Kovid-19 sahne sanatlarını olumsuz etkiledi, müzeciliği sanal ortama taşıdı

ANKARA (AA) – Türkiye’de 2020 Mart’ında görülmeye başlanılan Kovid-19 nedeniyle Devlet Opera ve Balesi, Devlet Tiyatroları (DT), Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) ve Bakanlığa bağlı korolar ile bölge orkestraları perdelerini kapatmak zorunda kaldı.

Sezona 1 Eylül Salı günü 17 yeni oyunla başlayan ancak Kovid-19 salgını nedeniyle 14 Mart–1 Temmuz tarihleri arasında perdelerini kapatmak zorunda kalan DT, bu süreç öncesinde 92’si yerli, 83’ü çeviri olmak üzere toplam 175 oyun sahneledi ve 2 bin 655 temsil gerçekleştirdi.

DT, yaz aylarındaki projeleriyle salgın sürecinde de sanatseverleri yalnız bırakmadı. “Kamyon Çocuk Tiyatrosu” ve “Açık Hava Tiyatro Oyunları” projeleriyle 1 Temmuz’dan 1 Eylül’e kadar hem yetişkin hem de çocuk oyunları tiyatro severler için sahnelendi. 30 Haziran’da yola çıkan Kamyon Çocuk Tiyatrosu 23 il, 38 ilçede 62 temsil gerçekleştirerek 11 bin 106 çocukla buluştu.

Opera festivalleri Kovid önlemleriyle devam etti

Salgın öncesinde, Devlet Opera ve Balesince (DOB) tarihin sıfır noktası olarak değerlendirilen, 12 bin yıllık geçmişe sahip Göbeklitepe’nin kültürel mirasının, dünyaya tanıtılmasına sanatla katkıda bulunmak amacıyla “2019 Göbeklitepe Yılı” etkinlikleri kapsamında Türkçe olarak seslendirilen “Göbeklitepe- Mabedin Hüznü” epik operası ilk kez sahnelendi.

Congresium’da 20 Şubat 2020’de Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleşen “Göbeklitepe Operası”, opera ve balenin iç içe geçtiği büyük bir sahne şovuyla sanatseverlerin karşısına çıktı ve izleyenlerden büyük beğeni kazandı.

Salgın nedeniyle mart ayında perdelerini kapatan DOB, yaz aylarında sıkı önlemler altında Eskişehir, Efes, Aspendos Opera ve Bale festivalleri, İstanbul Opera Festivali ve Bodrum Kaleiçi Etkinlikleri’nde yer aldı. DOB, bu dönemde ulusal ve uluslararası festivallerde 21 temsil gerçekleştirerek 8 bin 763 seyirciye ulaştı.

Eylül ayında koronavirüs tedbirleri altında kapıları tekrar açılan DOB, eserlerini az sayıda sanatçıyla da olsa sanatseverlerle buluşturdu.

Seyirciden uzak kalan tiyatro ve sinemalara devlet el uzattı

Sinema işletmecileri, Kovid-19 nedeniyle bu yıl yapımcıların yerli ve yabancı filmlerde gösterim tarihlerini ertelemesi ve AVM’lerdeki sinema salonlarının kiralarını ödeyememeleri üzerine salonlarını kapatmak zorunda kaldı.

Mart ayında kapatılan salonlar ağustos ayında açılsa da bu durum uzun sürmedi ve kasım ayında sinema salonu sahipleri, ayakta kalmakta zorlandıklarından seyircileriyle buluşamayacaklarını bildirdi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, sinema sektörüne aktarılan destekleri 2020 yılında herhangi bir aksamaya uğratmadan yürüttü.

Bakanlık, Kovid-19’un yol açtığı olumsuz ekonomik koşullar yüzünden ayakta durmakta zorlanan zincir sinema salonları haricindeki sinema salonlarına “Yerli Film Gösterim Desteği” adı altında 15 milyonluk destek paketi vereceğini duyurdu.

2020’de sinema sektöründeki 234 projeye 46 milyon 428 bin lira destek sağlandı. Böylece 2019 yılı ile karşılaştırıldığında sektöre verilen destek yüzde 22 oranında artırıldı. Ayrıca 2020 yılı Kasım ayı itibarıyla 9’u yurt dışı, 67’si yurt içi olmak üzere toplam 76 sinema etkinliğine 24 milyon 715 bin lira destek verildi.

