aldığı altın madalyayla bu sayı 94 oldu.

Oyunların 10. gününde milli güreşçilerden Rıza Kayaalp grekoromen stil 130 kiloda, Yasemin Adar ise 76 kiloda bronz madalya maçına çıktı. İki milli sporcu da rakiplerini mağlup ederek Türkiye’nin Tokyo’daki madalya sayısını 5’e taşıdı.

Son bronz madalyalarla Türkiye’nin olimpiyat oyunlarında topladığı madalya sayısı 40’ı altın, 25’i gümüş, 31’i bronz olmak üzere 96’ya çıktı.

Güreşteki 65. madalya

Türk güreşi, Tokyo 2020’de olimpiyat madalya sayısını 65’e çıkardı.

Türkiye’nin olimpiyatlardaki en başarılı branşı olan güreş, Tokyo 2020 öncesinde 29 altın, 18 gümüş ve 16 bronz madalya kazanmıştı.

Rıza ve Yasemin’in madalyalarıyla toplam sayı 65’e, bronz madalya sayısı 18’e yükseldi.

Boksta 2 madalya garanti

Türkiye, kadın boksunda Busenaz Süremeneli ve Buse Naz Çakıroğlu ile madalyayı garantiledi.

Tokyo 2020’de Türkiye’yi temsil eden boksörlerden 51 kiloda Buse Naz Çakıroğlu, 69 kiloda da Busenaz Sürmeneli, yarı finale çıkarak madalyayı garantiledi.

Henüz maçlarını oynamayan iki sporcunun madalya rengi de belli olmadı. Milli boksörlerin karşılaşmalarının tamamlanmasıyla Türkiye’nin olimpik madalya sayısı 98 olacak.

Kalan 6 günde milli sporculardan madalya beklentisi olan Türkiye, Tokyo 2020’de madalya sayısında “dalya” diyebilmek istiyor.

EDİRNE (AA) – Edirne genelinde kuraklık ve sıcak hava yaşamı zorlaştırıyor. Sıcaklığın 40 derecelere ulaştığı kentte uzun süredir doyurucu yağış alamazken bu durumdan en çok tarımsal üretim etkileniyor.

Türkiye’nin ayçiçek ihtiyacının yaklaşık yüzde 15’inin karşılandığı Edirne’de üreticiler, kuraklığın etkisinin hissedilmeye başladığını belirtti.

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, AA muhabirine, son haftalarda beklenen yağmurların olmaması ve etkili sıcak havanın ayçiçeğin gelişimini olumsuz etkilediğini söyledi.

Kış ve bahar yağışlarının iyi olmasına karşın yaz aylarında istenen yağışın olmadığına dikkati çeken Arabacı, “Ayçiçeğinin gelişimi güzeldi ancak bugünlerde yağış yok. Ayçiçeğinin yağışa ihtiyacı var. Eğer istenen yağmurlar olmazsa ayçiçeğinde verim düşer. Ayçiçeği şu anda tam tane doldurma aşamasında.” dedi.

Arabacı, yağışların az olmasından dolayı Tunca ve Meriç nehirlerindeki su seviyesinin tarımsal sulama için kritik seviyelerde seyrettiğini ifade etti.

Nehirlerdeki su seviyesinin artması için bol yağış beklediklerini aktaran Arabacı, “Şu an çok kritik bir noktada. Çeltik sulamasında şu an için bir sıkıntı yok ama biraz daha azaldığında dönem dönem sulama pompaları hava alma konumuna gelebilir. İnşallah sezon bitimine kadar sorun yaşamayız.” diye konuştu.

Üretici yağış bekliyor

Ayçiçeği üreticisi Nebil Eyikeyf ise sıcaklık ve kuraklığın ekili mahsulü etkilediğini dile getirdi.

Bölge üreticilerinin verimli bir dönem için yağmur beklediğini vurgulayan Eyikeyf, şunları kaydetti:

“Son zamanlarda nehirlerimizde su seviyesi aşırı düştü. Yer altı sularından faydalandığımız yerler hep nehirlerin havzaları. Nehirlerdeki su seviyesi düşünce yer altı sularında da azalma oluyor ve sıkıntı çekiyoruz. Ayçiçeğinden verim alabilmemiz için zamanında yağmurlar gelmesi gerekli. Tane besleme safhasında ayçiçeği, yağmur alamazsa yüzde 30’a yakın bir verim kaybı yaşanır.”

Üretici Levent Sar da küresel ısınmanın etkilerinin her geçen gün daha çok hissedildiğine dikkati çekti.

Ayçiçeği başta olmak üzere çeltik ve mısır üretiminde kuraklığın etkilerinin görüldüğünü belirten Sar, “Nehirlerin debileri aşırı düştü. Yer altı sularımız istenen seviyede değil. İmkanımız olduğu sürece tasarruflu bir şekilde sulama yapıyoruz. Son zamandaki kuraklık ve sıcaklar ayçiçeğini etkileyecek gibi duruyor. Bugünlerde yağış almazsak rekolte düşer.” dedi.

Meriç ve Tunca nehirlerinin su seviyeleri dip yaptı

Edirne’den geçen Meriç ve Tunca nehrinin debisi, sıcak havaya bağlı buharlaşma ve tarımsal sulamanın artmasıyla düştü, nehirlerin ortasında kum adacıkları oluştu.

Kaynağını aldığı Bulgaristan ve Edirne’de doyurucu yağışların olmaması ve nehir suyunun tarımsal sulamada kullanılması nedeniyle Meriç Nehri’nin debisi 50 metreküp/saniye seviyelerine kadar indi.

Debinin düşmesi ve su seviyesinin azalmasıyla Meriç Nehri yatağında kum adacıkları oluştu. Kum adacıkları nehirden beslenen kuşların uğrak mekanı oldu.

Tunca Nehri’nin debisi de 7 metreküp/saniyelere kadar inerken nehirdeki su seviyesi dip seviyeye geriledi. Nehir yatağında adacıklar belirdi, su akışının yavaşlaması nedeniyle su üstünde yosun tabakaları oluştu.