Kovid-19'un Delta varyantının dünya geneline yayılması salgına dair yeni endişelere yol açıyor

ANKARA (AA) – Dünya genelinde tespit edilen her Kovid-19 vakasının DNA sekansı çıkarılmadığı için Delta varyantının hangi ülkede kaç vakada görüldüğünü kesin olarak tespit etmek mümkün değil. Varyantın, ilk kez ortaya çıktığı Hindistan’da ve İngiltere’de Kovid-19 vakalarının yüzde 90’ını oluşturduğu tahmin ediliyor.

ABD Hastalık Kontrol Merkezi, 5 Haziran’da toplanan Kovid-19 numunelerinin yüzde 10’unun DNA’larının Delta varyantıyla eşleştiğini bildirdi. Ülkede Delta varyantın payının diğer varyantlara göre giderek arttığı gözleniyor.

Kovid-19’un yabani tipine (doğal fenotipine) ve mutasyona uğramış diğer varyantlarına oranla bulaşıcılığı yüksek Delta varyantının dünya genelinde hakim tür haline gelmesi bekleniyor.

Her virüs gibi Kovid-19 da zaman içinde değişimler geçiriyor. Söz konusu değişimlerin büyük bölümü virüsün temel özelliklerini değiştirmezken; “mutasyon” olarak adlandırılan bazı değişimler, virüsün temel özelliklerini ve dolayısıyla etkisini önemli ölçüde farklılaştırabiliyor.

Bilim insanları, Kovid-19’un mutasyonlarının virüsün ne kadar kolay yayıldığını, hastalık tablosunu, aşıların bağışıklık sağlama düzeyini, teşhis, tedavi ve koruma tedbirlerinin başarısını etkilediğine işaret ediyor.

“Endişe Verici Varyant” (VOC)

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kovid-19’un bugüne dek ortaya çıkan mutasyonları içinde 4’ünü “endişe verici”, 8’ini “izlenmesi gereken” varyant olarak tanımladı.

Örgüt, “Endişe Verici Varyant” (VOC) olarak tanımladığı mutasyonların, “virüsün bulaşıcılığını ve yayılma riskini artırabildiği, öldürücülüğünü veya hastalık belirtilerini değiştirebildiği, önleme ve kontrol tedbirlerinin etkinliğini azaltabildiği” uyarısını yaptı.

Kovid-19’un mutasyonlarını Ocak 2020’den bu yana takip eden DSÖ, 1 Mayıs’ta aldığı kararla harf ve rakamlarla belirtilen adları dışında, ilk kez ortaya çıktığı ülkelerle anılan varyantların Yunan alfabesindeki harflerle adlandırılmasına karar verdi.

“Endişe Verici Varyant” olarak belirlenen 4 varyanta Alfa, Beta, Gamma ve Delta; “İzlenmesi Gereken Varyant” olarak kategorize edilen 8 varyanta ise Epsilon (2 varyant), Zeta, Eta, Teta, Iota, Kappa ve Lambda adları verildi.

Endişe Verici Varyantlardan ilk kez İngiltere’de tespit edilene “Alfa”, Güney Afrika’da tespit edilene “Beta”, Brezilya’da tespit edilene “Gamma” ve Hindistan’da tespit edilen “Delta” denildi.

Delta varyantı: B.1.617.2

İlk kez Ekim 2020’de Hindistan’da tespit edilen “B.1.617.2”, DSÖ’nün “Endişe Verici Varyant” (VOC) kategorisine aldığı Kovid-19 mutasyonlarının sonuncusu oldu.

“B.1.617” adı verilen soyun bir alt türü olarak ortaya çıkan Delta varyantı, “B.1.167.1” koduyla anılan Kappa varyantı ile “P681R” ve “L452R” adı verilen iki mutasyonu paylaşıyor. Kappa’daki “E484Q” mutasyonu yerine Delta varyantında “T478K” mutasyonu bulunuyor.

Virüsün insan hücrelerine tutunmasını ve nüfuz etmesini sağlayan diken proteinine etki eden söz konusu mutasyonlar, bulaşıcılığı arttırırken vücudun antikor direncini azaltıyor.

Hindistan’daki ani vaka artışının sorumlusu

Delta varyantı, Hindistan’da martta başlayan ve günlük vaka sayılarının 400 bine kadar çıktığı ikinci büyük salgın dalgasının sorumlusu olarak görülüyor.

Hindistan’da günlük vaka sayısı 24 Mart’ta 50 binin, 4 Nisan’da 100 binin, 15 Nisan’da 200 binin, 21 Nisan’da 300 binin, 30 Nisan’da 400 binin üzerine çıktı.

DSÖ, Delta varyantını 4 Nisan’da “İzlenmesi Gereken Varyant”, 11 Mayıs’ta ise “Endişe Verici Varyant” kategorisine aldı.