Bu desteğin 18 milyon 255 bin liralık kısmı, doğrudan sinema alanında faaliyet gösteren meslek birliklerine ve kuruluşlarına aktarıldı.

Öte yandan, kongre, konferans, seminer, konser, fuar ve lunapark giriş ücretleri KDV oranları, yıl sonuna kadar yüzde 8’e indirildi. Sinema, tiyatro, opera, operet, bale, müze giriş ücretleri KDV oranları, yıl sonuna kadar yüzde 1’e indirildi.

Bakanlık tarafından özel tiyatrolara verilen destek 2020-2021 sezonu için koronavirüs koşulları da göz önüne alınıp yaklaşık üç buçuk kat arttırılarak 21,5 milyon liraya çıkarıldı.

Özel tiyatro salonlarını desteklemek için salon desteği anlamında, özel tiyatroların “Kültür Yatırım ve Girişim Belgesi” alması kolaylaştırıldı.

Belgeyle işletme aşamasında 7 yıl boyunca yüzde 25 oranında sigorta primi, işveren payı ve gelir vergisi stopaj indirimi, 5 yıl boyunca doğalgaz ve elektrik tüketiminde yüzde 20 indirim ve su tüketiminde de bulunduğu bölgenin en düşük tarifesinden ücretlendirilme avantajı sağlandı.

Bakanlığa ait kültür merkezleri ve Devlet Tiyatrolarının salonları sembolik ücretler karşılığında özel tiyatroların kullanımına sunuldu.

Bakanlık fikri mülkiyet sisteminin güçlendirilmesi ile kültürel ve sanatsal faaliyetlerin yürütülmesine yönelik 2020 yılı Ocak-Ekim döneminde projelere ve meslek birliklerine toplam 60 milyon lira destek sağladı.

CSO yeni akustik dev salonuyla seyircilerini karşıladı

28 yıldır bitmesi beklenen salon, 3 Aralık 2020 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın katıldığı büyük bir konser programıyla açıldı.

Yeni Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası binasının 2023 koltuk kapasiteli Büyük Salonu ve 500 koltuk kapasiteli Mavi Salonu ile 600 kişilik Tarihi CSO Salonu, sergi mekanı ve açık hava alanlarından oluşan müzik kampüsü, ilerleyen günlerde seçkin eserlerin seslendirileceği konser programları ile sanatseverleri ağırlayacak.

Ülkenin dört bir yanında arkeolojik kazılar devam etti

2020 yılında Kovid-19 salgınına yönelik tedbirlere rağmen arkeolojik kazı ve yüzey araştırması sayısı 500’ü aştı. 2019 yılında başlatılan 12 aylık kazı programına dahil olan kazı başkanlığı sayısı bu yıl 3 kat artırılarak 20’den 62’ye çıkarıldı.

Bu yıl Türkiye’nin bütün antik kentlerinde Kovid-19’a rağmen çalışmalar aralıksız sürdü ve binlerce eser gün yüzüne çıktı. Bunlar birisi de Karabük’ün Ezkipazar ilçesindeki Hadrianaupolis Antik Kenti’nde ulaşılan bir mezardan bulundu.

Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanıldığı tahmin edilen ve ortaya çıkarılan mozaikleri dolayısıyla “Karadeniz’in Zeugması” olarak bilinen antik kentte 1800 yıllık ölü hediyeleri ve bir kadına ait olduğu düşünülen mezarların içinden kandil, tıp aleti, yüzük, ayna ve kaşık uçlu bir sonda çıktı.

Zonguldak’ın Çaycuma ilçesindeki Tieion Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında Friglere ait Runik alfabesi yazılarının yanı sıra antik mimarlıkta kullanılan bir başlık türü olan “Dor” başlıkları; Karaman’ın Ermenek ilçesinde üç bölgede yapılan arkeolojik kazılarında onlarca kaya mezarı, Roma dönemine ait sarnıç ve kale surları; Burdur’un Gölhisar ilçesindeki “Gladyatörler şehri” olarak bilinen Kibyra Antik Kenti’nde, Roma dönemine ait tanrı heykelleri bu sene ortaya çıkarılan eserlerden sadece birkaçı olarak tarihe geçti.

