KKTC'de cumhurbaşkanlığı seçiminde Kıbrıs sorununa çözüm modelleri öne çıkıyor

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) 11 Ekim’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için 6 aday yarışacak ve seçim sonucunda adayların Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik sunduğu yol haritası belirleyici faktör olacak.

KKTC’de 26 Nisan’da yapılması gereken cumhurbaşkanlığı seçimi, Cumhuriyet Meclisi tarafından yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri nedeniyle 11 Ekim’e ertelenmişti.

Son olarak Demokrat Parti (DP) Lefkoşa Milletvekili Serdar Denktaş’ın 30 Temmuz’da bağımsız aday olarak seçime girdiğini açıklamasıyla aday sayısı 6’ya çıktı ve tüm adaylar Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) 4 Eylül Cuma günü resmi başvurularını yaptı.

Salgından önce Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman’ı, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı ve Başbakan Ersin Tatar’ı, Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı Erhan Arıklı’yı aday gösterirken, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay genel başkanı olduğu Halkın Partisinden (HP) istifa ederek bağımsız aday olmuş, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da bağımsız adaylığını ilan etmişti.

Öte yandan, Alpan Uz, Mustafa Ulaş ve Arif Salih Kırdağ bağımsız olarak YSK’ye başvururken, Fuat Çiner ise Milliyetçi Demokrasi Partisinin adayı olarak başvurusunu yaptı.

Salgın öncesi seçim süreci başlamasına rağmen KKTC’de 10 Mart’ta ilk Kovid-19 vakasının görülmesi ve seçimin ertelenmesiyle propaganda süreci de durmuştu.

Adaylar, seçime sayılı günler kala saha çalışmalarını yoğunlaştırdı. YSK, propaganda sürecinde kapalı ve açık alanlarda yapılacak toplantılar için kişi sınırlaması getirerek katılımcıların sosyal mesafeye uymasının ve maske takmasının zorunlu olduğunu açıkladı.

YSK, seçim günü de sandık görevlileri ve seçmenler için Kovid-19 ile ilgili kurallar belirleyerek tedbirler alırken, toplum sağlığı açısından bunlara uyulmasının zorunlu olduğunu da duyurdu.

Adaylar dönem dönem artan Kovid-19 riski dolayısıyla kitle buluşmalarını iptal edebiliyor.

Söylemlerde sadece Kıbrıs meselesinin çözümü yok

Seçim sürecinde Kıbrıs meselesinin çözümüne ilişkin vizyonlar öne çıkarken, kapalı Maraş açılımı ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler de adayların kampanyalarında vurguladığı konular arasında yer aldı.

KKTC’de genel olarak cumhurbaşkanlığı yarışı ikinci tura kalırken, bu tur sol ve sağ çizgideki güçlü iki aday arasında geçiyor.

Adayların köklü partilerin desteğini almaları önemliyken, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendi potansiyelleri de etkili olabiliyor.

Önceki seçim sonuçlarına göre, KKTC seçmeni nadir de olsa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde desteklediği partinin adayı yerine başka partilerin adayı veya bağımsız adaya yönelebiliyor.

Sol çizgideki adaylardan Akıncı ve Erhürman, temelde yönetimi ve zenginliği paylaşmayı hedefleyen ve 50 yılı aşkın süredir müzakere edilen ancak somut bir netice elde edilemeyen “federasyon” modelinin adadaki çözüm için en doğru seçenek olduğunu savunuyor.

Genel manada sağ seçmene hitap eden Tatar ve Arıklı, söz konusu modelin artık miadını doldurduğunu savunarak, “egemen eşitlik temelinde iki devletli çözüm” veya “konfederasyon” gibi seçeneklerin masaya gelmesini destekliyor.

Özersay, iş birliğine dönük “iki devletli” modelin en gerçekçi çözüm olacağı görüşündeyken, Denktaş ise halkın çözüm isteğini, onları hiçbir şartla sadece federal çözüm modeline esir etmeyeceğini belirtiyor.

KKTC’de geçmiş cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kıbrıs meselesinin çözümü için daha çok “federasyon” modeli üzerinde müzakereler yürütülürken, bu seçim öncesinde “iki devletli çözüm” gibi farklı modeller de daha gür sesle dillendiriliyor.

Adayların Kıbrıs meselesinin çözümüne ilişkin vizyonlarının oy oranlarına doğrudan etki yapması bekleniyor.

