Konya'nın Yunak ilçesinde tır ile tarım işçilerini taşıyan minibüsün çarpışması sonucu ilk belirlemelere göre 6 kişi hayatını kaybetti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Devlet Tiyatrolarından (DT) yapılan yazılı açıklamaya göre, 21 Haziran Pazartesi günü açık havada perdelerini açacak olan “Konya Bin Nefes Bir Ses Uluslararası Türkçe Tiyatro Yapan Ülkeler Festivali”nde Türkiye’den 3, yurt dışından 2 olmak üzere toplam 5 oyun sahnelenecek.

Festival 1 Temmuz Perşembe gününe kadar devam edecek.

Festivalin açılışı Ankara Devlet Tiyatrosunca sahnelenen “Bizim Yunus” adlı tiyatro oyunuyla, 21 Haziran Pazartesi günü saat 20.30’da Konya Devlet Tiyatrosu bahçesine kurulan Açıkhava Sahnesi’nde gerçekleşecek.

Sönmez Atasoy’un yazdığı DT Genel Müdürü Mustafa Kurt’un yönettiği Bizim Yunus oyunu, “Yüreklerimiz neyi arar bu yolculukta” temasını işliyor.

Dekor tasarımı Hakan Dündar’a, kostüm tasarımı Funda Karasaç’a, ışık tasarımı Mustafa Bal’a ve müzikleri Nedim Yıldız’a ait oyunda Yunus Emre’yi Ankara DT oyuncusu Alpay Ulusoy canlandırıyor.

Dünya üzerinde Türkçe tiyatro yapan ülkeleri destekleyerek Konyalı tiyatroseverlerle buluşturma özelliği taşıyan etkinlik için Gagauz Özerk Yeri (Moldova) ve Kazakistan Cumhuriyeti tiyatroları da Konya’ya gelecek.

“Mevlana’nın birleştirici gücünden ilham aldık”

Genel Müdür Mustafa Kurt, çok geniş bir alanda konuşulan Türkçenin resmi dil olarak kabul edildiği topraklarda Türkçe tiyatro festivali yapmanın önemini belirtti.

Tasavvuf ve düşünce insanı Mevlana Celaleddin Rumi’nin “Dildeşinden ayrı düşen yüz türlü nağmesi bile olsa dilsizdir” sözünün dilin önemini tüm insanlığa ilan ettiğini vurgulayan Kurt, “Bizler de DT olarak Mevlana’nın birleştirici gücünden ilham aldık ve sahnelerimizi uluslararası misafirperverlikte Türkçeye açtık.” dedi.

Kovid-19 salgınına ilişkin tüm önlemlerini aldıklarını ifade eden Kurt şunları kaydetti:

“Bunun için Konya Devlet Tiyatromuzun bahçesine çok hızlı bir şekilde Açıkhava Sahnesi yaptık. Koltuklarımızı sosyal mesafe kuralına uygun şekilde düzenledik. Tiyatro alanına maskesi olmayan izleyici alınmayacak. Girişlere el dezenfektanları koyduk. Seyircilerimiz gönül rahatlığıyla gelip oyunlarımızı izleyebilirler.”

Konya DT Müdürü Doğan Doğru ise 2008’den bu yana artan bir ilgi ile sürdürdükleri festivali bu yıl 13. kez Konyalı sanatseverler ile buluşturmanın heyecanını yaşadıklarını ifade etti.

Festivalde; Ankara DT “Bizim Yunus”u, Gagauz Özerk Yeri (Moldova) “Sevgili Pamela”yı, Bursa DT “Akide Şekeri”ni, Konya Devlet Tiyatrosu “Kasetçi”yi ve Kazakistan Cumhuriyeti “Phaedra (Fedra)”yı tiyatroseverlerle buluşturacak.

İSTANBUL (AA) – Konya Şeker, üreticiye yapacağı toplam 27 milyon 937 bin TL'lik motorin avansı desteğine bugün başlıyor.

Konya Şeker yaptığı açıklamada, mevsim şartları nedeniyle zor bir üretim sezonu geçiren üreticilerin yükünü hafifletme konusunda taviz vermediğinin altını çizerek, üreticiye yeni desteğini duyurdu.