İtalya’dan Lidya yazıtı, Amerika’dan Kybele

Kültür varlıklarıyla ilgili çalışmalar sadece yeni keşfedilen alanlarla sınırlı kalmadı. Bu topraklara ait olan ancak vaktiyle yurt dışına çıkarıldığı tespit edilen kültür varlıklarının Türkiye’ye iadesine yönelik çalışmalar, Bakanlık tarafından, çoğunlukla diplomatik girişimler, gerekli olduğu hallerde ise hukuk yoluna başvurulması suretiyle sürdürüldü.

Bu yıl, İngiltere’den iadesi sağlanan Isparta Kökenli Lahit Parçası ve Tunç Boğa Araba Modeli’ni ve İtalya’dan iadesi sağlanan Lidya Yazıtı yurda döndü.

Tarih öncesi dönemlerde bolluğun ve bereketin sembolü, koruyucusu olduğuna inanılan “ana tanrıça” Kybele heykeli de Amerika’dan getirilerek, yaklaşık 50 yıl sonra 12 Aralık’ta doğduğu topraklara kavuştu ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmeye başlandı.

Kültür varlıklarının yurt dışından iadesinin sağlanarak ait oldukları topraklara getirilmesi çalışmalarının yanı sıra yurt içinde de kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesi ve kaçak kazıların engellenmesine yönelik olarak Mart 2020’de Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığı kuruldu ve bu alanda çalışan uzman sayısı 3 kat artırıldı.

Kovid müzeciliğe engel tanımadı

Bu yıl yeni müzeler açıldı, mevcut müzelerde yenileme çalışmaları devam etti. Türkiye’de bir ilk gerçekleştirilerek, dünyanın en büyük havaalanı müzesi olan bin metrekarelik İstanbul Havalimanı Müzesi 17 Temmuz 2020’de ziyarete açıldı.

Ankara Resim ve Heykel Müzesinin restorasyon ve teşhir-tanzim çalışmalarında sona gelindi ve 27 Aralık’ta ziyaret açılması bekleniyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, “Beyoğlu Kültür Yolu Projesi”ni, GalataPort’tan başlayıp Galata Kulesi, Galata Mevlevihanesi, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, Garibaldi Sahnesi, Mısır Apartmanı M.Akif Evi, Atlas Sinema Müzesi, Taksim Sahne, Taksim Camii İslam Eserleri Kültür Merkezi’nin ardından Atatürk Kültür Merkezi’nde sona erecek bir gezi güzergahı projesi olarak hayata geçirdi.

Rota üzerindeki Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nin açılışı 7 Haziran’da yapıldı. Cenevizlilerden Osmanlı’ya tarihin derin izlerini günümüze yansıtan dünyanın en eski kulelerinden Galata Kulesi’nin restorasyonu tamamlanarak 6 Ekim’de hizmete açıldı.

Galata Kulesi açılış tarihinden bugüne kadar yoğun ilgi gördü ve çok sayıda yerli ve yabancı misafir tarafından ziyaret edildi.

2000 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’ne alınan Trabzon’un özel değerlerinden Sümela Manastırı’ndaki çalışmaların birinci etabı 25 Mayıs 2019’da, ikinci etabı da 28 Temmuz 2020’de tamamlandı. Bu çalışmaların ardından Sümela Manastırı yoğun ziyaretçi aldı.

Somut Olmayan Kültürel Miras alanında UNESCO’ya en çok unsur kaydettiren ilk 5 ülke arasında yer alan Türkiye, 2020 yılı Aralık ayında “Minyatür Sanatı” ve “Geleneksel Zeka ve Strateji Oyunu: Mangala” unsurlarının kaydedilmesiyle UNESCO’ya kayıtlı unsur sayısı 20’ye ulaştı.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca, müze ve ören yerlerinin 3 boyutlu gerçek modellerinin internet üzerinden gezilebilmesi ve kültürel mirasın sanal ortamda da tanıtılması amacıyla ücretsiz hizmete sunulan “www.sanalmuze.gov.tr” sitesi erişime açıldı. Ülkedeki 33 müze sanatseverlere sanal ortamda sunuldu ve 11,5 milyon ziyaretçiye ulaştı.

