Konya'da fabrikada yemekten zehirlenen 97 işçi tedavi altına alındı

KONYA (AA) – Konya'da bir fabrikada yemekten zehirlenen 97 işçi tedavi altına alındı.

Selçuklu ilçesindeki 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde mobilya ve ekipmanlarının üretiminin yapıldığı bir fabrikada çalışan bazı işçiler, dün öğle yemeğinden sonra mide bulantısı ve kusma şikayetiyle hastaneye başvurdu.

Sabah saatlerinde de şikayetlerin devam etmesi üzerine toplam 97 işçi, kentteki çeşitli hastanelere başvurarak tedavi altına alındı.

İşçilere yapılan ilk müdahalede, dün öğle yemeğinde yedikleri yemekten zehirlendikleri tespit edildi.

Hayati tehlikesi bulunmadığı öğrenilen işçilerin hastanelerdeki tedavisi sürüyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi, Anadolu Birlik Holding iştiraki Beta Ziraat ile üniversite sanayi iş birliği yaparak pancar münavebesinde ekilen ayçiçeği, mısır, arpa ve buğdayda üreticinin dekardan daha çok ürün alabilmesi için yüksek verimli tohum geliştirilmesi için çalışıyor.

Konya Şeker'den yapılan açıklamaya göre, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nin odaklandığı konulardan biri olan tarımsal üretimde verimliliği artırmak için başlattığı tohum ıslah projelerinden biri olan ve 5 yıldır yürüttüğü buğday ıslahında son aşamaya gelindi.

Konya Şeker’in kurucusu olduğu Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nin eğitim öğretime başlamadan önce 2016 yılında başlattığı ilk projelerden biri olan ve buğday tohumluğu ıslahını hedefleyen proje kuruluşta belirlenen ihtiyaç tespitinin bir sonucu olarak devreye alındı.

Üniversitenin kuruluş sürecinde PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk’un üzerinde durduğu konulardan biri olan ve özellikle pancar münavebesinde ekilen ürünlerin dekara verimini artıracak tohumluk çalışmaları ile pancar üreticisinin dekarda aldığı verimi artıracak.

Hem pancardan hem münavebe ürünlerden daha çok kazanmasını sağlayarak pancar üretiminde sürdürülebilirliği ve sürekliliği sağlama hedefi çerçevesinde Konya Şeker ve KGTÜ iş birliği ile başlatılan proje ile bölge iklim ve arazi yapısına uygun buğday tohumluklarından çaprazlama yoluyla ıslah edilmiş yüksek verimli yeni tohumluk üretimi hedeflendi.

Bu sene hasat edilecek tohumların gelecek yıl verimlilik testi için çiftçi şartlarında ekimi yapılacak ve ondan sonraki süreçte de ıslah edilen tohumluk tescillenecek.

Son aşamaya gelen ve gelecek 2 yıl içinde üreticiye somut katkı yapması öngörülen Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nin başlattığı Ziraat Fakültesi buğday ıslah programı Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Özkan danışmanlığında 2016 yılında başlatıldı ve KGTÜ'de bir ziraat mühendisi kadroya alınarak ıslah çalışmalarının devamlılığı ve içselleştirilmesi sağlanarak projede son aşamaya gelindi.

Beta Ziraat iş birliği ile yürütülen mevcut proje ile her yıl yeni aday buğday çeşitleri belirlenerek değişik amaç ve koşullara en uygun tiplerin ülkemize kazandırılması amaçlandı. Buğday tohumluğu ıslah projesini Konya Şeker’in tohum üretim kuruluşu Beta Ziraat ve Tic. A.Ş. ile birlikte yürüten Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nin ıslahını gerçekleştireceği buğday tohumlukları BETA Ziraat eliyle üreticiyle buluşacak ve üretici pancar münavebesinde ayçiçeği, arpa, mısır gibi ürünlerin yanı sıra yeni ıslah edilmiş buğday tohumları ile dekardan daha çok verim alabilecek.

Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nin, tohum üretim tarlalarında yapılan programda, 2016 yılında başlayan ve dünyanın en stratejik tarım ürünlerinden olan buğdayda tohum ıslah çalışmalarında gelinen son nokta anlatıldı.

Programa, Anadolu Birlik Holding İcra Kurulu Başkanı Taner Taşpınar, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cumhur Çökmüş, projenin yürütücüsü akademisyenler, çiftçiler ve öğrenciler katıldı.

Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nin buğday ıslahı projesi 2016-2017 yetiştirme yılında 800 adet ekmeklik buğday gen kaynağıyla Konya Şeker’in Çumra Araştırma ve Uygulama alanında Ekim-2016 tarihinde ekilerek melezleme çalışmalarına başladı ve bu yıl son aşamaya gelindi.

Gelecek günlerde yapılacak hasat sürecinden sonra, gelecek yıl verim ekimi yapılacak ve bir sonraki yıl ise üretilen buğday tohumlarının lisansları alınmış olacak.

Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi, şu anda ekmeklik, makarnalık ve bisküvilik olmak üzere üç farklı buğday tohumu çalışması yürütüyor.

Elde edilen tohumlarla, Türkiye’nin her noktasında uygun, yüksek verimli, doğal süreçlere dayanıklı buğday üretimi üreticilere sunulmuş olacak.

– "Hem verim, hem kalite değerleri açısından umut vadeden çeşitleri görmüş bulunuyoruz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Rektörü Cumhur Çökmüş şunları kaydetti:

"Üniversitemiz 2013'te kuruldu, kurucumuz Başkan Recep Konuk'un ufku gereği bu ıslah çalışmalarına 2016 yılında başladık, 5 yılını tamamladık, aday çeşitlerimizi belirleme aşmasına yaklaştık. Bizi heyecanlandıran, hem verim, hem kalite değerleri açısından umut vadeden çeşitleri görmüş bulunuyoruz. Üniversitemizin konsepti gereği, ülkemizin dışa bağımlılığını azaltacak projelere öncelik veriyoruz. Bunların başında da tohum geliyor. Dolayısıyla 5 yıl önce başladığımız bu proje ile ekmeklik, makarnalık ve bisküvilik buğday çeşitlerinde kendimize özgü aday olabilecek tohumları geliştirmiş bulunuyoruz. Önümüzdeki yıl verim denemelerine geçeceğiz, bir sonraki yıl da tescil için başvurmuş olacağız. Bu ve benzeri projelerle Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi ülkemizin belli kalemlerde, özellikle de milli ve yerli tohum üretme konusunda dışa bağımlılığı azaltmak için elinden geleni yapıyor. Bu çerçevede desteklerinden dolayı, Konya Şeker'e, Torku camiasına ve en önemlisi de Sayın Recep Konuk Başkanımıza teşekkür ediyorum."

Anadolu Birlik Holding'in İcra Kurulu Başkanı Taner Taşpınar ise Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi'nin başlattığı hem bölge tarımı hem Türkiye için önemi büyük ve geleceğe yönelik yüksek beklentiye sahip oldukları Buğday Islah Projesi için bir araya geldiklerini belirtti.

Taşpınar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2016 yılında 800 adet ekmeklik gen kaynağının ekimi ile başlayan ve bu sene 6. senesine giren projenin detayları ve ulaşılmak istenen hedef konusunda kıymetli hocalarımız hepimizi detaylı olarak bilgilendirdiler. Bugün itibarıyla sonuçlanma aşamasına gelen proje Üniversitemizin ilk başlattığı projelerden biri. Biliyorsunuz Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi, 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında ilk öğrencilerini alıp eğitime başladı. Bu proje öğrencilerin sınıfları doldurmasından aylar önce başlayan bir projedir. Bu öncelik ya da hassasiyet Üniversitemizin kurulma sebebinin ve sektörde üstlendiği temel misyonun yansımasıdır.

Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nin kurucusu Konya Şeker tam da bu amaç için üniversiteyi kurmuştur. Yani, ürettiği projelerle tarım sektörümüzün meselelerine çözüm üretmesi, tarlada tapanda, ahırda, ağılda, bağda bahçede sonuç alacak, verimi ve çiftçi gelirlerini arttıracak, tarımsal üretime yaptığı dokunuşları ürünün işlenme sürecine de taşıyarak ürün üzerinden oluşacak katma değerin üstüne artılar ekleyecek neticesi olan işler yapması için."

İSTANBUL (AA) – Konya Şeker, üreticiye yapacağı toplam 27 milyon 937 bin TL'lik motorin avansı desteğine bugün başlıyor.

