Konya'nın Hadim ilçesinde 2 mahalle karantinaya alındı

KONYA (AA) – Konya'nın Hadim ilçesinde 2 mahallede, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında karantina uygulaması başlatıldı.

Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Yelmez ile Kalınağıl mahallelerinde yapılan testlerde, Kovid-19 vakalarına rastlandı.

Bunun üzerine 2 mahalle de İlçe Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla karantina altına alındı.

Kararın ardından Yelmez ve Kalınağıl mahallelerinin giriş ve çıkışlarındaki yollar, belediye ekipleri tarafından toprak dökülerek kapatıldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KONYA(AA) – Yaklaşık 70 yıl önce Karapınar ilçesinin taşınmasını dahi gündeme getiren rüzgar erozyonu, 103 bin hektar alanı etkiledi.

Konya Kapalı Havzasının en kurak alanı olan, Türkiye’nin de en az yağış alan bölgesi konumundaki Karapınar, 1950’li yıllarda kumul hareketleri sebebiyle sürekli gelişen bir çöl haline geldi.

Kumulların rüzgarla taşınması sonucu kumul tepeleri yükselerek, tarım arazileri verimliliğini yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Türk mühendisler tarafından, yöre halkı işbirliğiyle 1959’da bölgenin kurtarılması amacıyla başlatılan projede, önce 160 bin dekar alan çitlerle çevrildi. 30 bin dekarlık alan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne verildikten sonra kalan 130 bin dekarlık alanda ilk olarak rüzgarın hızını kırmak için kamışlarla perdeleme yapıldı, perdelerin arası da otlandırıldı.

Daha sonra toprak hareketini tamamen durdurucu ve uzun süre kalıcı tedbir olan ağaçlandırma çalışmalarına geçildi. Yapılan mücadelenin ardından rüzgar erozyonu önlendi. Böylelikle çölleşme engellendi.

Toprak vasfına tekrar kavuşan 42 bin dekarlık kısım, çiftçilere tahsis edilip tarım arazisine dönüştürüldü.

Şimdi yemyeşil olan bölge, dünyada “Karapınar başarısı” olarak anılıyor.

“İnsan eliyle doğaya karşı yapılan ilk mücadele”

Toprak Su ve Çölleşme ile Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürü Cihan Uzun, AA muhabirine, Karapınar’daki Çölleşmeyle Mücadele Araştırma İstasyonu’nda 88 bin dekarlık arazide çölleşme mücadelesi verildiğini dile getirdi.

Eski bir göl tabanı olan Karapınar’da 1950’li yıllarda şiddetli kum fırtınaları yaşandığını hatırlatan Uzun, “Kum fırtınalarından dolayı hayat çekilmez bir hal almış. Konya-Adana kara yolunda kum fırtınası nedeniyle kazalar yaşanmış. Tarım arazileri kumlarla örtüldüğü için tarım yapılamaz hale gelmiş. Karapınar ilçesi bu kum fırtınaları nedeniyle taşınma tehlikesiyle dahi yüz yüze gelmiş. Artık yaşam kalmamış, bazı yaylalarda insanlar evlerini terk etmiş.” diye konuştu.

Uzun, bakanlık, kamu kurumları ve bölge halkı tarafından “insan eliyle doğaya karşı yapılan ilk mücadele”nin başlatıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Dünyada insan eliyle doğaya, erozyon ve kum fırtınalarına karşı yapılan ilk örnek mücadele, Konya Karapınar örneğidir. Kum fırtınalarının hızı saatte 110 kilometreye çıkıyor. Rüzgarın hızını önlemeye yönelik rüzgar perdeleri yapmışlar. Rüzgar erozyonuna maruz kalan 130 bin hektarlık alanda rüzgar perdeleri ve arasına doğal mera bitkileri ile otlandırma yapılmış. Daha sonra ağaçlandırma çalışmaları yapılmış.”

Karapınar’ın yıllık 250-300 milimetre yağış aldığını dile getiren Uzun, bölge için iğde, akasya, dişbudak gibi iklim şartlarına uygun ağaçlar seçildiğini söyledi.

