Konya'daki yerel gazeteler bugün aynı manşetle çıktı: “Evde kal, sağlıkla kal”

KONYA (AA) – Konya'da yayımlanan yerel gazeteler bugün "Evde kal, sağlıkla kal" ortak manşetini kullanarak, koronavirüs konusunda farkındalık oluşmasına katkı sağladı.

Yerel gazeteler, "Evde kal, sağlıkla kal" ve "#evdekaltürkiye", "#evdekalkonya" mesajlarıyla, ilk sayfalarını yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına ilişkin vatandaşları tedbirli olmaları konusunda uyarmaya ayırdı.

Yenigün, Konya Postası, Hakimiyet, BBN Haber, Anadolu'da Bugün, Yeni Meram, Yeni Konya, Yeni Haber, Pusula, Merhaba, Konya'nın Sesi gazeteleri bugüne özel aynı manşetle çıktı.

Gazetelerden bazılarında "Bu sayfayı ev ve iş yerlerinize asarak #evdekal kampanyasının daha fazla vatandaşımıza ulaşmasına yardımcı olabilirsiniz" notu da yer aldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KONYA(AA) – Uzmanlar, kuraklık ve yer altı sularının kontrolsüz kullanımı nedeniyle zor bir süreçten geçilen Konya Kapalı Havzası içerisindeki Konya Ovası’nda tarımsal sürdürülebilirlik ve verim için bölgenin yapısına uygun arpa buğday gibi daha az su tüketen bitkilere yönelime dikkat çekiyor.

Konya, Isparta, Niğde, Ankara, Aksaray, Nevşehir ve Karaman’ı içine alan Türkiye’nin tahıl ambarı Konya Kapalı Havzası’nda yer altı suları seviyesinde bu yıl normalin üzerinde bir düşüş yaşanıyor.

“Su düşüşü bazı bölgelerde 15 metreye varıyor”

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Zengin, AA muhabirine, ovadaki kıraç alanlarda kuru tarım yapan çiftçilerin bir yıl buğday ya da arpa, ikinci yıl nadas sistemi ile ekim yaptığını, sulu alanlarda ise münavebe ile tarım yapıldığını söyledi.

Bölgede nasıl ekim yapıldığı kadar neyin ekildiğinin de önemli olduğuna dikkati çeken Zengin, “Sulu tarım yapan çiftçilerimiz yer altı sularını kullanıyor. Her yıl genellikle yer altı sularında 2 metre düşüş olurken, bu yıl Konya Ovası’ndaki su düşüşü bazı bölgelerde 15 metreye varıyor.” ifadesini kullandı.

Koşullara rağmen ovanın üçte birinde sulu tarım yapıldığını dile getiren Zengin, şunları kaydetti:

“Bölge, 2017 yılından bu yana kış aylarında çok fazla kar yağışı da almıyor. 2017 yılı Ocak ayında 70 santimetre kalınlığında 2,5 ay süreyle doğamızı bir beyaz yorgan gibi örten karın bereketiyle 4-5 yıldır gittik. Dua edelim ki önümüzdeki kış bolca kar yağsın, hem yer altı hem yer üstü suları beslensin. Dolayısıyla sulu tarımla geçinen çiftçilerimizin yüzü gülsün. Sofrada bu nimetler olmazsa yaşama şansımız yok. Peki bu nimetler nasıl oluyor; işgücüyle, tohumla, toprakla, suyla oluyor.”

Zengin, toprağın ve suyun daha çok korunması gereken bir dönemin yaşandığını belirterek, tarımsal sulamada ise basınçlı sulama sistemlerine geçilmesinin de bu anlamda faydalı olabileceğini vurguladı.

“Çiftçinin daha az su tüketen bitkilere yönelmesi gerekiyor”

Çiftçinin de uzun vadede kazanması için daha az su tüketen bitkilere yönelmesi gerektiğine değinen Zengin, şöyle devam etti:

“Örneğin arpa ve buğday daha az su tüketen bitkilerdir. Daha çok su tüketen şeker pancarı, mısır, patates, yonca gibi ürünleri yarı yarıya azaltır, onun yerine de kış yağışlarından daha çok yararlanan ve diğerlerine göre daha az su tüketen arpa-buğdayın ekilişini artırırsak, devlet de burada arpa ve buğdaya doyurucu bir taban fiyat verirse çiftçi ona yönelecek, suyumuz aynı kalacak, çiftçi yine kazanacak. Çiftçiyi koruyacaksak eğer, her havzada yağış ve su rejimine göre ekim planlaması yapmak lazım.”

SÜ Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu ise Türkiye’nin tarım arazilerinin yüzde 75’inde yağışa bağlı bir üretimin söz konusu olduğunu ancak yüzde 25’lik bir kısmının sulu tarımda değerlendirilebildiğini vurguladı.