İngiltere Halk Sağlığı Kurumu, mayısta yaptığı değerlendirmede, Delta varyantının yayılma hızının ilk kez İngiltere’de ortaya çıkan Kovid-19’un Alfa varyantına göre yüzde 51 ila 67 fazla olduğu uyarısında bulundu.

Hastalık tablosu farklılaşıyor, aşıların bağışıklık direncini düşürüyor

Baş ağrısı, boğazda kuruluk, burun akıntısı ve ateş gibi grip benzeri hastalık belirtilerine yol açan Delta varyantı, Kovid-19’un önceki tiplerinde görülen öksürük, solunum stresi, sırt ağrıları gibi zatürre, soğuk algınlığı benzeri hastalık tablosundan farklılaşıyor.

Delta varyantının ayrıca aşılara karşı da belirli düzeyde direnç geliştirdiği saptandı.

Hindistan Tıbbi Araştırma Konseyi (ICMR), Bharat Biotech şirketinin Kovid-19’un yabani tipi ile geliştirdiği inaktif aşının varyantlara karşı etkisine dair yayımladığı araştırmada, aşının B.1.617 ailesindeki mutasyonları etkisiz hale getirmekte başarılı olduğunu fakat bunu daha düşük etkinlikle yapabildiğini ortaya koydu.

İngiltere Halk Sağlığı Kurumu da yaptığı araştırmada, Pfizer-BioNTech ve AstraZeneca-Oxford aşılarının her ikisinin de ilk dozda Delta varyantına karşı yüzde 33, ikinci dozdan sonra da Pfizer-Biontech’in yüzde 88, AstraZeneca-Oxford’un ise yüzde 60 etkili olduğunu belirledi.

Daha önce yapılan klinik denemelerde, her iki aşı da Kovid-19 yabani tipine karşı ikinci dozun ardından yüzde 90’ın üzerinde başarı sağlamıştı. İki aşının varyantın bulaştığı kişilerde hastaneye yatışları ise sırasıyla yüzde 96 ve yüzde 92 engellediği kaydedildi.

Dünya genelinde baskın tür haline gelmesi bekleniyor

DSÖ, 19 Haziran’da yaptığı açıklamada, bulaşıcı özelliği yüksek Delta varyantının dünya genelinde baskın tür haline gelmesinin beklendiğini bildirdi.

DSÖ’nün Haftalık Salgın Güncellemesi raporuna göre, Delta varyantı 29 Haziran itibarıyla dünyada 96 ülkede görüldü. 7 ülkede ise Delta varyantının dahil olduğu “B.1.617” soyundan örneklerin tespit edildiği bildirilirken örneklerin hangi varyanta ait olduğu belirtilmedi.

“Adı Konulmuş Küresel Salgın Soylarının Türoluşsal Saptanması” (PANGOLIN) adlı uluslararası veri tabanına göre, 29 Haziran itibarıyla 71 bin 829 Kovid-19 numunenin DNA’sının Delta varyantıyla eşleştiği İngiltere en fazla doğrulanmış vakanın görüldüğü ülke konumunda bulunuyor.

İngiltere’yi 6 bin 724 doğrulanmış vaka ile Hindistan, 4 bin 260 ile ABD ve 1392 ile Almanya izliyor.

Ülkelerin DNA dizisi belirleme kapasitesi arttıkça tespit edilen Delta varyantı örneklerinin artması, varyantın dünya çapında giderek yayıldığının işareti olarak yorumlanıyor.

“Delta artı” varyantı

Hindistan Sağlık Bakanlığı, Delta varyantının ilk kez nisanda Nepal’de ortaya çıkan bir türev mutasyonunun “endişe verici varyant” olarak sınıflandırıldığını duyurdu.

“AY.1” ve “AY.2” olarak adlandırılan ilave mutasyon çizgilerinin virüsün daha kolay yayılmasına, akciğer hücrelerine daha kolay bağlanmasına yol açtığı ve antikor tedavisine direnci artırdığı belirtildi.

“Delta artı” adı verilen varyant, Hindistan’ın 3 eyaletinde yaklaşık 40 kişide tespit edilirken ABD, İngiltere, Portekiz, İsviçre, Japonya, Polonya, Rusya, Nepal ve Çin’in olduğu 9 ülkeye daha yayıldı.

Bilim insanları, yeni mutasyonun “Endişe Verici Varyant” olarak değerlendirilmesi için henüz yeterli verinin bulunmadığının altını çiziyor.

