Koçtaş ve DHL iş birliğiyle hızlı teslimat “Koçtaş Kapımda”

İSTANBUL (AA) – Koçtaş, lojistik şirketi DHL Supply Chain ile dağıtım iş birliğine giderek "Koçtaş Kapımda" uygulamasını hayata geçirdi.

Şirket açıklamasına göre, Koçtaş'ın dijital kanalları olan "koctas.com.tr", Koçtaş mobil uygulaması ve mağazalardaki hızlı sipariş ekranlarından (kiosk) alışveriş yapanlar, ürünlerini "Koçtaş Kapımda" ile hızla ve hasarsız bir şekilde teslim alıyor. "Koçtaş Kapımda" ilk olarak İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Muğla, Antalya ve İzmit'te hizmet veriyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Koçtaş Ticari Gruptan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mert Kesimer, özellikle pandemi döneminde müşterilerinin online alışverişe yöneldiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Bu noktada biz de Koçtaş olarak müşteri deneyimi, dijitalleşme, tedarik zinciri, lojistik ağı ve verimlilik çalışmalarımıza ve yatırımlarımıza hız verdik. Dijital platformlarda müşterilerimize pürüzsüz bir alışveriş deneyimi sunmak için yatırımlarımızı aralıksız sürdürdük. Bu dönemde kargo ve lojistik hizmetleri hiç olmadığı kadar önemli bir noktaya geldi. Müşteri odaklı yaklaşımımızla hızlı ve sorunsuz teslimat yapmak için DHL Supply Chain ile dağıtım iş birliğine başladık ve 'Koçtaş Kapımda' uygulamasını devreye aldık. Artık dijital kanallarımızdan satılan tüm ürünlerin teslimatı Koçtaş Kapımda ile gerçekleşiyor. Bu hizmetimiz ile birlikte teslimat performansımızı yüzde 100'e ulaştıracağız."

DHL Supply Chain Türkiye İş Geliştirme Direktörü Ömür Özkardeşler de "Son dönemde e-ticaret hacmindeki artış ve yaşanan dalgalanmalar, tedarik zinciri süreçlerinde, müşteri beklentilerinin merkezde olduğu farklı çözüm ihtiyaçlarını doğurdu. Bu kapsamda iş ortağımız Koçtaş ile birlikte oluşturduğumuz e-ticaret dağıtım modeliyle dijital satış kanalı teslimatlarının müşteri beklentilerine uyumlu olarak sağlanmasını garanti altına aldık. Bu anlamda müşterilerimizin ve onların müşterilerinin memnuniyetlerini ön planda tutarak güçlü altyapımızla sürdürülebilir çözümler üretmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İZMİR(AA) – İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Biyomühendislik Bölümü Dr. Öğretim Görevlisi Serkan Dikici, yüksek lisansını İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Biyomedikal Mühendisliği Bölümünde tamamladıktan sonra, 2016’da İngiltere’deki Sheffield Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği, Biyomalzemeler ve Doku Mühendisliği Bölümü doktora programına katıldı.

Doktora projesi olarak vücut koşullarına daha yakın bir ortamda deney hayvanlarının kullanımını azaltmayı hedefleyen ve kronik yara iyileşmesi için biyomalzemeler geliştirilmesi alanında çalışmalar gerçekleştiren Dikici, “hücresizleştirilmiş ıspanak yapraklarının doku mühendisliği uygulamalarında kullanımı” başlıklı projesiyle İngiltere’de düzenlenen “Doktora Araştırmacı Ödülü”nü almaya hak kazandı.

Bu çalışma ile hücresizleştirilmiş ıspanak yapraklarının insan vücudu tarafından tamamen kabul edilebilir yapıda olduğu ve yaraların iyileşmesini de içeren birçok klinik çalışmada kullanılabileceği kanıtlandı.