2020’de yaşama ve sevenlerine veda eden kültür ve sanat insanları da oldu

Kovid-19 ile zorlu bir yıl olan 2020’de pek çok ünlü sanat ismi de hayata veda etti. Tiyatro ve sinema sanatçısı Ayşegül Atik, kanser tedavisi gördüğü hastanede 9 Haziran’da hayatını kaybetti.

Çok sesli müziğin duayen ismi Timur Selçuk, 6 Kasım’da 74 yaşında aramızdan ayrıldı. Oyuncu Devrim Parscan, 24 Kasım’da 83 yaşında İstanbul’da yaşlılığa bağlı hastalıklar nedeniyle vefat etti. Şarkı sözü yazarı ve şarkıcı, oyuncu Recep Aktuğ, 65 yaşında hayata veda etti.

Tiyatro ve dizi oyuncusu Haldun Boysan 31 Ağustos’ta Nevşehir’de dizi setinde geçirdiği kalp krizi sonucu, tiyatro ve sinema oyuncusu Jale Aylanç ise 7 Temmuz’da kalp krizi nedeniyle yaşamını kaybetti.

Türkiye’de klasik müziğin gelişmesine katkı sunan CSO emekli başkemancısı Oktay Dalaysel 28 Kasım’da, CSO emekli klarnet sanatçısı Bülent Civelek 24 Eylül’de ebediyete uğurlandı.

Muhabir: Yasemin Kalyoncuoğlu

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Türkiye’de üniversite sıralamaları yapan kuruluş olan ODTÜ URAP Laboratuvarı Koordinatörü Prof. Dr. Ural Akbulut ile dünyanın önde gelen hakemli bilimsel tıp dergilerinden The Lancet’te, Türkiye’nin Sinovac aşısına ilişkin Faz-3 çalışmasının sonuçlarını dünyaya duyuran makalenin koordinatör yazarı Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova, konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Ural Akbulut, Kovid-19 salgını nedeniyle, bazı bilimsel dergiler ile Oxford Yayıncılık ve Avrupa Üniversiteler Birliği gibi 160 saygın kuruluşun, 31 Ocak 2020’de yazılı bir basın açıklaması yaparak, Kovid-19 konusunda dergilere ulaşan makalelerin hakem incelemesine göndermeden önce dergilerin internet sayfalarında yayımlanmasının yararlı olacağını açıkladığını ve bu önerinin saygın bilimsel dergilerin çoğu tarafından uygulamaya konulduğunu belirtti.

Saygın bilimsel dergilerin, kendilerine sunulan makaleleri bilim insanlarından oluşan hakemlerin olumlu görüşlerini aldıktan sonra yayımladığına dikkati çeken Akbulut, bu nedenle makalelerin basılmasının genellikle bir yıl, bazen daha uzun zaman aldığını söyledi.

Kovid-19 salgını ortaya çıktıktan sonra aşı, ilaç ve virüs gibi, salgınla ilgili çeşitli konularda 10 binlerce makalenin bilimsel dergilere sunulduğunu aktaran Akbulut, şöyle konuştu:

“Salgının ilk 10 ayında dergilere Kovid-19 ile ilgili 125 bin makale gönderildi. Makale sayısı 1 Ağustos 2021’de 210 bin 183’e ulaştı. Kısa sürede sadece bir konuda bu kadar çok sayıda makale yazılması bilim dünyasında ilk kez gerçekleşti. Bu makalelerin hakemlere gönderilip görüş alınması çok zaman alacağı ve sürmekte olan salgına hızla önlem alınıp çözüm bulunabilmesi için Kovid-19 makalelerine ayrıcalık tanıdı. Yayın kuruluşları Kovid-19 makalelerini kısa süren bir ön incelemenin ardından ‘preprint’ (ön baskı) adı altında internet sayfalarında yayımlıyorlar. Burada amaç, salgının önlenmesine yardımcı olabilecek verilerin bilimsel çevreye ve topluma kısa sürede duyurulması. Bilim insanları, bu makaleler hakkındaki olumlu ve olumsuz görüşlerini ilgili web sayfasına ekleyebiliyor.”