Akıncı federasyondan yana

2015’te Cumhurbaşkanı seçilen Akıncı, görev süresinde Kıbrıs meselesinin federasyon temelli bir anlaşmayla çözülebilmesi için çalışmalar yürüttü.

İsviçre’nin Cenevre kentinde 2017’nin ocak ayında başlayıp haziranda Crans Montana’da devam eden Kıbrıs görüşmelerinde KKTC’yi Akıncı temsil ederken, adadaki iki toplum ve garantör ülkelerin bir araya geldiği görüşmelerde çözüm bulunamadı.

Akıncı son olarak 25 Kasım 2019’da Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Anastasiadis ile Kıbrıs meselesinin çözümü için yeni bir süreci başlatmak adına görüştü.

Kıbrıs meselesinin siyasi eşitlik temelinde kurulacak iki toplumlu ve iki bölgeli federasyon temelinde çözüleceğine inanan Akıncı, bunun ada için en mümkün çözüm modeli olduğunu savunuyor.

Tatar, iki devletli çözümü destekliyor

Mayıs 2019’da kurulan UBP-HP koalisyon hükümetinde başbakanlık görevini sürdüren Tatar, Kıbrıs meselesinde 50 yıldır tartışılan federasyon modelinin bir umut olmaktan çıktığını savunuyor.

Tatar, egemen eşitlik temelinde bir anlaşma ve Avrupa Birliği (AB) çatısı altında iki ayrı devlet gibi farklı seçeneklerin görüşülmesini destekliyor.

Tatar’ın partisi UBP, Ocak 2018’de yapılan son genel seçimlerde yüzde 35,61 oy alarak birinci parti olmuştu.

Erhürman da “federasyon” diyor

Tufan Erhürman, 2016’da CTP Genel Başkanı olurken, Şubat 2018-Mayıs 2019’da 4’lü koalisyon hükümetinde başbakanlık görevini yürüttü.

Aralık 2018’de adaylığının açıklanmasının ardından adada kapsamlı federal çözümün, barış ve huzuru tesis edeceğini belirten Erhürman, seçilirse 5 yıl her alanda aktif bir cumhurbaşkanı olacağını da dile getiriyor.

Erhürman’ın başında olduğu CTP, Ocak 2018’deki genel seçimlerde yüzde 20,95 oy alarak ikinci parti olmuştu.

Özersay, “iş birliğine dayalı ortaklık” diyor

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ikinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve üçüncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun müzakere heyetinde yer alan Özersay, 2018’de milletvekili seçilirken, bir önceki hükümette olduğu gibi Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı görevini yürütüyor.

Rumların, Kıbrıslı Türklerle yönetimi ve zenginliği paylaşmak istemediğini belirten Özersay, bu nedenle federasyon modelinde ısrarcı olmaktansa Kıbrıs’ta iş birliğine yönelik ortaklık modelinin görüşülmesinden yana.

2015 cumhurbaşkanlığı seçimlerine bağımsız aday olarak giren Özersay, oyların yüzde 21’ini alarak dördüncü sırada yer almıştı.

Özersay’ın eski genel başkanı olduğu HP, Ocak 2018’deki genel seçimlerde yüzde 17,07 oy alarak üçüncü parti olmuştu.

Arıklı, federasyonun “asla” görüşülmemesinde kararlı

KKTC’de 2016’da kurulan YDP’nin Genel Başkanı Arıklı, 7 Ocak 2018 seçimlerinde milletvekili olarak Meclise girdi.

Cumhurbaşkanı seçilirse Rumlarla asla federasyon konusunu görüşmeyeceğini belirten Arıklı, seçilirse KKTC’yi tanıtacağını ve artık iki devletli çözümün konuşulması gerektiğini belirtiyor.

YDP, Ocak 2018’deki genel seçimlerde yüzde 6,99 oy alarak altıncı parti olmuştu.

Denktaş “halkı federal çözüme esir etmeyeceğim” diyor

Milletvekili Serdar Denktaş, daha önce DP Genel Başkanlığı, Başbakan Yardımcılığı ve çok sayıda bakanlık görevinde bulundu.

Denktaş, adaylığını açıklamasının ardından halkın çözüm isteğini, onları hiçbir şartla sadece federal çözüm modeline esir etmeyeceğini kaydetti.

Çözümü engelleyen tarafın Rum kesimi olduğunu ifade eden Denktaş, Kıbrıs meselesinde tıkanmış ve hiçbir yere varmayan iki toplumlu iki kesimli federasyon tezinden kurtulmaları ve alternatiflerinin var olduğunu hissettirmeleri gerektiğini savunuyor.

