Kovid-19'la mücadelede eşi ve çocuklarından ayrı 5 ay geçirdi

KONYA (AA) – Yücel, bu sürecin eşi ve çocuğu için çok zor olduğunu belirterek hastalıkla mücadelenin belli bir seviyeye gelmesinin ardından eve gitmeye başladığını söyledi.

Oğlunun 5 ay kendinden, doğum sürecinde de annesinden ayrı kaldığını dile getiren Yücel, “Çocuk her zaman babası, annesi, kardeşi yani tüm aileyle birlikte olmak istiyor. Şu süreçte dışarı bile çıkmıyor çocuklarımız. Oğlum hem evden çıkmıyor hem de babasından uzaktaydı. Mümkün olduğunca aile büyüklerinden destek almaya çalıştık.” diye konuştu.

Yücel, salgın dönemini oğluna anlattıklarını ve en az hasarla atlatmaya çalıştıklarını söyledi.

Tedbirlere en üst seviyede uymaya gayret ettiğini vurgulayan Yücel, şunları kaydetti:

“Yoğun bakımda kullanacağım kıyafetler hastanede duruyor. Evden çıkarken N95 maskemle çıkıyorum. Yoğun bakıma geldiğimde üzerimi değiştiriyorum. Yoğun bakımda çalışırken hastaların yanına girip, tedavilerimizi yaptıktan sonra evden gelirken kullandığım kıyafetleri giyiyorum. Eve girmeden önce eşime mesaj atıyorum ‘Ben geliyorum.’ diye. O kapıyı açık bırakıyor. Ben direkt banyoya giriyorum. Dışarıda giydiğim bütün kıyafetler yıkanıyor. Temizlenip ailemin yanına geçiyorum. Bunu her gün tekrarlıyorum. Bunda esneklik göstermiyorum.”

“Bıçağın iki keskin ucu gibi”

Yücel, sürecin hastalar açısından da çok zor olduğunu vurgulayarak yoğun bakım servisine hiçbir hasta yakınının alınmadığını söyledi.

Kovid-19 tanısı alıp durumu ağırlaşan kişilerin büyük bir hava açlığı ile yoğun bakıma geldiklerini ifade eden Yücel, hastaların klinik takip ve tedavilerini yaptıklarını anlattı.

Hastalara klinik tedavinin yanında psikolojik destek de sağlamaya çalıştıklarını belirten Yücel, şöyle devam etti:

“Bıçağın iki keskin ucu gibi. Hasta kötü geliyor. Takip, tedavi, psikolojik destek sağlandıktan sonra gayet iyi olup çıkabiliyor ama öyle bir yönü de var ki bazen hasta bütün çabalarımıza rağmen kurtulamıyor. Bu süreçte mutluluk ve üzüntüyü ortada buluşturup hastalarımıza en güzel desteği sağlamaya çalışıyoruz. Oradaki kişinin annem, babam, kardeşim hatta kendim olabileceğini düşünüyorum. Sağlık çalışanları olarak elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.”

“Bir hafta arayla anne ve babasını kaybetti”

Yücel, mart ayında umreden gelen bir vatandaşın Kovid-19 tanısıyla yoğun bakım servisine yatırıldığını dile getirerek, hasta yakınıyla yaşadığı durumu şöyle anlattı:

“Takip ve tedavimizi yaptık. Bir polis oğlu vardı, babasının durumu hakkında bilgi vermek için görüşüyorduk. 7-8 gün takip ettikten sonra maalesef amcayı kaybettik. Ailesine bu bilgiyi vermek zor oluyor. Oğlu ‘Allah’ın dediği olur.’ diye metanetli durmaya çalıştı. 1-2 gün geçtikten sonra beni tekrar aradı. ‘Hocam ne olur annemi kurtarın.’ dedi. Annesi de kötüleşmiş ve yoğun bakıma getirildiğini söyledi. Annesinde de solunum güçlüğü vardı. Tedavimizi yaptık ama 3-4 gün sonra annesini de kaybettik. Bir hafta arayla hem annesini hem babasını kaybetti. Birçok olay yaşıyoruz ama bu, beni derinden etkiledi.”

İyileşen hastalarla da büyük bir mutluluk yaşadıklarını söyleyen Yücel, şöyle devam etti:

“Kovid-19 tanılı solunum sıkıntısı çeken 40 yaşlarında bir hastam vardı. Hasta oksijen açlığı çekiyordu. Gerekli tedavileri uyguladık, bir süre sonra durumu düzelmeye başladı. Hastayı 5 gün sonra servise gönderdik. Hastayı servise gönderdikten yaklaşık bir hafta sonra hastayı karşımda gördüm. ‘Hocam teşekkür etmeye geldim.’ dedi. Olayın iki ucu var. Duyduğunuz sevinç çok mutlu ediyor ama öbür taraftan duyduğunuz üzüntü de yıkıyor. İki keskin ucu yaşıyoruz. Elimizden gelen hizmetin en iyisini vermeye çalışıyoruz.”

“Bir anlık nefes dünyaya bedel”

Aynı hastanede Kovid-19 hastalarına şifa vermeye çalışan Göz Hastalıkları Uzmanı Operatör Dr. Hasan Hüseyin Uysal da temel tıbbi eğitim aldıklarını ve Kovid-19 hakkında da bilgilendirildiğini anlattı.