Şirket, mart ayından bu yana nakdi ve ayni, yani başta tohum, gübre olmak üzere üreticisine destek planındaki program çerçevesinde avans desteği verdi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen, 25 ve 26. Dönem AK Parti Karaman Milletvekili ve Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği (PANKOBİRLİK) Genel Başkanı Recep Konuk, 1,5 yıldır süren salgının zorlu şartlarının üstüne bu sene kuraklığın da tarım sektörünü etkilediğini bildirdi.

Tıpkı insanlar gibi kurumların da karakteri, duruşu, kişiliği olduğunu belirten Konuk, şunları kaydetti:

"Kurumların da karakteri, kişiliği, duruşu var günde değil dar günde su yüzüne çıkar. Var gün dostu ile dar gün dostu yoklukta, zorlukta belli olur. İnsanlar gibi kurumları kurum yapan vefadır, akdine sadakattir. Konya Şeker'in kendine biçtiği rol açıktır, var günde üreticinin arkasında, dar günde üreticinin taşıdığı yükü taşımak için onunla birlikte yükün altında.

Çöl tozları vurduğunda, karadrina tarlaları sardığında, daha önce yaşanan kuraklıklarda, tohumu çürüten yağışlarda ne yaptıysak bugün de onu yapıyoruz. Yağmuru yağdıramayız ama üreticiye başka yoklukları çektirmemek için yapabileceklerimizin bir fazlasını yapmaya çalışıyoruz. İhtiyaç anında Konya Şeker dün olduğu gibi bugün de üreticinin yanında, tohum zamanı tohum, gübre zamanı gübre bugün de motorin dağıtıyor. Çünkü, traktörlerin tekeri dönecek ki, tarlada susuzluktan boynu bükülen ürününün boynu mazotsuzluktan da bükülmeyecek."

Konuk, 2020 yılının birçok açıdan zor bir yıl olduğunu aktararak, 2021 yılının da 2020 yılından geri kalmayacağı değerlendirmesinde bulundu

Özellikle yağışların çok az seyretmesinin, üreticiyi birçok açıdan sıkıntıya soktuğunun altını çizen Konuk, şu ifadeleri kullandı:

"Üreticimizin sıkıntısının bizim sıkıntımız olduğu bilinciyle hareket ediyoruz, aldığımız kararlar, attığımız adımlar hep bu doğrultudadır. Her zaman ifade ettiğimiz gibi zaten Konya Şeker'in varlık nedeni budur. Üretim sürsün, üretici rahat bir şekilde üretmeye devam etsin. Onun için de üreticimize bu süreçte nefes olması için motorin avansını dağıtıyoruz. Biliyoruz ki, bugün üreticimizin en önemli sıkıntılarından birini motorin oluşturuyor. Konya Şeker şu anda bu motorin dağıtımı ile bu yükü üreticimizin üzerinden almış oluyoruz."

– "Üreticinin yükünü hafifletmek için verebileceğimiz hiçbir destekten imtina etmiyoruz"

Bu sene yaşanan kuraklığın üreticiyi üzdüğünü, birçok bölgede üretimi etkilediğini, üreticinin işini zorlaştırdığını belirten Konuk, Konya Şeker'in, ovanın susuzluğunu dindirmek için atılacak her adıma destek olmaya, bu iş için iştiyak ile koşmaya hazır olduğunu bildirdi.

Konuk, kendilerinin önerileri dile getirip, çare kapılarına müracaat ettiklerini, buna da karşılık bulduklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Projeler hazırlandı, kaynaklar tespit edildi, ovanın suya kavuşması için atılan adımların hızlanmasını bekliyoruz. Sulama Altyapısı projelerini beklerken elimizden gelenleri yapma konusunda ise beklemiyoruz. Üreticinin yükünü hafifletmek için verebileceğimiz hiçbir destekten imtina etmiyor, bir fazlasını yapabilmek için imkânları zorluyor, sınırları aşmaya çalışıyoruz. Tıpkı su gibi, toprak gibi, güneş gibi, tohum, gübre, ilaç, mazot yoksa üretim de olmaz, Konya Şeker varsa üretici tohumsuz da gübresiz de ilaçsız da mazotsuz da kalmaz.