Bu yöntemle bilimsel olarak doğruluğu ve salgını önlemeye yardımcı olacağı anlaşılan makalelerdeki verilerin kısa sürede tüm dünyada bilim insanlarına ışık tuttuğunu dile getiren Akbulut, bilimsel açıdan güvenilir olmayan, verilerinin hatalı olduğu anlaşılan veya önerilen yöntemlerin zararlı olabileceği belirlenen makalelerin ise web sitelerinden çıkartıldığını aktardı.

Böylece, bilim insanlarının yanlış bilgiler nedeniyle zaman kaybetmesinin önlenmeye çalışıldığını ifade eden Akbulut, bu yöntemle dergilerin internet sayfalarında hakem incelemesi olmadan yayımlanan Kovid-19 makalelerinin bazılarının çok ilgi çektiğini, binlerce atıf alabildiğini anlattı.

Bazı makaleler negatif atıf alıyor

Hakem aşamasından geçmedikleri için bazı Kovid-19 makalelerindeki verilerin ve sonuçların güvenilmez olduğunu fark eden bilim insanlarının, “negatif atıf” da yaptığını belirten Akbulut, şöyle devam etti:

“Bu tür negatif atıf alan çok sayıda makale, yayıncı kuruluşlarca sayfadan kaldırılıyor veya makale yazarları tarafından geri çekiliyor. Bu tür tartışmalı makaleler nedeniyle, bazı ülkelerde Kovid-19 hastalarına yararsız ve tehlikeli olduğu kanıtlanan ilaçların verilmeye devam edildiği rapor ediliyor. Kovid-19 ile ilgili çok sayıda makalenin hakem incelemesi olmadan kısa sürede internet sayfalarında yayımlanması faydalı bilgilerin sağlıkçılara ulaşmasını hızlandırmaktadır. Ancak hatalı verilere dayanan makalelerin salgının önlenmesini yavaşlatma tehlikesi bulunmaktadır.”

Ural Akbulut, bilimsel dergilerin hakem incelemesinden geçmeden internet sayfalarında yayımladıkları makaleleri hakemlere gönderip, olumlu görüş alanları cilt ve sayfa numaralarıyla yayımlayacaklarını kaydetti.

“Akademik yükseltmelerde hakemsiz yayımlanmış makaleler dikkate alınmamalı”

Akbulut, URAP’ın her yıl üniversite sıralaması yapan kuruluşlardan biri olduğunu hatırlatarak, geçen yıl hakemsiz ve sadece internet sitelerinde yayımlanan makalelerle ilgili aldıkları yeni kararı da açıkladı.

Prof. Dr. Ural Akbulut, şunları kaydetti:

“Hakem incelemesinden geçmeyen ve aralarında çok sayıda hatalı veriye dayalı Kovid-19 makalesi, binlerce atıf alabildiği için bu makaleler üniversite sıralamalarının güvenirliğini sarsacaktır. Bu tür makalelerin önemli bir bölümü hakemlerce reddedilince, bu yıl üniversite sıralamalarında çok üst sıralara çıkan bazı üniversiteler önümüzdeki yıl alt sıralara düşecektir. Bu nedenle URAP sıralamalarında bu yıl, 2020 yılında sadece internet sitesinde yayımlanmış ve hakem kontrolü olmayan Kovid-19 makaleleri değerlendirme dışında tutulmuştur. Bu makalelerden, hakemlerden olumlu görüş alıp normal şekilde yayımlananlar, önümüzdeki yıldan itibaren sıralamalarda değerlendirmeye alınacaktır. Öte yandan, hakemsiz makaleler çok sayıda atıf da alabiliyor. Bu nedenle üniversite yönetimlerinin, öğretim üyesi atama ve yükseltme kriterlerinde, sayı ve cilt numarası olmayan, web sitelerinde sadece malumat olması için hakemsiz yayımlanmış dergilerdeki makaleleri dikkate almamaları gerekir.”

Türkiye’nin makalesi, 5 farklı hakem sürecinden geçirildi

The Lancet’te yayımlanan Türkiye’nin Sinovac aşısına ilişkin Faz-3 çalışmasının sonuçlarını dünyaya duyuran makalenin koordinatör yazarı Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova ise bu yıl mayıs ayında gönderdikleri makalelerinin, temmuz ayında basıldığını ve 5 farklı hakem kontrolünden geçtiğini bildirdi.