Uzun, gelecek nesillerin çölleşmenin etkilerini görmesi için “örnek alan” bırakıldığını dile getirerek, “Geçmişte erozyon nedeniyle çölleşen alanlar, tamamen kum tepesi halindeydi. Şu anda o arazide ‘örnek tepe’nin yanı sıra, ağaçlarla kaplı orman ve mera alanı var. Bugün, doğaya karşı kazanılan bu mücadeleyi görmek için çeşitli ülkelerden yılda 1500 araştırmacı bölgeye geliyor.” dedi.

Karapınar’ın tarımsal hasılası 2 milyar lira

Uzun, toprak yüzeyinin iyileştirilip bölge halkının tarımsal kullanımına sunulduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Karapınar’da şu anda sulu tarım yapılıyor. Yıllık hasıla olarak Karapınar ilçesinin ülkemize katkısı 2 milyar lira. Hayvansal ve bitkisel üretim olarak 2 milyar lira hasıla sağlayan bir ilçedir. Bölgede rüzgar koridoru olduğu için alanı sürekli yeşertmeye çalışıyoruz. Arazilerimizi, ekosistemimizi gelecek nesillere taşıyabilmek için çevre bilinci oluşturulmalı. Bunu tatbik etmek vatandaşlara düşüyor. Onlar bilinçli olmazsa topraklarımızı gelecek nesillere verimli bir şekilde bırakamayacağız.”

İSTANBUL (AA) – Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi, Anadolu Birlik Holding iştiraki Beta Ziraat ile üniversite sanayi iş birliği yaparak pancar münavebesinde ekilen ayçiçeği, mısır, arpa ve buğdayda üreticinin dekardan daha çok ürün alabilmesi için yüksek verimli tohum geliştirilmesi için çalışıyor.

Konya Şeker'den yapılan açıklamaya göre, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nin odaklandığı konulardan biri olan tarımsal üretimde verimliliği artırmak için başlattığı tohum ıslah projelerinden biri olan ve 5 yıldır yürüttüğü buğday ıslahında son aşamaya gelindi.

Konya Şeker’in kurucusu olduğu Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nin eğitim öğretime başlamadan önce 2016 yılında başlattığı ilk projelerden biri olan ve buğday tohumluğu ıslahını hedefleyen proje kuruluşta belirlenen ihtiyaç tespitinin bir sonucu olarak devreye alındı.

Üniversitenin kuruluş sürecinde PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk’un üzerinde durduğu konulardan biri olan ve özellikle pancar münavebesinde ekilen ürünlerin dekara verimini artıracak tohumluk çalışmaları ile pancar üreticisinin dekarda aldığı verimi artıracak.

Hem pancardan hem münavebe ürünlerden daha çok kazanmasını sağlayarak pancar üretiminde sürdürülebilirliği ve sürekliliği sağlama hedefi çerçevesinde Konya Şeker ve KGTÜ iş birliği ile başlatılan proje ile bölge iklim ve arazi yapısına uygun buğday tohumluklarından çaprazlama yoluyla ıslah edilmiş yüksek verimli yeni tohumluk üretimi hedeflendi.

Bu sene hasat edilecek tohumların gelecek yıl verimlilik testi için çiftçi şartlarında ekimi yapılacak ve ondan sonraki süreçte de ıslah edilen tohumluk tescillenecek.

Son aşamaya gelen ve gelecek 2 yıl içinde üreticiye somut katkı yapması öngörülen Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nin başlattığı Ziraat Fakültesi buğday ıslah programı Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Özkan danışmanlığında 2016 yılında başlatıldı ve KGTÜ'de bir ziraat mühendisi kadroya alınarak ıslah çalışmalarının devamlılığı ve içselleştirilmesi sağlanarak projede son aşamaya gelindi.

Beta Ziraat iş birliği ile yürütülen mevcut proje ile her yıl yeni aday buğday çeşitleri belirlenerek değişik amaç ve koşullara en uygun tiplerin ülkemize kazandırılması amaçlandı. Buğday tohumluğu ıslah projesini Konya Şeker’in tohum üretim kuruluşu Beta Ziraat ve Tic. A.Ş. ile birlikte yürüten Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nin ıslahını gerçekleştireceği buğday tohumlukları BETA Ziraat eliyle üreticiyle buluşacak ve üretici pancar münavebesinde ayçiçeği, arpa, mısır gibi ürünlerin yanı sıra yeni ıslah edilmiş buğday tohumları ile dekardan daha çok verim alabilecek.

Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nin, tohum üretim tarlalarında yapılan programda, 2016 yılında başlayan ve dünyanın en stratejik tarım ürünlerinden olan buğdayda tohum ıslah çalışmalarında gelinen son nokta anlatıldı.

Programa, Anadolu Birlik Holding İcra Kurulu Başkanı Taner Taşpınar, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cumhur Çökmüş, projenin yürütücüsü akademisyenler, çiftçiler ve öğrenciler katıldı.

Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nin buğday ıslahı projesi 2016-2017 yetiştirme yılında 800 adet ekmeklik buğday gen kaynağıyla Konya Şeker’in Çumra Araştırma ve Uygulama alanında Ekim-2016 tarihinde ekilerek melezleme çalışmalarına başladı ve bu yıl son aşamaya gelindi.

Gelecek günlerde yapılacak hasat sürecinden sonra, gelecek yıl verim ekimi yapılacak ve bir sonraki yıl ise üretilen buğday tohumlarının lisansları alınmış olacak.

Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi, şu anda ekmeklik, makarnalık ve bisküvilik olmak üzere üç farklı buğday tohumu çalışması yürütüyor.

Elde edilen tohumlarla, Türkiye’nin her noktasında uygun, yüksek verimli, doğal süreçlere dayanıklı buğday üretimi üreticilere sunulmuş olacak.

– "Hem verim, hem kalite değerleri açısından umut vadeden çeşitleri görmüş bulunuyoruz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Rektörü Cumhur Çökmüş şunları kaydetti:

"Üniversitemiz 2013'te kuruldu, kurucumuz Başkan Recep Konuk'un ufku gereği bu ıslah çalışmalarına 2016 yılında başladık, 5 yılını tamamladık, aday çeşitlerimizi belirleme aşmasına yaklaştık. Bizi heyecanlandıran, hem verim, hem kalite değerleri açısından umut vadeden çeşitleri görmüş bulunuyoruz. Üniversitemizin konsepti gereği, ülkemizin dışa bağımlılığını azaltacak projelere öncelik veriyoruz. Bunların başında da tohum geliyor. Dolayısıyla 5 yıl önce başladığımız bu proje ile ekmeklik, makarnalık ve bisküvilik buğday çeşitlerinde kendimize özgü aday olabilecek tohumları geliştirmiş bulunuyoruz. Önümüzdeki yıl verim denemelerine geçeceğiz, bir sonraki yıl da tescil için başvurmuş olacağız. Bu ve benzeri projelerle Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi ülkemizin belli kalemlerde, özellikle de milli ve yerli tohum üretme konusunda dışa bağımlılığı azaltmak için elinden geleni yapıyor. Bu çerçevede desteklerinden dolayı, Konya Şeker'e, Torku camiasına ve en önemlisi de Sayın Recep Konuk Başkanımıza teşekkür ediyorum."

Anadolu Birlik Holding'in İcra Kurulu Başkanı Taner Taşpınar ise Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi'nin başlattığı hem bölge tarımı hem Türkiye için önemi büyük ve geleceğe yönelik yüksek beklentiye sahip oldukları Buğday Islah Projesi için bir araya geldiklerini belirtti.

Taşpınar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2016 yılında 800 adet ekmeklik gen kaynağının ekimi ile başlayan ve bu sene 6. senesine giren projenin detayları ve ulaşılmak istenen hedef konusunda kıymetli hocalarımız hepimizi detaylı olarak bilgilendirdiler. Bugün itibarıyla sonuçlanma aşamasına gelen proje Üniversitemizin ilk başlattığı projelerden biri. Biliyorsunuz Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi, 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında ilk öğrencilerini alıp eğitime başladı. Bu proje öğrencilerin sınıfları doldurmasından aylar önce başlayan bir projedir. Bu öncelik ya da hassasiyet Üniversitemizin kurulma sebebinin ve sektörde üstlendiği temel misyonun yansımasıdır.

Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nin kurucusu Konya Şeker tam da bu amaç için üniversiteyi kurmuştur. Yani, ürettiği projelerle tarım sektörümüzün meselelerine çözüm üretmesi, tarlada tapanda, ahırda, ağılda, bağda bahçede sonuç alacak, verimi ve çiftçi gelirlerini arttıracak, tarımsal üretime yaptığı dokunuşları ürünün işlenme sürecine de taşıyarak ürün üzerinden oluşacak katma değerin üstüne artılar ekleyecek neticesi olan işler yapması için."