Denktaş’ın başında olduğu DP, 2018 yılındaki genel seçimlerde yüzde 7,82 oy aldı.

Kapalı Maraş ve Doğu Akdeniz söylemleri

Adaylar seçim sürecinde Kıbrıs meselesinin yanında kapalı Maraş’ın açılım süreci ve Doğu Akdeniz’de yaşanan gerginlikle ilgili görüşlerini de dile getiriyor.

Tatar, Arıklı ve Özersay, kapalı Maraş’ın artık kapalı kalmaması gerektiğini ve eski sakinlerine iade edilmesi şartıyla Türk idaresinde açılabileceğini savunuyor.

Denktaş, Maraş’ın seçim sonrasında BM Güvenlik Konseyi kararlarına ters düşmemek kaydıyla ve çözümü motive edecek yöntemle açılması görüşünde.

Akıncı ve Erhürman ise Maraş’ın BM ile istişare halinde ve çözüme katkı sağlayacak şekilde açılması gerektiğini ifade ediyor.

Adaylar, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynakları konusunda, Rum-Yunan ikilisinin AB’yi de arkasına alan maksimalist tutumlarını eleştirirken, Türkiye’nin de savunduğu, “bölgedeki sorunun diyalog ve hakkaniyetli yaklaşım” ile çözülebileceği anlayışında birleşiyor.

Son seçimler ikinci tura kalmıştı

KKTC’de 2015’te yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, 5’i bağımsız 7 aday yarışmış ve seçim ikinci tura kalmıştı.

İkinci turda uzun yıllar UBP’nin Genel Başkanlığını yapmış, sağ çizgideki Derviş Eroğlu ile sol çizgideki Akıncı yarışmış, Akıncı oyların yüzde 60,50’sini alarak cumhurbaşkanı seçilmişti.

KKTC’de seçim sistemi

KKTC’de cumhurbaşkanlığı seçimi 5 yılda bir yapılıyor. Ülkede 18 yaşını bitirmiş her KKTC vatandaşı, seçme ve halk oylamasına katılma hakkına sahip. Seçilme yaşı ise milletvekilliği için 25, cumhurbaşkanlığı için 35 olarak belirlenmiş durumda.

KKTC’de cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılan adayın kazanabilmesi için kullanılan geçerli oyların salt çoğunluğunu alması gerekiyor.

Adayların hiçbiri salt çoğunluğu sağlayamazsa seçim 7 gün sonra en çok oy alan iki aday arasında yineleniyor ve ikinci turda en çok oy alan aday cumhurbaşkanı seçiliyor.

Kıbrıslı Türkler, cumhurbaşkanını seçmek üzere 1974’ten bu yana 9 kez sandığa gitti. En son gerçekleştirilen 2015 cumhurbaşkanlığı seçimleri ise yüzde 62,34 oranla en düşük katılımlı seçim olmuştu.

Muhabir: Muhammet İkbal Arslan

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

GAZİMAĞUSA (AA) – AA muhabirinin yetkililerden edindiği bilgiye göre, 46 yılın ardından bir bölümü açılan Maraş, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını koşullarına ve KKTC’de bir süre uygulanan tam kapanma sürecine rağmen 150 bin kişi tarafından ziyaret edildi.

8 Haziran 2021’de yapılan son düzenlemeye göre, Maraş’ın kamuya açık bölümleri 08.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

Gazimağusa Belediyesi, ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamak ve hoş zaman geçirmeleri için büfeler ve bisiklet kiralama noktasını ziyaretçilerin hizmetine sunmaya devam ediyor.

Ziyarete açık bölgede bulunan, toplam uzunluğu 800 metreden fazla olan 2 farklı plaj bölgesine Gazimağusa Belediyesi tarafından plaj şemsiyeleri ve şezlonglar yerleştirilirken, can güvenliği ve sağlık tedbirleri kapsamında cankurtaran görevlendirildi.

Söz konusu plajların yerli ve yabancı ziyaretçilerin kullanımına hazır olduğu da belirtildi.

Öte yandan, Demokrasi Caddesi üzerinde bulunan eski Belediye Parkı ve içindeki tesislerin çalışmaların bitirilmesinin ardından Gazimağusa Belediyesi tarafından ziyaretçilerin hizmetine sunulması bekleniyor.

Maraş’ta yapılan çevre ve peyzaj düzenlemeleri, görsel güzellik anlamında da bölgeye katkı sağlıyor.