Konya Şehir Hastanesinde de göz polikliniğinde hasta kabul ettiğini ancak branşı göz hastalıkları olmasına rağmen 6 aydır mesaisinin büyük bir çoğunluğunda Kovid-19 hastalarına hizmet verdiğini dile getiren Uysal, “Hastanın nefes alamadığını görmek çok acı verici. Serviste yatan hastaların kişisel işlerini yapamaz duruma gelmesini görmek çok zor.” diye konuştu.

Koronavirüsle mücadelenin milli bir mesele olduğunu ifade eden Uysal, şunları kaydetti:

“Herkesin bu işin ucundan tutması gerekiyor. Sosyal medyada virüsü küçümseyen hatta virüsün olmadığını, her şeyin bir komplo olduğunu söyleyen haberler yayılıyor. Biz elimizde ölen, kıvranan insanları görüyoruz. ‘Bir saniye düzgün nefes’ isteyen insanları görüyoruz. Toplumdan, milletimizden istirhamımız şudur ki işi gören, yaşayan, işin içinde o acıyı çeken hastalarla kıvranan insanların sözlerine itibar etmek lazım. Herkesin bu işi karşıdakinin yükünü arttırmayacak şekilde sürdürmesi lazım. Süreci iyi yönetmek böyle olur. Sağlık çalışanları olarak biz elimizden geleni yapıyoruz.”

Uysal, hastaların kendilerini arayan yakınlarıyla telefonda konuşamadıklarını belirterek “Hastalar, yakınları aradığında telefonu bize veriyor. Konuşamıyor, sesi çıkmıyor, nefesi yetmiyor. Bir anlık nefes dünyaya bedel. Bazı hastalar, tat ve koku alamadıklarından şikayet ediyorlar ama hiçbirisi nefes gibi değil.” diye konuştu.

Zehra Melek Çat

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA(AA) – Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu, “covid19.saglik.gov.tr” adresinden paylaşıldı.

Buna göre, Türkiye’de son 24 saatte 224 bin 128 Kovid-19 testi yapıldı, 5 bin 575 kişinin testi pozitif çıktı, 59 kişi hayatını kaybetti, hasta sayısı ise 497 olarak kayıtlarda yer aldı.

Ağır hasta sayısı 856 oldu, 4 bin 427 kişinin Kovid-19 tedavisi veya karantinasının sona ermesiyle iyileşen sayısı 5 milyon 224 bin 224’e yükseldi.

Test sayısı 58 milyon 123 bin 990’a ulaştı, vaka sayısı 5 milyon 359 bin 728, vefat sayısı da 49 bin 71 oldu.

Haftalık verilere göre, bu hafta hastalarda zatürre oranı yüzde 3,4, yatak doluluk oranı yüzde 50,4, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 60,2, ventilatör doluluk oranı yüzde 27,9, ortalama temaslı tespit süresi 8 saat ve filyasyon oranı yüzde 99,9 olarak kayda geçti.

ANKARA (AA) – Türkiye, yoğun şekilde aşılama programına devam ediyor. Son bir haftada günlük aşılama miktarının 1 milyonu geçtiği ülkede, vatandaşlar, Sinovac ve BioNTech aşılarından istediğini tercih edebiliyor.

Sağlık Bakanlığının “covid19asi.saglik.gov.tr” adresinde yer alan anlık verilerine göre, 18 Haziran saat 15.57 itibarıyla uygulanan birinci doz aşı sayısı 25 milyon 739 bin 999, ikinci doz aşı 14 milyon 262 bin 746 oldu. Böylece toplam doz miktarı, 40 milyon 2 bin 745 olarak kayıtlara geçti.

İstanbul’da uygulanan birinci doz aşı sayısı 4 milyon 801 bin 373, ikinci doz aşı sayısı 2 milyon 325 bin 347, toplam 7 milyon 126 bin 720; Ankara’da birinci doz aşı sayısı 2 milyon 170 bin 326, ikinci doz aşı sayısı 1 milyon 192 bin 987, toplam 3 milyon 363 bin 313; İzmir’de ise birinci doz aşı sayısı 1 milyon 731 bin 863, ikinci doz aşı sayısı 973 bin 641, toplam 2 milyon 705 bin 504 doz oldu.

“Doz olarak en yüksek sayıda aşıyı yapan 9’uncu ülkeyiz

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da Twitter hesabından yaptığı paylaşımda bu gelişmeyi şu ifadelerle duyurdu:

“40 milyonuncu doza ulaştık. 206 ülke arasında, doz olarak en yüksek sayıda aşıyı yapan 9’uncu ülkeyiz. Sağlık personelimiz gün oluyor dakikada 6 bin kişiye aşı hizmeti veriyor. İmkanlarımız büyük, dayanışmamız yüksek. Sonuçlar sürpriz değil.”

Aybüke İnal Kamacı, Burcu Çalık Göçümlü



Koronavirüs Haber Indeksi


Rusya Koronavirüs  | Hindistan Koronavirüs | İngiltere Koronavirüs | Almanya Koronavirüs | Fransa Koronavirüs | İtalya KoronavirüsKoronavirüs AşısıKoronavirüs TedbirleriSokağa Çıkma KısıtlamasıSağlık Bakanı AşıBrezilya KoronavirüsBioNTechSputnik-VYerli Aşıİran KoronavirüsABD KoronavirüsKoronavirüsü YenenJaponya KoronavirüsEsnaf Koronavirüs Haberleri