Kovid-19 salgınında doğru beslenme önem taşıyor

ORDU (AA) – Prof. Dr. Enginyurt, AA muhabirine, üst solunum yolu hastalığı Kovid-19’un doğrudan bağışıklık sistemiyle alakalı olduğunu söyledi.

Kovid-19’a karşı maske, sosyal mesafe ve hijyen kuralının asla unutulmaması gerektiğini vurgulayan Enginyurt, dördüncü kuralın ise iyi beslenme olduğuna işaret etti.

Enginyurt, iyi beslenmenin Kovid-19’un tedavisinde ve bu hastalığa yakalanmamak için önemli bir etken olduğuna dikkati çekerek, salgın sürecinde herkese doğru beslenmesi çağrısında bulundu.

Doğru beslenmek için vücudun ihtiyacı kadar protein almak gerektiğine işaret eden Enginyurt, “Bunun için de vücudun günlük ihtiyaç duyduğu 350-400 gram protein almak lazım. Bu proteinleri de kırmızı ve beyaz etin yanı sıra süt, peynir ve yoğurt gibi ürünlerden alabiliriz. En önemli gıda ve hücrenin yapı taşı proteindir. Bu süreçte gerekli protein miktarını biraz daha artırabiliriz. Sağlıklı bir insan düzenli olarak süt tüketimine zaten dikkat etmeli. Süt aynı zamanda D vitamini ihtiyacını da karşılayacaktır. Her birey günlük iki bardak süt tüketmelidir.” ifadesini kullandı.

Kovid-19’a yakalanmamak için D vitaminin yanı sıra çinko ve beraberinde C vitaminli ürünlerin tüketilmesi gerektiğini dile getiren Enginyurt, bazı gıdaların dışarıdan takviye olarak alınmasının da önemli olduğunu aktardı.

“Vatandaşlarımız sigara ve alkol kullanımından uzak dursunlar”

Enginyurt, kronik hastalığı olanların hekim ya da diyetisyen kontrolünde beslenmelerine dikkat etmeleri gerektiğini belirterek, “Çünkü diyet kişiye özeldir. Yaşa, cinsiyete, kiloya, boya ve kronik hastalıklara göre diyetin özel olarak hazırlanması gerekiyor. Kronik hastalarımız salgına karşı vücutlarına ancak bu şekilde bağışıklık kazandırabilirler.” dedi.

Sigara ve alkol kullanımının olumsuz etkilerine de değinen Enginyurt, “Kovid-19’da bunların kullanılması çok tehlikeli. Vatandaşlarımız sigara ve alkol kullanımından uzak dursunlar. Bu süreci doğru beslenerek geçirsinler.” diye konuştu.

Enginyurt, özellikle 60 yaş üzerindeki kişilerde tansiyon, karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi bazı hastalıkların olabileceğini, bu tür hastalığı olanların doğru beslenmeye daha da dikkat etmeleri gerektiğini vurguladı.

Vatandaşlardan bu uyarıları dikkate almalarını isteyen Enginyurt, “Doğru beslenme Kovid-19’da maske, mesafe ve hijyen kadar önemlidir. Doğru beslenildiğinde Kovid-19’a yakalanmayacağız. Yakalanırsak da Kovid-19’u ayakta basit bir enfeksiyon gibi atlatmamız mümkün.” dedi.

Enginyurt, ramazan ayının yaklaştığını da anımsatarak, özellikle kronik hastalığı olanlara hekim kontrolünde oruç tutmalarını önerdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – World Api Expo çatısı altında "apiterapi, apimedika, apikültür ve propolis" başlıklı kongreler çevrim içi gerçekleşti.

Güvenilir Ürün Platformu'ndan yapılan açıklamaya göre, World Api Expo'ya sektör önderleri, ulusal ve uluslararası bilim insanları katıldı.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) hastalığına karşı Anadolu propolisi ile yapılan bilimsel çalışmalar kongreye damgasını vurdu. Kongrenin Kovid-19 ile ilgili oturumunda, Anadolu propolisinin Kovid-19'a karşı korumada etkisine ilişkin ön klinik veriler açıklandı. Anadolu propolisinin Kovid-19 üzerindeki etkisi ve dünyada da propolisle yapılan ilk klinik profilaksi (korunma) araştırması kapsamındaki ön etkinlik verileri de kongrede paylaşıldı.