Yıllık yağışların miktarı ve dağılımının ülkenin tarımsal üretim ve potansiyelini doğrudan ilgilendirdiğini belirten Soylu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Özellikle 2021 yılı gibi aşırı kurak yıllarda bu da çok olumsuz etkiliyor. Bu yıl yaşadığımız gibi Beyşehir ilçemizde olduğu gibi hem göl hem tarım arazileri kuraklıktan çok olumsuz etkileniyor. Dolayısıyla inşallah bu küresel iklim değişikliğinden daha az etkilenerek ülkemizin, ülke tarımının en kısa sürede normal seyrine girmesini sağlarız.”

KONYA (AA) – ASELSAN Konya Genel Müdürü Bülent Işık, AA muhabirine, fabrikanın, 17 Aralık 2020’de üretim ve imalata hazır hale getirildiğini söyledi.

Fabrikada gerekli sistem üretiminin ve plana göre hat kalifikasyonlarının devam ettiğine işaret eden Işık, tedarikçi altyapıyı oluşturma sürecinin de başlatıldığını ifade etti.

Işık, bu kapsamda tedarikçilerle bir araya geldiklerini, karşılıklı beklentiler üzerine çalıştay düzenlediklerini anımsattı.

Yerli ve milli kaynaklarla üretim yapılacak

Üniversite, sanayi ve işletmelerin bir arada ortak çalışma kültüründe olmasına çok önem ve değer verdiklerini vurgulayan Işık, şöyle konuştu:

“ASELSAN Konya’nın millileştirme ve yerlileştirme süreçlerinde satın alımlarda yerli ve milli kaynakların değerlendirilmesine de çok önem veriyoruz. Bu kapsamda Konya’da Elmalı Makine ve Simya Hidrolik ile ASELSAN Konya mühendislerinin katkısıyla namlu doğrultma tezgahı üretimini tamamlandı, kullanıma hazır hale geldi. Bugünlerde tesisimize gelmesini bekliyoruz. Sanlab firmasının hareketli simülatörü ile Akım Metal’in imalatı ‘CY’ eksenli torna projemizin imalatı da tamamlandı. O da kısa süre içerisinde şirketimize gelecek. Yerli üreticilerimizi ve sanayimizi desteklemek çok önemli, biz de bu kapsamda elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.”

Işık, fabrikada, ASELSAN Konya MTAL öğrencisi 60 kişilik grubu ağırladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Heyecan verici bir gün, öğrenciler ve aileleri teveccüh etti. Yüzde 1’lik dilimdeki 60 öğrencimiz ASELSAN Konya MTAL’yi tercih etti. Bunların bir kısmı da çeşitli illerden buraya geldi. Onlarla enerji birliği yapmak, yanlarında olduğumuzu, sanayinin ve endüstrinin ne olduğunu hissettirebilmek ve ‘aramıza hoş geldiniz’ demek için bir araya gelmek istedik. Soruları oldu, konuştuk. Geleceğimiz olan bu gençler, ülkemiz için değerli bir kaynak.”

Fen lisesine yerleşecek puanı alan öğrencilerin bu okulu tercih etmesine ilişkin Işık, “ASELSAN Konya, bir marka. Gençlerimiz ve ailelerine amacımızı doğru anlatabilmişiz. Bu aşamada gönül birliği ile ülke menfaatlerine hizmet etmek için kendilerini de çok istekli görüyoruz. Bu da onun işareti. Biz de elimizden geleni yapacağız. Okulları bittikten sonra yetişmiş bireyler olarak topluma karışmalarını hedefliyoruz.” diye konuştu.

Işık, ASELSAN Konya’nın sektörde yeni bir oyuncu olduğunu vurgulayarak, yatırımın ülke için değerli bir katılım olduğunu ve katkı sağlayanlara teşekkür etti.

Fabrika, öğrencileri etkiledi

ASELSAN Konya MTAL Kimya Bölümü öğrencisi Tuğrul Eren Aslan ise fabrikada misafirden çok ailenin üyesi gibi davranıldığını belirterek, “Fabrikamızı gezdik. Savunma sanayisindeki gelişmelere tanık olduk. Burayı görünce ülkemizin bu alanda çok ilerlediğini görüyorum. ASELSAN Konya’nın okulunda öğrenci olmaktan çok mutluyum. Mezun olduğumda iyi bir mühendis olup ülkeme hizmet etmek için can atıyorum.” ifadelerini kullandı.

Fabrikadaki teknolojik üretim araç gereçlerinin kendini çok etkilediğini anlatan Aslan, “Bu kadar aleti ekipmanı, üretim sistemini görünce çok merak ettim. Hocamız, ‘bunlar milyon dolarlık’ deyince ağzım açık kaldı.” dedi

Öğrencilerden Rana Baran da okulu çok istediğini belirterek, “Kararımdan hiç pişman değilim. Kendimi çok şanslı hissediyorum. Savunma sanayisine ilgi duyuyordum. O yüzden başka bir okulu istemedim. Ankara’da ASELSAN’ın önünden geçmiştim. Kesin kararımı o zaman verdim. Burada ASELSAN Konya fabrikasını gezdik, çok sevdim ve heyecanlandım. İnşallah buranın ileri de bir çalışanı olurum.” diye görüşlerini aktardı.