Normal koşullarda bir makalenin basılma süresinin 4-5 ayı geçebildiğini dile getiren Akova, “Kovid-19 salgını, bilgi paylaşımını acilen gerektiren bir durum yarattı. Bazı tıp dergileri, bu durumu hızlandırmak için yayın öncesi web siteleri adını verdikleri sayfalarda makaleleri yayımlamaya başladılar. Bu makaleler, bu sayfalarda yayımlanmadan önce sadece şekilsel olarak bakılıyor ve hakem kontrolünden geçirilmiyor. Aslında hakemden geçmeyen bu makalelerin, bilimsel olarak içerikleri ve nitelikleri de belli değil.” diye konuştu.

Yayın öncesi internet sitelerinde yayımlanan ve yeterli niteliğe sahip makalelerin hızlı şekilde hakem kontrolünden geçtikten sonra dergide basıldığını anlatan Akova, bu konudaki bir istatistiği kaynak göstererek, “Mayıs 2021 tarihine kadar hakemli dergilerdeki Kovid-19 ile ilişkili makalelerin sadece yüzde 5’i önceden preprint (ön baskı) olarak yayımlanmış.” bilgisini aktardı.

Ön baskıya, çok önemli bilimsel dergilerde yayımlanacak önemli makalelerin yanı sıra bilimsel olarak çok değeri olmayan bilimsel içeriklerin de alınabildiğine dikkati çeken Akova, “Bu nedenle bilimsel anlamda bir verinin doğru olduğunun kanıtlanabilmesi için ancak hakem eleştirisinden geçmesi gerekir ve ciddi bir dergide yayımlandıktan sonra bilimsel kanıt olarak kabul edilebilir. Bazı veri tabanlarında, hakem eleştirisinden geçmeyen bazı makaleler de taranır hale geldi.” dedi.

Sinovac ile ilgili Brezilya’nın hakemsiz yayını bir şekilde yayıldı

Akova, bu duruma örnek gösterirken, hakemli dergide yayımladıkları ve Sinovac aşısına ilişkin ilk Faz-3 araştırmasının sonuçlarının bir benzerinin Brezilya’da yapıldığını belirterek, şunları kaydetti:

“Brezilyalıların bu çalışmaları, bizden önce bir internet sitesinde yer aldı ancak o çalışma hiç bir zaman bir dergide yayımlanmadı. Ancak Sinovac ile ilgili bu çalışmalara çok sayıda atıf aldı. O makalede aşının etkinliği yüzde 50 gösterilmişti. Bu durumu bilmeyen çoğu kişi ise ‘Çin aşısı yüzde 50 etkili’ diye o makaleyi örnek gösterdi. Halbuki o makale bir hakem eleştirisinden bile geçmedi. Makalemizin yayımlandığı The Lancet ise dünyanın bu konudaki en önemli ikinci yayınevi, buradaki makalemizde Sinovac aşısının etkinlik oranını yüzde 83 gösterdik. Hala bu aşıyla ilgili hakemli bir dergide yayımlanmış başka bir Faz-3 çalışması yok. Bazen internet sitelerindeki bu hakemsiz yayınlar, böyle çelişkiler de yaratabiliyor, insanlar duymak istediklerini orada duyunca hakemsiz şekilde yayımlanan bir makaleye bile bir şekilde itibar edebiliyor.”

ANKARA (AA) – Yeni sanat sezonunda zengin bir repertuvarla sanatseverlerin karşına çıkmaya hazırlanan Ankara Devlet Opera ve Balesi (ADOB), ünlü opera “Saraydan Kız Kaçırma”nın kısaltılmış versiyonunu, 2 Ekim’de izleyiciyle buluşturacak.

Doğumundan ölümüne kadar geçen süreçte insanın iyi ve kötü davranış biçimlerinin ve üzerine çöken büyük bir felaket karşısında bile aymazlığını sürdürmesinin ele alındığı “C-19” balesi, 9 Ekim’de prömiyer yapacak.

Bu sezon birçok farklı konsepte konseri izleyicinin beğenisine sunacak ADOB, Gala Konseri’ni ise 13 Ekim’de CSO Ada Ankara Ana Salon’da verecek.