– "Propolisin standardize edilmesi ve piyasaya sunulmasında kriterler oluşturulmalı"

Açıklamada görüşlerine yer verilen bilim insanı Prof. Sevgi Kolaylı, biyolojik aktif değeri yüksek olan propolisin içeriğinin toplanma biçimi ve zamanı, arı ırkı ve toplandığı bölgenin florasına bağlı olarak değiştiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Yürüttüğümüz bu çalışmada, Türkiye'nin çeşitli market ve aktarlarından topladığımız ticari propolis ekstraktlarının kalite parametrelerini değerlendirdik. Propolisin standardize edilmesi ve piyasaya sunulmasında kriterler oluşturulması gerekmektedir. Fakat bu standardizasyon konusu tam bir tartışma konusudur. Çalışmada briks, balsam, toplam fenolik madde miktarı (TFM), toplam flavonoid madde miktarı (TFMM) ve kondense tanen madde (KTM) miktarı gibi parametrelerin propolis özütleme ve standardize etmede yararlı olabileceği sonucuna vardık. Propolis ekstratlarının tüketimi, etiketlenmesi ve fiyatlandırılmasında bu kriterler göz önüne alınarak standardize edilebilir."

Standart propolis özütü elde etmede en iyi çözücülerin etanol, glikol ve gliserol içeren sulu çözeltiler olduğunu bildiren Kolaylı, tek başına zeytinyağı ve su ile özütlenen propolis örneklerinin etken madde içermediğini aktardı.

Prof. Esra Çapanoğlu Güven de 2018-2021'de 20 farklı ülkeden topladıkları 157 propolis örneğinin antioksidan kapasiteleri, toplam fenolik ve flavanoid içeriklerini değerlendirdiklerini kaydetti.

Güven, yapılan analizlerde örneklerin yüzde 96'sının yanlış etiketlendirildiğini, yüzde 58'inin etikette belirtildiği miktarda propolis içermediğini, yüzde 37'sinin antioksidan kapasitesinin 10 mg TE/ml'nin altında olduğunu ve büyük kısmının etikette belirtilmediği halde koruyucu ve katkı maddesi içerdiğini gördüklerini belirtti.

Araştırma sonucunda, su ve yağ bazlı olarak satışa sunulan propolis ürünlerinin çok düşük antioksidan aktivite gösterdiğini ve propolisin etken maddelerini hiç veya çok düşük seviyelerde içerdiğini aktaran Güven, bu noktada standardizasyon ve denetimin ne kadar önemli olduğunu tekrar gördüklerini kaydetti.

– "Anadolu coğrafyasından zengin probiyotik içeriğe sahip arı ekmeği çıkıyor"

Arıcılık uzmanı, gıda yüksek mühendisi Aslı Elif Tanuğur Samancı ise bilimsel oturumlara "Anadolu Arı Ekmeğinin Probiyotik ve Antioksidan İçeriği" ve "Sağlıklı Yaşam için Arı Ürünleri ve Bilimsel Çalışmalarda Anadolu Propolisi" konulu sunumlarla katkıda bulundu.

Samancı, Ar-Ge merkezinde yürütülen bir çalışmada, Anadolu'nun 5 farklı bölgesinden toplanan arı ekmeği örneklerinin fenolik, flavanoid, antioksidan ve probiyotik kapasitelerini değerlendirdiklerini aktararak, "Anadolu arı ekmeği örneklerinin her bir gramında yaklaşık 114 milyon probiyotik bakteri ve 34 farklı bakteri suşu olduğunu gördük. Analiz sonuçlarına dayanarak güvenle söyleyebiliriz ki, Anadolu coğrafyasından zengin probiyotik içeriğe sahip ve yüksek antioksidan kapasitesi olan arı ekmeği çıkıyor." ifadelerini kullandı.

Bu araştırmaların yapılmasının tüketicinin doğal probiyotik içeren arı ekmeği ile buluşturulması açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Samancı, piyasadaki sahtekarlığın temel nedeninin Çin'den propolis adıyla ithal edilen bir madde olduğunu belirtti.

Samancı, şunları kaydetti:

"Dünyanın en büyük propolis üreticisi Çin olmasına rağmen dünyaya propolis olarak sattıkları ürünler maalesef saf propolis değil. Çin'de propolise ağaçların yaprak, sap, tomurcuklarını ve kabuklarını öğütüp katıyorlar. Silikondioksit ve maltodekstrin ile çoğaltıyorlar. Bu toz maddeyi propolis adıyla piyasaya sunuyorlar. Bu tozu alıp ürünlerinde kullanan firmaların ürünleri maalesef propolisin aktif bileşenlerini içermiyor.

Kovandan alındığı ham hali ile insan tüketimine uygun olmayan propolisin yüzde 50'sini bal mumu, geriye kalan büyük bölümünü de reçine oluşturur. İçeriğinde yoğun miktarda olan bal mumu insan vücudunda sindirilemez. Mutlaka özütlenmesi gerekir. Propolisin tek başına su ya da yağ ile özütlenmesi mümkün değildir. Özütleme işlemi sırasında suyla birlikte mutlaka glikol, etanol, gliserol gibi bir işlem yardımcısı kullanılmalıdır. Sonuç olarak, tüketiciler propolis alırken doğru bir şekilde uzman gıda mühendisleri kontrolünde özütlenmiş yerli Anadolu propolisi olmasına dikkat etmeli."