Konya Şeker yaptığı açıklamada, mevsim şartları nedeniyle zor bir üretim sezonu geçiren üreticilerin yükünü hafifletme konusunda taviz vermediğinin altını çizerek, üreticiye yeni desteğini duyurdu.

Şirket, mart ayından bu yana nakdi ve ayni, yani başta tohum, gübre olmak üzere üreticisine destek planındaki program çerçevesinde avans desteği verdi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen, 25 ve 26. Dönem AK Parti Karaman Milletvekili ve Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği (PANKOBİRLİK) Genel Başkanı Recep Konuk, 1,5 yıldır süren salgının zorlu şartlarının üstüne bu sene kuraklığın da tarım sektörünü etkilediğini bildirdi.

Tıpkı insanlar gibi kurumların da karakteri, duruşu, kişiliği olduğunu belirten Konuk, şunları kaydetti:

"Kurumların da karakteri, kişiliği, duruşu var günde değil dar günde su yüzüne çıkar. Var gün dostu ile dar gün dostu yoklukta, zorlukta belli olur. İnsanlar gibi kurumları kurum yapan vefadır, akdine sadakattir. Konya Şeker'in kendine biçtiği rol açıktır, var günde üreticinin arkasında, dar günde üreticinin taşıdığı yükü taşımak için onunla birlikte yükün altında.

Çöl tozları vurduğunda, karadrina tarlaları sardığında, daha önce yaşanan kuraklıklarda, tohumu çürüten yağışlarda ne yaptıysak bugün de onu yapıyoruz. Yağmuru yağdıramayız ama üreticiye başka yoklukları çektirmemek için yapabileceklerimizin bir fazlasını yapmaya çalışıyoruz. İhtiyaç anında Konya Şeker dün olduğu gibi bugün de üreticinin yanında, tohum zamanı tohum, gübre zamanı gübre bugün de motorin dağıtıyor. Çünkü, traktörlerin tekeri dönecek ki, tarlada susuzluktan boynu bükülen ürününün boynu mazotsuzluktan da bükülmeyecek."

Konuk, 2020 yılının birçok açıdan zor bir yıl olduğunu aktararak, 2021 yılının da 2020 yılından geri kalmayacağı değerlendirmesinde bulundu

Özellikle yağışların çok az seyretmesinin, üreticiyi birçok açıdan sıkıntıya soktuğunun altını çizen Konuk, şu ifadeleri kullandı:

"Üreticimizin sıkıntısının bizim sıkıntımız olduğu bilinciyle hareket ediyoruz, aldığımız kararlar, attığımız adımlar hep bu doğrultudadır. Her zaman ifade ettiğimiz gibi zaten Konya Şeker'in varlık nedeni budur. Üretim sürsün, üretici rahat bir şekilde üretmeye devam etsin. Onun için de üreticimize bu süreçte nefes olması için motorin avansını dağıtıyoruz. Biliyoruz ki, bugün üreticimizin en önemli sıkıntılarından birini motorin oluşturuyor. Konya Şeker şu anda bu motorin dağıtımı ile bu yükü üreticimizin üzerinden almış oluyoruz."

– "Üreticinin yükünü hafifletmek için verebileceğimiz hiçbir destekten imtina etmiyoruz"

Bu sene yaşanan kuraklığın üreticiyi üzdüğünü, birçok bölgede üretimi etkilediğini, üreticinin işini zorlaştırdığını belirten Konuk, Konya Şeker'in, ovanın susuzluğunu dindirmek için atılacak her adıma destek olmaya, bu iş için iştiyak ile koşmaya hazır olduğunu bildirdi.

Konuk, kendilerinin önerileri dile getirip, çare kapılarına müracaat ettiklerini, buna da karşılık bulduklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Projeler hazırlandı, kaynaklar tespit edildi, ovanın suya kavuşması için atılan adımların hızlanmasını bekliyoruz. Sulama Altyapısı projelerini beklerken elimizden gelenleri yapma konusunda ise beklemiyoruz. Üreticinin yükünü hafifletmek için verebileceğimiz hiçbir destekten imtina etmiyor, bir fazlasını yapabilmek için imkânları zorluyor, sınırları aşmaya çalışıyoruz. Tıpkı su gibi, toprak gibi, güneş gibi, tohum, gübre, ilaç, mazot yoksa üretim de olmaz, Konya Şeker varsa üretici tohumsuz da gübresiz de ilaçsız da mazotsuz da kalmaz.