ADOB Sanat Yönetmeni ve Müdürü Feryal Türkoğlu, yeni sanat sezonuna ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, 20 aylık bir salgın sürecinden sonra sanatseverlerle kapalı salonlarda buluşmaya başlamanın heyecanını yaşadıklarını söyledi.

Sahnede olmayı ve seyircinin alkışlarını duymayı çok özlediklerini dile getiren Türkoğlu, Kovid-19 önlemlerine uyarak yeni sanat sezonunu yürüteceklerini belirtti.

Seyircilerden aşı kartı ya da en az 48 saat önce yapılmış negatif sonuçlu PCR testi isteyeceklerini, salonda bir boş bir dolu koltuk şekilde oturumu sağlayacaklarını, salonun dezenfekte edileceğini anlatan Türkoğlu, “Seyircilerimiz gönül rahatlığıyla salonlarımıza gelebilirler. Ben hiç şüphe duymuyorum, buradaki ortam evlerinden farklı olmayacak.” dedi.

“Hem sağlığımızdan hem sanatımızdan ödün vermeden ortada buluşmaya çalışıyoruz”

Türkoğlu, sanatseverlerin yanı sıra sanatçılar için de önlemler aldıklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çalışma odalarımızda piyanoyla sanatçının arasına kalın naylon perdeler yaptırdık. Çalışma anında herhangi bir virüs yayılımını önlemek için onları çekiyoruz. Bütün provalarımızı sahnede yapıyoruz. Çalışma salonlarımıza henüz sanatçılarımızı sokmadık. Provalarda genellikle koroyu seyirci kısmına, solistleri yan tarafa orkestrayı da sahneye yerleştiriyoruz. 1,5 metre sosyal mesafeye riayet ediyoruz.”

Feryal Türkoğlu, provaları henüz kostümlü yapmadıklarını, tedbirli davrandıklarını belirterek, sosyal mesafeyi koruma adına kadrosu daha dar eserleri seçtiklerini, orkestra çukurunu kullanmadıklarını, orkestra üyelerini sahnenin arkasına yerleştirdiklerini anlattı.

“Hem sağlığımızdan hem sanatımızdan fazla ödün vermeden ortada buluşmaya çalışıyoruz.” diyen Türkoğlu, balede orkestrayı çukura indirmeden sahneyi kullanmanın mümkün olmadığını, bu nedenle bale eserlerini bant eşliğinde sergilediklerini dile getirdi.

“Bol bol konser yapacağız”

ADOB Sanat Yönetmeni ve Müdürü Feryal Türkoğlu, Kovid-19 salgını öncesi hazırlanan ve sahneye çıkarmak üzere oldukları eserleri, salgın nedeniyle ertelemek zorunda kaldıklarını belirterek, yeni sanat sezonunda bunları seyirciyle buluşturacaklarını ifade etti.

Maskeli Balo, Tosca, C-19, Midas’ın Kulakları’nın yeni eserler arasında yer aldığını dile getiren Feryal Türkoğlu, şöyle konuştu:

“Ayrıca sahne üzerinde bol bol konser yapacağız, orkestralı, piyanolu. Hatta belki bazı eserlerimizi konsertan şeklinde yapmaya çalışacağız. Sahne üzerinde küçük gruplarımız var, kuartetlerimiz var. Onlarla baleyi birleştirerek bir tango akşamı yapıyoruz. Ben de eserin içinde tango söylüyorum. Bir A planı bir de B planı yaparak programlarımızı yürütmeye çalışıyoruz. Bu çok da kolay olmuyor. Ama yeter ki sanatımız ve bizler sağlıkla devam edelim, gerisi önemli değil.”



Koronavirüs Haber Indeksi


Rusya Koronavirüs  | Hindistan Koronavirüs | İngiltere Koronavirüs | Almanya Koronavirüs | Fransa Koronavirüs | İtalya KoronavirüsKoronavirüs AşısıKoronavirüs TedbirleriSokağa Çıkma KısıtlamasıSağlık Bakanı AşıBrezilya KoronavirüsBioNTechSputnik-VYerli Aşıİran KoronavirüsABD KoronavirüsKoronavirüsü YenenJaponya KoronavirüsEsnaf Koronavirüs Haberleri