KKTC’de Kovid-19 kısıtlamalarının kaldırılmasının ardından yaz aylarında bölgenin çok sayıda yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilmesi bekleniyor.

Maraş açılması

KKTC’de 18 Haziran 2019’daki Bakanlar Kurulu toplantısında, 1974’ten bu yana kapalı olan Maraş’ın açılması konusunda adımların atılması ve uzman bir ekiple bilimsel envanter çalışması yapılması kararı alınmıştı.

Temmuz 2019’da bölgede yapılan ilk envanter çalışmasına KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay da katılmış, o zaman başbakan olan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da bölgede incelemelerde bulunmuştu.

KKTC sınırları içerisindeki Kapalı Maraş’ın kamuya ait Demokrasi Caddesi ile sahil kısmının bir bölümü 8 Ekim 2020’de açılmıştı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın da katılımıyla Türkiye Barolar Birliğince (TBB) 15 Şubat 2020’de Maraş’ta “Hukuki, Siyasi ve Ekonomik Yönleri ile Kapalı Maraş Açılımı Toplantısı” düzenlenmişti.

Gelecekte eski sakinlerinin de bölgedeki mülklerine dönmesiyle Maraş’ın tamamının Türk yönetiminde açılması ve insanlığa yeniden kazandırılması hedefleniyor.

LEFKOŞA (AA) – KKTC Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Avrupa Birliği (AB) üyesi Güney Avrupa Ülkeleri Zirvesi’nin (Med7), 11 Haziran 2021’de Atina’da düzenlenen toplantısının ardından ortak bir açıklama yapıldığı, açıklamada Kıbrıs konusuna ilişkin yer alan ifadelerin Ada’daki siyasi ve hukuki gerçekleri yansıtmadığı ve söz konusu AB ülkelerinin, bu açıklamayla, tarafsız olamayacaklarını bir kez daha kanıtladıkları belirtildi.

Açıklamada, 1960 Ortaklık Cumhuriyeti’ni silah zoruyla yıkmasıyla ortaya çıkan statükoyu kalıcılaştırmak adına Rum tarafının, geçmiş tüm federal çözüm süreçlerini akamete uğrattığı hatırlatıldı.

Rum tarafınca her vesile ile reddedilen federal çözüm modeline ilişkin müzakerelerin artık tükendiği kaydedilen açıklamada, “Aynı AB ülkelerinin günümüz şartlarına uymayan federal çözüm modelindeki ısrarları, Rum tarafına konfor alanı sağlayan statükonun devamına açık destek anlamı taşımaktadır. Kıbrıs Türk tarafı, 5+BM gayri resmi toplantısında, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin çağrısına uygun olarak Ada’nın gerçeklerini yansıtan, kalıpların dışında yaratıcı fikirlerini tescil ettirmiş ve iki devletin egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüleri temelinde bir iş birliği ilişkisi tesis edilmesini görüşmeye hazır olduğunu göstermiştir.” ifadeleri yer aldı.

Açıklamada, Ada ve doğal kaynaklarının ortak sahibi olan KKTC’nin, Doğu Akdeniz’de kazan-kazan anlayışıyla, iş birliğine yönelik yapıcı öneriler sunduğunun ve bu önerilerin halen masada olduğunun altı çizildi.

Kıbrıs Rum tarafının, KKTC ve Türkiye’nin meşru hak ve çıkarlarını görmezden gelmeye devam ettiği ve bölgenin istikrar ve refahının tesis edilmesine kışkırtıcı faaliyetleriyle engel olmayı sürdürdüğü vurgulanan açıklamada, anılan AB ülkelerinin, bahse konu açıklamayı imzalayarak, Rum yönetiminin maksimalist yaklaşımını teşvik ettiği anımsatıldı.

Açıklama, şöyle devam etti:

“Ada’daki statükonun simgesi haline dönüşen kapalı Maraş’ın KKTC toprağı olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz. Kapalı Maraş’a ilişkin açılımımız uluslararası hukuk çerçevesinde yürütülmeye devam edecektir. Devletimiz, gerek ulusal davamızı gerek Doğu Akdeniz’deki meşru hak ve çıkarlarımızı ana vatan Türkiye ile koruyacak ve savunacaktır. Kıbrıs Türk tarafı, iki devletin egemen eşitliğinin teyit edilmesini müteakip, iş birliği kurulması amacıyla yeni bir zeminde başlaması muhtemel müzakerelere yapıcı bir tutumla katılmaya hazırdır.”