Tarımsal üretimin olmazsa olmazları, tohum, toprak, güneş su ve tohumu toprakla buluşturacak insandır. Toprakta meselelerimiz var, aşılamayacak sorunumuz yok. Güneşleme günü sayısı açısından dünyanın en avantajlı coğrafyalarından biriyiz. Dünyanın en maharetli, en gayretli çiftçileri de bu toprakları işleyenler. Toprağımızdan zenginlik üretmek, güneşlenme gün sayımızı potansiyel avantajdan gerçek avantaja çevirmek, çiftçimizin tarladaki emeğinin iklim şartlarının belirsizliğiyle savrulmasını önleyebilmek için aşmamız ve yoğunlaşmamız gereken husus su."

– "Çiftçinin her sene gözünü bulutlar yerine ürününden ayırmaması için sulama alt yapımızı süratle tamamlamalıyız"

Tarımda tohumu tarlaya atmakla sonuç alınmadığının altını çizen Konuk, iyi hasat ve bolluk için ekimden hasada çiftçinin bahtının da açık olması gerektiğini aktardı.

Konuk, ürünün gelişiminin her aşamasında çiftçinin hem işini yapıp, hem de riskler ve belirsizliklerle dolu stresli günler geçirdiğini belirterek, şu bilgileri verdi:

"Önce, yağmur çok yağıp tohum çürümesin, az yağıp filizlenme sorunu yaşanmasın diye dua eder. Tarım zararlıları, bitki hastalıkları, çöl tozları çaresi olan olmayan birçok risk. Bu riskleri bertaraf etmek için çiftçinin kendi başına yapacakları var, yapamayacakları var. Çiftçi tarım zararlıları ve hastalıklarla kendi başına mücadele eder ama kuraklığa çareyi tek başına bulamaz. Tarlaya tohumu atmadan yapmaya başladığı ve üretmek için ilk katlandığı ve 8-10 ay sonra ürün satışıyla karşılayacağı maliyetin yükü tek başına ise çiftçinin belini büker.

Tek başına ise gübreyi, tohumu alırken baştan daha yüksek bedel ödeyerek kaybeder. Konya Şeker'in avans destekleri çiftçi girdilerini alırken de kazansın, üretim maliyetlerinin yükünü tek başına taşımasın diye var. Üretimin, üretim girdilerinin, üretilenin katma değerli işlenmesi tarafının çözümü bizde ve yıllardır uyguluyoruz. Üreticinin tek başına çare bulamayacağı tarımsal üretimin bir diğer olmazsa olmazı sudur. Çiftçinin her sene gözünü bulutlar yerine ürününden ayırmaması için sulama alt yapımızı süratle tamamlamalıyız. Bu ülkemiz genelindeki her üreticinin hem temenni ve talebidir hem de devletimizin ulaşmayı hedeflediği önemli mesafeler de aldığı bir gayedir. Sulama altyapısını tamamlamak, sulanabilir her araziyi suyla buluşturmak ülke geneli için öncelikli meseledir, ancak Konya Kapalı Havzası için ise hayati meseledir."

– "Konya Ovası'nın birinci meselesi, su"

Konya Ovası'nın birinci meselesinin su olduğunun altını çizen Konuk, bu asli mesele halledildiği takdirde diğer hususları halletmenin ince işçilik ve kenar süsü olduğunu aktardı.

Konuk, "Konya Ovasındaki her tarlayı bir otomobile benzetirsek, bu filo dünyanın en lüks, en güçlü otomobillerini barındıran bir filodur. Hepsinin de kaportası sağlam, görünüşü son derece heybetli, motorları dünyanın en güçlü motorlarıdır. Sürücülerin yani çiftçilerin hepsi de usta sürücüdür. Bu arabaların yürümesi için, mesafe alması için yapılması gereken tek şey depoyu fullemek. Bu ovanın deposunu fulleyecek olan da sudur. Eğer biz depoyu fulleyip üreticinin marşa basmasını sağlayabilirsek, onların ustalığıyla kazanamayacağımız başarı, tarımsal üretim ve gıda üretiminde dünyanın önüne geçemeyeceğimiz yarış yoktur." ifadelerini kullandı.