Türkiye’de 26 ilde 224 vakada Delta varyantı tespit edildi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 29 Haziran’da yaptığı açıklamada, Türkiye’de genetik sekansı belirlenmiş 224 Delta varyantı vakası tespit edildiğini bildirdi. Bakan Koca, “Delta plus (artı) daha yok ama delta varyantı artıyor. 138 sekansı belirlenmiş hastadan bahsetmiştim, şu an 224’e çıktı. Bunun 134’ü İstanbul’da. 16 ilde görülen delta varyantı, şu an 26 ilde görüldü.” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Kovid-19 aşı verilerinin derlendiği “Ourworldindata.org” sitesine göre, Çin 1 milyar 710 milyon dozla en fazla aşı yapılan ülke olurken bu ülkeyi 485 milyon 286 bin ile Hindistan, 347 milyon 380 bin ile ABD, 142 milyon 560 bin ile Brezilya, 92 milyon 700 bin ile Almanya, 90 milyon 770 bin ile Japonya, 85 milyon 490 bin ile İngiltere, 74 milyon 640 bin ile Fransa, 74 milyon 241 bin ile Türkiye, 69 milyon 660 bin ile İtalya, 69 milyon 540 bin ile Endonezya, 68 milyon 90 bin ile Meksika, 63 milyon 110 bin ile Rusya ve 57 milyon 140 bin ile İspanya izledi.

Dünya genelinde Kovid-19’a karşı uygulanan aşı, 4 milyar 250 milyon dozu geçti.

Türkiye, en çok aşı yapılan 9. ülke

Sağlık Bakanlığının verilerine göre, Türkiye’de bugüne kadar 74 milyon 241 bin 73 doz aşı yapıldı.

Türkiye, toplam aşı sayısı bakımından dünyada 9. sırada yer aldı. Ülke genelinde 41 milyon 274 bin 488 kişiye ilk doz, 27 milyon 793 bin 961 kişiye ikinci doz aşı uygulandı.

Bugüne dek kullanımına veya acil kullanımına izin verilen Kovid-19 aşıları, biri hariç, iki doz halinde ve aralıklı uygulanıyor. Dolayısıyla tatbik edilen doz sayısı, aynı sayıda bireyin aşılanmasının tamamlandığı anlamına gelmiyor.

Kovid-19 verilerinin derlendiği “Worldometers” internet sitesine göre, dünya genelinde vaka sayısı 200 milyon 457 bini aştı, virüs nedeniyle 4 milyon 263 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

EDİRNE (AA) – Prof. Dr. Gürcan, AA muhabirine, Kovid-19 salgınıyla mücadelede, aşı olanların belli bir güvenli ortama geçtiğini, bundan dolayı herkesin aşı yaptırması gerektiğini belirtti.

Gürcan, mevcut mutasyonların yayılmasını ve vaka sayılarının artmasını önlemek için aşının en önemli koruyucu faktörlerin başında geldiğini vurguladı.

Salgının aşısız kişilerde görülme sıklığının arttığını anlatan Gürcan, “Kovid-19 bugünlerde aşısız olanlar arasında yayılan ve onları hastanelere yatıran bir hastalık haline dönüştü. Sağlık Bakanlığı verileri ve diğer bilim insanlarının değerlendirmelerinde de hastaneye yatanların yüzde 90-95’inin aşısız kişilerden oluştuğu, aşılı kişilerin çok az hastaneye yatma ihtiyacı duyduğu, yoğun bakımlara yatışta yine aynı şekilde aşısızların fazla olduğu görülüyor.” ifadelerini kullandı.

Gürcan, Kovid-19 salgınıyla mücadelede en büyük silahın aşı olduğunu anımsattı.

Vaka sayılarındaki artışın, aşılamada henüz istenilen oranlara ulaşılamamasından da kaynaklandığını anlatan Gürcan, şunları kaydetti:

“Sağlık Bakanı’nın açıkladığı verilerde 1. dozunu olan kişilerin aşılanma oranı yüzde 66, aslında bu oran iyi. Ama maalesef birinci dozdan sonra antikor oluşturma oranı, bizim Edirne’de yaptığımız araştırmada da gösterdiği gibi yüzde 10 civarında. Esas koruyucu antikorlar ikinci aşılamadan sonra ortaya çıkıyor. Nitekim bizim araştırmamızda da bu koruyuculuk oranının ikinci aşıdan sonra yüzde 95’e çıktığını göstermiş olduk. İkinci dozu yaptırdıktan sonra insanlar kendilerini aşılanmış kabul etmeliler. Koruyucu konuma ancak o zaman ulaşabiliyorlar.”

Gürcan, salgınla mücadelede toplumsal bağışıklığın sağlanması için aşılama oranının yüzde 70’lere çıkması gerektiğini sözlerine ekledi.

Muhabir: Gökhan Zobar



Koronavirüs Haber Indeksi


Rusya Koronavirüs  | Hindistan Koronavirüs | İngiltere Koronavirüs | Almanya Koronavirüs | Fransa Koronavirüs | İtalya KoronavirüsKoronavirüs AşısıKoronavirüs TedbirleriSokağa Çıkma KısıtlamasıSağlık Bakanı AşıBrezilya KoronavirüsBioNTechSputnik-VYerli Aşıİran KoronavirüsABD KoronavirüsKoronavirüsü YenenJaponya KoronavirüsEsnaf Koronavirüs Haberleri