Samancı, ulusal ve uluslararası piyasalarda su bazlı propolis özütlerinde yapılan inceleme sonucunda hem çok düşük miktarda polifenolik içerik hem de çok yüksek oranda arjinin amino asitine rastlanıldığını bildirdi.

Genel sağlık açısından arjinin içeren ürünlerin; kalp krizi öyküsü olan kişilerde kesinlikle kullanımının men edildiğini, periferik damar hastalığı olanlarda önerilmediğini belirten Samancı, yine arjinin içeren ürünlerin meme kanseri artış riski sebebiyle risk oluşturması ve çok özel birtakım koşullara bağlı olarak ve sadece doktor kontrolünde çocuklarda kısıtlı kullanımı olduğunu kaydetti.

Arjininli propolis içeren ürünlere Türkiye'de de rastlanıldığını aktaran Samancı, halk sağlığını tehdit eden bu tür uygulamalara karşı yasal otoriteleri ve tüketicileri dikkatli olmaya davet etti.

BRÜKSEL(AA) – Belçika’nın başkenti Brüksel’deki NATO karargahı, yoğun gündemle toplanacak 30 müttefik ülkenin devlet ve hükümet başkanlarını ağırlıyor.

NATO Zirvesi’nin başlıca konuları arasında İttifakın gelecek 10 yılına yön verecek yol haritası hakkındaki kararlar, NATO’nun stratejik konsepti, Rusya, Çin’in yükselişi, iklim değişikliğinin güvenliğe etkisi, siber tehditler ve yıkıcı teknolojiler, Afganistan’daki NATO misyonunun sonlandırılması gibi birçok başlık bulunuyor.

İngiltere’de 3-4 Aralık 2019’da yapılan son NATO Zirve toplantısından sonra ilk kez düzenlenen bu yoğun gündemli toplantı için 30 ülkeden binlerce görevli ve gazeteci Brüksel’e geldi. Heyetler çok sıkı güvenlik ve salgın tedbirleriyle NATO karargahında görüşmeler yapacak.

Zirve nedeniyle Brüksel’de liderlerin NATO karargahına gidiş güzergahındaki birçok yol kapatıldı. Belçika güvenlik güçleri de hem liderlerin ve heyetlerin konaklayacağı otellerde hem de NATO karargahı çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı. Belçikalı yetkililer bu amaçla en az 2 bin güvenlik görevlisinin görev yaptığını bildirdi. Şehirdeki bazı toplu taşıma güzergahlarında da değişiklikler yapıldı.

NATO çalışanları aşılandı

Kovid-19 salgını için alınan önlemler de zirve toplantısı için NATO karargahında sıkılaştırıldı. Zirveye ve bu çerçevedeki toplantılara katılacak heyet üyelerinden PCR testleri yaptırmaları istendi.

NATO karargahında çalışanlar da haftalar öncesinden aşılanmaya başladı. Aşıları üye ülkelerden Polonya temin etti. Aşılama için Polonya’dan gelen onlarca sağlık çalışanı mart ayından itibaren NATO karargahında görevli yaklaşık 3 bin 500 kişiye aşı yaptı.

Ayrıca toplantılar boyunca NATO karargahında bulunacak kişilerin birçoğunun özel üretilmiş FFP2 tipi maskeleri kullanması talep edildi. Toplantılara ev sahipliği yapacak tesislerde birçok yere el temizleyicileri yerleştirildi. Bina girişlerinde herkesin ateşini ölçen görevliler bulunduruldu.

Akreditasyon verilen gazeteci sayısı kısıtlı tutuldu

NATO Zirvesi’ni dünyanın birçok ülkesinden gelen yaklaşık 600 gazeteci takip ediyor. Daha önceki zirvelerde bu sayı çok daha fazla olmasına rağmen bu kez salgın tedbirleri çerçevesinde akreditasyon verilen gazeteci sayısı kısıtlı tutuldu.

Medya mensuplarının çalışması için karargah binasının arkasındaki bir alan tahsis edildi. Kurulan geniş medya merkezinde sosyal mesafeye dikkat edilerek çalışma alanları hazırlandı.

Gazetecilere zirveden en fazla 4 gün önce yapılmış negatif sonuçlu PCR test sonucu temin etmeleri istendi. Bunu sunmayanlara akreditasyon verilmeyeceği belirtildi. Ayrıca gazetecilerin de zirve boyunca karargahta bulundukları süre içinde FFP2 maskeleri kullanmaları şart koşuldu.



Koronavirüs Haber Indeksi


Rusya Koronavirüs  | Hindistan Koronavirüs | İngiltere Koronavirüs | Almanya Koronavirüs | Fransa Koronavirüs | İtalya KoronavirüsKoronavirüs AşısıKoronavirüs TedbirleriSokağa Çıkma KısıtlamasıSağlık Bakanı AşıBrezilya KoronavirüsBioNTechSputnik-VYerli Aşıİran KoronavirüsABD KoronavirüsKoronavirüsü YenenJaponya KoronavirüsEsnaf Koronavirüs Haberleri