Tarımsal üretimin olmazsa olmazları, tohum, toprak, güneş su ve tohumu toprakla buluşturacak insandır. Toprakta meselelerimiz var, aşılamayacak sorunumuz yok. Güneşleme günü sayısı açısından dünyanın en avantajlı coğrafyalarından biriyiz. Dünyanın en maharetli, en gayretli çiftçileri de bu toprakları işleyenler. Toprağımızdan zenginlik üretmek, güneşlenme gün sayımızı potansiyel avantajdan gerçek avantaja çevirmek, çiftçimizin tarladaki emeğinin iklim şartlarının belirsizliğiyle savrulmasını önleyebilmek için aşmamız ve yoğunlaşmamız gereken husus su."

– "Çiftçinin her sene gözünü bulutlar yerine ürününden ayırmaması için sulama alt yapımızı süratle tamamlamalıyız"

Tarımda tohumu tarlaya atmakla sonuç alınmadığının altını çizen Konuk, iyi hasat ve bolluk için ekimden hasada çiftçinin bahtının da açık olması gerektiğini aktardı.

Konuk, ürünün gelişiminin her aşamasında çiftçinin hem işini yapıp, hem de riskler ve belirsizliklerle dolu stresli günler geçirdiğini belirterek, şu bilgileri verdi:

"Önce, yağmur çok yağıp tohum çürümesin, az yağıp filizlenme sorunu yaşanmasın diye dua eder. Tarım zararlıları, bitki hastalıkları, çöl tozları çaresi olan olmayan birçok risk. Bu riskleri bertaraf etmek için çiftçinin kendi başına yapacakları var, yapamayacakları var. Çiftçi tarım zararlıları ve hastalıklarla kendi başına mücadele eder ama kuraklığa çareyi tek başına bulamaz. Tarlaya tohumu atmadan yapmaya başladığı ve üretmek için ilk katlandığı ve 8-10 ay sonra ürün satışıyla karşılayacağı maliyetin yükü tek başına ise çiftçinin belini büker.

Tek başına ise gübreyi, tohumu alırken baştan daha yüksek bedel ödeyerek kaybeder. Konya Şeker'in avans destekleri çiftçi girdilerini alırken de kazansın, üretim maliyetlerinin yükünü tek başına taşımasın diye var. Üretimin, üretim girdilerinin, üretilenin katma değerli işlenmesi tarafının çözümü bizde ve yıllardır uyguluyoruz. Üreticinin tek başına çare bulamayacağı tarımsal üretimin bir diğer olmazsa olmazı sudur. Çiftçinin her sene gözünü bulutlar yerine ürününden ayırmaması için sulama alt yapımızı süratle tamamlamalıyız. Bu ülkemiz genelindeki her üreticinin hem temenni ve talebidir hem de devletimizin ulaşmayı hedeflediği önemli mesafeler de aldığı bir gayedir. Sulama altyapısını tamamlamak, sulanabilir her araziyi suyla buluşturmak ülke geneli için öncelikli meseledir, ancak Konya Kapalı Havzası için ise hayati meseledir."

– "Konya Ovası'nın birinci meselesi, su"

Konya Ovası'nın birinci meselesinin su olduğunun altını çizen Konuk, bu asli mesele halledildiği takdirde diğer hususları halletmenin ince işçilik ve kenar süsü olduğunu aktardı.

Konuk, "Konya Ovasındaki her tarlayı bir otomobile benzetirsek, bu filo dünyanın en lüks, en güçlü otomobillerini barındıran bir filodur. Hepsinin de kaportası sağlam, görünüşü son derece heybetli, motorları dünyanın en güçlü motorlarıdır. Sürücülerin yani çiftçilerin hepsi de usta sürücüdür. Bu arabaların yürümesi için, mesafe alması için yapılması gereken tek şey depoyu fullemek. Bu ovanın deposunu fulleyecek olan da sudur. Eğer biz depoyu fulleyip üreticinin marşa basmasını sağlayabilirsek, onların ustalığıyla kazanamayacağımız başarı, tarımsal üretim ve gıda üretiminde dünyanın önüne geçemeyeceğimiz yarış yoktur." ifadelerini kullandı.