“Bitki yapraklarının klinikte kullanımı yaygınlaşacak”

Serkan Dikici, AA muhabirine, doku mühendisleri olarak hasarlı dokuların ve organların tedavisine yönelik çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Sheffield Üniversitesinde ıspanak yapraklarını kullanarak 3 boyutlu damar yapısını taklit eden biyomalzemeler geliştirmek üzere başladığı çalışmalarını İYTE bünyesinde bu yapının kliniğe yönelik uygulamalarını araştırmak üzerine devam ettirdiğini belirten Dikici, şunları kaydetti:

“Doktoram esnasında ıspanak yapraklarının hücresizleştirilmesi konusunda çalışmıştım. Tabii ki o zamanlar yeni bir malzeme olduğu için ilk olarak önce vücuda ne kadar uygun olduğunu test ettik. Şu an hücresizleştirilmiş ıspanak yapraklarının insan vücudu tarafından tamamen kabul edilebilir yapıda olduğunu biliyoruz. Bu sayede üç boyutlu yapıları kullanarak yapay damar çalışmaları yürütebiliriz ya da kendi kendine iyileşme göstermeyen kronik yaraların tedavisinde yara iyileşmesine yardımcı olan yara örtüleri geliştirebiliriz. Bunların yanı sıra diğer çok çeşitli doku mühendisliği uygulamalarında da kullanabiliriz. Bitki dokularının kullanılması hayvan dokusuna kıyasla birçok avantaja sahip. Bizler bitki dokularını kullanarak hem daha uygun maliyetli hem daha bulunabilir hem de etik kaygıları içermeyen ve hayvandan insana hastalık geçişi riski taşımayan çok çeşitli biyomalzemeler geliştirmeyi hedefliyoruz. ”

Projesiyle İngiltere’de 2021 yılı mühendislik bilimleri kategorisinde birinciliğe layık görülmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Dikici, şöyle devam etti:

“Gelecekte ıspanak veya diğer bitki yapraklarının klinikte kullanımı yaygınlaşacaktır. Benim çalışmalarım da kronik diyabetik ülserlerin tedavisinde ıspanak yapraklarını kullanarak yaraların iyileştirilmesini hızlandıran ve bu yara tedavilerinin mümkün kılınması üzerine kurulu. Bu proje kapsamında ıspanak yapraklarının yanı sıra iki farklı yaprağın daha hücresizleştirilme potansiyelini araştırdık ve hücresizleştirme işleminin doğrulanması aşamalarını geçtik. Şu anda insan hücreleriyle yapacağımız deney aşamalarına geldik ve bütün bu deneylerin ardından bir de hayvan denememiz olacak. Bu sayede kliniğe giden yolda ön testleri adım adım tamamlamış olacağız.”

Serkan Dikici, 2022’nin aralık ayında tamamlanması planlanan projenin, tıp ve bilim dünyasına önemli katkı sunacağına inandığını sözlerine ekledi.

Rum Ortodoks kilisesinin özgün haline dönüştürülerek gelecek kuşaklara aktarılması için kamulaştırma çalışmaları tamamlandı.

Kilise kalıntılarını inceleyen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, yapının geçmişte kardeşçe yaşadıkları hemşehrilerinden kendilerine hatıra olduğunu söyledi.

Azize Meryem Kilisesi’nin 18. yüzyıl sonunda Muğla’da yapıldığını tahmin ettiklerini belirten Gürün, “Kilisenin zaman içerisinde çok çeşitli yapı taşları nakledilmiş, alınmış. Şu an kazılardan sonra ortaya çıkan pek tahmin etmediğimiz yapı özeliklerine sahip bir kilise. Bu da bizi yeniden araştırmaya, incelemeye itiyor.” dedi.

Ellerindeki verilere göre Yatağan ilçesindeki kilise kalıntısının önemli ipuçları verdiğine işaret eden Gürün, şunları kaydetti:

“Orayla karşılaştırarak bu yapının durumunu tespit etmeye çalışıyoruz. Rum Ortodoks kilisesi ile temaslarımız var. Maalesef yeterince bilgi aktarımında bulunamasak da onların elinde Anadolu’daki kiliselerle ilgili arşiv olduğunu düşünüyoruz. Buraya da gelip kazıları yerinde inceleyebilir, yardımcı olabilirler. Biz dikkatli ve hassas bir şekilde kazılarımıza devam ediyoruz. Bu kazı hem öğrenme hem keşfetme hem de restorasyonu kapsıyor. Bir süre daha bu çalışmalar devam edecek. Orijinaline yakın bir kiliseyi ziyarete açık hale getirerek bir değerimizi daha şehrimize kazandırmak istiyoruz.”